|
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, sağlık personelinde tam gün çalışanların çoğalmasıyla birlikte kamuda verimliliğin de arttığını belirterek, kısa zamanda tüm sağlık personeli için tam gün çalışmaya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis’e geleceğini söyledi
Meclis Genel Kurulunda konuşan Sağlık Bakanı, Tam Gün Yasası ile ilgili çalışmalarının sürdüğünü, ilgili meslek kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Kısa zamanda bu konuda yasa değişikliğini getireceğiz" dedi.
Akdağ, geçmişte hem Türk Tabipleri Birliğinin hem de siyasi partilerin sağlık personelinin tam gün çalışmasını olumlu bulduklarına ilişkin metinleri olduğuna dikkat çekti. Akdağ, bu nedenle bu kesimlerden de bu düzenlemeye destek geleceğini düşündüğünü bildirdi.
Akdağ, doktorların tam gün çalışması düzenlemesiyle kamu sağlık hizmetlerindeki yükü daha kolay taşıyabileceklerini söyledi. “Kuşkusuz ki tam gün çalışan doktorlara, uzman hekimlere, üniversitede öğretim üyelerine emeklerinin karşılığını ülkenin imkanları çerçevesinde vermek gerekir” diye konuşan Akdağ, bu düzenlemeyle vatandaşların muayenehane kapılarına gitmesini tamamen önlemiş olacaklarını kaydetti. Akdağ, “Bunu büyük ölçüde ortadan kaldırdık ama tamamen ortadan kaldırmak da TBMM'nin ve 60. hükümetin eseri olacaktır" dedi.
Hekimlerin iş yükü artacak
Sağlık Bakanı Akdağ, Türkiye'de vatandaşların yılda hekime başvuru ortalamasının 5'in üzerine çıktığını, Avrupa ülkelerinde bu rakamın 10'lara kadar yükselebildiğini söyledi. Bunun, Türkiye'nin de geleceğinde hekimlerin üzerine daha büyük bir iş yükü bineceğini gösterdiğine işaret eden Akdağ, sağlık bilinçlenmesi ve sağlık hizmetlerine erişim arttıkça sağlık sisteminin topyekün bu yükü daha fazla hissedeceğini kaydetti. Kamuda çalışan hekimlerin zihinlerinin ve gözlerinin başka bir yerde olmaması gerektiğini dile getiren Akdağ, bütün dikkatlerini kamuda verdikleri hizmete dönüştürebilmelerini sağlayacak bir sistemi geliştirmek zorunda olduklarını vurguladı. Geçen 5 yılda tam gün çalışma oranını yüzde 11'lerden yüzde 63'lere çıkarabildiklerini hatırlatan Akdağ, yapacakları bir yasal düzenlemeyle bunu bir yasal zorunluluk haline getireceklerini ifade etti.
Geçtiğimiz dönemde yaptıkları bir düzenlemeyle doktorların hem kamuda hem de özel sektörde çalışmalarının önünü kapattıklarını belirten Akdağ, bunun herhangi bir sıkıntıya yol açmadığını bildirdi. Akdağ, bunun çok daha verimli bir yöneticilik modeli ortaya çıkardığını vurguladı. Tam gün çalışma esaslarıyla ilgili yürütülen çalışmaları Meclis'in önüne getirdiklerinde destekle karşılanacağına inandığını söyleyen Akdağ şunları söyledi:
Üniversite-Eğitim hastanesi kıyaslaması
"2006 yılında Sağlık Bakanlığı eğitim hastanelerimizle üniversite hastanelerimizi kıyaslayalım. Bunlar birbirine benzer hastanelerdir. 2006 yılında 15 bin hekimle hizmet veren Sağlık Bakanlığı, eğitim hastanelerinde 36 milyon hasta muayene etmiş. Aynı dönemde 20 bin hekime sahip üniversite hastanelerimiz sadece 12 milyon hasta muayene etmişler. Sağlık Bakanlığının bütün hastanelerinde 24 bin uzman hekim 153 milyon kere hastalarıyla karşılaşırken, özel sektörde çalışan 16 bin hekim 15 milyon hastayla karşılaşmış. Bu sayı bu yıl arttı ancak yaptığımız hesaplamalar şunu gösteriyor. Üniversitelerde bir hekimin ortalama olarak günde karşılaştığı hasta sayısı 4 ila 5'tir. Özel sektörde bu sayı 8-9 civarındadır. Oysa kamu hastanelerinde bu sayı 35-40'lara ulaşmaktadır. Tam gün çalışmayla bu yükü kamu sağlık hizmetleri açısından daha kolay taşıyabileceğimize inanıyoruz. Kuşkusuz ki tam gün çalışan doktorlara, uzman hekimlere, üniversitede öğretim üyelerine emeklerinin karşılığını ülkenin imkanları çerçevesinde vermek gerekir. Ek ödeme politikalarımızla kamuda çalışan uzman hekimlerimize ciddi rakamlar verebilmeye başladık. Bu çalışmalarla bu rakamların yeniden düzenlenmesi mümkün olacaktır. Bir taraftan hekimlik emeğinin karşılığı yerine getirilirken öte yandan da vatandaşlarımızın muayenehane kapılarına gitmesini tamamen önlemiş olacağız. Bunu büyük ölçüde ortadan kaldırdık ama tamamen ortadan kaldırmak da TBMM'nin ve 60. hükümetin eseri olacaktır."
“Hekim sıkıntısını önümüzdeki 5 yılda birlikte yaşayacağız”
Bakan Akdağ, Türkiye'nin gelecek 5 yılda hekim sıkıntısı yaşayacağını belirterek, “YÖK'ü bu konuda görevini yapmaya çağırıyorum. Her fırsatta kamuoyunun önüne çıkıp, vatandaşa zehir zemberek açıklama yapan Sayın YÖK Başkanı, çıkıp Sağlık Bakanının bu talebi için ne yaptığını kamuoyuna açıklamalı” dedi.
Bakan Akdağ, TBMM Genel Kurulunda, sözlü soru önergelerini yanıtladı. Türk sağlık sisteminin önündeki en büyük sorunun hekim yetersizliği olduğunu dile getiren Akdağ, Türkiye'de yıllardır uygulanan yanlış insan kaynağı geliştirme politikasının, ülkeyi belli bir noktaya getirdiğini söyledi. Türkiye'yi, sosyal bir devletin sahip olduğu sağlık sistemine milletvekilleriyle birlikte ulaştıracaklarını belirten Akdağ, “Hekim sıkıntısını, önümüzdeki 5 yılda birlikte yaşayacağız” dedi.
Hekim yetersizliği
Akdağ, Türkiye'de hekim yetersizliği konusunun ilk defa 59. hükümet döneminde kamuoyunun gündemine getirildiğini belirterek, bugüne kadar “Türkiye'de doktor sayısı fazla” dendiğini, ancak bu konuda yeni fikir birliğine ulaşıldığını söyledi.
Türkiye'nin, dünya ülkeleri arasında doktor sayısı bakımından çok geride olduğunu ifade eden Akdağ, “58 milyonluk İtalya'da 241 bin, 60 milyonluk Fransa'da 203 bin, 86 milyonluk nüfusa sahip Almanya'da 278 bin, 38 milyonluk Arjantin'de 109 bin doktor var. 70 milyonluk ülkemizde bu rakam sadece 100 bindir” dedi.
Bakan Akdağ, doktor açığını kapatmak için tıp fakültelerinin öğrenci sayılarının artırılması gerektiğini vurgulayarak, “5 yıl boyunca bu hususta YÖK nezdinde çabalarımız, hep duvara çarpar noktada olmuştur” diye konuştu. Türkiye'deki hekim sayısı artırılmadığı sürece sıkıntı olacağına işaret eden Akdağ, şunları kaydetti:
“Doktor açığı konusunda alarma geçmesi gereken birinci kurum YÖK'tür. Çünkü Anayasa, Sağlık Bakanına tıp fakültesinde öğrenci yetiştirme hususunda yetki vermiyor, sorumluluk da vermiyor. Hükümetimiz, tıp fakültelerindeki öğrenci sayısının artırılması konusunda kararlıdır. Her türlü yatırımı da yapacağız. YÖK başta olmak üzere tabip örgütlerinin buna inanması lazım. Eğer gerekli tedbirleri almazsak, bu doktor sayısıyla, önümüzdeki 5 yılı, halkımızın ihtiyaçlarını organize edecek şekilde geçiririz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşına hizmet etmek için, 2023'ü vizyonel bir yıl olarak alırsak, 2023'te 200 bin doktora ihtiyacımız var. Eğer biz 100 bin civarında bir doktoru 200 bine çıkaramazsak, hekimlerin önündeki iş yükü artacak.”
‘Tam Gün’e bir şartlı destek daha
Kayseri Tabip Odasından sonra Van Bölge Tabip Odası Başkanı Doç. Dr. Özkan Ünal da tam gün yasasını şartlı desteklediklerini söyledi
Van-İHA - Van Bölge Tabip Odası Başkanı Dr. Özkan Ünal, tam gün yasasına oda olarak şartlı destek verdiklerini kaydetti. Tasarının şu an için üniversite ve hastanelerini kapsadığını anlatan Doç. Dr. Ünal, "Bizim fakültede sadece 2 profesör öğretim üyesi yarım gün hastanede yarım gün dışarıda çalışmaktadır. Ancak örneğin İstanbul'daki üniversitelerde profesörlerin hemen tamamına yakını yarım gün çalışmaktadır. Biz tabip odası yönetim kurulu olarak, hekimlerin yetişmesi, tıp öğrencilerinin hocalarından en üst seviyede istifade edebilmelerini sağlamak adına tam gün yasasını şartlı olarak destekliyoruz" dedi.
Yine bu tasarıyı, muayenehaneye gitmeden hastanelere yatışın mümkün olabilmesi için de desteklediklerini ifade eder Doç. Dr. Ünal şöyle konuştu;
“Hekimlerin maaşları tatmin edeci düzeyde arttırılmadan yasa çıkarılmamalıdır. Çünkü asıl olan maaştır. Döner sermaye Bakanın iki dudağı arasında bir husustur. Emekliliğe yansıyan kısım da maaş olduğu için mutlaka ele alınmalıdır. Üniversite hastanelerinde uluslararası üne sahip hocaların üniversitede kalmasını sağlayabilecek ekonomik imkanları sağlamalıdır. Yoksa özel üniversitelerin daha kaliteli hizmet verdiği, devlet üniversitelerinin profesör olmak için atlama basamağı olarak kullanıldığı yerler hale gelir. Mecburi hizmet sonrası hiçbir doktoru, örneğin Hakkari'de Muş'ta beraberinde serbest çalışma imkanı vermezseniz, mecburi hizmet sonrası tutamazsınız. Bu nedenle Doğu’da çalışan hekimlerin performans katsayıları Batı’daki hekimlerin en azından 2 katı olmalıdır.”
|