Tam günle ilgili olarak Bakanlığın sıkıntılarından en büyüğünün kamudan özele hekim geçişi olduğunu defalarca vurguladık. Bakanlık bir taraftan özele geçişi önlemek için fark meselesinde ısrar ederken, özel hastaneler ve tıp merkezleri peşpeşe açılmaya devam ediyor.
Her ne kadar performansa yönelik döner sermaye uygulamalarıyla Bakanlık hastanelerinde çalışan hekimlerin tam zamanlı çalışma oranları yüzde 65’e hatta 70’lere dayandıysa da, branşlara göre bakıldığında bu durumun aslında sanıldığının aksine zorlu bir süreç olduğu görülecektir. Bu yüzde 65-70 tam gün çalışma oranları bazı branşlarda yüzde 50 ve hatta 40’lara kadar düşmektedir.
Sağlık Bakanlığı hastanelerinde tam gün çalışma oranının en az olduğu branş ise hiç kuşkusuz kadın doğumdur. Sadece Bakanlığa bağlı eğitim ve devlet hastaneleri dikkate alındığında, kadın doğum uzmanlarının tam gün çalışma oranı yüzde 40’lara kadar düşmektedir. Yani Bakanlığın tam günle ilgili en sıkıntılı branşların başında kadın-doğum geliyor. Özel hastane veya muayenehanelerde en çok kazanan branşların başında gelen kadın doğum uzmanlarının tam gün çıktığında da, kamuda en fazla açığı olan branş olacağını söyleyebiliriz. Bu yazıyı yazdığım sırada bile 2 tane özel kadın hastalıkları ve doğum hastanesi açılış davetinin masamda durduğunu da dikkate alırsak, kamu hastanelerinde kadın-doğum uzmanlarının tam gün çalışma oranlarının yüzde 40’lardan bile daha çok azalacağını öngörmek sanırım yanlış olmaz.
Bakanlığın zorlanacağı branşlar içinde kadın doğumdan sonra kardiyoloji geliyor.Kardiyolojide tam gün çalışma oranı ise Bakanlık hastanelerinde yüzde 55 dolaylarında, yani yüzde 45’e yakını yarı zamanlı çalışıyor. Hasta potansiyeli düşünüldüğünde kardiyolog sayısının da az olması bu branşta tam günü uygulamak için bir handikap olarak görülebilir.
Bu iki branşın dışında göz hastalıkları da muhtemeldir ki Bakanlığı zorlayacak. Özellikle saydığım bu 3 branşta Bakanlık tam günü uygularsa büyük sıkıntı çekecek gibi gözüküyor.
Özel hastane ve muayenehanelerde en çok para kazanan bu 3 branşın, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da puan açısından bakıldığında neredeyse ilk 3’ü paylaşması, yani en fazla tercih edilen branş olması üzerinde düşünülmesi gereken noktadır.
Bakanlık tam günü hazırlarken bir diğer noktayı da unutmamalı: Hekimler tam güne karşı değil. fiöyle ki; Medimagazin’de yaptığımız ankette önce “Tam gün yasasını destekliyor musunuz?” diye sorduğumuzda oranlar yarı yarıya çıkmıştı. Son olarak yayınladığımız ankette ise “Özlük haklarınızda tam bir iyileşme olursa tam günü destekler misiniz?” diye sorduk ve yüzde 80 “Destekleriz” cevabı aldık. Yani Bakanlık tam gün konusunda hazırlıklarını yaparken “karşı bir cephe” için yasa hazırlamayacak, bu yüzden hekimlerin beklentilerine mümkün olduğu kadar karşılayacak bir yasa çıkarmalıdır. Kimse çoluğunu-çocuğunu görmeden, geceleri 10-11’lere kadar çalışmak istemiyor.
Askeri hekimler ve kurum hekimleri
Tam gün yasası konuşulmaya başlandığından beri, son birkaç ayda gerek askeri hekimlerden gerekse de kurum hekimlerinden çok sayıda telefon ve mail geldi. Bu iki grup, hekimler arasında en az ücret alan iki kesimi oluşturuyor. Bir taraftan bir uzman hekimin 15 bin YTL ye özelde mi yoksa 6 bin YTL’ye kamuda mı çalışayım diye düşünürken, diğer taraftan 1500 YTL ye nasıl geçinirim diye düşünen hekimlerin olması, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere, bekli de hepimizin düşünmesi gereken bir konudur. Tam gün yasası düşünülürken askeri hekimler ve kurum hekimlerinin de yıllardır devam eden bu sorunlarına çözüm olabilecek bir metod izlenmelidir. Ayrıca Bakanlık madem hekim eksikliği çekiyor, kurum hekimleri, Bakanlık personeli olmaya dünden razı. Demem o ki; aynı eğitim sürecinden geçmiş, pratisyenlerin, uzmanların arasında maaş açısından anormal farklar yaratılmamalı. |