Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

21-11-2008  

 MEDİANKET
Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı?
Evet
Hayır
Etkilemez
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
“Zencilerin” Demokrasisi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Sadık   ARDIÇ
Uyku Tıbbı İçin İyi Başlangıçlar
Doç. Dr. Sadık ARDIÇ
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Bilim ve Azim
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Ulusal DNA Planı
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Prof. Dr.  Süleyman   BAYKAL
Tıp Eğitimini Olumsuz Etkileyecek Gelişmeler
Prof. Dr. Süleyman BAYKAL
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-1
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
SGK Tek Başına Karar Vermeli mi?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Erol   ÖZMEN
Yöneticiniz Narsist Olursa
Prof. Dr. Erol ÖZMEN
Uz. Dr.  Ülkümen   RODOPLU
SUT ile Sağlıkta Yeni Bir Dönem Başladı
Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Yeterlik Kurulları
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Mehmet   ZİLELİ
Televizyondaki Sağlık Programları Ne Kadar Sağlıklı?
Prof. Dr. Mehmet ZİLELİ
 ETKİNLİKLER
  • 5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE
  • 20-11-2008 / 23-11-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     KÖŞE YAZISI
      Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
    Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
      Etikten damlalar
      Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı
      Faks: (224) 441 98 92
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    18-02-2008
    Sayı : 368


    Tıp Etiğinde Çok Önemli Bir Konu: Tıp Öğrencisi-Hasta İlişkileri (I)

    Tıp öğrencisi klinik bilimleri öğrenirken bunların uygulamalarına da katılmak zorundadır. Yani her tıp öğrencisinin laboratuvarı, hastane kliniği olmaktadır. Tıp öğrencisi için hasta ile ilk ilişkilerde bazı sorunlar olabilir ve bu sorunların ilgili kliniğin öğretim üyesi ya da yardımcısı tarafından çözülmeye çalışılması gerekir. Tıp öğrencisinin hasta ile olan ilk ilişkilerinde, tıbbi gizlilik, aydınlatılmış onam, güven, sadakat gibi etik kuralları bilerek davranmalarını, yine onlara yol gösteren öğretim üyeleri öğretecektir. Ancak doğaldır ki bu konular daha önce tıp etiği derslerinde genel olarak verilmektedir. Bu derslerin üzerinden geçen zaman, öğrencileri bu bilgileri anımsayamama ve unutulmuş bilgileri birdenbire uygulayamama gibi bir duruma itecektir. Bu arada tıp öğrencisi, genellikle kendisini eğiten öğretim üyesinin hastasıyla olan ilişki yoluna kendini alıştırmakta ve bu alışılan durum yaşam boyu sürmektedir. Bugün birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de tıp öğrencisinin, klinik uygulamalara katılımları sırasında bunların sorumluluğunu taşımaları gerekip gerekmediği, ya da ne kadar taşıyacakları konusunda yönetmeliklerde herhangi bir madde yoktur. Ayrıca klinik uygulamalarda yalnız öğrenci-hasta ilişkisi değil, öğrencilere yol gösteren öğretim üye ve yardımcılarının da bu ilişkideki rolü incelenirse bazı sonuçlara ulaşmak kolay olacaktır. Öğrencinin hasta başında bazı etik kurallara uyması yanında, ayrıca hastanın da öğrenciyi kabullenmesinin ve onun eğitimine yardımcı olacağını bildiğinden dolayı da iyi bir ilişkiye girmesinin sağlanması gerekir. Ancak hasta, tıbbi uygulamalara tıp öğrencisinin katılımını istemeyebilir. Bu durum hasta özerkliğine girer ve hasta haklarından biri olarak kabul edilir. Ancak bir eğitim kurumu olan tıp fakültesi hastanelerinde hastaların kendilerine bakan öğretim üyesi ya da yardımcısı tarafından görüşmeye dayalı bir ilişki ile bu konuda ikna edilmeleri öğrencinin öğrenimine yardım açısından önemlidir. Bilindiği gibi bu tip bir görüşme yolu, hekim-hasta ilişkilerinden olan görüşmeci modelde vardır.

    Tıp fakültesi hastanesinde hastanın, karşısında bulunan kişinin tıp öğrencisi olduğunu bilmesi gerekir. Bu da tıp etiği ilkelerinden olan dürüstlük ilkesine uyulduğunu gösterir. Böylece hasta üzerinde yapılacak uygulamalarda öğrencilerin deneyimsiz olabileceği, daima yanlarında en az bir uzman hekim ya da öğretim üyesinin bulunması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Öğretim üyesi ya da uzmanların, hasta ile ilişkilerinde açıklık ve dürüstlük gerekir. Bu bakımdan hastalarına, yanlarında bir öğrenci veya öğrenci grubu getirdikleri zaman onların da uygulamalara eğitimleri için katılacaklarını belirtmeleri uygundur. Yapılan anketlerde hastaların genelde öğrencilerin bir uzmanla birlikte olurlarsa, onların eğitimlerine yardım amacıyla bu durumu kabullendikleri ortaya çıkmaktadır... Yine hastanelerde paralı tedavi gören hastaların kendi üzerlerinde eğitim yapılmasını bazen istemedikleri ve bu durumu maddi güçlerine dayandırdıkları görülmektedir. Ayrıca tıp öğrencisi-hasta ilişkisinde, hasta üzerinde öğrencinin ilk uygulamasını yapması, hastayı endişelendirmekte ve korkutmaktadır. Ancak bu kaygıların ve korkuların bu uygulamaları yaptıran uzman hekim tarafından giderilmesi ve kendisinin bir eğitici olarak daima işin başında olduğunu hastaya belirtmesi gerekir. Böylece hasta, doğruluk, güven ve sadakat ilkesinin uygulandığı böyle bir ortamdaki eğitimsel tedavi ve uygulamalardan rahatsız olmayacaktır.

    Bu arada hekim-hasta ilişkilerinde, hakkında gizli kalması gereken bilgilerin hastanın hekimi dışında öğrencilere verilmesi, tıbbi gizlilik açısından doğru bir hareket olmayabilir. Ancak öğrencinin hastanın hastalığı ve tedavisi ile ilgili bilmesi gereken bazı durumların eğitimine katkı sağlaması açısından açıklanması gerekir.

    1991’de İngiltere’de Southampton Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen bir kurs buna örnek olarak verilebilir. Bu kursun gayesi, öğrenci-hasta ilişkilerini uygulamalı olarak düzenlemek ve öğrencinin, tıp fakültesinden mezun bir hekim gibi hastayı muayene etmesi idi. Bu ilişkilerde öğrencilerin hastalara dostça davranarak onlarla yakından konuşmağa çalıştıkları ve onların da sorunlarının çözülmesinde öğrenciye yardımcı oldukları gözlendi. Burada görüşmeci hekim-hasta modeli vardı. Yine bir hekimin yalnız hekim olarak değil, arkadaş olarak da hasta üzerinde etkisi olduğu anlaşıldı. Ayrıca hastayla ilk karşılaşmada, hastayı rahatlatma, onların anlayacağı şekilde açık konuşma, hastaların konuşmasına ve soru sormasına izin verme, hastaları dinlemek, hastaya hükmetmeden tedavi etmek gerektiği de bu kurs sonunda ortaya çıktı. Bu arada öğrenciler için bu tip bir kurs, hem yararlı, hem de onları sıkmayan bir öğrenim yolu oldu.

    Bu tip daha önceden hazırlanmış vizit uygulaması aktif öğrenmeyi kapsar. Ayrıca hastayla ilişki kurmalarına izin verilen öğrenciler, eğlenceli bir deneme geçirirler ve hekim-hasta ilişkisi hakkında birçok şey öğrenirler. Bilindiği gibi tıp eğitiminin ana gayelerinden biri hastayla iletişimdir ve ilk iletişimin hastane donanımlı bir kuruluşta olması gerekir.

    Bilindiği gibi tıp öğrencilerinin hasta ile ilk iletişimi anamnez almakla başlar. Ancak genelde tıp öğrencisine kendisine yol gösteren öğretim üye ve yardımcıları tarafından bu anamnezi alırken hastaya nasıl davranacağı üzerinde bazı bilgiler verilmelidir. Anamnezde hastanın şikayetleri, öz geçmişi, hastalığın ne zaman başladığı, soy geçmişi v.b.leri gibi bilgileri almak gerekir. Ayrıca tıp fakültesi öğrencisinin hastayla ilişkisini bir hekim gibi düzenlemesi gerekir. Burada aslında iki kişinin değil üç kişinin ilişkisi vardır. Bu üç kişiden biri hasta, diğeri öğrenci, bir diğeri de öğrenciyi kontrol eden öğretim üyesidir. Öğrenci, hekim-hasta ilişkisi tiplerinden görüşmeci modele göre, anamnez alırken hem danışman gibi davranarak iyi bir iletişim sağlamalı, hem de onunla dost olarak sorduğu soruların hastayı ürkütmemesi sağlanmalıdır. Bu iletişimin iyi başlaması, hem öğrencinin dikkatine, hem de onu eğiten hekimin öğreticiliğine bağlıdır. Öğrencinin hasta ile iletişimini iyi şekilde devam ettirmesi için hastayı ona karşı dostça davranışıyla rahatlatması, hastanın kendisinin eğitimi için ona muayene olmayı kabul etmesinin bir özveri olduğunu anlaması, hastanın anlayacağı şekilde açık ve samimi konuşması, hastanın soru sormasına izin vermesi ve onu dinlemesi, hastaya hükmetmemesi gerekir. Bu tip bir iletişimde öğrenciyi eğiten öğretim üyesi de hasta yanında belli olmayan bir kontrol mekanizması ile öğrenciyi denetlemelidir. Bu üçlü ilişkide hastaya iyi davranılırsa, o da öğrencinin eğitimi için yapacağı muayeneyi genelde benimseyebilir ve ona yardım etmenin mutluluğunu duyabilir. Ancak hasta, öğrenciye bazı bilgileri vermek istemeyebilir. Kendi hekimine güvenen hasta bu bilgileri yalnız öğrenciyi eğiten hekime verecektir. Öğrencinin de yine kendini eğiten öğretim üyesi ya da asistandan aldığı hastalık ile ilgili bazı bilgileri hastaya söylememesi gerekir. Çünkü kötü tanısı olan bir hastalığın sonuçları hastaya ancak hekimi tarafından, gerçeği söylemede uyulacak bazı etik kurallara göre anlatılmalıdır.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Eczacı Odasından reçete dağıtımındaki yetkinin ellerinden alınmasına tepki
  • Eş durumu ve sağlık nedeniyle yapılan mazeret atamaları denetlenecek
  • 'Sigara yasaklarının uygulanması engellenmek isteniyor'
  • Doktor ve sağlık memuruna darp iddiası
  • Hastaneler alet mezarlığı haline geldi
  • 'Doçentlik Sınav Yönetmeliği değişebilir'
  • YÖK yeni dekan atamaları yaptı
  • Gazi Tıp 2009'da performans sistemine geçecek
  • "Acilen 2-3 bin yoğun bakımcıya ihtiyacımız var"
  • Rektör Okudan tutuklandı
  • başhekim ve şube müdürü serbest bırakıldı
  • Doktora cinsel taciz suçlaması
  • Türk Dişhekimleri Birliği görev dağılımı yaptı
  • Obama Sağlık Bakanını seçti
  • Ege Üniversitesi personeli ev sahibi olacak
  • Özel hastanelerin hasta sayısında azalma var
  • Türk Tıp tarihinde bir ilk daha
  • İl Sağlık Müdürlüğü'nden "hastanede tecavüz" iddialarına ilişkin açıklama
  • 'İnsanlık ölmedi' dedirten doktorun inanılmaz fedakarlığı
  • Sözleşmeli hekime askerlik iznini mahkeme verdi
  • “Klinik Nöroloji El Kitabı”nda bölüm ayrıldı
  • Doktorlar yaşlı hastaları evinde tedavi edecek
  • Doktor-hasta ilişkisinde yeni dönem
  • Akdağ Yargıtay’ın doktora verdiği cezayı yorumladı, özel hastanelere bir uyarı daha yaptı
  • AYIN KONUSU: DİŞ HEKİMLERİ MUAYENEHANELERİNDEN HİZMET ALIMI


  •  RÖPORTAJ
    Dr. Ahmet Erdem
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Kliniği
    Klinikleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Klinik Şefi Doç. Dr. Berna Dilbaz

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri