Ana sayfa
  Künye
  Hakkımızda
  Türkiye Klinikleri
  İletişim
 

 

22-11-2008  

 MEDİANKET
Sevk zinciri uzman hekimlerin özel sektör ve muayenehanelere geçişini artırır mı?
Evet
Hayır
Etkilemez
Anket Sonuçları
 KÖŞE YAZILARI
Prof. Dr.  Hikmet   AKGÜL
“Zencilerin” Demokrasisi
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL
Doç. Dr.  Sadık   ARDIÇ
Uyku Tıbbı İçin İyi Başlangıçlar
Doç. Dr. Sadık ARDIÇ
Prof. Dr.  İsmail Hakkı   AYDIN
Bilim ve Azim
Prof. Dr. İsmail Hakkı AYDIN
Prof.Dr.  Nurettin   BAŞARAN
Ulusal DNA Planı
Prof.Dr. Nurettin BAŞARAN
Prof. Dr.  Süleyman   BAYKAL
Tıp Eğitimini Olumsuz Etkileyecek Gelişmeler
Prof. Dr. Süleyman BAYKAL
Prof Dr.  Ayşegül   DEMİRHAN ERDEMİR
Hekim-Hasta İlişkilerinde Sadakat ve Dürüstlük-1
Prof Dr. Ayşegül DEMİRHAN ERDEMİR
Prof. Dr.  Tevfik   ÖZLÜ
SGK Tek Başına Karar Vermeli mi?
Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ
Prof. Dr.  Erol   ÖZMEN
Yöneticiniz Narsist Olursa
Prof. Dr. Erol ÖZMEN
Uz. Dr.  Ülkümen   RODOPLU
SUT ile Sağlıkta Yeni Bir Dönem Başladı
Uz. Dr. Ülkümen RODOPLU
Prof. Dr.  Mustafa   SARSILMAZ
Yeterlik Kurulları
Prof. Dr. Mustafa SARSILMAZ
Prof. Dr.  Mehmet   ZİLELİ
Televizyondaki Sağlık Programları Ne Kadar Sağlıklı?
Prof. Dr. Mehmet ZİLELİ
 ETKİNLİKLER
  • 5. ULUSAL DAHİLİ VE CERRAHİ BİLİMLER YOĞUN BAKIM KONGRESİ
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 16. Ulusal Allerji ve Klinik İmmunoloji Kongresi
  • 19-11-2008 / 23-11-2008
  • 9. ULUSAL KONSÜLTASYON LİYEZON PSİKİYATRİSİ VE PSİKOSOMATİK TIP KONGRE
  • 20-11-2008 / 23-11-2008
     ÜYE GİRİŞİ
      Kullanıcı Adı  
      Şifre  
        Beni Hatırla  
         
      Şifremi Unuttum  
      Üye Olmak İstiyorum  
     ÖZEL DOSYALAR
    Mecburi Hizmet dosyası
    Hükümet, mecburi hizmeti, devlet hizmeti adıyla yeniden uygulamaya hazırlanıyor... Mecburi hizmet ile ilgili hem Medimagazin'de hem de ulusal basında çıkan haberleri bulabileceğiniz bir dosya...

    MediBilgi
    Sağlık personeline yönelik başta mevzuat olmak üzere tüm bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

    SORU-CEVAP
    Mecburi hizmet, atama ve nakiller, eş durumu gibi konularda sizden gelen sorular ve cevapları

    Tam gün yasası
    Tam gün uygulamasıyla ilgili tüm haberler

    TUS Dosyası
    1987 yılından bu yana yapılan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile ilgili istatistikleri ve ropörtajları bu dosyada bulacaksınız.

    Akademisyenlerimiz
    Medimagazin - Akademisyenlerimiz bölümünde yer alan akademisyenlerimiz hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz

    Derneklerimiz
    Medimagazin - Derneklerimiz bölümünde yer alan dernekler hakkındaki bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

    Tabip Odalarımız
    Medimagazin - Tabip Odalarımız bölümünde yer alan tabip odaları hakkında bilgi edinebilirsiniz

    Türkiye'de Tıbbi Yayıncılık
    Türkiye'deki tıbbi yayınlarla ilgili mevcut durumu ve çözüm önerilerini dergi editörlerine sorduk

    Tıpta Uzmanlık Eğitimi Dosyası
    Uzmanlık eğitimi veren üniversiteler ve SB eğitim hastaneleri arasındaki benzerlikler ve farklar neler?

    Performans Dosyası
    Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı performansa göre döner sermaye uygulaması ile ilgili bugüne kadar Medimagazin ve diğer basın organlarında yayımlanan haberler bu dosyada

    Tıp Eğitimi Dosyası
    Tıp fakültelerinin altyapı ve eğitimle ilgili sorunlarıyla ilgili fakültele yöneticileriyle yapılan ropörtajları içeriyor.

    Tıp Kongreleri
    Türkiye'de düzenlenen tıp kongreleri hakkında sayısal verilerin yanısıra dernek başkanları ve turizm firmalarının görüşlerini yansıtan, kongrelerle bir çok bilgiyi bulabileceğiniz bir dosya...

     
    Nobel İlaç
     KÖŞE YAZISI
      Prof. Dr. Ayşe AKIN
    Ayşe   AKIN
      SAĞLIĞA BAKIŞ
      Kadın Hastalıkları -Doğum ve Halk Sağlığı Uzmanı
      .: Bütün Yazıları  |  e-posta gönder

    28-01-2008
    Sayı : 365


    Türkiye’de Kadın Kanserleri Konusunda Yapılanlar, Yapılmayanlar

    “Üreme fonksiyonu”nun en ağırlıklı yükünü, fizyolojik olarak “kadın cinsiyeti” üstlenmektedir. Yapılan hesaplamalara göre kadınların üreme sağlığına bağlı hastalık yükü erkeklere kıyasla 3 misli daha fazladır.

    Bu yükün içerisinde kuşkusuz kadınlardaki üreme organlarının kanserlerinin de payı vardır. Kadın kanserleri denildiğinde türleri çok çeşitli olup her bir türün ayrı önemde sağlık hizmetleri içerisinde ele alınması gerekmektedir.

    Bu yazı kapsamında, uygun programlarla korunmanın olası olduğu, erken tanı konulduğunda da tedavisinin yüzde yüz mümkün olduğu bir kanser türünden, yani halkın “rahim ağzı kanseri” olarak bildiği, servikal kanserden söz etmek istiyorum.

    Dünya istatistikleri incelendiğinde, servikal kanserin gelişmekte olan ülkelerdeki görülme hızının daha yüksek olduğunu ve kadınlarda en yaygın kanser türü olan meme kanserinden sonra en sık rastlanan kadın kanseri olduğunu görüyoruz. Örneğin gelişmiş ülkelerde bir yılda 91 bin yeni vaka görülürken bu sayı gelişmekte olan ülkelerde 379 bindir. Türkiye’de ise, 1996 yılında servikal kanser, kadın kanserleri arasında sıklık yönünden, 7. sırada iken 2002 yılında 10. sırada, 2003 yılında ise 9. sıradadır. Sayı olarak da bir yılda sırası ile 623, 708 ve 763 vaka bildirilmiştir.

    Artık, servikal kansere neden olan, kısaca HPV denilen ve cinsel temasla bulaşan virüs bilinmekte ve bu virüse karşı aşı da geliştirilmiş durumdadır. Ancak hastalıklardan korunmada, sadece aşı ile korunmak yerine bu kanser için diğer risk faktörlerinin de bilinmesi ve her şeyden önce onlardan kaçınılması gerekmektedir. Servikal kanser için risk faktörleri:
    Çok eşli olma, eşinin çok eşli olması, erken yaşta cinsel aktiviteye başlama, sigara içme, cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü, HPV enfeksiyonu öyküsü, HIV enfeksiyonu, daha önce tarama yapılmamış olması, vitamin C, A, beta karoten ve folat eksikliği, düşük sosyoekonomik düzey, kötü hijyen gibi faktörler servikal kanser gelişmesine zemin hazırlayan risk faktörleridir.

    Her şeyden önce toplum, bu faktörlerin farkında olup uzak durmalı ya da gereğini yapmalıdır. Servikal kanser gelişmesi yaklaşık 15-20 yıllık bir süreyi almaktadır, o halde hastalığın belirti vermediği çok başlangıç döneminde tanısının konularak gerekli tedavisinin yapılması ile kesin tedavisinin yapılabildiğini artık bilmekteyiz. Erken tanıda yaşamsal önemi olan, rahim ağzından sürüntü alınması (servikal smir testi) ve bu sürüntünün sitolojik incelemesinin yapılmasıdır.

    Dünya Sağlık Örgütünün smir testi yapılması için önerdiği şema: 35-40 yaş grubu kadınlar, servikal smir alınarak bir kez taranmalıdır. Bu grubun % 80’i tarandıktan sonra program, “30-60 yaş grubu kadınların 10 yılda bir” taranması şeklinde genişletilmelidir. Daha sonra tarama aralığı 5 yılda bire indirilir. Bütün bunlar sağlık sistemi kapsamında başarılırsa, son olarak yaş sınırı 25’e çekilmelidir.

    Servikal smir testi ile yapılan taramalarla, pek çok batı ülkesinde servikal kansere bağlı ölümler ciddi oranda azaltılmıştır.

    Servikal kanserin en sık görülen semptomları: anormal, düzensiz vajinal kanamalar, cinsel ilişki sonrası olan kanamalar, menopoz sonrası olan kanamalardır.

    İlerlemiş vakalarda, kötü kokulu vajinal akıntı, bele veya bacağa vuran ağrı, anemi, kilo kaybı, üriner şikayetler, alt ekstremitelerde ödem de görülebilir. Önemli olan kadınların bu belirtilerin ve anlamının bilincinde olmasıdır.

    HPV aşısının, 4’lü ve 2’li tipleri geliştirilmiş olup 9-26 yaş gurubu kadınlara uygulanması önerilmektedir. Uygulandığında 5 yıl etkili olmaktadır. Aşının maliyeti halen oldukça yüksektir.

    Servikal kanserle ilgili Türkiye’de acaba nasıl bir yaklaşım izlenmelidir? Türkiyedeki istatistikler diğer pek çok sağlık olayında olduğu gibi bu konu ile ilgili de yetersizdir ve gerçek durumu yansıtmamaktadır. Mevcut sayılar serviks kanseri insidansının düşük olduğuna işaret etmektedir. Ülkede hedef gurubun rutin olarak taranmasından ne yazık ki söz edemiyoruz. Bu gerçekler ışığında “servikal kanserin kontrolünde başarılı olunması için” sağlık sistemindeki yetkililer şu sorunun yanıtını vermelidirler: Türkiye’de ağırlık taramaya mı yoksa aşıya mı verilmelidir? Aşı maliyetinin ulusal program kapsamında karşılanması, sağlık bütçemiz düşünüldüğünde yakın gelecekte olası görünmemektedir. Bu durumda, servikal kanser kontrolünde Türkiye’de, toplumun risk faktörleri ve kanserin erken belirtileri yönünden bilinçlendirilmesi, smir taramalarının birinci basamakta yapılması, gerekli sitolojik incelemeler için alınan smirlerin incelenebileceği teknik altyapının ülke genelinde sağlanması ve uygulanan programların kayıt bildirimleri ile izleme ve değerlendirilmelerinin yapılması sağlanmalıdır.

    Bütün bunların başarılabilmesi için, Türkiye’deki sağlık hizmetlerinin, “sağlıklı bireyleri” hedef alan, ekip hizmeti ve temel sağlık hizmeti gibi, entegre, çağdaş yaklaşımlarla ele alınmasını gerektirdiği bilimsel gerçeği, sorumluların hatırlaması gereken hususlardır.
     
     GÜNCEL HABERLER
  • Eczacı Odasından reçete dağıtımındaki yetkinin ellerinden alınmasına tepki
  • Eş durumu ve sağlık nedeniyle yapılan mazeret atamaları denetlenecek
  • 'Sigara yasaklarının uygulanması engellenmek isteniyor'
  • Doktor ve sağlık memuruna darp iddiası
  • Hastaneler alet mezarlığı haline geldi
  • 'Doçentlik Sınav Yönetmeliği değişebilir'
  • YÖK yeni dekan atamaları yaptı
  • Gazi Tıp 2009'da performans sistemine geçecek
  • "Acilen 2-3 bin yoğun bakımcıya ihtiyacımız var"
  • Rektör Okudan tutuklandı
  • başhekim ve şube müdürü serbest bırakıldı
  • Doktora cinsel taciz suçlaması
  • Türk Dişhekimleri Birliği görev dağılımı yaptı
  • Obama Sağlık Bakanını seçti
  • Ege Üniversitesi personeli ev sahibi olacak
  • Özel hastanelerin hasta sayısında azalma var
  • Türk Tıp tarihinde bir ilk daha
  • İl Sağlık Müdürlüğü'nden "hastanede tecavüz" iddialarına ilişkin açıklama
  • 'İnsanlık ölmedi' dedirten doktorun inanılmaz fedakarlığı
  • Sözleşmeli hekime askerlik iznini mahkeme verdi
  • “Klinik Nöroloji El Kitabı”nda bölüm ayrıldı
  • Doktorlar yaşlı hastaları evinde tedavi edecek
  • Doktor-hasta ilişkisinde yeni dönem
  • Akdağ Yargıtay’ın doktora verdiği cezayı yorumladı, özel hastanelere bir uyarı daha yaptı
  • AYIN KONUSU: DİŞ HEKİMLERİ MUAYENEHANELERİNDEN HİZMET ALIMI


  •  RÖPORTAJ
    Dr. Ahmet Erdem
    Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem
     HAFTANIN KLİNİĞİ
    Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Kliniği
    Klinikleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi İnfertilite Klinik Şefi Doç. Dr. Berna Dilbaz

    Medimagazin ® sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve diğer içeriğin hakları Ortadoğu Reklam Tanıtım ve Yayıncılık A.Ş'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet vs.) izinsiz kullanılamaz.©
    Bu sitede yer alan haber, fotoğraf, yazı, ilan ve reklam içerikleri sağlık profesyonellerinin kullanımına yöneliktir. Sağlık çalışanlarının dışında site kullanımından doğabilecek her türlü sorumluluk kullanıcıya aittir.

    Powered By F1max Bilişim Hizmetleri