|
Danıştayın paket ücret uygulamasına devam etme yönünde aldığı karar, hastaneleri memnun etti; laboratuvarlarsa nihai kararın hizmet başı ücretlendirmeden yana olacağında ısrarlı. Özel hastaneler, uygulamanın elden geçirilmesini, her poliklinik için değil, her tanı için ayrı ücret getirilmesini talep etti
Fatma Ergüzeloğlu / Ankara
Danıştayın paket ücret uygulamasıyla ilgili verdiği yürütmeyi durdurma kararı Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulunca durduruldu. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ayakta ve yatarak tedavi için belirlediği ücretler üzerinden geri ödeme yapmaya devam edecek. Tıp Laboratuvarları Birliği Başkanı Doç. Dr. Paşa Göktaş, Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulunun “işler kilitlenmesin” diye bu kararı aldığını öne sürdü. SGK’nın ve Sağlık Bakanlığının B planı olmadığını dile getiren Göktaş, “Danıştayın yürütmeyi durdurma kararı uygulansaydı kaos yaşanacaktı” diye konuştu. Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Altuğ Narlı ise, hizmet başı veya vaka başı uygulamanın kendileri için çok da farklı olmayacağını, yürürlükteki uygulamanın esasen özel hastaneler için hayati değer taşıdığını ifade etti. Uygulamanın ıslaha ihtiyaç duyduğunu belirten Özel Hastaneler Platformu Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Esat M. Arslan da, özellikle poliklinikte tanıya dayalı paketler konulması gerektiğini söyledi. Akredite Hastaneler Derneği Kurucu Üyesi Hüseyin Çelik, paket fiyat uygulamasının modernize edildiği sistemi işaret ederek, hazırlıkların bitme noktasına geldiğini ifade etti.
SGK’nın sağlık kurumlarına ödeme yaparken kullandığı "paket ücret" uygulaması için Danıştay geçen haftalarda yürütmeyi durdurma kararı almıştı. SGK’nın karara itirazını Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulu haklı görerek, 29 Mayıs'ta "yürütmeyi durdurmanın durdurulması" yönünde karar verdi. Danıştayın konuyla ilgili vereceği son karar, bundan sonraki süreçte belirleyici olacak.
“Nihai kararda paket fiyat iptal edilecek”
Tıp Laboratuvarları Birliği Başkanı Doç. Dr. Paşa Göktaş, Danıştay Dava Daireleri Üst Kurulunun aldığı kararın “işler kilitlenmesin” diye alındığını öne sürdü. Uygulamada özellikle SGK’nın ve Sağlık Bakanlığının bir B planı olmamasından yakınan Göktaş, “Şu anda eğer Danıştayın yürütmeyi durdurma kararını uygularlarsa büyük bir kaos yaşanacaktı. Çünkü önceki sisteme, hizmet başı uygulamaya, dönmeleri çok zor. Bu sadece yürütmeyi durdurmayı durdurma kararı. Nihai karar yüzde 99 olasılıkla paket fiyatın iptali yönünde olacak. Çünkü bu uygulamanın hiçbir mantığı ve haklı gerekçesi yok” diye konuştu.
“SGK organizasyon konusunda yetersiz”
Paket ücret uygulamasının bazı alanlarda uygulanabilir olduğunu vurgulayan Göktaş, bunun cerrahi paketlerde; kalp, diyaliz hastalarında uygulanabilir olduğunu söyledi. Göktaş buna bir itirazlarının olmadığını fakat ayaktan başvuran hasta için uygulanan sistemin “saçma” olduğunu öne sürdü. Söz konusu kararın kendisi için de sürpriz oluğunu belirten Göktaş şöyle konuştu: “İlk çıkan kararın, yani paket fiyatın yürütmeyi durdurma kararı uygulamasının ertelenmesini umuyordum. Eskiye dönüş için iyi-kötü hazırlıklar yapılacağını düşünüyordum. Ama bunu beceremediler. Çünkü böyle bir yapısı yok şu anda, SGK’nın ne kadrosu var, ne de düşüncesi var. SGK yönetimi bu konuları organize etmekte maalesef çok yetersiz. Organize olamadığı, hazır hâle gelemediği için bence Danıştaya giderek ‘Kilitlenmiş durumdayız, her şey allak bullak olacak, devlete yardımcı olun’ şeklinde ricada bulundular ve bu karar çıktı. Ama hukuki olarak hiçbir haklı zemini yok. SGK’nın da yapacağı, uzun vadede daha adil sistemi hazır hâle getirmektir. Bu da zaman alır.”
Eğitim hastaneleri için uygulama fark etmiyor
Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Altuğ Narlı, hizmet başı veya vaka başı uygulamanın kendileri için çok da farklı olmayacağını, paket fiyat uygulamasının aslında özel hastaneler için önemli olduğunu ifade etti. “Vaka başı - paket fiyat uygulaması bizi çok memnun etmez. Kurallarından dolayı faturalandırılması aslında daha zor. Gelir açısından da net etkisi çok farklı değil. Yani vaka başı uygulamada alınan ücretler, bizim zaten o konudaki ortalamalarımıza denk geliyor. Hizmet başına uygulama ile aralarında çok fazla bir fark yok” diye konuşan Narlı, uygulama değişikliğinin hastaların özel hastanelerden aldıkları hizmeti etkileyeceğini öne sürdü.
Narlı, özel hastanelerin hemen hemen tüm işlemlerinin paket ücret üzerinden görüldüğünü, eğitim hastanelerinde paket fiyata dahil edilmeyen işlemler olmasına karşın özel hastanelerde bunun dışı bir durumun nerdeyse olmadığını kaydetti. Narlı şöyle konuştu: “Eğitim hastanesi olduğumuz için bizde pakete dahil edilmeyen işlemler var. Uygulama değişikliği durumunda özel sağlık kuruluşlarının fatura incelemesi için harcadıkları süre uzayacak. Fatura incelemeci olduğunuzu düşünün, faturanızın üzerinde tek bir hizmet kalemi var diyelim, atıyorum, safra kesesi ameliyatı, bunun da pakete göre fiyatı 700 YTL. Aynı faturanın gene 700 YTL olduğunu fakat hizmet başından hesaplandığını ve içinde neredeyse 100 hizmet kalemi olduğunu düşünün. Tutar belki gene 700 ama inceleyicinin birden fazla unsura dikkat etmesi gerekecek, bu da süreyi uzatır.”
Hizmet başı uygulama özellere sıkıntı getirir
Örnekleme metoduyla incelemenin özel hastaneler için değil esas olarak devlet hastaneleri için getirildiğini belirten Narlı, özel hastane faturalarının tamamının incelenmesine karşın eğitim hastaneleri faturalarının yüzde 10’unun incelenmesinin yeterli olduğunu kaydetti. Narlı, kendi hastanelerinde hesap edilen kesinti oranının tüm faturalara uygulanabildiğini belirterek, “Bu durumda inceleme için geçen süre uzar ve bu onları rahatsız eder. Mevcut uygulamada vaka başı paket ücrete insanlar alıştı. Lehlerine kullanabiliyorlar. Ama uygulama değişikliği özel hastaneler için sıkıntı yaratır” diye konuştu. Hizmet başı uygulamayı “daha reel” olarak niteleyen Narlı şunları söyledi:
“Bütün bu sistemlerin geliştirilmesinin çıkışı ‘faturaları inceleyemiyoruz, çok Fatura var, inceleyemediğimiz için ödeme kurumlarından zamanında geri dönüş olmuyor, bunları bir sisteme oturtalım’ meselesinden gündeme geldi. Uygulama ilk görüntülemede başladı ve hep geri ödeme kurumlarının yükünü hafifletmek için geliştirildi.”
“Paket fiyat uygulaması ıslah edilmeli”
Özel Hastaneler Platformu Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Esat M. Arslan, paket fiyat uygulamasının ıslah edilmesi gerektiğine işaret etti. Özellikle poliklinikte tanıya dayalı paketler konulması gerektiğini belirten Arslan, “Her poliklinik için değil, her tanı için ayrı ücret uygulaması getirilmeli. Diyelim, her dahiliye hastası için 29 YTL değil, şeker hastası için farklı, tansiyon hastası için farklı bir ücret olmalı. Asıl paket ücret böyle bir uygulamadır. Yurt dışında da uygulama böyle” diye konuştu.
Paket ücret uygulamasının devamından yana olduklarını kaydeden Arslan, paket uygulamada faturaların geri ödeme kurumunca incelenmesinin kolay olduğuna dikkat çekti. Arslan, kendileri açısından da fatura hazırlamanın kolaylığına değinerek “Hizmet başı uygulamaya gitsek personel sayımızı en az üç katına çıkarmamız lazım” diye konuştu.
“Pakette, hastalıklara göre fiyat belirlensin”
Paket uygulamanın istismara kapalı bir yöntem olduğunu belirten Arslan uygulamanın ıslah edilecek yönlerini şöyle örneklendirdi:
“Mesela hangi tür hasta gelirse gelsin dahiliyede tek ücretlendirme var, diyelim 29 YTL. Ama dahiliyeye öyle bir hasta gelir ki, elinde kızarıklık vardır, doktor görür ve ilaç yazar, bunun için bu 29 YTL pahalı. Öyle hasta gelir ki boğazı ağrıyordur, bademciği iltihaplanmıştır, doktor ilaç yazar, gönderir. Ama hasta gelir şekeri vardır, değişik tetkikleri yapılacaktır bunlar çok çeşitlidir. Maliyetleri fazla olabilir. Yani hastalık adına paket fiyat verilmeli. Şeker hastası, tansiyon-guatr hastası için mesela farklı ücretler belirlenmeli. Bunun ideali budur. Aslında Sağlık Bakanlığının da bu yönde çalışması var. Biz hizmet başı istemiyoruz zaten, vaka başı olsun ama hastalıklar bazında ayrıma gidilsin.”
Danıştay bilgilendirilmeli
Akredite Hastaneler Derneği Kurucu Üyesi Hüseyin Çelik, Danıştayın bu konuda bilgilendirilmesi gerektiğine işaret ederek, konunun hem kamuoyunda hem de bireylerce tartışılmasının Danıştaya katkı sağlayacağını ifade etti. Bireylerin de Danıştaya giderek yöntemin eksi ve artılarını anlatabileceğini belirten Çelik, “Bireylerin sağlığa ulaşımı sınırsız değil. Biz sınırların ne olması gerektiğini tartışmalıyız” diye konuştu.
2004 yılında, sağlıkta yeniden yapılanmayı sağlamak için Maliye, Sağlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ve Hacettepe Üniversitesinin ortak protokol hazırladığını anımsatan Çelik, bunun hastaneler için rahatlıkla yönetilebilir bir yapı olduğunu söyledi. Çelik, Avustralya’da uygulanan söz konusu sistem ile birlikte Tanı İlişkili Gruplara Dayalı (DRG) Önceden Belirlenmiş Vaka Başına Ödeme Sistemi ve Bütçeleme Sistemi geliştirilmesi konusunda yapılan çalışmaların son aşamasına gelindiğini bildirdi.
Çelik, sistemin “Bir ameliyatın birim değeri nedir” sorusuna yanıt verebilecek kapasitede olduğunu, bunun paket fiyat uygulamasının modernize edilmiş hâli olarak algılanabileceğini ifade etti.
Yeni sistemle veri tabanı oluşturulacak
Projeyle, ilaçta ve tıbbi malzemelerde uluslararası düzeylerde kabul görmüş kalite standartlarının oluşturulması için satın alma, stok yönetimi, faturalama ve provizyon gibi yönetim süreçlerinin geliştirilmesi, ilaç ve tıbbi malzemelerin ve tıbbi cihazların benzersiz tanı ve kodlarıyla tanımlarının yapılması ve niteliklerinin belirlenmesi hedefleniyor. Ayrıca, standardı yapan kişi ve kuruluşlara ait bilgilerin kaydedilip muhafaza edileceği, ilaç bilgi bankası, tıbbi malzeme ve cihaz bankası kurulması da öngörülüyor.
|