|
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Abdülkadir Atalık, Medimagazin okurlarının sorularını yanıtlamaya devam ediyor. Atalık, okuyucu@medimagazin.com.tr adresine gelen soruları şöyle yanıtladı:
Ben tıbbi farmakoloji uzmanı olarak çalışıyorum. Döner sermaye, bizlere hastane ortalamasının 0,8 katsayısı ile verilmektedir. Dolayısıyla uzman olduğumuz halde biyokimya ve mikrobiyoloji uzmanlarının üçte biri oranında döner sermaye verilmektedir. Tam gün ile bu konu ile ilgili bir düzenleme yapılacak mı?
Bu konu yönetmelik ile düzenlenecek, tasarı ile bir ilişkisi yok. Döner Sermaye Ek Ödeme Yönetmeliği’nin konusuna giriyor bu.
Nefroloji uzmanı olarak özel bir hastanede veya kamu hastanesinde çalışmak istiyorum, aynı zamanda da özel bir diyaliz merkezinde ruhsat işlemlerinde nefroloji uzmanlık belgemi kullanabilir miyim?
Hayır. Hekim, kamuda çalışırsa uzmanlık belgesini kullanamayacak. Özelde çalışırsa, birden fazla kurumda çalışması imkânı ayrıca düzenlenecek.
Pratisyen hekimim ancak psikoterapi eğitimi aldım. Muayenehanemde psikoterapi hizmeti veriyorum. Hastanede ise diyalizde çalışıyorum. Çalıştığım alanlar farklı. Yasada buna ait bir düzenleme yapılacak mı? Yasa pratisyenleri de uzman gibi değerlendiriyor. Ya akupunktur eğitimi alanlar, onlar da istifa etmek zorunda mı kalacaklar?
Hayır, çalışamayacak.
Şu anda devletten istifa etmiş doktorun, daha önce part time kadrodaysa aynı özel kurumda full time olamaması anlaşılır gibi değil. Peki tersi olsaydı ben devlette daha önce özelde parttime çalışırken, devlette full time’ye geçseydim hiçbir sorun olmadan full time olacaktım. Bu çifte standardın sebebi nedir?
Bu konu tasarıyla ilgili değil ama ayrıca genelgeyle ilan edilecek. Özel hastane ve ayakta teşhis ve tedavi merkezleriyle ilgili olan bu konu, ayrıca duyurulacak.
Bu yasa yürürlüğe girdikten sonra üniversitelerde çalışan yardımcı doçent, doçent ve proesörün maaş ve dönerleri devlet hastanelerinde çalışanlarınkine yaklaşacak mı?
Tasarı bu haliyle kanunlaşırsa profesörler için belirlenecek maaş tavanı daha yüksek olacak. Ancak tavanın yüksek olması farklı, onu alabilmek farklı bir şey. Bu, performansa, yapılan işe de bağlı. Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan hekim için belirlenen tavan 10 bin 500 lira diyelim. Ama bu rakamı alabilen sadece birkaç kişiden ibaret. Çoğu kimsenin gece de çalışması lazım ki, o puana ulaşabilsin. Profesörlerin tavanı daha yüksek olacak; bizimki 10 bin 500 ise onlarınki 12 bin olacak. Ama tabii bu rakamı alabilmek ayrı bir husus, hocanın performansı ile de alakalı.
15.04.2008 tarihinde yapılan istifa sonrası açıktan atama kurasında atamam yapıldı. Henüz göreve başlamadım. Tam gün taslağında yer alan istifa sonrası atamadan faydalanabilir miyim?
Tabii, taslak bu şekilde çıkarsa yararlanılabilir.
Emekli pratisyen hekimim. Tam gün iş yeri hekimi olarak çalışmaktayım. Aile hekimliği başlıyor. Yetkilendirilmiş aile hekimi olacağım. İkinci iş yerime devam edebilecek miyim?
İş yeri hekimliği ile ilgili düzenleme ayrıca duyurulacak. Çalışma Bakanlığı bu konuda bir kanun çıkartacak ve biz de tekrar düzenleme yapacağız.
Aynı işi yapmamıza rağmen eğitim hastanesindeki uzmanların ek ödeme kat sayısı devlet hastanelerindekilere göre neden düşük?
Uzmanların tavan ücretleri aynı. Sadece hastane performansı, doktor sayısının çok olması gibi nedenlerle ellerine geçen rakam düşük olabilir. Bu, ek ödeme yönetmeliğinin konusu, tasarının değil.
Tam gün tasarısı kanunlaşmadan önce kamudan istifa eder ve SGK anlaşmalı bir tıp merkezinde başlarsam bir sorun yaşar mıyım?
Kamudan istifa etmek bir haktır, istifa edebilir. Tıp merkezleriyle için Ayaktan Teşhis ve Tedavi Yönetmeliği ile birlikte bazı kısıtlamalar getirildi. O yönden bir sıkıntı yoksa başlayabilir, bizim için bir sorun teşkil etmez.
Ben daha önce Sağlık Bakanlığı dışında başka bir kurumda 657 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan bir hekimken istifa etmiştim. Tam gün yasası geçici maddesinde daha önce Sağlık Bakanlığında çalışıp da istifa eden hekimlere istedikleri takdirde dönüş imkânı tanınmaktadır. Bu imkân ben ve benim gibi olan hekimlere de tanınacak mı?
Bizim taslaktaki geçici madde sadece Sağlık Bakanlığında çalışırken istifa edenleri kapsıyor. Şu hâliyle kendisi kapsam dışı.
Döner sermaye ile hekime ödenen ek gelir yılın üçüncü ayından itibaren vergilerle eriyip gidiyor. Yıl sonunda üçte bir oranında azalıyor. Maliye Bakanlığıyla işbirliği ile bu konuda bir şey yapılamaz mı? Görev tazminatı özellikle mecburi hizmetle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya gelmiş, yapmış olduğu hizmet puanıyla da daha yıllarca bu bölgeden ayrılamayacak olan hekimler için daha avantajlı hale getirilemez mi?
Vergi oranları, sadece hekimlere değil tüm gelir vergisi mükelleflerine uygulanan bir oran. Dolayısıyla Maliye Bakanlığının genel bir düzenlemesi. Diğer soruyla ilgili olarak, görev tazminatına yer verilen mesleklerde bu ayrım yapılmıyor; yani mahrumiyet bölgesi diye bir ayrım yok.
Kanunda yer bulan acil servisler, yoğun bakım üniteleri, yenidoğan ünitelerinde çalışan uzman hekimlerin döner sermaye gelirleri yüzde 20 daha fazlayken, aynı ünitelerde çalışan pratisyen hekimler fazla bir ödeme alamıyor. Tam gün yasasının birinci maddesinde tabipler için de böyle bir farklılıktan söz ediliyor. Yenidoğan ünitesinde çalışan bir pratisyen hekim olarak benim de döner sermaye gelirimde artış olacak mı?
Bu, Ek Ödeme Yönetmeliğinin konusu.
Ben TSK’da eczacı yüzbaşı olarak görev yapmaktayım. Merak ettiğim nokta şudur: Ben de kamuda çalışan bir eczacı olarak bu yasa kapsamında bu görev tazminatını alabilecek miyim?
Bu, Bakanlar Kurulunun kararına bağlı.
Devlet hastanesinde çalışan uzman doktor istifa ederse 2 yıl süre ile SGK anlaşmalı kurumlarda hasta bakamayacak mı?
(Muayenehane açmamak kaydı ile) Bakabilecek.
Tam gün yasasına göre mecburi hizmetteki doktorların durumu nedir? Bu personelin kamu veya özeli seçme hakkı olacak mı?
Mecburi hizmetle sanırım devlet hizmet yükümlülüğü kastediliyor. Devlet hizmet yükümlülüğü ayrı bir konu, bunu yapmak zorunda, yoksa mesleğini icra edemez. Biz Bakanlık olarak bir hekimi yurt dışına uzmanlığa gönderiyoruz ve onun karşılığında hizmet alıyoruz bu mecburi hizmet. Fakat devlet hizmet yükümlülüğü konusu farklıdır, zorunluluğu vardır.
4924 sayılı Kanun ile çalışan sözleşmeli personele nöbet ücreti ve icap nöbeti ücreti verilmemektedir. İcap nöbetinin izni de yoktur. Yeni yasada icap nöbeti tutan 4924 sözleşmeli uzman doktor ücret alabilecek midir?
(Alabilmesi için 4924 sayılı Kanun’da değişiklik gerekmektedir.)
Taslakta bununla ilgili bir düzenleme yok.
Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim hastanelerindeki asistanlar ile üniversitelerdeki görevli asistanlar arasındaki gelir farkı aynı ülkede aynı işi yapan insanlar arasındaki adaletsizliği apaçık ortaya oymaktadır. Tam gün yasasından sonra asistan gelirleri ve haklarının ne olacağı konusunda bilgi verir ve bizlere de yer ayırırsanız seviniriz.
Taslakla birlikte, Sağlık Bakanlığı hastanesi ve üniversitedeki asistanların gelirleri eşitleniyor.
Özel bir hastanede servis doktoru olarak çalışan pratisyen hekimim. Hastanede SGK anlaşması var ama ben SGK anlaşmalı hasta muayene etmiyorum, serviste çalışıyorum. Özel muayenehane açabilir miyim?
Açamazsınız. Çünkü çalıştığınız kurumun sözleşmeli olup-olmaması önemli.
İş yeri hekimliği ile ilgili bir soruya cevap net değil. Çalışma Bakanlığının hazırladığı kanuna katkı sağlanacağı cevaben yazılıyor. Çalışma Bakanlığı da taslak metninde topu Sağlık Bakanlığına atıyor. Öğrenmek istediğim; elinde şu an sertifikaları olan doktor arkadaşların sertifikalarına Bakanlıkça onay verilecek mi? (Çalışma Bakanlığının taslak metninde ''Bakanlık onaylı sertifikalı iş yeri hekimleri'' deniyor) Bu arkadaşlar hem kamu hem de iş yeri hekimliği yapabilecek mi?
İş yeri hekimliği ile ilgili asıl yasal düzenleme Çalışma Bakanlığınca yapılabilecek. Biz, farklı kurumlarda çalışılabilmesiyle ilgili ilave düzenleme getireceğiz.
Kadın doğum hekimiyim. Serbest çalışıyorum. Örneğin bir özel hastanenin kalp-damar hastalıkları ile SGK anlaşması var ama kadın doğum anlaşması yok. Bu hastanede SGK’sı olmayan özel sigortalı ya da ücretli hastaların doğumunu ve ameliyatını yaptırabilir miyim?
Hayır. Sağlık kurumunun SGK ile sözleşmesi halinde tüm branşları sözleşmeli kabul ediyoruz. Bu durumda hekimin ameliyat-doğum yaptırması mümkün olamaz.
Şu anda sağlık ocağında 1300 YTL maaş ile çalışan pratisyen hekimin eline tam gün yasası ile ne kadar maaş geçecek? Ayrıca üniversitede asistanlık yapan hekimlerin maaşlarında bu yasanın bir etkisi olacak mı?
Görev tazminatı oranını Bakanlar Kurulu takdir edecek. Fakat maaş tavanı 750 YTL olarak belirlendi. Asistanların maaşlarında hem görev tazminatı hem de ek ödeme nedeniyle yasanın etkisi olacak tabii. Asistanların ek ödemesi artacak, görev tazminatı da ne kadar belirlenirse maaşları o kadar olacak.
SGK anlaşmalı bir özel hastanede tam gün ve tek kardiyoloji uzmanı olarak çalışıyorum. Kendi hastanemde olmayan anjiyo, vb. girişimsel kardiyoloji işlemlerini SGK anlaşmalı bir başka özel hastanede icra edebilmem için ne gibi başvurular yapmam gerekecek? Esas hastanem dışında SGK anlaşmalı kaç merkezde görev yapabileceğim konusunda nasıl bir sınırlama olacak? Bulunduğum özel hastanedeki statümde bir değişiklik gerekli olacak mı?
SGK anlaşmalı bir başka özel hastanede de görev yapılabilmesi durumunu Bakanlık ayrıca düzenleyecek. Prensip olarak, her ikisi de SGK anlaşmalı olduğu için olabilecek.
Ben sözleşmeli olarak çalışmakta olan bir diş hekimiyim. Yani 4-B’li memurum. 1 yıl önce atandım. Tam gün yasasından bizler nasıl etkileneceğiz? Maaşlarımızda artış olacak mı?
Görev tazminatının verilip verilmeyeceği konusuna Bakanlar Kurulu karar verecek. Ek ödeme oranları değişmiyor ama ek ödemesini tamamen dolduktan sonra mesai sonrası bir ek ödeme düzenlemesi daha var taslakta. Ondan da olumlu şekilde etkilenebilir diş hekimleri.
Ben anestezi uzmanı bir askeri tabibim. Şu an part time, SGK ile anlaşması olan bir dal merkezinde çalışıyorum. Tam gün den sonra bu kurumla çalışmaya devam edebilecek miyim?
Taslağın şu haliyle çalışamayacak, sadece muayenehanede çalışabilecek ama bu konu Bakanlıklar arasında konuşuluyor. Yani muayenehane açabilecek ama SGK ile anlaşması olan yerde çalışamayacak.
Bulgaristan Varna Tıp Fakültesi 1999 mezunuyum. Yıllardır eski YÖK tarafından sudan bahanelerle (yok tek sınav hakkı, yok TUS benzeri sınavlarla) 10 yıla yakın zamanımız geçip gitti. Şimdi son olarak Sayın Bakanımız Recep Akdağ tarafından dile getirilen denklik sorunu ortadan kalkacak açıklamasına biraz daha açıklık getirmeniz mümkün mü? Bu yasada bizleri ilgilendiren hükümler var mı? Yoksa gene umut başka bahara mı kalacak?
Taslakla yapılan değişiklikle, denklik konusu tamamen YÖK’e bırakılıyor. Zaten 1219 Sayılı Kanun’daki hükme binaen biz de temsilci gönderiyorduk denklik için ama asıl yetkili gene YÖK’tü. Şimdi tamamen YÖK’e veriyoruz denklik konusundaki yetkiyi.
Uzman doktorum. Bağlı bulunduğum kurumdan 15.02.2009 tarihinde emekli olacağım. Sağlık Bakanlığına bağlı Ankara çevre il veya ilçelerindeki devlet hastanelerinde çalışmak istiyorum. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerdeki tabip sayısını artırmak açısından milletvekilleri için geçerli olan emeklilik sonrası tekrar kamuya giren tabiplerin emeklilik maaşlarının korunmasının tam gün yasasıyla getirilmesi düşünülmüyor mu? Şimdiden yapmam gereken girişimler nelerdir? Tam kadroya geçişim olur mu? Döner sermayeden yararlanmam diğer uzmanlar gibi olacak mı?
Emekli olduktan sonra doktorun Bakanlığa tekrar doktor olarak atanmasına engel kanuni düzenleme var. Dolayısıyla tam gün taslağında bunu değiştiren bir hüküm yok. Bakanlığa gelmek istiyorsa emekli olmadan önce naklen geçmesi lazım naklen. Emeklilik maaşlarının korunarak getirilmesi durumu istisnai mesleklere tanınan bir şeydir; milletvekilleri, cumhurbaşkanları gibi. Tam günde böyle bir düzenleme yok.
Ben Adli Tıp Kurumuna bağlı adli tıp uzmanı olarak çalışmaktayım. Bizim döner sermayelerimiz 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 30. maddesi gereği düzenlenmiş. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 30. maddesinde de herhangi bir değişiklik yapması düşünülüyor mu, yapılmayacaksa adli tıp uzmanlarının devlet hastanelerinde istihdam edilmesi konusunda bir çalışma var mı öğrenmek istiyorum.
Adli tıp uzmanlarının kendileri talep eder, kurumları da müsaade ederse bizim Bakanlığa geçebilirler. Naklen geçiş prosedürümüze uygun olarak, Bakanlıkları da müsaade ederse geçiş yapılabilir. Onun dışında taslakta Adli Tıp Kanunu ile ilgili bir düzenlememiz yok.
Yapılan kanunda bir doktorun birkaç özel sosyal güvenlik kurumu ile anlaşmış kuruluşta çalışmasına imkân verilmiş. Burada da hasta-hekim, hasta-hastane ve doktor-hastane arasında para ilişkisinin önü açılmış oluyor. Kanunun geneline aykırı değil mi? Köşe başlarını tutmuş meslektaşlarımızın maalesef ekmeğine yağ sürülüyor. Her hekimin tek bir kurumda çalışması kanunun amacına daha uygun değil mi? Bu konuda bir düzenleme yapılması daha uygun olmaz mı?
Soruda, bir doktorun SGK ile anlaşmış birkaç kuruluşta çalışmasına imkân verildiği söyleniyor. Prensip olarak her doktorun hasta takibi açısından bir kurumda çalışması doğrudur. Ancak öyle branşlar var ki, bir anestezi uzmanı mesela; kendi kurumunda yarım gün ameliyat yapıyor, başka bir yerde daha ameliyat yapıyor. Bizim de bunun karşılığında personel ihtiyacımız söz konusu. Birkaç yerde çalışmaya müsaade edilmesinde verimlilik açısından fayda var. Ayrıca hekimlere konsültasyon açısından da değişik yerlerde ihtiyaç duyulabiliyor. Bu tabii ayrıca düzenlenecek. Branşlara göre bir sınır getirilecek. Zaten kamu kurumu-SGK ile sözleşmesi olan-olmayan kurumda çalışma ayrımı var taslakta.
SGK ile anlaşmalı kurumlardaki hekimler günlük 50 hastanın üzerinde bakamazken kamu kurumlarındaki hekimlerin sınırsız hasta bakması eşitliğe aykırı değil mi? Ayrıca muayenehanede çalışan cerrahi branş hekimleri SGK anlaşması olmayan hastane yok ise ücretli dahi olsa ameliyatlarını nerede yapabilecekler? SGK anlaşması yapan tıp merkezlerinde hasta “Ben ücretli muayene olmak istiyorum” derse ve hastaya hiçbir SGK faturası düzenlenmezse bu hastalara bu şekilde bakılmasında SGK yönünden bir problem çıkar mı?
Bence bu önlemlerin hepsi doktorların dışarıya çıkmasını engellemek niçin yapılıyor. Bu yasa sonunda kamu hastanelerinde bir fiyasko olmazsa anında bu kısıtlamalar (katkı payı dahil) kaldırılacak. O yüzden hekimlerin bir müddet belirli bir sıkıntı ile karşı karşıya olacağı görülüyor.
Eşitlik, Anayasa Mahkemesi kararlarında aynı işi yapan aynı statüdeki kişiler için söz konusudur. Burada statü farklılığı var. 50 hasta ile sınırlanması SGK’nın bir uygulaması, anlaşmaya koyduğu bir şart ki, kimse bunu uygulamak zorunda değil. Dolayısıyla eşitliğe aykırı olduğunu düşünmüyorum. SGK anlaşması olmayan hastane yok ise ücretli dahi olsa ameliyatlarını yapamayacaklar.
Özelde çalışmayı seçen diş hekimleri 2 ya da 3 özel diş kliniğinde çalışabilme imkanı bulabilecek mi? Ya da hem kendi muayenehanesinde hem de özel bir diş kliniğinde de aynı anda kısmı zamanlı çalışabilecek mi?
Diş hekimliğine taslakla yeni bir sınırlama getirilmiyor. Taslakla bu konuyla ilgili bir düzenleme yok.
Ben Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanesinde 4924 sayılı Kanun’a tabi sözleşmeli pratisyen tabip olarak çalışıyordum. Görev yerimden istifa ederek ayrıldım şimdi bu yasayla görev yerime dönüp çalışmaya devam edebilecek miyim?
Hekimler için çok sık açıktan atama kuraları açıyoruz. Ama tasarı böyle kanunlaşırsa geri dönemez. Biz, sık sık Bakanlıktan ayrılmış memur veya doktorlar için hem memur hem sözleşmeli yerleştirme açıyoruz zaten. Burada açılan yerlere girebilir. Oysa geçici madde sadece ayrıldığı görev yerine dönmek isteyen memurlar için geçerli.
Bir cerrah sadece muayenehanesinde çalışmayı seçtiğinde hastasını nerede ameliyat edecek? O doktorun çalıştığı yerde SGK ile anlaşması olmayan özel hastane yoksa ne yapacak? Eşi o ilde/ilçede zorunlu olarak bulunmakta ise örneğin devlet memuru ise adam orada serbest olarak çalışamayacaksa karısını cerrahın istediği yere tayin edecekler mi?
Eş ile ilgili durumu cevaplandırayım, önceki soruyu yanıtlamıştım zaten. Eş durumu ile ilgili tayinde bizim öncelik sıralamamız var. Buna uyarsa girer uymazsa girmez.
Taslak-Madde 1'de yer alan “....bu tüzük hükümlerine göre klinik şef ve şef yardımcıları ile profesör ve doçentlere yüzde 800'ünü....” ibaresi uyarınca bir devlet hastanesinde doçent olup da uzman kadrosunda çalışan hekimlerin alacakları döner sermaye payı yüzde 800 müdür? Yoksa doçent veya profesörler mutlaka şef veya şef yardımcısı kadrosunda mı çalışırlarsa bu oranda pay alacaklardır?
Evet, profesör veya doçent olup uzman hekim kadrosunda görev yaparsa tavan olarak yüzde 800 alacak.
Taslakta Geçici Madde 1 de yer verildiği üzere, eğitim hastanesinden başasistan kadrosundan istifaen ayrılan biri tekrar devlete dönmek isterse aynı hastaneye, yine başasistan kadrosuna atanabilir mi? Bu maddede sözü geçen “...duruma uygun kadro olmaması halinde münhal yerlere atanır”dan kasıt nedir? Yani aynı hastaneye mi, aynı şehre mi? Ve hangi kadro ile ataması yapılabilir?
İstifa ettiği kadroda boş yer varsa atanabilecek. Yoksa da personel dağılım cetveline göre o ilde yer varsa branşına uygun veya illerdeki yere teklif edilecek.
Yasa yürürlüğe girdiği günden itibaren muayenehaneleri kapatmak için ne kadar süre verilecek? Yoksa 1 Ocak 2009’da direkt uygulamaya mı girecek? SGK anlaşması olan dal merkezinde tam gün çalışarak part-time SGK anlaşması olan başka bir hastanede müdahale gereken hastalarıma girişimde bulunabilir miyim?
Taslağın kanunlaşması gecikirse bu sürenin de değiştirilmesi gerekir. Kanun yılbaşına sarkarsa elbette yürürlük tarihi de değiştirilir. Makul bir süre olarak en az 6 ay vermek isteriz. SGK anlaşmalı birden fazla kurumda çalışma durumu düzenlenecek.
Ben bir ilçe devlet hastanesinde çalışan anestezi uzmanıyım ve mecburi hizmete tabiyim. Ne yazık ki hastanemizde çok ameliyat yapılmadığı için aldığım döner sermaye payı çok az. Ortalamadan vermeyi döner sermaye komisyonu kabul etmiyor. Tam gün yasası gelince elim kolum bağlanacak hem mecburi hizmet hem mecburi fakirlik. Peki, ben bir uzman hekim olarak hastanemde çalışan pratisyenlerden daha az kazanmak konusunda da mı mecburi hizmete tabiyim? Bu konuda yapılacak bir şey yok mu?
Hekimlerimizi devlet hizmet yükümlülüğü için olabildiğince tercihlerine göre atamaya çalışıyoruz. Bu soruyu soran doktor bilmiyorum tercihine göre mi gitti. Bu yükümlülük süresince dışarıda çalışamayacak ama sonrasında istediği yerde çalışabilir, özel ya da kamu şeklinde.
Bizler toplum sağlığında çalışan diş hekimleriyiz. 1200 maaş alıyoruz tam günle maaşlarımız artış ne kadar gelecek, bu durumda ek ödemelerimizin durumda ne olacak?
Ek ödemenin tamamını mesai içinde doldurursa mesai dışında ayrıca ek ödeme getiriliyor. Görev tazminatının ne kadar yansıyacağına Bakanlar Kurulu karar verecek.
Yıllık izinler ve raporlu günlerde eskiden olduğu gibi döner sermaye kesilecek mi?
Taslakta bununla ilgili bir düzenleme yok. Eskiden olduğu gibi kesilmeye devam edecek.
Kan merkezi doktorlarının döner sermaye kadro unvan katsayısında (önceki 0,8) değişiklik oldu mu?
Değişiklik yok, bu taslağın işi değil.
Organ nakil koordinatörü doktorları için döner sermaye kadro unvan katsayısı belirlendi mi?
Ek ödeme yönetmeliği devamlı yenileniyor. Tabi bunun da üzerinde çalışılıyor.
|