Kamu sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerimizin tüm mesaisini, çalıştığı Kuruma hasretmesi suretiyle sağlık hizmetlerinin halkın ihtiyaç ve beklentilerine uygun, verimli kaliteli ve etkin şekilde sunulmasını geliştirmek amacıyla hazırlanan tam gün yasa tasarısı, üniversitede çalışan öğretim üyelerinin, özel hasta bakması ve özel ameliyat yapmasını yasaklayarak hekimlerin mesleki hak ve özgürlüklerini kısıtlamaktadır.
Üniversitede çalışan hekimler,özel hasta bakarak ve özel ameliyat yaparak bir yandan hastaların hekim seçmek, istediği hekim tarafından takip edilmek gibi hasta haklarının vazgeçilmez bir parçası olan bu özgürlüğün gerçekleşmesini sağlamakta öte yandan ise döner sermayeye doğrudan katkıda bulunmaktadır.
Kanun tasarısına göre döner sermaye gayrisafi hasılatının en az yüzde 35’i , o kuruluşun araç gereç araştırma ve diğer ihtiyaçlarına ayrılacaktır. Genel sağlık sigortasına geçişle birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık hizmetlerinin tek alıcısı konumuna gelmiş bulunmaktadır. Tekel olmanın özellikleri ve bütçe kısıtları nedeniyle reel fiyatlardan uzak olan BUT (Bütçe Uygulama Talimatı) fiatları ile oluşan üniversitelerin döner sermaye gelirleri ile hastanelerin tüm masraf ve ihtiyaçlarının karşılanması, araştırmaya fon ayrılıp kalan parayla öğretim üyelerine performanslarına göre yeterli düzeyde ek ödeme yapılması gerçekçi ve olanaklı görülmemektedir.
Döner sermayelerin en önemli kaynaklarından biri hekimlerin özel hasta ve özel ameliyat yoluyla yaptığı doğrudan katkılardır. Birçok büyük üniversitenin toplam döner sermaye cirolarının yaklaşık yüzde 15’ini hekimlerin bu doğrudan katkısı oluşturmaktadır.
Hekimlik uygulamalarında, bir hastanın baştan sona kadar tanı, takip, tedavi ve ameliyatlarını sonuçlandırma süreci; hekimin bilgi beceri, deneyim ve performansının en iyi test edildiği sınavdır. Bu sürecin hekime psikolojik tatmin ve haz verdiği de unutulmamalıdır. Tasarıda özel hastanedeki hekimlere verilen özel muayene ve ameliyat olanağının kamuda çalışan hekimlere verilmemesi eşitlik ilkesine de aykırıdır.
Karar verici mekanizmalar, tam gün yasa taslağı tartışılırken, üniversite bünyesindeki hekimlere mesleki haklarını uygulamada kısıtlılık koymak yerine, gerek hasta ve hekim hak ve özgürlükleri gerekse döner sermayenin en önemli kaynaklarından birinin devamı açısından akılcı bir düzenlemeyi planlamaları uygun olacaktır. Üniversite öğretim üyelerinin tam gün süreyle çalıştıkları kendi kurumlarında, mesleklerinin en doğal gereğini uygulamalarını sağlayacak düzenlenmelerin yapılması, tam gün kanunun üniversitelerde başarıyla uygulanabilmesinin olmazsa olmaz şartıdır. |