Uludağ 2010 KBB Günleri \"Otorinolaringolojide Kanıta Dayalı Yaklaşımlar\"
11-03-2010 / 14-03-2010
5. Uludağ Nöroloji Günleri
11-03-2010 / 14-03-2010
3. Multidisipliner Kanser Araştırma Sempozyumu
11-03-2010 / 14-03-2010
1. Uludağ Kardiyoloji Günleri
18-03-2010 / 21-03-2010
1. Uludağ Kardiyoloji Günleri
18-03-2010 / 21-03-2010
Kullanıcı Girişi
Şifre:
ÖZEL DOSYALAR
Mecburi Hizmet dosyası
Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...
MediBilgi
Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.
SORU-CEVAP
Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları
TUS Dosyası
1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.
Akademisyenlerimiz
Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz
Derneklerimiz
Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.
Tabip Odalarımız
Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz
Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?
Performans Dosyası
Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada
Tıp Eğitimi Dosyası
Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.
Tıp Kongreleri
Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...
Geçenlerde tıp kökenli olmayan bir öğretim üyesi arkadaşımla konuşurken, bir yerden gelen transfer teklifini söyledim. “Ne kadar güzel, bana şu ana kadar gelmiş hiç farklı alternatif bir teklif olmadı” diye yakındı. Mesleğimizin çalışma alternatifinin fazla olması gerçekten bizler için büyük bir nimet. Bakanlığa uzman olduktan sonra ilk kez gittiğimi hatırlıyorum. Bana gösterilen boş yerleri gördüğümde “Bütün yerler sizin olsun” deyip devlet memuru olma dışında serbest çalışabilmenin güzelliğini yaşamış ve mesleğimi o zaman daha bir sevmiştim. Hekim olmanın en önemli avantajlarından birisi, klasik 657’ye tabi memur olma dışında bireye daha özgür bir dünya sunması. Serbest çalışma yanında hem memur olarak çalışma hem de mesaiden sonra serbest meslek icra edebilmek, hekimlere maddi ve manevi avantajlar sağlamaktaydı.
Hekimler için bir avantaj olan bu durum, çalışma hayatında birtakım suistimalleri bünyesinde taşımaktaydı. Zaman zaman öğrenci ve asistan eğitimlerinde, bilimsel çalışmalarda sıkıntılar getirmekteydi.
Hasta merkezli çalıştığını her fırsatta dile getiren Sağlık Bakanlığı yine bu gerekçelerle tam gün yasasını meclisteki alt komisyona getirdi. Belki bu yazı yayınlandığında kanun çıkmış bile olabilir. Tam gün yasası ile hekimler avantajlarının bir kısmını, yani hem 657’li olma, aynı zamanda serbest çalışma avantajını kaybediyorlar. Hekim bazlı olmayan yeni bir tasarı ile karşı karşıyayız.
Hasta temelli düşünen bir Sağlık Bakanlığı, maaşları her geçen gün kısmayı amaç haline getiren bir Maliye Bakanlığı karşısında Türkiye’deki hekimi ve hekimin özlük haklarını kim savunacak o zaman?
Bu açıdan bakıldığında ülkemizde Türk Tabipleri Birliğinin bizler için önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Hiçbir kazanım vermeden tam gün yasasını çıkarma girişimleri, meslek odalarımızın güçlü olması, hekimlerin de birlik içinde olması gereğini göstermiştir. Geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanının ve bürokratlarının Türkiye Hekim Platformu temsilcileri ile 7 saat süren bir toplantı yapması belki önemli bir dönüm noktası olabilir. Hasta merkezli politikalardan, hekimi sağlıkta baş aktör yapan politikalara geçme yönünde olumlu bir kanaat uyandırmıştır. Bu toplantıda hekimlerin tam gün yasası ile kaybedecekleri yanında kazanabilecekleri özlük hakları konusunda çalışma yapmak üzere bir komisyon kurma kararı alınmıştır. Ayrıca meclis sağlık komisyonunda Türkiye Hekim Platformundan hekim arkadaşlarımız komisyonu bilgilendirmiş, hekimlerin beklentilerini ortaya koymuşlardır. TTB içerisinde, ideolojik argümanlara fazla bulaşmadan, hekimlerin özlük haklarını merkeze alan bir anlayış içerisinde hareket eden Türkiye Hekim Platformunun bu çalışmaları umarız semeresini verir.
Hekimler son 6 yılda birçok devlet memurundan daha düşük bir maaş seviyesine gelmiştir. Emekliliğe yansımayan performans uygulamaları ile hekimleri emekliliklerinde ciddi sıkıntılar beklemektedir. Hukuksal boyutta da bu dönemde hekimler aleyhine dava süreçleri, tazminatlar başlamıştır ve bu sıkıntılar gün geçtikçe daha da artacak gözükmektedir. Mecburi hizmetin eskilere oranla katmerlenerek tekrar getirilmesi özellikle Doğu ve Güneydoğu’da meslektaşlarımızı ciddi manevi sıkıntılara sokmuştur. Bunun üzerine hiçbir kazanım olmadan tam gün yasasının çıkartılması hekimlere vurulacak son darbe olacaktır.
Tam gün yasasının temel mantığına hiç kimse karşı değil. Ancak Maliye Bakanlığının maaşları artırmamak hususunda bastırması ile Sağlık Bakanlığı eğer hekimler lehine hiçbir kazanım sağlayamayacaksa bu yasa çıkmak zorunda değil. Yasa tasarısı ilk hali ile meclise gelemedi, tırpanlandı. Devlet ödeyemez bu maaşları dendi. Ödeyemez ise bu yasanın çıkması farz değil, vacip değil. Hükümet çeksin tasarıyı geriye. Tam gün olmazsa ne sağlık çöker ne de hükümet. Asıl tam gün geldiğinde, özellikle doktor sıkıntısı yaşayan Doğu illerimiz sıkıntıya girecek. Daha fazla hasta bakması engellenen hekim ile hastalar mesai sonrası ciddi uzman sıkıntısı yaşayacaklar. Üniversite hastanelerinde özel muayenelerin önü bu tasarı ile tıkanırsa insanımız sadece hekim seçme hakkından mahrum olmakla kalmayacak, aynı zamanda tıp fakülteleri önemli mali krizlere sürüklenecektir.
Tam gün ülke için güllük gülistanlık değil. Hele küstürülmüş bir sağlık camiası ile hiç değil.
Prof. Dr. Metin Arslan
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Arslan
Kliniklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Kalp-Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tahir Yüksek