|
TTB 2. Başkanı Dr. Metin Bakkalcı, hükümetin mutlulukla kaldırdığı mecburi hizmeti, “kadrolaşma, ele geçirme mantığı ve deneme-yanılma yöntemiyle” yeniden gündeme getirmek istediğini söyledi
Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2. Başkanı Dr. Metin Bakkalcı, hükümetin bundan iki yıl önce “mutlulukla kaldırdığı” mecburi hizmet uygulamasını geri getirmeye çalıştığını belirterek, Sağlık Bakanlığı’nın kadrolaşmaya hazırlandığını söyledi. Bakkalcı, TTB Genel Sekreteri Dr. Orhan Odabaşı ve Merkez Konseyi Üyesi Dr. Haluk Başçıl ile birlikte TTB Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. AKP’nin bilimin, tıbbın ve hukukun birikimlerini hiçe sayarak kadrolaştığını savunan Bakkalcı, “Sağlık Bakanlığı,Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde 2.5 yıldır çıkardığı yasa, yönetmelik, genelge, genel yazı gibi genel hukuka aykırı düzenlemeler ile Anayasal bir kuruluş olan ve idarenin keyfiliğini Anayasa ve hukuk devleti kuralları içerisinde kaldırılmasını sağlayan Danıştay’ın yürütmeyi durdurma, iptal kararından kendisini kurtarmak ve ‘özel amacını’ gerçekleştirmek için hukuksuzluğunu TBMM’ye taşımaya çalışıyor” dedi.
“Klinik şefleri keyfi atanmasın”
Bakkalcı, hükümetin anlaşılması güç, uzun isimlerle torba yasa tasarıları hazırladığını ve bunların içindeki sözleşmeli çalışma, mecburi hizmet gibi birçok düzenlemeyi temmuz ayına kadar yasalaştırmayı hedeflediğini dile getirdi. Tıp ve tıpta uzmanlık eğitimine dair temel kuralları düzenleyen 1219 sayılı kanunun bertaraf edildiğini vurgulayan Bakkalcı, şunları kaydetti:
“Bir yanda 1219 sayılı kanun ve buna dayalı tüzük ve yönetmelik hükümleri dururken, tasarı ile eğitim hastanelerinde uzmanlık eğitimini veren klinik şeflerini keyfi olarak atama yetkisi düzenleniyor. Hükümet bunu kadrolaşmaya dönük keyfi işlemlerini yargı denetiminden kaçırmak için yapıyor. Üstelik atama için hiçbir bilimsel ölçüt getirme gereğini bile duymuyor. Tasarı, tıpta uzmanlık eğitimi veren kadroları ve tıpta yan dal uzmanlık eğitimini kadrolaşmayı bilimin önüne geçirerek bütünlük arz eden eğitim ortamını tahrip ediyor.”
“Sözleşmeli başhekim bağımsız olamaz”
Bakkalcı, tasarı ile sözleşmeli çalışanlar için başhekim, başhekim yardımcısı, başhemşire olma yolunun da açıldığını söyledi. İş güvencesinden yoksun sözleşmeli olarak çalışan bir başhekimin, sağlığın kamusal bir hizmet olmaktan çıkarıldığının işareti olarak yorumlanması gerektiğini belirten Bakkalcı, sözleşmeli statüdeki başhekimin bağımsız karar verme, plan yapma gibi konularda kısıtlanacağına dikkat çekti. Bakkalcı, şunları dile getirdi:
“Tıp ortamının hiçbir kesimle paylaşmadan dahası tüm kesimleri yok sayarak, hiçbir sistematik yaklaşım içermeyen bir tarzda, kadrolaşma, ele geçirme mantığı ve deneme-yanılma yöntemiyle daha dün mutlulukla kaldırdıklarını söyledikleri mecburi hizmeti yeniden gündeme getirmek istiyorlar. Bilimin, tıbbın ve hukukun birikimlerini hiçe sayarak sadece basit bir kadrolaşma anlamına gelen hükümetin bu yaklaşımlarına karşı halkımızı ve meslektaşlarımızı bir kez daha uyarıyoruz.”
“Kardak’da eylem”e yanıt
Bir soru üzerine, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın, “TTB Kardak Kayalıkları’nda eylem yapsın” sözüne yanıt veren Bakkalcı, “Kardak’da bizim sınırlarımız içinde. Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Her yerde faaliyetlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
|