Aktuna yeni Sağlık Bakanı olmuştu...
Ben de Ödemiş Devlet Hastanesinin 32 yaşındaki başhekimiydim.
Ek binanın açılışı için gelecekti.
Zamanın Belediye Başkanından rica ettim...
“Sayın Bakana hastanenin önündeki bu eski evlerin kamulaştırılma parasını göndermesi için ricada bulunur musunuz?”
***
Daha hastanenin kapısından girer girmez, Gülen Köymen evleri göstererek isteğimi yerine getirdi.
Sadece anladığını gösterecek şekilde başını salladı Aktuna.
Köymen, binanın en üst katına geldiğimizde eski binaları göstererek isteğimizi tekrarladı
Cevap vermedi...
Sonra benim makam odama geldik ve Başkan, bu defa Aktuna’yı pencereye çağırarak:
“Efendim ne kötü görünüyorlar değil mi? Rica etsek...” deyince dayanamadı:
“Başkan, bende söyleneni bir defada anlayacak zekâ olduğundan şüphen mi var yoksa?”
***
Yıllar sonra O bakan, ben müsteşar olarak çalışırken gerçekten çok zeki olduğuna tanıklık ettim.
İleride anılarımı yazdığımda görülecektir, inişli çıkışlı çok ilginç şeyler yaşadık birlikte.
28 Şubat sürecinde o Çiller ile ters düşmeye başladı.
Tabii benimle de...
***
Tansu Çiller bir gün beni aradı...
“Sayın Çıray, Sayın Bakana söyleyiniz ‘şu’ kişiyi Yüksek İhtisas Hastanesi başhekimliğine atasın.”
Eski Başbakan, zamanın Başbakan Yardımcısı Çiller, zamanın Başbakanı Erbakan’ın bir akrabasının atanması için Aktuna’ya talimatını benim iletmemi istiyor.
Adeta Bakana istifa etmesi için haber gönderiyor.
***
Odasına gittim, içeridekileri göndermesini rica ettim.
“Efendim takdir edersiniz benim için istenen bir durum değil, ancak Sayın Başbakanın talimatını da yerine getirmek zorundayım...”
“Sen olsan benim yerimde ne yapardın?” sorusu ile başlayan bir saatlik bir görüşme yaptık.
Mahrem devlet ve siyaset konularını tartıştık.
Ertesi gün Sabah gazetesinde bir de ne göreyim; konuştuklarımızın önemli bir kısmı, “Çıray şöyle dedi, Aktuna böyle dedi” halinde birinci sayfadan manşette. Kendisini aradım, sordum:
“Aytun’cuğum” dedi Y.O.’yu kastederek “Gazetecileri bilirsin...”
Halbuki yazılmasını isteyenin kendisi olduğuna eminim.
***
Bir süre sonra bakanlık görevinden istifa etti.
Tasarruflar nedeni ile gönderemediği kamulaştırmanın parasını, Ödemiş’e göndermek de bana nasip oldu.
Nur içinde yatsın, yöneticilik konusunda çok şey öğretti bana. |