|
2008’de sağlık giderlerinin 23 milyar YTL olması öngörülüyor. Sosyal Güvenlik Kurumunun 2007 yıl sonundaki sağlık harcamasının ise 20,3 milyar YTL olması bekleniyor
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanlıklarının 2008 yılı bütçeleri kabul edildi. Komisyonda, 2008 itibariyle sağlık giderleri 23 milyar YTL olarak öngörüldü. Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2006 yılında 17,6 milyar YTL olarak gerçekleşen sağlık harcamasının, 2007 yılı revize program rakamlarıyla yıl sonunda 20,3 milyar YTL olmasını beklediklerini ifade etti.
Bakan, 2008 yılı gelir tahminini 62,7 milyar YTL, gider tahminini 91,5 milyar YTL, finansman açığı ise 28,8 milyar YTL olarak öngördüklerini açıkladı. SGK’nın 2006 yılında gayrisafi millî hasılanın (GSMH) yüzde 3,1’i olarak gerçekleşen toplam açığının, 2007’de yüzde 4,2, 2008’de ise yüzde 4’ü olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
İlaç ve malzeme sıkıntısına son
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Bakanlığının bütçesini Komisyona sundu. Bakan, 1 Ocak 2008’den itibaren yatan hastalara kullanılacak ilaç ve malzemelerin hastanelerce temin edilmesi zorunluluğunun getirilerek hasta ve hasta yakınlarının ilaç ve malzeme temininde yaşadıkları sıkıntıların önleneceğini söyledi. Çelik şöyle konuştu:
“Tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol benzeri gibi uzun süre ilaç kullanılmasını gerektiren hastalıklarda rapor ve sadece bir kez reçete düzenlenmesi yetecektir. Bu şekilde hastalar, iki yıl boyunca ilaçlarını her seferinde reçete yazdırmadan doğrudan eczaneye giderek üçer aylık miktarlarda alabileceklerdir.” Uygulama ile hastanın daha önce almış olduğu raporlu ilaçların bitmeden, 7 gün öncesinden de, alınabileceğine dikkat çeken Bakan Çelik, böylece farklı zamanlarda biten ilaçlar için ayrı ayrı reçete yazdırmaya ve eczaneye gitmeye gerek kalmadığını vurguladı.
“Hasta kapı kapı dolaştırılmayacak”
Bakan, Sağlık Uygulama Tebliği ile tüm SSK, BA⁄-KUR ve Emekli Sandığı mensuplarına motorlu malul arabası temin edildiğini bildirdi. Sözleşmeli sağlık tesislerinde yapılan sünnet giderlerinin de sağlık kurulu raporuna gerek olmaksızın ödeneceğine dikkat çekildi. Bakan Çelik, 1 Ocak 2008 tarihinden itibaren sağlık tesisleri tarafından tetkik ve tahlil için hastaların kapı kapı dolaştırılmayacağını belirterek şöyle konuştu: “Hastaneler özel merkezlerden hizmet alarak tüm tetkik ve tahlilleri bünyelerinde yapacaklardır. Kurumun sağlık hizmetleri alanında gerçekleştirdiği fark yaratan diğer faaliyetlerinden biri de MEDULA sistemidir. Sağlık hizmeti sunan ve buna ilişkin bilgiyi üreten kurumlardan hasta muayene, tetkik ve tedavi verilerinin elektronik ortamda toplanması ve ödeme işlemlerinin kısa sürede ve doğru olarak gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla bu sistem kurulmuştur. MEDULA-medikal ulak sistemi ile de Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşmalı özel hastaneler tarafından 15 Haziran 2007 tarihinde kullanılmaya başlanmıştır. “
79 bin kişiye yersiz ödeme
Çelik, yapılan çalışmalar sonucunda Bağ-Kur’da 21 bin 96, Emekli Sandığında 13 bin 47, SSK da 45 bin 290 kişi olmak üzere toplam 79 bin 433 kişiye yersiz ödeme yapıldığını tespit ettiklerini kaydetti. Yersiz ödemelerin tespiti sonucunda yıllık toplam 352 milyon YTL haksız ödemenin de önlendiğine dikkat çekti. Mükerrer sigortalı kayıtları ile iptal edilmesi gereken kayıtların tespitinin yapıldığını belirten Bakan, kurumlara ait pasif sigortalı kayıtlarının Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları ile karşılaştırılarak sosyal güvenlik destek primi yükümlüsü olması gereken sigortalıların tespit edildiğini açıkladı.
Sağlık Uygulama Tebliği getirileri
Bakan Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında sigortalı, emekli ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlanacak sağlık yardımlarının karşılanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nin 15 Haziran 2007 tarihinde yürürlüğe girdiğini anımsattı. Bakan ayrıca, sosyal güvenlik kapsamındaki vatandaşların, sigortalıların şehir içi ve şehirlerarası ambulans bedellerinin de ödeneceği anlattı. Sosyal Sigortalıların da BA⁄-KUR ve Emekli Sandığı mensupları gibi tüm diş tedavileri için devlet hastaneleri ve sözleşmeli üniversite hastanelerinden sevk alarak özel muayenehane ve sağlık tesislerine gidebileceklerini belirten Bakan Çelik, özürlü vatandaşların ise özel muayenehane ve sağlık tesislerine sevk almaksızın doğrudan gidebileceklerini kaydetti.
Çelik, özel diyaliz merkezinde tedavi gören hastalar için hastaya kullanılması gerekli görülen tüm ilaçların diyaliz merkezlerindeki ilgili hekimce yazılabileceğini ifade etti. Bu sayede hastaların diyaliz dışında kullanmaları gereken ilaçları için ayrıca sağlık tesislerine gitmelerine gerek kalmayacağı ve hasta mağduriyetinin önleneceği belirtildi.
Akıllı Kart Projesi
Bakan Çelik, sigorta kayıp ve kaçaklarının engellenmesi, sigorta işlemlerinin hızlandırılması, veri kayıplarının önlenmesi amacıyla TÜBİTAK Akıllı Kart Projesi imzalandığını bildirdi. 2008 yılı Ocak ayı içerisinde bir pilot ilde başlayacak uygulamanın Sağlık Bakanlığı hastanelerinde yaklaşık 10 bin sigortalıyı kapsayacağını belirten Çelik, sistemin yaygınlaştırılacağını söyledi.
Sevk zinciri kurulmalı
Komisyon’da söz alan Necdet Ünüvar ise, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nda yer alan aile hekimliği ve Genel Sağlık Sigortasının önemine değindi. Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetlerinin yeterli olmadığını belirten Ünüvar şunları söyledi:
“Hem sayı olarak hem de kalite olarak birinci basamak sağlık hizmetleri yeterli değil. Sağlık Bakanlığı aile hekimliği sistemiyle, bu sayıyı ve kaliteyi artırmaya çalışıyor. Bunlar belli bir orana geldiği zaman, mutlaka bir sevk zincirinin kurulması şarttır. Zira, insanlar hastalandıkça veya ihtiyaç duydukça hastanelere gidiyorsa, o zaman hem hastanelerin iş yükü artıyor hem de hastaların maliyeti artıyor. Çünkü, ikinci basamaktaki sağlık hizmetleri maliyeti birinci basamağa göre 4-5 kat daha yüksektir. Dolayısıyla bu da sağlık harcamalarını artırıyor, ama, aile hekimliği sistemi bütün ülkede uygulanır hale geldiği zaman, bu sevk zinciri de mutlaka gündeme gelecektir. Sadece kısıtlayalım dediğiniz zaman da kısıtlamak mümkün olmuyor.”
Tebliğ gerçekçi hazırlanmıyor
SGK’nın Sağlıkta Uygulama Tebliği yayınladığına dikkat çeken Ünüvar, “Bu Tebliğ de aslında bilimsel nitelikte, bilim adamlarından oluşan bir kurul ve SGK, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı birlikte, üniversitelerden hocalarla birlikte hazırlanıyor; ama her zaman tam istenilen ölçüde, gerçekçi bir Sağlıkta Uygulama Tebliği mümkün mü? Mümkün olmuyor. Çünkü ihtiyaçlar artıyor, insanların talepleri artıyor, yeni teknolojiler gündeme geliyor” diye konuştu.
Fark ücreti sorunu
Sağlıkta Uygulama Tebliği’nde, son iki üç yıldır fiyatlarda herhangi bir güncelleme olmadığını belirten Ünüvar 2008 yılı için bir güncelleme yapılabileceğini söyledi. Ünüvar fark konusunun da gündeme geleceğini ifade ederek “Özel sektörle kamunun hizmet anlayışında şüphesiz, en azından hizmetin getirisi anlamında birtakım farklılıklar var. Özel sektörün bilhassa otelcilik hizmeti ve teknoloji gerektiren birtakım hizmetleriyle ilgili sınırlı bir fark almasını zannediyorum Sosyal Güvenlik Kurumu da çalışıyor. Bu fark almanın sınırsız olması, nihayetinde, o hizmeti alan insanların bir müddet sonra belki istediği sağlık hizmeti almasına yol açıyor olabilir, ama aldığı hizmetin karşılığını ödeme noktasında katastrofi diyebileceğimiz ciddi bir sıkıntıya girebiliyor. Tabii, bu da, başta siyasetçiler olmak üzere, toplumda yönetim kademesinde olan veya yönetim kademesinde olmayıp da toplumun problemleriyle kafa yoran insanları ciddi ölçüde sıkıntıya sokabiliyor. Dolayısıyla, SGK özel sektörün vereceği hizmetlerle ilgili ciddi ölçüde çalışma yapıyor. Sağlık Bakanlığının yaptığı çalışmalarla da bu çalışmaları özdeş bir hale getirmeye çalışıyor.”
Yeşil kartlar iptal ediliyor
Emin Haluk Ayhan ise konuşmasında, Hükümetin sosyal güvenlikle ilgili hazırlıklarında hâlâ belirsizliklerin olduğunu söyledi. Bunun en belirgin örneğinin 2008 yılı programında görüldüğünü belirten Ayhan, 2008 yılı finansman dengelerinin hazırlanmasında reformun etkilerinin dikkate alınmadığını belirtti. Ayhan ayrıca sağlık harcamaları kapsamında sadece sosyal güvenlik kuruluşlarının sağlık harcamalarının dikkate alındığını söyledi. Sağlık harcamalarının kontrol altına alınamaması nedeniyle “seçim rüşveti” olarak addedilen yeşil kartların da iptal edilmeye başlandığını söyleyen Ayhan AKP’nin sosyal güvenlikle ilgili Yasa’nın uygulamasını bir anlamda ertelediğini, Yasa’yı seçim öncesinde yürürlüğe koyma cesaretini de gösteremediğini kaydetti.
Mustafa Özyürek, Çalışma Bakanın’ın konuşmasında, “1 Ocak 2008 tarihinden itibaren sağlık tesisleri tarafından tetkik ve tahlil için hastalar kapı kapı dolaştırılmayacak, hastaneler özel merkezlerden hizmet alarak tüm tetkik ve tahlilleri bünyelerinde yapacaklardır” dediğini anımsatarak, “Şu anda, siz beş yıldır hastaları kapı kapı dolaştırıyor musunuz? Buradaki açıklamanızdan o anlaşılıyor” diye sordu. Bakanın konuyu açıklamasını istedi.
Kim ne kadar katılım payı ödeyecek?
Mustafa Kalaycı ise konuşmasında, Genel Sağlık Sigortası’ndan yoksulların, muhtaçların yararlanabilmesinde ortaya çıkabilecek sorunlara değindi. Yasa’da katılım payının ayrıntılı olarak düzenlendiğini belirten Kalaycı şu açıklamaları yaptı:
“Katılım payı, ayakta tedavide hekime ve diş hekimine verilecek muayene ücretinde muayene başına 2 YTL olarak belirlenmiştir. Ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçlerinde katılım payı, 72’nci maddeye göre belirlenecek sağlık hizmeti tutarları üzerinden yüzde 10 ile yüzde 20 oranları arasında; ayakta yapılacak tedavilerde kullanılacak ilaçlardaki katılım payının da yine sağlık hizmeti tutarları üzerinden yüzde 10 ile yüzde 20 oranları arasında tespit edileceği belirtilmiştir. Sevk zincirine uymadan diğer basamaklardaki sağlık hizmeti sunucularına başvuru halinde katılım payı ve oranları yüzde 50 artırılarak uygulanacaktır.”
Parasız yeşil kartlıya hizmet yok
3816 sayılı Kanun gereğince tedavileri yeşil kart verilerek devlet tarafından karşılananlar, vatansız ve sığınmacılar, kendilerine altmış beş yaş aylığı bağlananlar ile bunların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin ödedikleri katılım paylarını geri alabileceklerini belirten Kalaycı, bu sayılanların zaten muhtaç ve sınırlı gelire sahip olduklarını vurguladı. Kalaycı, bu kesimlere önce katılım payı ödetmenin sonra da 3294 sayılı Kanun’a dayanarak iade etmenin uygulamada pek de gerçekleşemeyeceğini söyledi. Bugüne değin yeşil kartlının böyle bir sorunu olmadığına dikkat çeken Kalaycı şöyle konuştu:
“Şimdi yeşil kartlılar doğrudan yararlanamayacak. Birinden ödünç bulacak, yararlanacak, sonra da bu parayı vakıftan isteyecek. Bundan sonra, bu düzenleme dikkate alındığında, cebinde parası olmayan yeşil kartlı herhangi bir sağlık hizmetinden yararlanamayacak. Yoksullar bazı durumlarda oldukça yüksek bedellere ulaşacak katılım bedellerini sınırlı gelirleriyle nasıl ödeyeceklerdir? Bunun yerine, ödemenin doğrudan 3294 sayılı Kanun’a göre yapılması çok daha kolay, pratik ve mantıklı olacak, gereksiz formalite, zaman ve para kaybı önlenecektir.” Ankara
|