Bolvadin’de görev yapan genel cerrah Opr. Dr. Salim Atalay’ın yaptığı kalp ameliyatı, geçen haftanın gündemini oluşturdu. Ortak kanaat olarak hem halkımız hem de meslektaşları yapılanı onaylarken ameliyatın sonuna doğru çekilen görüntüleri benimsemedi. Bu olay hakkında aslında iyi bir inceleme yapılsa eminim sağlık sistemimizle ilgili birçok konuda teşhis koyabiliriz; Malzeme eksikliği, aydınlatılmış onam, olayın hukuki boyutu, acil müdahaleler, ameliyathane hijyeni…
Ama bence burada asıl olan bambaşka bir şey var.
Bu olayı “yücelten” bir şey. ..
“Hijyen”i konuşturmayacak, görüntüleri unutturacak bir şey…
Hekimliğin ruhu ile ilgili bir şey…
Giderek unuttuğumuz bir duygu...
O da meslektaşımızın bir genel cerrah olarak kalp ameliyatına karar vermesinin ardındaki duygular.
Hekimlik ruhu, insanlık ruhu, yaşam için savaşma ruhu, şövalyelik ruhu…
Yani; Liderlik, cesaret, soyluluk…
Meslektaşımızın ameliyatta yeteneği ve sonucun başarılı olması bile bu şövalyelik ruhundan daha sonra gelen bir şey.
Hekimliğin doğasında olması gereken bir ruh, bu şovalyelik ruhu…
Asil, seçkin ve onurlu bir ruh…
Mesai demeden, performans demeden, başka şeyler düşünmeden yapılan pazarlıksız bir operasyon…
Ex olacağını bile bile hastayı sevketmektense riski de sorumluluğu da alıp ameliyatı yapan bir anlayış…
Belki de “hekimlik ruhuna” da böyle bir operasyon sırası geldi de geçiyor.
Hekimlik imajı, yerlerde sürünüyor, yani nerdeyse pre-ex durumunda.
Bakanlık hekimlerin bu şövalyelik ruhunu öldüren tüm uygulamalardan kaçınmalı, yetinmeyip bu onurlu görevi yapan şövalyelere, layıkıyla krallık yapmalıdır.
Onları kalıplara dökülmüş “kurşun asker” yapmak yerine, hekimlere şövalyelik yapacak “özgür alanlar” açmalıdır.
Meslek Birliğimiz de artık mesleğin nereye gittiğinin farkına varmalı “onurlu hekimlik” adına savaşmalıdır. |