“Türkiye’de dernekçilik, birbirine yakın insanların bir araya geldiği bir yapı gösteriyor”
Derneklerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Türk Tıbbi Rehabilitasyon Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Zafer Hasçelik
Derneğiniz ne zaman kuruldu, tarihçesini kısaca anlatır mısınız?
1978’de, anabilim dalımızda o günkü öğretim üyeleri ve Anabilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Rıdvan Özker tarafından bir grup fizik tedavi hocası, ortopedi, nöroloji öğretim üyeleri ve fizyoterapist arkadaşlar tarafından kuruldu. O günkü ana amacı, Türkiye’deki fiziksel tıp ve rehabilitasyonu bilimsel ve akademik zemine oturtarak multidisipliner bir yaklaşım getirmekti. Misyonumuzda araştırma, geliştirme, insan gücü hazırlama ve ülke bazında rehabilitasyon tıbbının tanınması ve organizasyonu için çaba göstermek gibi hedefler var. 12 Eylül’de, derneklerin kapatılması ve faaliyetlerine ara verilmesinden sonra 1987’ye kadar durgunluk zamanı yaşıyor. 1987’de yeniden Dernekler Kanunu organize edilince bütün derneklerin faaliyetine izin verildi ve biz de çalışmaya başladık.
Genel olarak derneğinizin faaliyet alanları nedir?
İnsan gücü yetişmesine yardım etmek, bu alanda araştırmalar yapılmasını desteklemek. Bu amaca uygun olarak biz 1977 yılında başladığımız faaliyetleri kısmen 1980’li yıllarda daha çok klinik çalışmalarla yürütebildik. 1997 yılında ulusal kongreyi düzenledik. 2000’de Avrupa Fiziksel Tıp Rehabilitasyon Kongresi’ni Türkiye’de düzenledik. Kongre Başkanlığını da ben yürüttüm. Kurslar açıyoruz özürlülerle ilgili, yayın faaliyetleri, seminerler düzenliyoruz. Devlet kuruluşlarına bilirkişi, danışmanlık yapıyoruz. TTB ile uzmanlık alanımızla ilgili sorunlarda birlikte çalışıyoruz. Türkiye’yi Avrupa Uzmanlar Birliğinde temsil ediyoruz.
Alanınızda başka dernekler de hizmet veriyor mu?
4 büyük dernek var bizim alanımızda çalışan. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanı hem zenginlik gösteriyor hem de organizasyon bakımından şanssızlık arz ediyor. Derneklerden biri sadece romatoloji alanında çalışıyor. Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği. İkinci dernek, Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları Derneği, meslek haklarıyla ilgili çalışmalar yürütüyor daha çok. İstanbul’da merkezi bulunan Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği var, akademik amaçlı çalışıyor bizim gibi, dergi çıkartıyor. Biz Avrupa’da temsil ederken o dünya çapında temsil ediyor. Aramızda işbirliği var.
Derneğinize kimler üye olabiliyor? fiu anki üye sayınız nedir?
700’ün üzerinde üyemiz var. Sadece fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları üye olabiliyor. Bunun da sebebi, 1993’te Avrupa Uzmanlar Birliğine üye olma başvurusu yaptığımız zaman bize geri dönüş olarak, tek engelin alanımızda uzmanlar dışında da kişilerin derneğe üye oluyor olmasıydı. Dolayısıyla ‘Bir uzmanlık derneği olabilmeniz için sadece alanda çalışan uzman hekimlerin üyesi olduğu bir yapıya kavuşmanız gerekir’ denildi. Yapısal değişimimizi tamamladık ve sadece uzmanları üyeliğe kabul eden bir dernek durumuna geldik.
Türkiye’de alanınızla ilgili hekimlerin yüzde kaçı derneğinize üye?
Yarıya yakını derneğimize üyedir.
Genel kurul ve üye seçimleri ne kadar sürede bir yapılıyor? Seçimler en son hangi tarihte yapıldı?
İki yılda bir yapılıyor. En son 2006 Mayıs ayında yapıldı.
Derneğinizin şubesi var mı?
Hayır. fiube faaliyetlerini pratik olarak çok uygun bulmuyoruz. Alanımızda çalışan dört derneğin üyelerinin de hemen hepsi aynı. Dernekler arasında tamamen lokalizasyon farkı var. Çünkü dernekçilik birbirine yakın insanların bir araya geldiği bir yapı gösteriyor Türkiye’de. Coğrafi açıdan değişik yerlerde yaşayan insanların bir araya gelip çalışması zor. Bu arada reflekslerin hızlı olması gerekiyor. Sık sık yönetim kurulu toplantısı yapmak, bazı konularda karar vermek, organizasyon yapmak zor olduğu için bir bölgede yaşayanların daha kolay bir araya gelmesi nedeniyle birbirlerine yakın insanlardan oluşuyor yönetim kurulları. Bu dört derneğin bireysel faaliyetlerini baskılamamak, onların önünü açmak, hem de hepsini birlikte koordineli çalışır şekle getirmek için yasanın gösterdiği bir adres var, o da: Federasyon. Dernekler kanuna göre bu mümkün. Ama meslektaşlarımızla bu adreste buluşamadık, değişik nedenlerle. Tek bir dernek gerçekten mümkün mü? Oldukça zor. Derneklerin hepsinin gerek centilmenlik anlaşması yaparak, gerekse oturmuş, üstlendiği görevler var ve hepsi çok büyük görevler. Bunu bir tek derneğin yapması oldukça güç. Aktif çalışan 7 kişi yerine 27-28 kişi oluyor, bunu ben kazanım olarak görüyorum. Önemli olan asgari müştereklerde anlaşır olmak ki onu beceriyoruz zaten.
Derneğiniz tarafından yayınlanan periyodik bir bilimsel yayınınız var mı?
Romatoloji ve Tıbbi Rehabilitasyon Dergimiz var. 18 yıldır çıkıyor. Med-Line ve TÜBİTAK’ta indeksleniyor. İki dilde çıkıyor. Uluslararası tıbbi indekslere üye ve aday konumunda.
Yeterlilik Kurulu var mı? Varsa yeterlilik sınavı yapılıyor mu? Yapılan sınavlar hakkında bilgi verir misiniz?
Bir tane Yeterlilik Kurulu oluşturduk, birden fazla olmasının pratik bir yararı yok. Bağımsız bir organdır, kendi içinde işleme şeması var. Sınav yapılıyor 3 yıldır, Avrupa Board sınavı da yapılıyor Türkiye’de. Sorular Avrupa’da hazırlanıyor, kasımın son haftası cumartesi günü tüm Avrupa’yla aynı saatte başlıyor, sorular gizli geliyor, mühürlü bir şekilde. Sınav yerinde açılıyor, dağıtılıyor ve tekrar mühürlenip geri gönderiliyor. Bizim meslektaşlarımız yüzde 90 üzerinde başarı oranına sahipler.
Derneğinizin düzenlediği kongre ve diğer bilimsel etkinlikler hakkında bilgi verir misiniz?
En son, 1997’de ulusal kongreyi düzenledik. 900 kişinin katılımıyla gerçekleşti o kongre. Avrupa kongreleri de 1999’a kadar her 4 yılda bir yapılıyordu. 1993 yılında yapılan Belçika’daki kongrede, kongrenin iki yılda bir yapılması için prensip kararı alındı. 1995’te İtalya’da yapıldı ve 1999’da İsveç’te yapıldı. Sıra 2002 ye gelmişti ve Türkiye olarak o yıl aslında 1999 kongresine adaydık ama yönetim kurulunda biraz politik davranıp 1999’dan vazgeçerek 2000 yılını istedik. 2000 yılında yapılan kongre bilimsel ve sosyal yönden, en debdebeli kongre oldu. Yaklaşık 1600 kişi katıldı, çoğunluk yabancıydı, üç paralel salonda yapıldı. Hala konuşuluyor o kongre.
Derneğin bilimsel çalışma grupları var mı?
Geriatri, ostroperooz, romatoloji ve genel rehabilitasyon alanlarında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Son dönemdeki en büyük aktivitemiz kas iskelet sisteminin ultrasonografik değerlendirmesiyle ilgili açtığımız kurs oldu. Önümüzdeki dönem bunu bir Avrupa Birliği projesi haline getirmeye çalışıyoruz.
Üye olduğunuz uluslararası örgütler var mı? Yapılan ortak çalışmalar nelerdir?
Avrupa Fiziksel Tıp Rehabilitasyon Derneği üyeliğimiz var. Eğitim bazında ortak çalışmalarımız var. Temel tıp eğitimi ve mezuniyet sonrası eğitiminde nasıl yürüyeceği konusunda bir takım projeler peşindeyiz. Tele tıp projemiz var. Uzaktan kumandalı bir kontrol mekanizması bu. Bir merkez içinde bulunarak Türkiye’nin çok değişik yerlerinde rehabilitasyon hizmetlerinin ve hasta tedavilerinin yürütülmesi konusunda konsültasyonlar, organizasyon yönetimleri vs yapma imkanımız var. Siz elinizde bir web cam ve bir notebook ile bir hastanın başında çalışıyorken benim sizi buradan izleyip, size rehberlik yapma şansım var. Dolayısıyla Prof. Dr. Zafer Hasçelik yalnız Hacettepe’de odasında çalışan bir hoca değil, Van’ın, Karadeniz’in bir köşesinde herhangi bir uzman arkadaşın istediği zaman ulaşabileceği veya hastalarını paylaşabileceği bir kişi. Bu bir ağ oluşturmanın ön çalışmasıdır. Uzaktan eğitim diye bir durum var, onun tıbba uyarlanmasıdır bu. Yaklaşık iki yıldır bu proje üzerinde çalışıyoruz. Prototip çalışmayı burasıyla Or-an’daki hastanemiz arasında yapıyoruz.
Dernek gelirleri nelerdir?
Projelerden ve organizasyonlardan elde ettiğimiz gelirler dışında bir de olması gereken üye aidatları var.
Aidat gelirleri dernek gelirlerinin ne kadarını oluşturuyor? Her üye aidat ödüyor mu? Ödenmediği takdirde uygulanan yaptırımlar nelerdir?
Çok düzenli ödenmiyor. Yaptırım uygulamıyoruz. Türk insanının sivil toplum kuruluşlarına ilgisi sözel olarak çok iyi ama aktivite olarak çok zayıf. Aylık 10 YTL ama toplamakta zorluk çekiyoruz.
Branşınızla ilgili uzmanlık eğitim süresini yeterli/fazla buluyor musunuz?
5 yıl ideal. Yan dal çalışmaları için 2-3 yıl daha üst ihtisas gerekli. Bundan önceki dönemde 3 yıldı ve çok yetersizdi. 5 yıl çok iyi değerlendirilirse çok optimal bir zaman süresi, bize yeterli.
Türkiye’de branşınızla ilgili hekim sayısında bir eksiklik veya fazlalık söz konusu mu?
Bu konuda kayıtlar tartışmaya çok açık. Sağlık Bakanlığının kayıtları, nedense bilemiyorum, yetersiz. Bu kayıtlara bakarsanız 900 hekim görünüyor yaklaşık. Ama biz bir kongre yaptığımız zaman 1600 kadar uzman 400 kadar da asistan görüyoruz. 2000 sayısına ulaşmış, alanda çalışan hekim sayısı Türkiye için yeterli. Bu, Avrupa ortalamalarının üzerinde bir rakam, ama 900 yetersiz. Uzmanlık eğitiminin diplomasını veren Bakanlık olmasına rağmen neden böyle bir farklılık oluyor, bunu bilmiyorum. Bunu araştırmak gerekir. Tıbbın hemen her alanında olduğu gibi dağılım sorunu var. Türkiye’nin hekim sayısı da yetersiz değil.
Derneğinizin kısa veya uzun vadede gerçekleştirmeyi düşündüğü hedefleri nelerdir?
Tele tıp projemizi hızlandırmak istiyoruz. Kas iskelet sisteminde ultrasonografiyi hızlandırmak istiyoruz. Balmeoterapiyle ilgili projemiz var. Ülkemizde 2 binin üzerinde termal kaynak var. Bunların çok az bir kısmı kullanılabiliyor. 15-20 kadarının üzerinde tesis var, çok verimli kullanıldığını söylemek de mümkün değil. Bu girişimin yaklaşık 2 bin yıllık bir mazisi var bizim topraklarımızda. Balmeoterapi, bilinen kaplıca tedavisinin bir diğer ismi. Ama doğal kaynakları, özellikle suyu kullanarak yapılan her türlü tedavinin başlığı bu. Biz yıllarca Yalova, Gönen kaplıcalarını bildik. Ama Ankara’da hemen yanı başımızda Roma Hamamı var mesela. Bin yıldan eskidir Roma Hamamı’nın tarihçesi, binlerce yıldır bu topraklarda bu yöntem kullanılıyordu. Bizim bunu neden kullanamadığımızın arkasında çok değişik nedenler var, ekonomik-sosyal faktörler var, biraz suistimaller var, altyapı yetersizlikleri var. Ülkemiz jeolojik olarak oynar bir bölge. Kaynakların zaman zaman gücünde değişiklikler oluyor. Türkiye’nin artık yaz turizmi dışında sağlık turizmine yönelmesi gerekiyor. Bunun en büyük ayağını da termal merkezler oluşturacaktır. İnsanın yaşam süresinin de arttığı göz önünde bulundurulursa, yaşlı popülasyonunun bu tür kaynaklara daha çok ihtiyacı var. Çok büyük bir zenginlik üzerinde oturuyoruz, farkında değiliz. Yalnızca ülkemizin değil, yaşam süreleri fazla ülkelerin de hizmetine sunabilirsek hem ülkemizin tanıtımı açısından hem de gelir kaynağı açısından başarı olur.
AB’de bununla ilgili bir çalışma grubu oluşturduk. Orada bir proje hazırladık. Çünkü sorunları ikiye ayırmak gerekir burada; bir, organizasyon ve altyapı sorunları var; bir de bizim bilimsel sorunlarımız var. Ortak bir dil oluşturmalıyız ve bunun nelerde anlamlı olduğunun karşılığını yazmamız gerekiyor. fiu anda Avrupa’da en büyük hizmet sunucular Macaristan, İtalya, Fransa. Bu projenin ülke ekonomisine de ciddi katkılarda bulunacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu projenin öncelikli projeler arasında yar aldığını söyleyebilirim.
Teşekkürler. 02/04/2007
Türk Tıbbi Rehabilitasyon Kurumu Derneği
Kuruluş tarihi : 1978
Üye Sayısı : 700 üzeri
Kamu yararı statüsü : Var
Yayınlar : Romatoloji ve Tıbbi
Rehabilitasyon Dergisi Şubeler : Yok
Adresi : Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Sıhhiye / Ankara
Tel - Faks : 0 312 309 41 42 – 305 15 75
E-posta : acetin@ttrkd.org
Web adresi : www.turktibbirehab.org
Mayıs 2006 tarihinde yapılan seçimli genel kurulla göreve başlayan üyeler:
Yönetim Kurulu Asil Üyeleri
Başkan : Prof. Dr. Zafer Hasçelik
Genel Sekreter : Doç. Dr. Alp Çetin
Sayman : Dr. Bayram Kaymak
Üye : Doç. Levent Özçakar
Üye : Dr. Lale Akbulut
Üye : Dr. Figen Ayhan
Üye : Prof. Dr. Nafiz Akman
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri
Prof. Dr. Osman Başgöze, Prof. Dr. Yeşim Gökçe Kutsal, Doç. Dr. Tolga Aydoğ, Doç. Dr. fiehri Kılınç, Doç. Dr. Seyhan Sözay, Dr. Fevziye Ünal Malas, Dr. Özlem Taşoğlu.
Denetleme Kurulu Asil Üyeleri
Prof. Dr. Ayşen Akıncı Tan, Prof. Dr. Reyhan Çeliker, Doç. Dr. Fatma İnanıcı.
Denetleme Kurulu Yedek Üyeleri
Dr. Özlem Erol, Dr. Oya Ünal, Dr. Murat Kara
|