|
TTB Hukuk Bürosu, Ayakta Teşhis ve Tedavi Hizmeti Veren Sağlık Kurumları Yönetmelik Taslağı’nı ayrıntılı şekilde inceledi. Taslak’a göre, personelden çalışma uygunluk belgesi için “meslek kuruluşuna üyelik belgesi” istenmeyecek
Türk Tabipleri Birliği (TTB), Sağlık Bakanlığınca hazırlanan “Ayakta Teşhis ve Tedavi Hizmeti Veren Sağlık Kurumları Yönetmelik Taslağı” ve mevcut yönetmeliği karşılaştırdı. Taslak’ta, “yatırım planı, dengeli dağılım, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açmamak için her isteyen kişinin istediği bölgede ve istediği kapasitede sağlık kuruluşu açmamasının” öngörülmesine karşın, yatırım planı, dengeli dağılım, kaynak israfı ölçütlerine yer verilmediği kaydedildi. TTB Hukuk Bürosu tarafından hazırlanan bilgi notunda, taslak ve halen yürürlükte olan “Ayakta Teşhis Ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik”in her maddesi tek tek karşılaştırılarak aradaki farklar ortaya koyuldu.
Hazırlanan bilgi notunda, Taslak’ta sağlık kuruluşunda ana uzmanlık dallarında çalışacak uzman tabiplerin tam gün süreyle çalıştığına dair sözleşme isteneceği ve diğer sağlık çalışanları için de herhangi bir kamu kuruluşunda görev yapmadıklarına dair beyan isteneceğine dikkat çekilerek, “Böylece kamu kuruluşunda çalışan hekimlerin ve serbest çalışma hakkı olan diğer sağlık personelinin hiçbir biçimde özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacağı düzenlenmektedir. Yine Yönetmelik’te sağlık kuruluşunda çalışacak personelden çalışma uygunluk belgesi için aranan ilgili meslek kuruluşuna üyelik belgesi Taslak’ta istenmemektedir” denildi.
Tanımlar değişti
Taslak’ta tanımları düzenleyen maddenin, Yönetmelik’te yer alan tanımların bazılarını değiştirdiği, bazılarına da ilk defa yer verildiğine dikkat çekildi.
Taslak’ta sağlık kuruluşu tanımında yer alan “klinik, dispanser, tanı ve tedavi merkezi, vb isimler altında” bölümünün çıkarıldığı, sadece poliklinik ve tıp merkezine yer verildiği belirtildi. Yönetmelik’teki “hekim” ve “muayenehane” tanımlarının Taslak’ta olmadığı, daha önce “tıp dalı” olarak tanımlanan kavramın da “uzmanlık dalı” olarak Taslak’a girdiği dile getirildi.
TTB Hukuk Bürosunca yapılan karşılaştırmalı değerlendirmede özetle şunlar kaydedildi:
Sağlık kuruluşlarının türleri: Taslak’ta sağlık kuruluşları türü poliklinik ve tıp merkezi olarak sayılmış, Yönetmelik’teki muayenehane kavramı buraya alınmamıştır. Ayrıca Yönetmelik’teki poliklinik ve muayenehanelerin birinci basamak, merkezlerin ise ikinci basamak olduğuna ilişkin düzenlemeye Taslak’ta yer verilmemiştir. Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 5. maddesinde ise özel hastane türleri, genel hastaneler ve özel dal hastaneleri olarak belirlenmiştir.
Tıp merkezi: Bu maddenin Yönetmelik’teki başlığı “merkezler” iken Taslak’ta “tıp merkezi” olarak değiştirilmiştir. Yönetmelik’te merkezler “tıp merkezi, özel dal merkezi ve teşhis merkezi” olarak üçe ayrılmıştır, Taslak’ta ise sadece tıp merkezi tanımına yer verilmiştir .
Yönetmelik’te tıp merkezleri, “Asgari olarak bünyesinde iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve genel cerrahi tıp dallarında birer uzman hekim olmak üzere asgari dört uzmanlık dalında faaliyet gösteren ve bünyelerindeki bu uzmanlardan iç hastalıkları veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından bir kadrolu hekim ile kadın hastalıkları ve doğum veya genel cerrahi tıp dallarında bir kadrolu hekim olmak üzere en az iki kadrolu uzman hekim çalıştıran, ağız ve diş sağlığı alanında hizmet vermek amacıyla en az bir diş ünitesi ve diş hekimi ile sürekli ve düzenli olarak gelişmiş donanım ve personel desteği ile 24 saat süre ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşları” olarak tanımlanmıştır.
Taslak’ta ise tıp merkezleri;
“a) Bünyesinde en az iki cerrahi ve iki dahili uzmanlık dalı olmak üzere asgari dört uzmanlık dalında birer uzman tabip tam gün süreyle çalışır.
b) Faaliyette bulunduğu uzmanlık dalları ile bu uzmanlık dallarının gerekli kıldığı diğer uzmanlık dallarına ait bu Yönetmelik’te ve eklerinde belirlenen diğer asgari şartlar bulunmak zorundadır.
c) En az üç ve en fazla on gözlem yatağı bulunur.” şeklinde tanımlanmıştır.
Taslak ile sağlık kuruluşları içinde yer alan “Özel dal merkezi: Belirli bir yaş ve cins grubu hastalar ile belirli bir hastalığa tabi tutulanlara veya bir organ veya grubu hastalara yönelik hizmet vermek üzere, biri kadrolu olmak kaydıyla ilgili uzmanlık dalında en az iki uzman hekimin görev yaptığı gelişmiş donanım ve personel desteği ile ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunan özel sağlık kuruluşlarıdır” düzenlemesi ile teşhis merkezlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmemiştir. Böylece bu kuruluşlar ikinci basamak sağlık kuruluşları içinden çıkarılmıştır. Ayrıca diğer koşulların yanı sıra bir tıp merkezi açmak için kadrolu iki hekim bulundurma zorunluluğu en az dört ayrı uzmanlık dalından tam gün dört hekimin çalıştırılması şekline dönüştürülmüştür.
Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 4. ve 5. maddeleri uyarınca genel hastane açmak için 10 yatak ve en az dört uzmanlık dalında kadrolu uzman hekim çalıştırmak yeterli görülmektedir. Üstelik bu uzmanlık dallarının Taslak’ta olduğu gibi belli tıp dallarından olma zorunluluğuna da yer verilmemiştir.
Dal hastanesi açabilmek için ise en az 10 hasta yatağı ve ilgili uzmanlık dallarından kadrolu iki hekim ile bu uzmanlık dallarının gerektirdiği diğer uzmanlık dalları için en az bir kadrolu hekim çalıştırma yeterli görülmektedir. Taslak’ta ise özel dal merkezlerinin açılmasına izin verilmediği gibi tıp merkezi açıp zorunlu tutulan dört uzmanlık dalının yanı sıra hizmet verilecek özel dallar için ilave hekim çalıştırılması gerekmektedir. Bu durumda üç hekimle özel dal hastanesi açmak olanaklı iken tıp merkezi için ise en az eğer hizmet verilmek isten alan zorunlu tıp dallarından değil ise en az beş ya da altı kadrolu tam gün hekimin çalışması gerekmektedir.
Poliklinik: Yönetmelik’te polikliniklerin birbiriyle bağlantısı olmaksızın bir veya birden çok tıpta uzmanlık dalının ve-veya genel pratisyenlik dalından en az iki hekimin hizmet verdiği sağlık kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
Taslak’ta ise poliklinikler için “hizmet birimleri doğrudan birbiriyle bağlantılı” en az üç tabip tarafından açılan sağlık kuruluşları olarak tanımlanmıştır.
Sağlık kuruluşu açmaya ve işletmeye yetkili kişiler: Yönetmelik’te 8. maddede muayenehane düzenlenmektedir. Taslak’ta muayenehane olmadığından tanımına da yer verilmemiştir. Taslak’ın 8. maddesinde, Yönetmelik’in 9. maddesinde yer alan “sağlık kuruluşu açmaya ve işletmeye yetkili kişiler” düzenlenmiştir. Yönetmelik’te, poliklinikleri ve merkezleri belirtilen sayıda hekimin müştereken açabileceği düzenlenmiştir. Taslak’ta ise poliklinikleri belirtilen sayıda hekimin müştereken açabileceği, ancak tıp merkezlerini bir hekimin dahi açabilmesi öngörülmüştür.
Sağlık kuruluşlarının planlanması: Yönetmelik’te sağlık kuruluşlarının planlanması ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır. O nedenle Taslak’taki düzenleme hakkında kısaca bilgi verilecektir.
Taslak’ta maddenin başlangıcında; “kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması, Yönetmelik kapsamındaki sağlık kuruluşları ile buralarda istihdam edilecek sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımı için, demografik özellikler, halk sağlığının gerekleri, mesleki nitelikleri ve/veya sayısına göre sağlık çalışanı hizmetine olan ihtiyaç, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı ile faaliyette olanların gerçekleştirdikleri tıbbi işlemlerin niteliği ve sayısına göre yeni tıbbî hizmet birimi ilavesine ve sağlık çalışanı artırımına ihtiyaç olup olmadığı gibi kriterler dikkate alınmak suretiyle Bakanlıkça yatırım planlaması yapılacağı ve sağlık kuruluşlarına bu planlama doğrultusunda açılma izni verileceği” belirtilmiştir.
Taslak maddenin devamında yöntem düzenlenmiştir. Buna göre sağlık kuruluşu açılacak yerler Bakanlıkça her yılın aralık ayında ilan edilecek, ilan edilen yerlere başvurunu fazla olması halinde başvurular arasında kura çekilecek, hiç başvuru yapılmayan yerlere ise isteyenlere yatırım için ön izin verilecektir.
Yer seçimi: Taslak’ın 10. maddesinde sağlık kuruluşunun açılacağı yerin belirlenmesine ilişkin yöntem düzenlenmiştir. Yönetmelik’te ise yer seçimi konusunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Taslak’ta tıp merkezi binasının bulunduğu alanın, aşağıdaki şartlarda olması gerekir denilmiştir;
“a) Gürültü, hava ve su kirliliğine maruz olmaması, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek endüstriyel kuruluşlar ile her türlü gayri sıhhi müesseselerden uzak olduğunun valilik tarafından yetkilendirilmiş merci raporu ile tespit edilmesi,
b) Ulaşım şartları, ulaşım noktaları açısından uygun ve ulaşılabilir olduğunun il trafik komisyonu veya valiliğin yetkilendirdiği ilgili merciler raporu ile belgelenmiş bulunması.
c) ‹mar mevzuatına uygun şekilde sağlık tesisi yapılabilecek alan olması.
(2) Tıp merkezleri için hasta ve hasta yakınları ile sağlık kuruluşu çalışanının ihtiyacını karşılamak üzere, 01.07.1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Otopark Yönetmeliği’nin değişik 5’inci maddesinin a/8. bendindeki ölçüye uygun otopark miktarının, engellilere ayrılanlar da dahil araç park yerlerinin, varsa parsel sınırından itibaren otopark rampasının, trafik akışının ve tesis kapasitesinin binanın onaylı mimarî projesinde sayısal değerleri ile birlikte belirtilmesi zorunludur.
(3) Poliklinikler, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen alanlarda ve 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 24’üncü maddesinde açılması yasak olarak gösterilenler haricindeki binalarda kurulur. Poliklinikler, otopark yönünden bu maddenin ikinci fıkrasındaki şarta uymak zorundadır.” düzenlemesi yapılmıştır.
Hali hazırda bu koşullar özel hastanelerin açılışında Yönetmelik'in “yer seçimi” başlıklı 8. maddesinde Taslak’ta tıp merkezleri için aranan “c) ‹mar mevzuatına uygun şekilde sağlık tesisi yapılabilecek alan olması” ve otoparka ilişkin koşul özel hastaneler için aranmamaktadır.
Bina durumu: Taslak’ın 12. maddesinde tıp merkezi ve poliklinik olarak kullanılacak binaya ilişkin koşullar düzenlenmiştir. Yönetmelik’ten farklı olarak tıp merkezlerinin açılacağı binaların ahşap olmayacağı ve betonarme bina şeklinde tek başına ayrı bir bina olarak inşa edilmesi, içindeki herhangi bir bölümün başka bir amaçla kullanılmak üzere üçüncü kişilere kiralanamayacağı ya da devredilemeyeceği düzenlenmektedir. Tıp merkezlerinde sadece kafeterya kantin, berber ve lostra gibi birimlerin işletilebileceği belirtilmektedir. Poliklinikler yönünden ise ayrı bina koşulu aranmamakla birlikte, acil girişi ile poliklinik girişinin ayrı olması zorunluluğu getirilmektedir.
Sterilizasyondan hekim sorumlu
Sağlık Bakanlığının hazırladığı Yönetmelik Taslağı ve mevcut uygulama arasında birçok fark bulunuyor. Taslak’taki bazı yenilikler şöyle:
Mesul müdüre tam gün çalışma zorunluluğu getiriliyor. Mesul müdür, çalıştığı yer dışında herhangi bir özel ya da kamu sağlık kuruluşunda çalışamayacak, muayenehane açamayacak. Hekimler tam gün süreyle çalıştıkları süre dışında muayenehanelerinde ya da iki özel sağlık kuruluşunda kısmi süreli olarak çalışabilecek.
Taslak’ta ise bütün sağlık kuruluşlarının en az iki ameliyathane bulundurması zorunlu tutuluyor. Poliklinik muayene odası 6 metrekareden 12 metrekareye, acil odası 8 metrekareden 12 metrekareye çıkarılırken, hasta gözlem odası 8 metrekareden 7 metrekareye düşürülüyor. Taslak’ta dikkat çekici olan bir düzenleme ise laboratuvar ve röntgen birimlerinde bir tuvalet bulunması zorunluluğu getirilmesi oldu. Oysa bu düzenlemeye Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde yer verilmiyor.
Yönetmelik’te süresiz kapatma, bölüm kapatma veya oda kapatma gibi yaptırımlar öngörülürken, Taslak’ta uygunluk belgesinin geri alınabileceği belirtiliyor.
|