Sn. Aktuna’yı uğurlarken sevgili oğlu “Oğul Aktuna”, “ Huzurlarınızda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nde bahsettiği gençlerden 1930 doğumlu Doktor Yıldırım Aktuna var. Ben onunla gurur duyuyorum” derken, TBMM Başkanı Sn. Köksal Toptan ise, “Sağlık Bakanlığında o güne kadar yapılmayan pek çok işi yaptı. Sayın Aktuna ilkleri yaptı. Belediye başkanlığı ve siyasetçiliğinin yanında Sağlık Bakanlığında da derin izler bırakan bir arkadaşımızdı” açıklamasını yaptı.
Ben 1992-1997 arası 5 yıl süren, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğüm döneminde Sn. Aktuna ile 2 dönem halinde tam 2,5 yıl çalıştım. Dolayısı ile nasıl bir Bakandı, iş ciddiyeti, ilkeleri, özellikleri, ayrıcalıkları nelerdi bütün bunlara bizzat şahit olanlardanım.
Sn. Aktuna sıradan biri değildi, sıradan olanlara ya da çıkar peşinde olanlara, tahammülü de yoktu. Kendisine anlatılan bir konuyu kavraması ve onu objektif bir biçimde değerlendirmesi 10 saniyeden fazla sürmezdi. Türkiye için önemli olan her konu onun için öncelikli idi. Seçme özgürlüğünün olduğu durumlarda, mesai arkadaşlarının kişilikli, çalışkan ve hızlı olmasına özen gösterirdi. Politik baskıların adeta gelenek haline geldiği ülkemizde ne yazık ki Bakanın bile seçme özgürlüğü her zaman olmayabiliyordu, o zaman da Sn. Aktuna’nın enerjisi çoğu kez bu grubun yanlışlarını engellemeye gidiyordu.
Kendisi ile çalıştığım sürede sade benim için değil Türkiye için anlamlı olan bazı olaylardan örnekler vermek istiyorum:
Sn. Aktuna sağlıkla ilgili her konuda destekleyici oldu: 1983 yılında kabul edilen 2827 sayılı Nüfus Planlaması Kanunu’na dayalı, yönetmelikte belirtilen “Sektörlerarası Danışma Kurulu”, aradan 10 yıl geçmesine rağmen henüz kurulmamıştı, daha sonra çeşitli sektörleri çalışmaların içine çekecek bir mekanizma olan bu Kurul, 1993 yılında Sn. Aktuna’nın başkanlığında ve kendilerinin açış konuşmaları ile başlatıldı ve “Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması “konularında pek çok ilk, bu Kurul aracılığı ile başarıldı. Bunlardan en önemlisi, çeşitli sektörlerin işbirliği ile yine bir ilk olan “Kadın Sağlığı ve Aile Planlaması Stratejileri” nin hazırlanması çalışması olmuştur. Diğer bir örnek; Türkiye’de Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması (AÇSAP) Merkezleri, 1950 yılında kurulmaya başlamasına rağmen aradan 40 yıl geçmesine rağmen henüz bu merkezlerin nasıl işletileceğinin belirlendiği bir yönetmeliği yoktu, yönetmelik hazırlığımız tamamlandığında, Sağlık Bakanlığındaki bazı üst düzeyin bu yönetmeliğin çıkarılmasını anlaşılmaz nedenlerle engelleme çabalarını aşan yine Sn. Aktuna olmuştu.
Türkiye’de sağlık hizmetlerinin çağdaş, dünya standardlarını izleyen bir düzeye getirilmesini ve gerçek bir “reform” yapılmasını hep arzu etmiş ve bu konuda ön çalışmalar yaptırmış ancak bugünkü uygulamalarda olduğu gibi, ön çalışma ve değerlendirme yapmaksızın hemen pek çok ile genellemeyi aklından bile geçirmemişti. O dönemde de yine IMF ve Dünya Bankası dayatmaları vardı ama Sn. Aktuna bilimselliğe inanan ve onu uygulayan bir yapıda idi. Karşı karşıya kaldığı dayatmalara, baskılara yeri geldiğinde istifa ederek karşı çıkmayı da bilenlerdendi.
Bilindiği gibi Türkiye’de “Nüfus ve Sağlık Araştırmaları” 5 yılda bir periyodik olarak yapılmaktadır. 1993 Türkiye Araştırması için US-AID doğrudan Sağlık Bakanlığının sorumluluğunda çalışmayı destekleyebileceğini belirtmişti, ben yine hemen Sn. Aktuna’ya durumu yansıtmış başta da belirttiğim gibi, 10 saniye sonra , Sağlık Bakanlığı ve Türkiye için son derece önemli olan bu çalışma için kendisinin onay imzasını almıştım.
Halen Türkiye’de Sağlık Bakanlığının çok işlevsel olan üç “İletişim Merkezi” bulunmaktadır. Bunlardan Bursa ve Sivas’ta olanlar bizzat Sn. Aktuna döneminde yapılmış olup, açılışları da bizzat kendisi tarafından yapılmıştır.
Çin Sağlık Bakanının davetlisi olarak, Çine resmi bir ziyaret yapıldı. Sn Bakanımızın başkanlığında oluşturulan bu ekipte ben de vardım. Bu ziyarette, Sn. Bakanın bir sonraki gün yapılacak çalışmalar için bütün ekibi gece 2 lere dek oturtturup çalıştırdığını sanırım ekipteki herkes hatırlıyordur. Kendileri her şeyi ciddiye alan ve aldırtan bir yapıdaydı.
Bir keresinde de kendisine hazırladığımız bir konuşmada 5 yaş altı ölüm hızını, tamamen yazım hatası, farklı yazmışız. Tam konuşma öncesi beni çağırdı ve bu doğru değil dedi, baktım haklı idi ve rakam yanlıştı, özür diledim, yazım hatası efendim dedim “ Eğer bilmesem siz bunu bana böyle okutturursunuz!” dedi. Ben bu tablodan mutlu oldum, çünkü bilmediği için, bebek ölüm hızını binde diye ifade edeceğine, yüzde olarak ifade eden üst düzeylere de biz alışıktık!
Çalışanlar bilir, eğer arkanızdaki en üst düzey yönetici bilen, duyarlı ve destekleyici ise daha alt konumda olanlar hep doğru işler yapar, hep üretir… İşte Sn. Aktuna’nın döneminde çalışan bizler, anımsadığım kadarı ile tedavi hizmetleri, APK gibi birimler de , sırtımızı kendisine dayayarak, hep doğru işler yaptık. Yapılanlar, üretilenler bu ülkenin insanlarının sağlığına sağlık kattı, pek çok güzel ve doğru başlangıçlar yapıldı.
Bu kadar dürüst, ülkesini seven, çalışkan bir vatansever, gönül isterdi ki kendisini siyasetin dışına çekmesin, son gününe dek katkılarını sürdürsün. Ne yazık ki ülkemizin ortamı, Sn. Aktuna gibi politikacıları elimine etmek üzerine programlanmış diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Bitirirken, Oğul Aktuna ve Sn. Meclis Başkanımızın sözlerine yürekten katıldığımı belirterek kendisine Allah’tan rahmet diliyor, saygı ve sevgi ile anıyorum. |