|
|
|
MEDİANKET |
| Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı? |
|
|
|
|
|
|
|
|
ETKİNLİKLER |
|
5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi |
|
19-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE |
|
20-11-2008 / 23-11-2008 |
|
|
|
|
|
|
|
|
ÖZEL DOSYALAR |
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
Tam gün yasası
Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
HABER |
 |
|
|
|
|
|
|
04-02-2008 |
Tam gün için ‘Platform’ kuruldu
|
Hekimlerin tam günle ilgili çekincelerinin yeterince dile getirilmediğini düşünen 28 uzmanlık derneği bir araya gelerek “Uzmanlık Dernekleri Platformu” oluşturdu. Platformun sözcülüğünü üstlenen derneklerden Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, 1965’ten beri, sosyalizasyon kapsamında tam günü desteklediğini ifade eden TTB’nin tam günle ilgili söylemini doğru bulmadıklarını söyledi
Hekimlerin tam günle ilgili çekincelerinin yeterince dile getirilmediğini düşünen 28 uzmanlık derneği bir araya gelerek “Uzmanlık Dernekleri Platformu” oluşturdu. Platform temsilcisi derneklerden biri olan Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneğinin Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, tam gün yasası ile ilgili Medimagazin Genel Yayın Yönetmeni Dr. İbrahim Ersoy’un sorularını yanıtladı.

Tam gün yasasıyla ilgili yapılan tartışmaları Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
6 bin kadın doğum uzmanını temsil ediyoruz ve konu gündeme geldiğinden beri üyelerimizden bize yoğun tepkiler geliyor. Dernek olarak konuyu kendi aramızda değerlendirdik. TTB ile de görüşmeler yaptık. TTB sözel olarak tam güne “evet” diyor ve bir takım şartlar öne sürüyor. Ama 1965’ten beri, sosyalizasyon kapsamında tam günü destekliyor. Biz TTB’nin tam günle ilgili söylemini doğru bulmuyoruz. Dünyanın her yerinde hekimlerin ayrıca özel sektörde çalışabilmeleri sağlanmıştır ve bu güvence altına alınmıştır. Hekimlik mesleğinin özünde, hastanın hekimi tercih edebilmesi ve hekimin de ona en iyi hizmeti sunabilmesi gelmektedir. Hekimi devlet memuru olarak düşünmek doğru değildir. Bir hekimi zorla bir bölgede-kurumda çalıştıramazsınız.
Sizce Bakanlık tam günü neden şu aşamada gündeme getirdi?
Bakanlığın sıkıntıları olduğunu anlıyoruz. Muayenehanelerle ilgili bir takım sıkıntılar olduğunu biliyoruz. Denetim görevi Bakanlığa ve sivil toplum kuruluşlarına, Türk Tabipleri Birliğine, tabip odalarına, uzmanlık derneklerine ait olmalıdır. Bir kasa meyvenin içinde çürükler olabilir. Bunların temizlenmesi gerekir. Çürükler yüzünden de tüm sistemi kapatmak gerçekçi yaklaşım değildir. Bakanlığın hazırladığı ve şu anda ortada dolaşan taslaktan tüm hekimler son derece rahatsız. Çünkü hekimlerin tüm çıkış yolları kapatıldı. Taslakta “Eğer, muayenehanede çalışıyorsanız başka hiçbir sağlık kuruluşunda çalışamazsınız” ifadesi yer alıyor. Bu ne anlama gelebilir? Bu ilk elde hekimliğin konsültasyon müessesesinin ruhuna aykırıdır. Varsayalım ben, muayenehanemde çalışıyorum. İyi bir hekimim, hastalar beni tercih ediyor ve A hastanesinde ameliyat yapmayı tercih ediyorum. Bu taslağa göre siz muayenehaneniz olduğu için cezalandırılacaksınız ve muayenehaneniz dışında hiçbir yerde bulanamayacaksınız.
Yasa kapsamında sadece kamuda ya da özelde çalışılabileceği, buna karşın özelde birden fazla yerde çalışılabileceği yönünde bir opsiyon yer aldığı ifade edilmişti. Mevcut taslakta bu ibare gözükmüyor. Bu da hekimler arasında büyük endişe yaratan bir uygulamadır. Hekimlik çok meşakkatli bir meslek. Bugün bir hekimin, hekim olabilmesi için diğer tüm mesleklerden daha fazla okuması gerekiyor. Sayın Bakan da bunu bilir. Hekimler ancak 40 yaşlarından itibaren piyasada serbest olarak mesleklerini icra edebiliyorlar. Muayenehane hekimliğiyle ilgili yaşanan sıkıntıların üzerine, TTB, uzmanlık dernekleri, Sağlık Bakanlığı hep birlikte gidelim. Ancak bunun çözümü hekimlerin mesleklerini serbest olarak icra edebilmelerinin önünün açılmasıdır. Tam gün uygulaması Türkiye’de, 1965 ve 1978’de iki kez uygulanmak istenmiş ve başarısız olunmuştur. Yunanistan’da 5 sene önce hekimlere tam gün yasası getirildi ama işlemedi. Bir yıl sonra yasa maddeleri değiştirildi ve iki yıl sonra tamamen ortadan kaldırıldı. İki kez hayata geçirilmiş fakat işlememiş, dünyanın pek çok yerinde denenmiş ve işlememiş bir yasayı tekrar ülkemize getirdiğimiz zaman bundan nasıl bir sonuç alırız? Bunu şüpheyle karşılıyorum.
Şu anda Bakanlığa bağlı hastanelerde tam gün görev yapan hekimler arasında sayıca en az olan kadın doğum uzmanları. Yani özelde çalışma oranı en fazla olan kadın doğum. Bunun dışında yasa taslağı gündeme geldikten sonra devlet hastanelerinden özele doğru bir takım istifalar başladı. Kadın doğum camiasında istifalar ne durumda? Tam gün uygulandığında devlette çalışan özellikle Doğu’da çalışan kadın doğum uzmanlarının devlette çalışma oranı azalacak mı?
Kesinlikle azalacak. Sayın Bakanımız kamudan özele geçişi önleyebilmek için tam gün yasasında ısrarlı davranıyor olabilir. Eylül ayı başında Sayın Bakanın açıklamaları başlamış ve giderek hekimleri tedirgin etmiştir. Hekimler şu anda tedirgin, ümitsiz bir bekleyiş içindedir. Hekimler geleceğinden emin olmayan bir pozisyonda çalışmaktadır. Bazı düzenlemeler yapılarak tam günle ilgili sıkıntılar giderilebilir. Kadın doğumcuların yüksek oranda muayenehane açmaları önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Kadın doğum, özellikli bir branştır. Toplumda kadın hastalıkları, gebelikle ilgili pek çok şey, son derece mahremiyet sınırları içinde kalması istenen unsurlardır. Kişiler devlet veya üniversite hastanelerinde bulamayacakları kadar mahrem koşulları muayenehanelerde bulmaktadırlar.
Yani aslında hastalar muayenehanelerin olmasını mı istiyor?
Hastalar tercih etmese, kadın hastalıkları doğum uzmanları muayenehanelerinde zarar etseler, bu muayenehaneleri zaten kapatıp devlete geçmezler mi?
Bir muayenehane açmak kolay değil. En az 30-40 milyon dolarlık yatırım yapmanız lazım. Leasing ile ultrasongrofi cihazı almanız lazım. Ben Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapıyorum. Bizim öğretim üyeleri için özel muayenelerde, her odaya mahsus ultrason cihazı bulunmuyor. Siz hastanızı bunun için başka bir odaya gönderiyorsunuz, hasta işlem için kuyruğa giriyor. Tüm muayenehanelerde istisnasız ultrasanogrofi cihazları var. Talep olduğu için kadın doğum uzmanları çalışmaktadır. Türkiye’deki kadın doğum uzmanları 1970’lerde 100 binde 208 olan anne ölüm oranını bugün 100 binde 28’e düşürmüştür. Bu önemli başarıdır. Dolayısıyla kadın doğum uzmanı arkadaşlarımız muayenehaneler kapandığı zaman mağdur olacaklardır.
Tam gün yasası uygulanmaya başlarsa özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kadın doğum hekimlerinin devlet hastanelerinden özel kuruluşlara yönelik istifalar olur mu?
Kesinlikle olacaktır. Yasanın uygulamaya geçmesi durumunda ülkenin özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde çalışacak uzman hekim bulunamayacaktır.
Tam gün konusunda bir çözüm öneriniz var mı?
Madem hekim açığı var, hekimlerin sadece 8 saat kamu kuruluşlarında çalışması bu açığı çözecek mi? Bugün devlet hastanelerinde hekimler yarı zamanlı 7 saat, tam zamanlı 8 saat çalışıyorlar. Üniversitelerde öğretim üyeleri haftada 20 saat yani günde 4 saat çalışıyorlar. Kamuda çalışan hekimler, gerek üniversite öğretim üyeleri, gerekse şefler, şef yardımcıları 8 saat çalışırlar, bu 8 saatin sonunda isteyen istediği yerde çalışabilir. Burada hekim, aslında daha fazla çalışmak istediğini ifade ediyor.
Tam gün uygulamasının başka sakıncaları ne olur?
Türkiye’de zaten sağlık sisteminde bir dönüşüm programı uygulanıyor. Bunun olumlu yanları da var. Şimdi çıkarılacak yönetmeliklerle dal merkezlerinin açılması güçleştiriliyor, daha zor hale getiriliyor. Özel dal merkeziyle sağlık hizmeti ucuzlamıştır. Hekimler buralara trilyonlarca lira yatırım yaptı. Türkiye için büyük fırsat bu, özel dal merkezlerini sınırlar, muayenehaneleri kapatırsak ve bütün hekimleri kamuya yığarsak, kamu bunun altından nasıl kalkacak? Bu belli değil. Gazi’de, bugün kadın doğumda 15 öğretim üyesi var. Bunların yarısı yarı zamanlı, yarısı tam zamanlı çalışmaktadır. Tam gün ile bunların hepsinin içeri döndüğünü varsayalım. Bunların hangisine hasta bakma imkanı sağlayacaksınız? Şu anda zaten özel hasta muayene odalarında ultrasonografi yokken siz bunlara nerede imkan sağlayacaksınız? Kurumların yapıları şu anda uygulamaya müsait değil. Kaldı ki, döner sermayenin kaldırılmasıyla getirilmeye çalışılan tam günle herhangi bir fark alınmayacağı belirtiliyor. O halde öğretim üyeleri nasıl hasta bakacaklar? Hastaların hekim seçme özgürlüğü nasıl sağlanacak? Bunun bir çok sakıncası var. Ayrıca Türkiye’de şu anda 30 bin muayenehanenin varlığından bahsediliyor. Bugün bir hekimin yanında en az bir sekreter, bir teknisyen, bazen bir hemşire veya daha fazla kişi çalışmakta. 30 bin muayenehaneyi kapattığınız takdirde bunu üçle çarparsanız ortalama yüz bin kişi işsiz kalacaktır. Bir kişinin 5 kişiye baktığını düşünürseniz bu 500 bin kişiyi çok yakından ilgilendirecektir.
Olayın bir de vergi boyutu var. Devlet küçümsenemeyecek oranda vergi alıyor. Bu kişilerin SSK primleri var. Devlet bu gelirlerden mahrum kalacaktır. Bir diğer husus da cihazlardır. Türkiye’deki herkes yürürlükteki yasalara güvenerek çok büyük yatırımlar yapmıştır. Bugün bir hekim ultrasonogrofi cihazı alabilmek için en az 3 yıl leasing yapıyor. En kötü cihazın değeri 20 avro civarındadır. Siz “Muayenehaneleri kapattık, 6 ay sonra kamuda çalışıyorsunuz” dediğiniz zaman bu leasingleri kim ödeyecek? Türkiye büyük bir tıbbi cihaz çöplüğü haline gelecektir. Bu sektörden istifade eden çok sayıda medikal firma var. Tam gün söylentileri nedeniyle, ultrasonografi firmaları son zamanlarda kadın doğumculara hiç cihaz satamadığını söylüyor. Ülkemizde çok nitelikli kadın doğum muayene masaları üretiliyor. Sanayici de bu yasadan zarar görecektir. Bir sürü el aleti yapan firma var. Hatta laparoskopi aletini yapan firmalar bile var. Muayenelere araç gereç malzeme temin eden çok sayıda firma var. Onları da ciddi bir sıkıntı bekliyor.
Tam günle ilgili olarak TTB’nin yaklaşımını nasıl buluyorsunuz? Uzmanlık Dernekleri Platformuna neden ihtiyaç duyuldu ve bir yol haritası belirlediniz mi?
Uzmanlık Dernekleri Platformu içinde 28 uzmanlık derneği mevcut. Dernekler tam gün konusunda kendi görüşlerinin kamuoyunda yeterince ifade edilmediğini düşünüyorlar. Ülkemizi, hekimleri ve halkımızı bekleyen sorunları kamuoyuyla paylaşmak, kamuoyunu olası sıkıntılara karşı uyarmak ve görevlerini yapmak arzusundadırlar. TTB bugün geniş bir kuruluştur, çok sayıda branşın temsili sözkonusudur. Tabi ki TTB ana çatı örgüt olarak kabul edilebilir. Biz konuyu taraflarıyla birebir görüşmeyi arzu ediyoruz. 28 dernek tarafından, Platformun temsilcileri olarak Türk Oftalmoloji, Jinekoloji-Obsestrik, Nöroloji, İç Hastalıkları, Romatoloji ile Ortopedi ve Travmatoloji Derneği, seçildi. Platform tabii ki konunun tüm taraflarıyla görüşmek arzusundadır. Görüşlerimizi kamuoyuyla daha sonra paylaşacağız. Bugün uzmanlık dernekleri 40 bin civarında uzmanı hekimi temsil ediyor.
Size hiç görüş soruldu mu?
TTB’den geldi tabi. Biz zaten bildirdik. TTB ayrıca, Ekim 2007’de 40 civarında derneğin katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Burada katılımcıların yüzde 98’inin tam güne sıcak bakmadığı ortaya çıktı. Biz gerek TTB, gerekse konuya sıcak bakan çeşitli derneklerle işbirliği yapma amacındayız. Amacımız, sadece hekimlerin hakkını korumak değil ülkemize en iyi hizmeti vermektir.
Eklemek istediğiniz başka hususlar var mı?
Türkiye’de sağlıkta dönüşüm projesiyle olumlu adım atılmış ve özel sağlık kuruluşlarından hizmet satın alan vatandaşların sayısı ve memnuniyeti önemli ölçüde artmıştır. Bugün özel sağlık kuruluşlarına getirilecek kısıtlamalarla bir çok kuruluşlar kapanacak, iflas edecektir. Bugün Türkiye’de çok sayıda diyaliz merkezi var, özel tüp bebek merkezleri var. Yine ciddi sayıda farklı branşlarda dal merkezleri var. Tam gün uygulamasıyla ve alınacak yüzde 20 fark ücretiyle bu kuruluşlar zarar görecektir.
Medimagazin gündeme getirdi: Türkiye’de saldırıya uğrayan hekimleri tek tek yayınladınız.
Biz de geçtiğimiz haftasonu gazeteye ilan verdik. Şimdi gerek tam günle ilgili söylenen sözler, gerekse hekimlerin muayenehaneleriyle ilgili verilen diğer beyanatlar halkımızda sanki hekimlerin görevini tam olarak yapmadığı görüşünü doğurmaktadır. Bu durumda en çok saygı duyulması gereken meslek grubuna çok acımasızca saldırıda bulunulabilmektedir. Bunlar çok acıdır. Biz bugün hekim olarak can güvenliğimizden endişe eder hale geldik. Hekimler bir yandan kendi sosyal güvenceleriyle ilgili sıkıntılar çekiyor, tam gün nedeniyle belirsizlik var, bir yandan maddi yönden sıkıntılar var. Bu dönemde biz uzmanlık dernekleri olarak temsil ettiğimiz meslektaşlarımıza mümkün desteği vermeye çalışıyoruz.
Teşekkürler.
Oftalmologların tam gün hakkında görüşleri
Türk Oftalmoloji Derneği, tam gün uygulamasıyla ilgili olarak görüşlerini yayınladı. Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik imzasıyla yayınlanan görüşlerde şunlar ifade edildi:
Tam Gün Yasasının hekimlik mesleğine olan olumsuz etkileri:
1- Hekimlerin özlük hakları ciddi olarak zarar görecektir ve hastaların “Hekim Seçme Özgürlüğü” gibi temel bir hakkı ellerinden alınacaktır.
2- Hekimlerin serbest girişimcilik ruhu ortadan kaldırılacaktır.
3- Üniversite tıp fakülteleri ve eğitim hastanelerinde çalışan öğretim üyelerinin “Tam Gün Çalışma” zorunluluğu nedeniyle bu kurumlardan ayrılmaları hasta sağlığını olumsuz yönde etkileyecektir. Ayrıca tıp fakültesi öğrencileri ve uzmanların yetişmesinde ciddi sıkıntılar yaratacağı gibi bilim de büyük yara alacaktır.
4- Ülkemizde hekim açığı var denilmektedir. Hekim açığı olduğu iddia edilen ülkemizde neden hekimlerin çalışma zamanları kısıtlı tutulmaktadır. Bir hekimin tam gün çalıştığı takdirde saat 17.00’da mesaisi bitmektedir. Hekimlere kamu kurumlarında belli bir saate kadar (örneğin saat 16.00’a kadar) çalıştıktan sonra, serbest çalışma hakkı da verildiği takdirde, hem ülkede iddia edilen hekim açığı önlenecek, hem de hekimlerin iş gücünden azami şekilde yararlanılacaktır. Tam gün yasası ile özellikle Doğu bölgelerimizde “Hekim Açığı” artacak ve buda ciddi sağlık sorunlarına yol açacaktır. Bu açığın ülkemiz koşullarında yetişmemiş olan, ülkemizi hiç tanımayan “Yabancı Hekimler”ce kapatılmaya çalışılması sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir.
Tam Gün Yasası’nın mali boyutu:
1- Part-time çalışan bir hekimin aylık maaşı yaklaşık 1000 YTL civarındadır. Bu hekimin tam gün çalıştığında yaklaşık olarak 6000 YTL maaş alacağını varsayalım. Bir kurumda 100 hekim tam güne geçtiğinde ayda ödenecek maaş 6.000 YTL den 600 bin YTL’ye çıkacaktır. Bu yasa binlerce hekimi kapsayacağından devlete getireceği maddi yükün boyutu çok büyük olacaktır. Üniversite ve Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Kurumlarında, büyük oranda alt yapı eksikliği vardır. Tam Gün Yasası ile hekimlere ödenecek maaşların bir kısmı sağlık alt yapısına ayrıldığı takdirde kamu hastanelerindeki sorunlar büyük oranda çözülebilecektir.
2- Devletin düzenli olarak ilgili sağlık kuruluşlarından sağladığı, Katma Değer Vergisi, Stopaj ve Gelir Vergisi gibi gelirler ortadan kalkacaktır. Bu önemli gelir kaybına, hekimlere ödenen, ilave ücretlerde eklenince kamu maliyesi çift taraflı olarak zarara uğrayacaktır.
3- Muayenehanelerin ve diğer sağlık kuruluşlarının kapanması ile binlerce hemşire, teknisyen ve sekreter gibi çalışan personel işsiz kalacaktır. Ayrıca bu personelin bakmakla yükümlü oldukları kişileri de göz önüne alırsak, çok sayıda insanımız mağdur olacaktır. İşten çıkarılan personelin ödenmesi gereken “Kıdem Tazminatları” ve sonraki SSK primlerinin kimin tarafından ödenmesi gerektiği önemli bir sorun oluşturacaktır.
4- Bu sağlık kuruluşlarının kapanması ile milyonlarca dolar tutarında ithal ve yurt içinde üretilen tıbbi cihazlar kullanılmaz hale gelecek ve ülke ekonomisi önemli ölçüde zarara uğrayacaktır. Ülkemiz bir nevi “Tıbbi Cihaz Çöplüğü” haline gelecektir.
5- Unutulmamalıdır ki gündeme getirilen tam gün yasası geçmişte, ülkemizde 1965 ve 1978 yıllarında iki kez uygulanmaya çalışılmış ve başarısız olunarak kısa sürede terk edilmek zorunda kalınmıştır.
Türk Oftalmoloji Derneği olarak bizim önerilerimiz kısaca şu şekildedir:
1- Hekimlerin belli bir saate kadar kamu kurumlarında çalıştırılması ve daha sonra serbest çalışma izninin verilmelidir. Zaten şu anda part-time çalışılması ile tam gün çalışılması arasında günde 1 ila 2 saat kadar fark bulunmaktadır, bu fark kaldırılabilir.
2- Hekimlerin tam gün yasa tasarısında belirtildiği gibi tek kurumda çalışmak ve böylece iş gücünü azaltmak yerine, en az iki sağlık kurumunda (kamu veya özel) çalışma hakkının verilerek hekimlerin iş gücünden azami oranda yararlanılması sağlanmalıdır.
3- Kamuda part-time çalışan hekimlerin de, performans sistemi devreye sokularak çalıştığı oranda katkı payı alması sağlanmalıdır. Bu hekimlerin, kamuda daha fazla çalışmalarını motive edecektir. Ankara
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
|
| |

|
|
RÖPORTAJ |
Dr. Ahmet Erdem
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
|
|
| |
| |
|