Derneklerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Türk Farmakoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Melli
Derneğiniz ne zaman kuruldu, tarihçesini anlatır mısınız?
Derneğimiz 15 Kasım 1966 tarihinde 14 kurucu üyenin bir araya gelmesiyle kuruldu. Bu kurucu üyelerimizden, hocalarımızdan, bir kısmı şu anda hayatta değil. Aralarında farmakologlar olduğu kadar ilaç sanayisinden de kurucular var. Çünkü o yıllarda farmakolog sayısı son derece kısıtlı idi. Tıp fakültesinden farmakologların yanında, gerek eczacılık fakültesi, gerek veterinerlik fakültesinden kurucular var. Örneğin rahmetli Prof. Dr. Şahin Akman veterinerlik fakültesinden hocamız, Orhan Altınkurt, o zamanki görev yeri neresiydi pek bilemiyorum ama daha sonra uzun yıllar Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde görev yaptı. Eczacı Nezih Ulagay Bey ilaç sanayinden bir kurucumuz. Yine Dr. Nejat Eczacıbaşıda kurucularımız arasında.
Üniversitelerde farmakoloji, doğal olarak diğer tıp branşlarından farklı. Tıp fakültelerinin yanında, gerek veterinerlik fakültelerinde gerek eczacılık fakültelerinde ve diş hekimliği fakültelerinde farmakoloji var. YÖK’ün son kararıyla diş hekimliği fakültelerinde farmakoloji bilim dalı olmaktan çıktı. Sadece İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Farmakoloji Bilim Dalı var. Onun haricinde hemen hemen tüm diş hekimliği fakültelerinde, tıp fakültelerinden, bazı yerlerde eczacılık fakültelerinde farmakologlar dışarıdan ders veriyor. Farmakolojinin böyle bir durumu var. Bu üyelerimize de yansıyor. Bizim üyelerimiz sadece tıp doktorları değil. Eczacılık fakültesinden, veterinerlik fakültesinden ve doğal olarak sanayiden de üyelerimiz var.
Derneğinizin genel olarak faaliyet alanları nedir?
Farmakoloji bilindiği üzere ilaç bilimi. İlaç yine iyi bilindiği üzere tüm toplumu ilgilendiren bir olgu. Farmakolojinin bir araştırma yönü var. Dolayısıyla biz bu yönüyle tabii ki ilgileniyoruz. Hatta şunu söylemek çok yanlış olmayabilir. Farmakolojinin kuruluş yıllarında sadece ve sadece araştırma yönü öne çıkmış. Ama ilaç sosyoekonomik bir olgu. Herkesi ilgilendiriyor. Hasta olarak ilacı kullananı ilgilendiriyor, ilacı vereni ilgilendiriyor, ilacın parasını ödeyen devleti ilgilendiriyor, ilacı üreten ilaç sanayini ilgilendiriyor. Dolayısıyla böyle bir olguda Türk Farmakoloji Derneği, farmakolojinin sadece araştırma yönüyle değil, ilacın her yönüyle ilgilenmektedir. Farmakoloji eğitimi, farmakolojik araştırmalar, yeni yetişen farmakologların daha iyi yetişmesi ile ilgiliyiz. Ama bu arada ilacın regülasyonundan tutun, ilaçla ilgili çeşitli kurumlara danışmanlık ve akılcı ilaç kullanımıyla ilgili eğitimler olmak üzere ilacın her yönü Derneğimizin ilgi alanına girmektedir.
Alanınızda başka dernekler de hizmet veriyor mu?
Klinik Farmakoloji Derneği var. Temelde ilk farmakoloji kurulduğunda genelde deneysel farmakoloji ilgi alanı olmuş. Gerçi İstanbul’daki kuruluşta tedavi kliniğinde, ilacın insanlara uygulanışı hep gündemde olmuş ama yıllar içinde ilacın insanlara uygulanması, gönüllü hastalar ve sağlam gönüllülerdeki çeşitli etkileri, bunlarla ilgili regülasyonlar konusunda çalışan klinik farmakoloji son yıllarda gittikçe önem kazanmaktadır.
Derneğinize kimler üye olabiliyor? Şu anki üye sayınız nedir?
Derneğimize doğal olarak farmakologlar ile Türkiye’deki tıp fakülteleri, eczacılık fakülteleri, veterinerlik fakültelerindeki farmakoloji doktora öğrencileri, tıpta uzmanlık öğrencileri üye oluyor. Türkiye’deki farmakologların hemen hemen hepsi üyemizdir desem, çok yanlış bir şey söylemiş olmam. Hemen hemen hepsi farmakolog unvanını almış kişiler. Farmakoloji alanında hem tıpta uzmanlık yapmış, hem doktorasını bitirmiş kişiler, Derneğimize üye olabiliyor. Bunun haricinde farmakolojiyle ilgili branşlarda, farmakolojiye ilgi duyan, akılcı ilaç kullanımına ilgi duyan bu konuda çalışmalar yapan ve Farmakoloji Derneğine üye olmak isteyen kişileri değerlendirerek üyeliğe alıyoruz. Bugün itibariyle 591 üyemiz bulunmakta.
Türkiye’de alanınızla ilgili hekimlerin yüzde kaçı Derneğinize üye?
Farmakolog hekim olarak yaklaşık yüzde 90’ından fazlası Derneğimize üye.
Genel kurul ve üye seçimleri ne kadar sürede bir yapılıyor? Seçimler en son hangi tarihte yapıldı?
Her iki yılda bir, aralık ayında yapıyoruz. En son 27. Genel Kurulumuzu 14. 12. 2007 tarihinde yaptık.
Derneğiniz tarafından yayınlanan periyodik bir bilimsel yayınınız var mı?
Bilimsel yayınımız yok ancak Türk Farmakoloji Derneği Bültenimiz var. Bu bültenimiz ilk başlarda iki ayda bir yayınlanıyordu. Şu an üç ayda bir bu bültenimizi yayınlıyoruz. En son Nisan 2008 tarihinde 96’ıncı sayısını yayınladık. Bu, üyelerimiz arasında iletişimi sağlamak üzere aksamadan düzenli olarak çıkan bir bülten.
Bunun haricinde tüm toplantılarımızı, tüm aktivitelerimizi de düzenli olarak yayınlıyor ve üyelerimizle ücretsiz olarak paylaşıyoruz.
Derneğinizin Yeterlilik Kurulu var mı? Varsa yeterlilik sınavı yapılıyor mu?
Evet Derneğimizin yeterlilik kurulu var. Ancak yeterlilik sınavı yapmıyoruz.
Derneğinizin düzenlediği kongre ve diğer bilimsel etkinlikler hakkında bilgi verir misiniz?
Derneğimiz her iki yılda bir kongre yapıyor. Daha önce çift yıllarda yapıyorduk ancak yönetim kurulunun görev süresi nedeniyle bazı sıkıntılar oluyordu. Bu nedenle şu an tek yıllarda yapmaya başladık. En son 24-27 Ekim 2007 tarihleri arasında 19’uncu ulusal kongremizi Trabzon’da yaptık. Düzenli şekilde ulusal kongrelerimizi yapıyoruz. Tabii bu kongrelerde yurt dışından çağrılı konuşmacılarımız oluyor. Geniş bir katılımla gerçekleştiriyoruz.
Bunun haricinde Derneğimizin iki tane çalışma gurubu var. Bunlar Klinik Farmakoloji Çalışma Gurubu ve Klinik Toksikoloji Çalışma Gurubu. Göreceli olarak daha yeni kuruldular ama kongrelerimiz esnasında onlar da birer günlük paralel simpozyum şeklinde Klinik Farmakoloji Simpozyumu ve Klinik Toksikoloji Simpozyumu yapıyorlar.
Kongrelerimizin haricinde düzenli olarak 1992 yılından bu yana gündeme geçirdiğimiz ve Türkiye’de bir örneğinin bulunduğunu zannetmediğim, “Farmakoloji Eğitiminde Kuşaklararası Etkileşim Seminerlerimiz var. Bu sempozyumlarımızda, uzman olmuş ama henüz doçent olmamış, doçentlik aşamasına yaklaşmış arkadaşlarımız, literatürden bilgileri derleyip değil, bizzat kendi çalışmalarını sunuyorlar. Bir yerde doçentlik öncesi farmakologlar önünde görücüye çıkıyorlar. Bu arkadaşlarımızın çalışmaları değerlendiriliyor, eksiklikleri kendilerine söyleniyor, yön veriliyor. Son derece verimli, son derece felsefesi sağlam, bizim kış toplantıları diye bahsettiğimiz şubat sonu, mart başı yaptığımız toplantılarımız. Bunları fakültelerde değil dışarıda daha rahat ortamlarda, sosyal bir etkileşim olarak gerçekleştiriyoruz. Bu toplantıların bir diğer özelliği ise her toplantıya kaybettiğimiz bir hocamızın adını vermemiz. O hocamızın bir yakını, bir meslektaşı o hocamızı, çalışmalarını, farmakolojiye katkılarını tanıtıcı konuşma yapmak üzere toplantıya katılıyor. Bunlar da basılı hâle getiriliyor ve böylece bir arşiv de oluşturmuş oluyoruz. Daha yeni olan 2006 yılında hayata geçirdiğimiz bir başka konu ise bu toplantılarda her yıl farmakolojide, meslekte 40 yılını dolduran hocalarımıza plaket veriyor, kendilerini saygıyla anıyoruz. Bu toplantılarda, 2006 yılında kaybettiğimiz, farmakolojiye çok büyük katkıları olan Prof. Dr. Rüştü Kazım Türker hocamız adına genç farmakologlara “Genç Farmakologlar Teşvik Ödülü” adı altında bir ödül veriyoruz.
Bir de eğitim seminerlerimiz var. Bu da düzenli bir şekilde ve genel olarak mayıs ayı sonu, haziran ayı başlarında ve büyük şehirlerin dışında yapmaya çalıştığımız bir etkinlik. Bu sempozyum da farmakologları ilgilendiren, deneysel konularda literatür bilgileriyle değil bizzat kendilerinin yöntemlerini uygulayan arkadaşlarımızın sunumlarıyla gerçekleşiyor. Bu sempozyumları fakültelerde düzenliyoruz. Ve organizasyonu tamamen seminerin düzenlendiği fakültedeki arkadaşlarımız üstleniyor. Bu kapsamda 30 Mayıs 2008 tarihinde Erzurum’da Atatürk Üniversitesinde, oradaki farmakolog arkadaşlarımızın organizasyonuyla eğitim seminerimizi düzenleyeceğiz.
Derneğin bilimsel çalışma gurupları var mı?
Belirli bir konuya ilgi duyan o konuda çalışma yapmak isteyen genç arkadaşlarımızı teşvik etmeye çalışıyoruz. Şu an Klinik Farmakoloji Çalışma Gurubu ve Klinik Toksikoloji Çalışma Gurubumuz var. Bunlar için “Çalışma Gurupları Yönergeleri” hazırlandı. Beş kişilik bir yürütme kurulu var. Bu arkadaşlarımız yönetim kurulu ile uyumlu bir şekilde kendi alanlarıyla ilgili aktiviteler düzenliyorlar.
Üye olduğunuz uluslararası örgütler var mı? Yapılan ortak çalışmalar nelerdir?
Derneğimiz, EPHAR (Avrupa Farmakoloji Dernekleri Federasyonu) ve IUPHAR’a (Dünya Farmakoloji Dernekleri Birliği) resmi olarak üye. Toplantılarına katılıyoruz. 2006 yılında Çin’de IUPHAR’ın toplantısı vardı. Bu sene 13-18 Temmuz tarihlerinde EPHAR’ın İngiltere’de toplantısı var. Bu toplantıların bilimsel bölümlerine katılmanın ötesinde idari toplantılarına da katılıyoruz. Seçimlerinde oy kullanıyoruz.
Branşınızla ilgili uzmanlık eğitim süresini yeterli/ fazla buluyor musunuz?
Şu anki tüzükte eğitim süresi 3 yıl. Yeni hazırlanan tüzük, hâlen hayata geçmedi. Üç yıl, bize göre, farmakoloji için yetersiz. Farmakolojinin ilgi alanları çok genişledi. Derneğimizin kurulduğu yıllarda farmakolojinin deneysel çalışmaları hemen hemen izole organ banyosuyla kısıtlıyken bugün çok geniş bir alanda çalışmalar yapılıyor. Dolayısıyla üç yıl gibi kısıtlı bir süre yeterli olmuyor. Biz bunun yasal olarak 4 yıl olmasının sağlanmasını öneriyoruz.
Türkiye’de branşınızla ilgili hekim sayısında bir eksiklik veya fazlalık söz konusu mu?
Konuya eksiklilik, fazlalıktan çok, sadece farmakolojide değil genelde Türkiye’deki öğretim üyelerinin dağılımı şeklinde değerlendirmek, daha doğru bir yaklaşım. Türkiye’de bu konuyla ilgili çok ciddi bir sıkıntı var. Biz bu konuda somut bir çalışma yaptık. 2006 yılında “Türkiye Farmakolog Rehberi” çalışmasında, Türkiye’de kaç tane farmakolog var diye araştırdık. Bunu sadece üniversiteleri baz alarak yapmadık. Sanayide, kamuda veya farmakoloji ihtisasını alıp da başka işlerde çalışanlarda dahil olmak üzere Türkiye’de kaç farmakolog var, tespit ettik. Sayıdan ziyade dağılımla ilgili çok ciddi sıkıntı var. Bugün büyük fakültelerimizde fazla sayıda farmakolog görev yapıyor. Ancak periferde, yeni açılan üniversitelerde sadece tek bir arkadaşımızın yer aldığı fakülteler var. Dolayısıyla dağılımda bir sıkıntı var.
Bir başka sıkıntı, farmakoloji ihtisasını almış/doktorasını almış ama farmakolojiyle uğraşmayan ciddi bir grubun varlığı. Farmakologların şu an ki istihdam alanı hemen hemen üniversiteler gibi. Çok kısıtlı sayıda kamuda farmakolog istihdam ediliyor. Dünyada ilaç sanayisi çok ciddi sayıda farmakolog istihdam ediyor. Orada ilaç geliştirme aşamalarında farmakologlar son derece önemli görevler alıyor. Ancak bizde şu an farmakologlar ilaç sanayisinde var. Klinik ilaç araştırmalarında görev alıyorlar ama çoğu farmakolog olmakla kazandıkları nosyonları ilaç sanayisinde kullanmıyorlar. Çok farklı yerlerde, idari görevlerde yer alabiliyorlar. Bu nedenlerle Türkiye’de farmakologların istihdam yerlerinin üniversiteler olduğunu söylemek çok yanlış olmayacak.
Derneğinizin kısa veya uzun vadede gerçekleştirmeyi düşündüğü hedefleri nelerdir?
Biz akılcı ilaç kullanımını çok önemli bir konu olarak görüyoruz. Öğrencilerimize bu konuda her türlü bilgiyi veriyoruz. Ancak bugün sadece bizim ülkemizde değil tüm dünyada sağlık harcamaları içinde ilaç harcamaları çok yer tutuyor ve gittikçe de artıyor. Dolayısıyla tüm ülkeler bu harcamaları azaltmaya çalışıyor. Bu yanlış bir şey değil çünkü bütçeyi çok ciddi zorlayan harcamalar. Bunun bir yöntemi bütçe uygulama talimatlarında bir takım düzenlemeler, kısıtlamalar yapmak. Ama çok daha sağlıklısı, uzun vadede yapılması gerekeni hekimlerimize akılcı ilaç kullanımını, rasyonel farmakoterapi ilkelerini benimseterek, reçeteye yazarken akılcılık kuralları içinde bunun yaşama geçmesi. Bizim verdiğimiz farmakoloji ile ilgili bilgiler, sadece ilaçla ilgili bilgiler. Bu bilgiler akılcı ilaç kullanımını yaşama geçirmek için yeterli olmuyor. Akılcı ilaç kullanımını bir davranış kalıbı haline getirmek önemli. Biz kendi üyelerimize eğitici eğitimleri verip, tıp fakültelerinde hekimlerin bu nosyonu almasına gayret ediyoruz. Bunun ötesinde, birinci basamak hekimlere akılcı ilaç kullanımı eğitimi verilmesi konusunda Sağlık Bakanlığı ile de işbirliği yapıyoruz. Devam eden bir diğer çalışmamız da, sadece Derneğin değil, Türkiye’de farmakolojinin tarihini yazmak. Bu konuda, Türkiye’de farmakoloji nereden nereye geldi anlamında ciddi bir çalışma içerisine girdik.
Bunun haricinde uluslararası işbirliğini gittikçe artırmak, bazı uluslararası farmakoloji kongrelerini Türkiye’de yapmak için gayretlerimiz var. 2006 yılında 2012 yılı EPHAR kongresini Türkiye’de yapmak için başvuruda bulunduk ama kongreyi İspanyollar aldı. Bu kongrelerin Türkiye’de yapılması için girişimlerimizi ve gayretlerimizi sürdürüyoruz.
Dernek gelirleri nelerdir?
Dernek gelirleri üye aidatlarından oluşuyor. Düzenli toplantılarımız sırasında ilaç sanayimizin, tıbbi alet firmalarının stand açarak katkıları da oluyor.
Aidat gelirleri Dernek gelirlerinin ne kadarını oluşturuyor? Her üye aidat ödüyor mu? Ödenmediği taktirde uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Aidatlarını ödeme konusunda üyelerimiz isteksiz değiller ama bu koşuşturmaca arasında zaman zaman sıkıntı yaşanabiliyor. Bizim kongrelerimiz sırasında katılan üyelerimizden aidatlarını topluyoruz. Tabii ki alacağımız var ama pratik olarak bu şekilde ya da banka hesabına yatırmaları ile aidatlarımızı topluyoruz. Bir nedenle gecikmiş olan aidatlı konusunda üyelerime uyguladığımız cezai bir yaptırımımız olmuyor ama zaman zaman üyelerimize bu konuyu hatırlatıyoruz.
Teşekkürler.
09/05/2008
Kuruluş tarihi: 15 Kasım 1966
Üye sayısı: 591
Kamu yayarı statüsü: Var
14/12/2007 tarihinde yapılan seçimli genel kurulla yönetime gelen üyeler:
Yönetim Kurulu Asil Üyeleri
Başkan
Prof. Dr. Mehmet Melli
II. Başkan
Prof. Dr. Öner Süzer
Genel Sekreter
Prof. Dr. Bülent Gümüşel
Sayman
Prof. Dr. Hakan S. Orer
Üyeler
Prof. Dr. Ersin Yarış Prof. Dr. Mine Sibel Gürün Doç. Dr. Zafer Güney
Denetleme Kurulu Asil Üyeleri
Prof. Dr. Rüştü Onur Prof. Dr. Nurettin Abacıoğlu Prof. Dr. Kevser Erol
Yeterlilik Kurulu Asil Üyeleri
Prof. Dr. Emine Demirel Yılmaz Doç. Dr. Mehmet Zafer Gören Doç. Dr Remzi Erdem Doç. Metiner Tosun Doç. Zafer Güney (Eşgüdüm Üyesi)
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri Prof. Dr. B. Alper İskit Prof. Dr. Nuran Öğülener Prof. Dr. Emine Demirel Yılmaz Prof. Dr. Kansu Büyükafşar Doç. Dr. Zehra Yılmaz Kurçer Dr. Orhan Uludağ Dr. Arzu Onay Beşikçi
Denetleme Kurulu Yedek Üyeleri
Doç. Dr. Canan Uluoğlu Prof. Dr. Nuri İhsan Kalyoncu Prof. Dr. Zekiye Nur Banoğlu
Yeterlilik Kurulu Yedek Üyeleri
Prof. Dr. Şule Gök Prof. Dr. Fatma Akar Prof. Dr. İclal Çakıcı Prof. Dr. Sibel Göksel
TTB-UDEK Temsilcileri
Prof. Dr. Ersin Yarış Doç. Dr. Remzi Erdem
Yayınlar: Türk Farmakoloji Derneği Bülteni
Adres: Talatpaşa Bulvarı No: 113/52 Samanpazarı / Ankara
Tel ve Faks: 0312 309 21 56 E-Posta:info@tfd.org.tr Web adresi: www.tfd.org.tr
|