|
CHP, şef atamalarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine dava açtı
Fatma Ergüzeloğlu/Ankara
CHP, şef atamalarını yeniden düzenleyen yasanın hukuk ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmadığını öne sürerek Anayasa Mahkemesine gitti. CHP Grup Başkanvekilleri; Hakkı Suha Okay (Ankara) ve Kemal Kılıçdaroğlu (İstanbul), 12 Mart 2008 tarihli Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun maddelerine karşı Anayasa Mahkemesine iptal davası açtı. Şef atamalarının, yeterlilik kriterleri bulunanlar arasından, Bakanlıkça yapılacak sınavlar sonucu gerçekleştirilecek olması iptal davasının ana konularından birini oluşturdu. Dava dilekçesinde, aranacak kriterlerin çerçevesinin çizilmediği belirtilerek “Eğitim ve araştırma hastanelerindeki şef, şef yardımcısı ve başasistan kadrolarına atanmak için Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak yazılı ve sözlü mesleki sınavlara, gerek bu sınavlara katılmak için mesleki çalışma, bilimsel yayın ve yabancı dilde aranacak kriterlere ilişkin temel ilkeler konularak çerçevesi çizilmemiş, yeterlilik kriterleri ile sınavlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi tümüyle yönetmeliğe, diğer bir anlatımla idareye bırakılmıştır” denildi.
Uygulama Anayasa’yla bağdaşmıyor
Dilekçede, Kanun maddelerinin kamu yararına ve Anayasa’ya aykırı olduğu bildirildi. “İptali istenen söz konusu kural yasa ile düzenlenmesi öngörülen konularda, yürütme organına, genel, sınırsız, esasları ve çerçevesi belirsiz bir düzenleme yetkisi verildiği kuşkusuzdur” denilerek, böyle bir yetkilendirmenin; Anayasa ile bağdaşmadığı ifade edildi. İptal istemiyle açılan davanın bir diğer konusunu, “Müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirmek üzere Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör veya klinik şefi tespit edilir. Bu profesör veya klinik şefleri, adaylar hakkında mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı Bakanlığa bildirirler. Bakanlık bu mütalaalara göre atamaları yapar” cümleleri oluşturdu.
Atamalar yargı kararlarını işlevsizleştiriyor
Kanun maddesi, eğitim ve araştırma hastanelerinde en az altı ay klinik şefliği veya klinik şef yardımcılığı görevini yürütmüş profesör ve doçentlerin, Kanun’un yayımını takip eden bir ay içinde, bu görevlere atanma talebinde bulunmaları durumunda, seçici jüri tarafından değerlendirilerek atamalarının yapılabilmesi öngörülüyor. CHP, dava dilekçesinde bu uygulamayı da eleştirerek, yapılacak atamaların yargı kararlarını işlevsizleştirmek manasına geleceğini kaydetti. Ayrıca, iptali istenen maddelerin nesnellik ve genellik niteliklerinden yoksun olduğu; belirli durumlar için, belirli amaçlara ulaşmak maksadıyla getirildiği anlatıldı.
Hangi kriterlerin esas alınacağı belli değil
Yeni düzenlemede, eğitim ve araştırma hastanelerinde profesör veya doçentlerden şef veya şef yardımcısı kadrolarına atanmak isteyenler için mevcut toplam kadroların yüzde 35’ini geçmemek üzere ayrılan kadroların Bakanlıkça ilan edileceği, ilgili uzmanlık alanlarında profesör veya doçentlik unvanını almış olanlar ilanda belirtilen kadrolardan sadece birisine müracaat edebilecekleri öngörülüyor. Yine müracaat eden adayların bilimsel çalışmalarının ve eğitimci niteliklerinin Bakanlık tarafından, ilgili uzmanlık alanlarında tespit edilecek üç profesör veya klinik şefi tarafından yapılacak mütalaalar sonucu ve Bakanlıkça yapılacağı bildiriliyor. İptali istenen kurallar ile Tababet Uzmanlık Tüzüğü kapsamında uzman olan profesör ve doçentlerin Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastanelerindeki klinik şefi ve şef yardımcılığı kadrolarına sınavsız atanması olanağı tanındığı belirtilerek şöyle denildi:
“Bu atamada belirleyici kriter, Bakanlığın tespit edeceği üç kişilik jürinin (seçici kurulun), adaylar hakkında öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı verecekleri ‘mütalaa’dır. Yapılan bu düzenlemede, adayların bilimsel çalışmalarının ve eğitimci niteliklerinin değerlendirilmesinde ne gibi kriterlerin esas alınacağı ve Bakanlığın tespit edeceği seçici kurulun mütalaalarında öncelik kriterlerinin neler olacağı belirtilmemiştir.”
Atamalara nesnel ölçüt getirilmeli
Klinik şefi ve şef yardımcılığına atanacak adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitimci niteliklerini değerlendirerek atamaya esas mütalaa bildirecek olan üç kişilik seçici kurulun tüm üyelerinin belirlenmesini Bakanlığa bırakan maddenin, nesnel değerlendirme ilkesine dayanmadan yapıldığı ve bunun kamu yararına da aykırı olduğu kaydedildi. Dilekçede temel işlevi eğitim, öğretim, araştırma yapmak, uzman ve ileri dal uzmanları yetiştirmek olan eğitim ve araştırma hastanelerinin görevlerini en iyi ve etkin biçimde yerine getirebilmelerinin, kliniklere şef ve şef yardımcısı olarak atanacak kişilerin nitelikleriyle doğru orantılı olduğu belirtilerek klinik şef, şef yardımcılığı atamalarının nesnel ölçütlere göre yapılmasında kamu yararı olduğu kaydedildi. Kamu görevlisinin statüsü, kamu hizmetinin amacına uygun olarak idare hukuku ilkeleri çerçevesinde düzenlenen bir statü olduğu vurgulanarak, “Kamu görevlisi, idare hukukunun öngördüğü, idare hukuku ölçütlerine uygun olarak kamu hizmetini yürütebilecek yeterliğe ve niteliğe sahip olmak zorundadır. Yükselmesi de, idare hukukunca geçerli deneyimi kazanmasına bağlıdır” denildi.
Yasa ilk çıktığında 175 atama yapılmıştı
Yasa’nın TBMM’den ilk geçişinin Cumhurbaşkanı tarafından veto edildiği anımsatılan dilekçe metninde, Hükümetin aynı Yasa’yı TBMM’den değişiklik yapmadan hayata geçirdiği belirtildi. Yasa çıkar çıkmaz kısa süre içinde 175 klinik şefi ve şef yardımcısının atamasının yapıldığı, atama yapılacak klinik şefi ve şef yardımcılığı kadrolarının ilan edilmeden ve kimseye başvuru olanağı tanınmadan atamaların keyfi yapıldığı için uygulamanın Anayasa Mahkemesince durdurulduğu hatırlatıldı. Anayasa Mahkemesinin yürürlüğü durdurma kararını verip açıklamasından sonra yapılmış atamaların geri alınmadığı da ayrıca belirtildi.
|