|
Türk Dişhekimleri Birliği, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektupta diş hekimlerinin işsizlikle mücadele ettiğini belirterek, yeni diş hekimliği fakültelerinin kurulmasının durdurulmasını talep etti
Ankara - Türk Dişhekimleri Birliği (TDB), Mardin Artuklu Üniversitesine bağlı Diş Hekimliği Fakültesinin açılması kararının Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Genel Kurulunda onaylanmasının ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kuruluna bir mektup gönderdi. TDB Başkanı Celal Korkut Yıldırım imzasıyla gönderilen mektupta ülkenin diş hekimi sayısı bakımından bir açığı olmadığı vurgulanarak, yeni diş hekimliği fakültelerinin açılmasının durdurulması talep edildi.
Yıldırım, sağlık hizmetleri konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini vurgularken, 59. hükümetin icraatlarının geçmiş iktidarlardan farklı olacağı beklentisinin gerçekleşmediğini de dile getirdi.
“Sağlık Bakanlığı görüşlerimizi sormadı”
Daha önce de sağlık ve özellikle de ağız ve diş sağlığı hizmetleri ile ilgili düşüncelerin başta Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ olmak üzere diğer ilgili makamlara birçok kez yazılı ya da sözlü iletildiğini belirten Celal Yıldırım, şu ifadelere yer verdi:
“Daha önce üzerine vurgu yaparak özellikle çok önemli iki konuda beklentilerimizi iletmiştik. Bunlardan birisi, sağlık alanında özellikle de diş hekimliği ile ilgili yapılacak düzenlemelerde Türk Dişhekimleri Birliğinin görüşlerinin alınmasıydı. Bu talebimiz AK Parti’nin; ‘Sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışacağım’ anlayışı ile bire bir örtüşen bir talebimizdi. İkinci talebimiz ise, diş hekimliği mesleğinde yaşanan işsizlik nedeni ile yeni diş hekimliği fakültelerinin açılmaması ve var olan kontenjanların düşürülmesiydi. Her iki talebimiz de uygun görülmesine rağmen, Sağlık Bakanlığı mesleğimizi ilgilendiren ve sağlık alanında son derece önemli değişiklikleri getiren pek çok düzenlemede tasarı ya da taslak halinde iken hiçbir şekilde görüşlerimizi sormamıştır. Ancak yayınlandıktan sonra bilgi sahibi olunabilmiştir.”
Diş hekimleri işsiz
TDB’nin taleplerinin dikkate alınmaması anlayışının günümüzde de sürdüğü dile getirilerek, Mardin Artuklu Üniversitesine bağlı Diş Hekimliği Fakültesinin açılması kararı alınması da bu kapsamda değerlendirildi. Mektupta Türkiye’nin diş hekimine ihtiyacı olmadığına yönelik bilimsel gerekçeleri ve buna ilişkin verileri geçmiş iktidarlara, Recep Akdağ’a ve ilgili makamlara hem sözlü hem de yazılı olarak sunduklarını ifade eden Celal Korkut Yıldırım, “Bu verileri sunmamıza ve görüşlerimizin de uygun bulunmasına rağmen, bu sonucun ortaya çıkmasını anlamakta zorluk çekiyoruz” dedi.
Günümüzde nüfusu, sağlık çalışanlara bölerek insan gücü planlaması anlayışının terk edildiğinin altını çizen Yıldırım, insan gücü planlamasında eğitim, istihdam, talep, coğrafi dağılım, orta ve uzun vadeli sağlık hedefleri gibi pek çok parametrenin göz önüne alınması gerektiğini de vurguladı. Celal Yıldırım, eğitim, uzmanlık, istihdam, talep, coğrafi dağılım, orta ve uzun vadeli sağlık hedeflerinin göz önüne alınarak bir insan gücü planlaması yapılmasının kaynakların etkin ve verimli kullanılması açısından büyük bir gereklilik olduğunu da belirtti.
Türkiye’de diş hekimliği hizmetlerinin yaklaşık yüzde 80’inin özel sağlık kuruluşlarında verildiğini ifade eden Yıldırım, diş hekimlerinin son yıllarda giderek artan bir şekilde iş yerlerinde boş oturduğunu ya da muayenehanelerini kapatıp, başka geçim alanları bulmaya çalıştıklarını dile getirdi.
“Milyarlarca liranın boşa gitmesi demek”
Devletin ve ailelerin milyarlarca harcama yaparak 5 yıl eğitim aldırdığı diş hekimlerinin resmi kurumda istihdam edilememeleri-edilmemeleri ya da milyarlarca yatırım yaparak açtıkları muayenelerinde boş oturmalarının ekonomik ve insani açıdan doğru olmadığını dile getiren Yıldırım, şu ifadeleri kullandı: “Diş hekimlerinin kamuda ve özelde coğrafik dağılımının dengesizliğini ortadan kaldırmadan (bir diş hekimine İstanbul’da 2 bin 116, İzmir’de 2 bin 128, Gaziantep-Nurdağı’nda 20 bin 877 ve Şanlıurfa-Viranşehir’de 50 bin 603 kişi düşmektedir) ve diş hekimine gitme sıklığında bir gelişme olmadan (Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırma sonucuna göre; gelişmiş ülkelerde nüfusun diş hekimine gitme sıklığı 5 iken, ülkemizde bu oran 0.7’dir) yeni diş hekimliği fakültelerinin açılmasına; ‘Evet’ demek, ‘Diplomalı işsiz yaratmak’ ve ‘Devletin-halkın cebinden milyarlarca liralık değerin boşa gitmesi’ demektir. Türkiye ve Türkiye halkının, çağdaş ülke insanlarının yaşam koşullarına eriştirilmesi hedefi iktidarların popülist politikalardan uzak durmaları ile gerçekleşecektir. Bu anlayış, Bakanlar Kurulu üyelerinin tüm konuşmalarının ana ruhunu oluşturmasına rağmen, yapılanların farklı olması, ülkemizin ve mesleğimizin geleceği ile ilgili endişelerimizin daha da arttırmasına neden olmaktadır.
Bu nedenle; yeni diş hekimliği fakültelerinin açılmasının durdurulması, açılmasına karar verilen fakültelerin açılmaması yönünde karar değişikliğine gidilmesi, diş hekimliği fakültelerindeki öğrenci kontenjanlarının düşürülmesi tüm diş hekimliği camiasının talebidir.”
|