Tam günle ilgili olarak Bakanlığın aktif olarak çalışmaya başladığı ekim ayında, yasanın çıkması için mevzuata yönelik bazı düzenlemelerin yapılacağını yazmıştık. Yaklaşık bir buçuk aydır tam günle ilgili çalışmaları “rölantiye” alan Bakanlık, geçtiğimiz hafta çalışmaları hızlandırdı. Yine geçen hafta çıkarılan 2 yönetmelikle birlikte Bakanlığın bu konuda en hareketli günleri yaşadığını söyleyebiliriz.
Tam günle ilgili mevzuat çalışmalarında daha önce 657’de, YÖK Kanunu’nda, askeri hekimlerle ilgili kanunda bazı değişiklikler yapılacağını söylerken, en önemli konunun ise Bakanlığın kamudan özele personel geçişini yavaşlatmak veya tersine çevirmek için yapacağı değişiklikler olduğunu söylemiştik. Nitekim bu duruma yönelik olarak tıp merkezleri ve özel sağlık kuruluşları ile ilgili yapılan düzenlemeler geçen hafta yönetmelikle yayınlandı. Bu iki yönetmelik yani özel hastaneler ve ayaktan teşhis ve tedavi kurumları ile ilgili yönetmelikler, tam günün altyapısını oluşturmak için yapılmış en önemli mevzuat değişiklikleri olarak tanımlanabilir.
Ancak özel sağlık kuruluşları ile ilgili son bir adım da, GSS’nin TBMM’den geçerek, yüzde 20 farkın da (ki bu da tam gün için hayati önem taşıyor) yasalaşmasıdır. Şimdiye kadar birçok kez ertelenen GSS’nin, yine ertelenebileceği, tasarının yürürlüğe girmesiyle ilgili olarak kendi içinde çelişkileri olduğu ifade edilmektedir. Bu yüzden Sağlık Bakanlığının yüzde 20 farkla ilgili olarak GSS’yi beklemeyeceği, bu noktada Sosyal Güvenlik Kurumuna birkaç ay sonra özel sağlık kuruluşları ile ilgili yapılan sözleşmelere yüzde 20 farkın eklenmesi konusunda ısrar ettiği de gelen bilgiler arasındadır.
Nihayetinde Bakanlık, YÖK ve diğer kanundaki düzenlemeleri de bir an önce yaparak mayıs-haziran gibi tam günün yasalaşmasını ve bu yılın sonunda da yürürlüğe girmesini istiyor. Gelelim hekimlerin tam günle ilgili durumlarına... Daha önce de ifade ettiğimiz gibi hekim camiasında tam bir belirsizlik sözkonusu. Bu belirsizlik içinde kimileri beklerken, kimileri de “bir şeyler yapmak” için uğraşıyor. Tam günle ilgili tam bir fikir birliği olmadığından, bu belirsizlik durumuna ayrıca organizasyonsuzluk da ekleniyor, yeni hekimlerin organize bir şekilde Bakanlığa kendi çekincelerini anlatacak bir pozisyonu bulunmuyor.
Bu durumu gören ve hekimler adına hiçbir şey yapılmadığını farkeden bazı uzmanlık dernekleri ise insiyatifi almak için geçenlerde duyurduğumuz gibi Uzmanlık Dernekleri Platformunu kurararak, tam gün konusunda şu an hekim camiasındaki tek organize hareketi yürütmeye çalışıyor.
Özel sektör ise özellikle son 2 yönetmelikten sonra tam bir şok yaşıyor. Özellikle hekim sermayeli küçük sağlık işletmelerinin ellerini kollarını bağlayan bu iki yönetmelik, özel sektörde büyük deprem etkisi yapmış durumda. Büyük sermayeli özel hastanelerde ise yüzde 20’nin gergin bekleyişi hakim.
Yine tam gün ilk konuşulmaya başladığında bu durumun sağlık hizmetlerini hekim odaklı yürüten ülkemizde çok köklü değişikliklere yol açacağını yazmıştık. Geldiğimiz noktada tüm bu değişikliklerin neredeyse tamamının tam gün için yapıldığı, hekimlerin ise bu değişiklikler yapılırken etkisiz olduğu tespitlerini tekrarlamamız gerekiyor. |