|
Tedavi yardımı ile ilgili tebliğ, uygulamaya sorunlu başladı. İhalelere katılım olmamasından dert yanan hastanelere göre Bakanlığın çerçeve sözleşme düzenlemesi, hizmet alımını daha da zorlaştırdı. Uygulamanın kaos yarattığı görüşündeki eczacılara göre ise ne hastaneler hazırlık yapabildi, ne de belirsizlikler giderilebildi
Fatma Ergüzeloğlu/Ankara
Yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastanelerce karşılanmasına ilişkin uygulamanın 1 Ocak’ta yürürlüğe girmesine rağmen, ilaç ve malzeme temininden kaynaklı sorunlar devam ediyor. Üniversite hastaneleri uygulamada aksaklıkların yaşandığını, tedavilerin geciktiğini belirtirken, Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim araştırma hastaneleri hazırlıklarını tamamladıklarını ancak “çıkan sorunlara göre tedbir alacaklarını” bildirdiler.
Tedavi Yardımıyla İlgili Uygulama Tebliği, 1 Ocak’tan itibaren yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastaneler tarafından teminini ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile sözleşmeli sağlık kurumlarının bünyelerinde yapılamayan tetkik ve tahlilleri hizmet alımı yoluyla karşılamalarını öngörüyor. Süreçle ilgili Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğüne iletilen sorunların başında, ihaleye katılım olmaması, firmalar tarafından teklif verilmemesi ya da ederin üzerinde teklif verilmesi, ödenek sıkıntısı, sağlık müdürlüğü tarafından toplu alım yapılacak olması, barkod numaralarının tamamlanma aşamasında olması, zaman sıkıntısı, depolama ve stoklama problemi belirtildi. Yeni uygulama ile birilikte 59 devlet ve 21 eğitim hastanesinde sorun olduğu bildirildi.
Esas sıkıntı ortopedik malzemede
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gazi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Şare, hastanede eksikliklerin olduğunu, ihale yapmalarına rağmen ilaçlarda teklif alamadıkları ürünler olduğunu kaydetti. Özellikle ortopedik malzemede sıkıntı yaşadıklarına dikkat çeken Başhekim, “Binlerce kalem çeşit olduğu için teklif almakta zorluk çekiyoruz, her bir hastaya göre malzeme değişebiliyor, standardı sağlamakta zorlanıyoruz” diye konuştu.
Çerçeve sözleşme ihalesi yapmadıklarını belirten Prof. Şare, çerçeve sözleşme ihalesi yapanların da çoğunun teklif alamadıklarını söyledi. Firmaların garantili satamayacağı mal için ihale masrafı istemediğini belirten Başhekim “Biliyorsunuz ihaleye katılmak için belirli bir masraf yapıyorlar. Sonuçta çerçeve sözleşme ihalesi yapsa bile o da bir ihale yöntemidir. Bu nedenle belli bir masraf yapacak, ama teklif verdiği kurum onlardan hiç ürün almazsa ne olacak? Sıkıntı burada” dedi.
“Tedaviler gecikebiliyor”
Bazı malzemelerin veya ilaçların bir tane temsilcisi olduğunu belirten Şare şöyle konuştu: “Çerçeve sözleşme ihalesinde en az üç teklif almak lazım. Bundan dolayı sistem yürümüyor. Biz eskisi gibi, hastanede bulunamayan ilaçların dışardan temin edilmesinin yolunun açılmasını istiyoruz. Ortopedik malzeme gibi bazı malzemelerde de bu iznin tekrar verilmesi uygun olacaktır. Hastalar, tedaviler gecikebiliyor. Bu mağduriyetin önlenmesi lazım. Esas olarak en çok ortopedide sorun var. Diğer spesifik malzemeler, az kullanılan her bölüm için malzeme çıkar. Ama ortopedik ve beyin cerrahisinin protezleri için -omurga kırıkları için kullanılan vidalar, plaklar vs.- her hastaya göre değişiyor. Burada standart bir malzeme almak kolay olmuyor.”
“Bakanlık da hazır değil”
Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim araştırma hastanelerinin de eksikliklerini tamamlayamadığını belirten Prof. Şare, “Onlar da ihalelerini tamamlayamadılar. Hastaneler sırf ‘hazırız’ demek için, almadıkları ilaç için de reçete toplayıp doğrudan temin yoluyla işlem yapıyor” diye konuştu.
Marmara’da sorun “majör” durumda
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mithat Erenus, hazırlıklarını tamamlamadıklarını belirterek ancak yüzde 20 oranında ihtiyaç karşılayabildiklerini söyledi. 20 ve 27 Ocak günlerinde ihalelerinin olacağını belirten Erenus, bu ihalelere katılım olması durumunda ihtiyaçlarını karşılayabileceklerini anlattı. Erenus, şu anda “majör” sıkıntılarının olduğunu belirterek “Ortopedi gibi bir takım malzemeleri, örneğin, aldığımızda ve SGK bunu kestiği takdirde zarar etmiş olacağız” diye konuştu. Eczane ve depo sorunlarının varlığına dikkat çeken Erenus şöyle konuştu:
“Eczanemizi 24 saat çalıştırabilmemiz için kadroya ihtiyacımız var. 2 tane eczanemiz var, bizim eczaneyi çalıştırabilmemiz için 24 saat nöbet tutmaları lazım. Bu da şu anda mümkün değil. Eczacı kadromuz yok, 2 eczacıya nöbet tutturamazsınız, en az 3 eczacı lazım. 24 saat çalıştığımız için 5 eczacıya ihtiyacımız var. Tabii bu kadar malzemeyi depolayacak yerle ilgili sorunumuz var.”
“Değil depo, nefes alacak yer yok”
Erenus, kriz durumu yaşadıklarını anlatarak bazı ameliyatları erteleyebileceklerini ifade etti. Daha önce ihale açtıklarını fakat bazı ihalelere katılım olmadığını belirten Erenus, “Eğer ihalelere katılım olursa 20 ve 27’sinden sonra bazı malzemeleri temin etmiş olacağız. Ama bu da yeterli olmuyor, bir de kadroya ihtiyacımız var” dedi. 20 Ocak’a kadar “durumu idare edeceklerini” belirten Erenus, ihaleye katılım sağlanırsa geriye eczacı dışında büyük bir sorunlarının kalmayacağını söyledi. Hastanelerinin Türkiye’de ve belki dünyada kiracı olarak bulunan tek üniversite hastanesi olduğunu belirten Erenus, “Yeni yapılan hastaneye geçemediğimiz müddetçe fizik sorunumuz devam edecek. Burası huzurevi olarak yapılmış bir bina. Yaptığımız tadilatlarla aşağı-yukarı 20 senedir faaliyet gösteriyoruz. Her üç senede bir yeni binamıza taşınırız diye düşünüyorduk ama taşınamadık. ‘Deponuz yok mu?’ diye sorarsanız, ‘Nefes alacak yer yok burada’ diyebilirim. Bu nedenle depo yapmak çok zor” dedi.
“Biz yazın önlemimizi aldık”
9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Sedef Gidener, hazırlıklarını daha önce yaptıklarını, 2 aydır aynı sistemle çalıştıklarını söyledi. “Biz yazın önlemimizi aldık” diye konuşan Gidener, tek sıkıntılarının yatan hastaların kemoterapötik ilaçlarının karşılanması olduğunu söyledi. Yatan hastalar için kullanılan kemoterapötik ilaçların tek firmada olduğunu belirten Gidener, firmaların gelmediğini söyledi. Başhekim, diğer hastanelerden farklı olarak kendilerinin tek hazırlığının ortopedi ve beyin cerrahisinin ihalesini tamamlamış olmalarını gösterdi.
İlaçlı stentleri SGK ödemiyor
Gidener, kardiyoloji hastalarının ilaçlı stentlerini SGK’nın ödemediğini belirterek bunun ilerde kendileri için önemli bir sorun haline geleceğini ifade etti. Başhekim şunları söyledi: “Bazı özel hastaların kalp-damarlarına stent konurken örneğin, şeker hastasıysa, diyabetliyse ilaçlı stent gerekebiliyor. Özel hastalar için bile olsa ilaçlı stent parasını SGK ödemiyor. Bu, şu an değil ama ileride önümüze önemli bir sorun olarak çıkacak. ”
Harran’da tadilat var, sıkıntı az
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Halit Andaç da hastanelerindeki tadilat dolayısıyla hasta sayılarında azalma olduğunu ve uygulamanın sıkıntılarından daha az etkilendiklerini belirtti. Diğer üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu durumu çok iyi anladığını ifade eden Andaç, kendi hastanelerinin de normal süreçte benzeri sorunlar yaşayacağını kaydetti.
Vaka çıktıkça alım yapılacak
Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Doçent Doktor Yaşar Nazlıgil, hastanelerinin hazır olduğunu, daha önceden ilaç ve malzeme alımı yaptıklarını bildirdi. Tıbbi malzemelerin çeşitlilik arz ettiğini ve bunları önceden stoklamanın mümkün olmadığını ifade eden Nazlıgil, “Artık onları da vakalar çıktıkça hastane satın alacak” dedi. Başhekim şunları söyledi: “Çok nadir rastlanan vakalar için alınan malzemeleri son kullanma tarihi geçip de atmaktansa nadir rastlanan vakalar çıktık sıra bu malzemeleri satın almak daha tasarruflu. Diyelim ki hasta protez kullanacak, senede bir böyle bir vaka ya çıkar ya çıkmaz, bu tip vaka için de tıbbi malzemeyi alıp stoklamak mantıklı değil.”
“Çerçeve sözleşme ile mal alamadık”
Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Nurettin Karaoğlanoğlu, şu anda bir sıkıntıları olmadığını, ilaç alımlarının daha önceden yaptıklarını kaydetti. Gerek diğer hastanelerle, gerek özel sektörle sözleşme yaptıklarını belirten Karaoğlanoğlu, “Şu anda sorun yok, çıkan sorunlara göre tedbirlerimizi alacağız” diye konuştu. İhale ile ilgili sorunlar yaşadıklarını belirten Başhekim, bunu Sağlık Bakanlığına da ilettiklerini, çerçeve sözleşme ile mal alamadıklarını söyledi. Karaoğlanoğlu şöyle konuştu:
“Hizmetlerimiz tam olarak karşılanabilsin diye Bakanlık, çerçeve sözleşme adında yeni bir ihale şekli çıkardı, biz bu şekilde mal alamadık. Doğrudan teminlerle sorunu geçici olarak çözdük. Yarın bir sorun çıkmayacağı konusunda kesin bir bilgimiz yok ama şimdiye kadar bir sorun çıkmadı.”
“Hastalar çok memnun”
Hastaların da uygulamadan çok memnun olduğunu kaydeden Karaoğlanoğlu, “Siz hiç yakınınız için gecenin bir yarısı ilaç aradınız mı? Ben aradım. Gecenin bir yarısında nöbetçi eczane bulmak kadar zor bir iş yoktur. Sonuçta bu, iyi bir hizmet olacak. Sıkıntıları olmayacak mı? Tabii ki olacak. Adamın parası var mı-yok mu, bulduğu eczanenin sözleşmesi var mı-yok mu, Ankara’yı biliyor mu-bilmiyor mu diye hasta yakınına sormuyorduk; ilacı bir şekilde bulmak zorundaydı. O çerçeve sözleşme gerçekleşirse sorunlar büyük ölçüde bitecek zaten” diye konuştu.
Malzemeyi zaten hastane karşılıyor
Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Yekeler ise, özel dal hastanesi oldukları için malzemelerini zaten kendilerinin aldığını, dışarıya reçete çıkartmadıklarını bildirdi. Herhangi bir sıkıntılarının olmadığını kaydeden Yekeler, “Malzemelerimizi zaten biz alıyorduk. Özel dalız, kalp hastanesiyiz, bizim ilacımız bellidir, hastanemizde 24 bölüm yok, sadece 2 bölüm var. Kalp cerrahisi ve kardiyoloji olduğu için ilacımız bilinir ve alınır” diye konuştu.
İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ise, 1 Ocak’ta başlayan uygulama ile hastanelerinde ihtiyaç duyulan malzemelerin ve anlaşmaların sağlandığı ve uygulamayla ilgili bir aksaklık saptanmadığı yönünde bilgi verdi.
Eczacılara gore uygulama kaos yarattı
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Nurten Saydan, sağlık kurumlarının 1 Ocak'ta yürürlüğe giren uygulama karşısında hazır olmadığını öne sürdü. Saydan, hastane eczanelerinde hizmet verecek yeterli sayıda eczacı olmadığını belirterek “Bu eczanelerde hastane ambalajlı ürünlerin piyasada yeterli miktarda bulunmadığı göz önüne alındığında, hem bu sistemin işleyişinde ciddi aksaklıklar yaşanacak, hem de devlet aynı ilacı daha pahalıya satın alarak zarar edecek” dedi. İlk günlerde hastanelerde yaşananların endişelerini haklı çıkardığını ifade eden Saydan, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hastane eczanelerinden sadece hastane ambalajlı ürünler verilebileceğini, kamunun bu şekilde ilaç harcamalarında tasarruf sağlayabileceğini kaydetti. Saydan, “1 Ocak'ta yürürlüğe giren uygulamayla ilgili gerek hastanelerin gerekli hazırlıkları yapmamaları, gerekse uygulamanın nasıl yürüyeceğine dair belirsizlikler oluşu nedeniyle kaos yaşanmıştır” dedi.
“Acil ilaç listeleri belli değil”
Saydan, ihaleyle ilgili mevzuatın zamanında yetişmemesi, ilaçların temin edilememesi, ihaleye katılan firma olmayışı gibi birçok sorun ortadayken bu uygulamaya alelacele geçilmesinin yatan hastalar ve eczaneler için ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi. Amacı hastaya acil ilaç temini olan hastane eczanelerinde bulunması gereken acil ilaç listelerinin belli olmadığını belirten Saydan, “Şu anda hastane eczaneleri, hastalarına gerek duyulan ilaçları depolara sipariş vererek ve bu esnada hastaları bekleterek vermeye çalışıyorlar. İlaç hizmeti ciddi anlamda sekteye uğramaktadır” dedi. Saydan, yatan hastalara ait ilaçların teminine ilişkin gerekli düzenlemeler yapılıp eksik ve yanlışlıkların giderilmesi, kamuyu zarara uğratmayacak şekilde hastane ambalajlı ürünlerin hastanelerce temini sağlandıktan sonra uygulamanın hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Uygulama yeni değil
Sosyal Güvelik Kurumu İstanbul’dan yapılan açıklamada, uygulamayla hastanın daha konforlu hizmet almasının hedeflendiği belirtildi. Türkiye’deki uygulamada hastaneye yatmak için gelen hastanın, yanında en az iki kişiye ihtiyaç duyduğu ifade edilerek, hastaneler tarafından sıklıkla ihtiyaç duyulan malzeme, ilaç ve tetkikler için hasta yakınlarının koşuşturduğu anlatıldı.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinin hemen tamamında pijama dahil, yatan hastanın tüm ihtiyaçlarının hastanece karşılandığı vurgulandı. “Düzenleme ile hastaların kan, ilaç ve tıbbi malzeme temini ile uğraşmaksızın daha konforlu bir şekilde tedavi olması hedeflenmektedir” denildi.
Açıklamada yatan hasta ilaçlarının hastane eczanelerince karşılanmasının yeni bir uygulama olmadığı bildirilerek; “İlaçlar serbest eczanelerden temini yanı sıra hastane eczanelerinden de verilmektedir. Tüm hastanelerde eczaneler faaliyetlerini sürdürmekte olup yatan hastaların ihtiyaç duyduğu bir kısım ilaçları karşılamaktadırlar. Hepsinde kadrolu eczacılar mevcuttur. Yapılan düzenleme ile bu uygulama yaygınlaştırılmaktadır” denildi.
“Hastaneler simsar işgalinden kurtarılmalı”
SGK, paket uygulamada fiyata dahil ilaçlar için ikinci kez yapılan ödemelerin kurum zararı oluşturduğuna dikkat çekerek “BUT gereği cerrahi işlemlerde paket fiyata ilaçlar dahil olup hastanelerce karşılanması gerekmektedir. Ancak uygulamada ayrıca reçete edilmekte, ilaç için ödemenin ikinci kez yapılması da sistem açısından önemli bir açık oluşturmaktadır” ifadesine yer verdi. Açıklamada hastanelerin simsar işgalinden kurtarılması gerektiği kaydedildi. Malzeme ve ilaçlar için hastanede “neredeyse kadrolu personel” denebilecek simsarların dolaştığına dikkat çeken SGK, “Hastalara yazılan malzeme ya da ilaçlar, bu kişiler tarafından, uygun olmayan yöntemlerle tedarik edilmekte, hastalara senetler imzalatılmaktadır. Sigortalılarımızın hastalığı yanında bu gibi sorunlarla da uğraşması maddi manevi problemlere yol açmaktadır. Kurumların tüm çabalarına rağmen engel de olunamamaktadır. Ayrıca bugüne kadar soruşturulan yolsuzlukların çoğunda bu kişilerin payı olduğu da tespit edilmiştir” dedi.
Temini zor ilaç bedeli hastaneye iade edilecek
Açıklamada, ayaktan hasta reçetelerinin serbest eczanelerce temini hususunda geriye dönüşün söz konusu olmadığı bildirildi. Düzenlemenin hasta konforunu esas aldığı, sadece yatan hasta ilaçlarını kapsadığı anlatıldı. Ayrıca serbest eczanelerden ilaç temininden vazgeçilmesi gibi bir kurum politikasının bulunmadığı belirtildi. Hastanelerce yazılan yatan hasta reçetelerinin, serbest eczanelerce karşılanabileceği ifade edilerek “Eczaneler bu tür reçeteleri 5 (beş) günlük dozu aşmamak kaydıyla sorunsuz karşılayacaktır” denildi.
Açıklamada ayrıca, eczaneden reçeteyle temin edilen ilaçların bir kısmının hastanelerce hesaba geçirileceği belirtilerek “İlaçlardan temini zor olduğu tespit edilenlerin bedelleri hastanelere iade edilecektir. Ancak cerrahi, yoğun bakım ve psikiyatri kliniklerinde yatan hasta işlemlerin çoğu paket fiyat olup, paket fiyata ilaçlar dahil olduğundan bu tür reçeteler tamamıyla hesap edilecektir” denildi.
Çerçeve sözleşme nedir?
K#amu İhale Kanunu’nda yapılan düzenleme ile Sağlık Bakanlığı, sağlık kurumlarının sürekli ihtiyaç duyduğu mal veya hizmet alımına ilişkin çerçeve sözleşme yapabilmelerini mümkün kıldı. Bu kapsamda yapılacak alım ihalelerinde ödenek şartı aranmayacak. Listeye alınan istekli sayısı ise üçten az olamayacak. Teminat alınmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, ihalelerin sözleşmeye bağlanması hakkında, Kanun’da yer alan hükümler çerçevesinde, süresi 24 ayı geçmemek üzere listeye alınan isteklilerle çerçeve sözleşme imzalanacak ve sonuçlar Kamu İhale Bülteninde ilan edilecek. Çerçeve sözleşme yapılmış olması, idareye alım yapma yükümlülüğü getirmeyecek. İdare, çerçeve sözleşme kapsamındaki mal veya hizmet alımlarına ilişkin ihtiyaçlarını Kanun’da yer alan diğer usulleri kullanmak suretiyle de temin edebilecek.
İhalelere hız verildi
Hacettepe Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Hizmetleri Birimi ile Sağlık Bakanlığı Ankara Gazi Devlet Hastanesi ihale açtı. Hacettepe Üniversitesi, 49 kalem serumu açık ihale usulü ile satın alacak. İhale, Hacettepe Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Sağlık Hizmetleri Birimi Satınalma Müdürlüğünde 18 Şubat 2008 tarihinde saat 14.00’de gerçekleştirilecek. Ankara Gazi Devlet Hastanesi cerrahi, radyoloji, fizik tedavi servislerinin ihtiyacı olan 4 kalem tetkik hizmetini yaptıracak. İhale, Ankara Gazi Devlet Hastanesinde 28 Ocak 2008 tarihinde saat 14.00’de yapılacak. Bir yıllık süreyi kapsayacak olan işin ihalesinde teknik şartname bedeli mukabili hastaneden temin edilebilecek.
“Bu şartlar altında uygulama şansı yok”
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, “Yatan Hastaların İlaç ve Malzemelerinin Hastanelerce Karşılanmasına İlişkin Uygulama Tebliği’nin son derece iyi niyetli olmakla birlikte, bu şartlar altında uygulanma şansı bulunmadığını” savundu.
İstanbul Tabip Odasında düzenlenen basın toplantısında konuşan Gürsoy, tebliğin yürürlüğe girdiği 1 Ocak'tan bu yana özellikle üniversite hastanelerinde ameliyatların ertelendiğini ya da hastaların başka hastanelere gönderildiğini öne sürdü.
Durumun, henüz nasıl çözüleceği konusunun da açıklığa kavuşmadığını kaydeden Gürsoy, “Bir çıkmazın, bir tıkanmanın, bir krizin eşiğindeyiz. Şu ana kadar bu hastanelerde ciddi bir eksiklik, bir ölüm, bir kötüleşme olayı yaşanmadı ama bunun eşiğinde olduğumuza dair endişelerimiz devam ediyor” dedi.
Gürsoy, yatan hastaların ilaç ve malzemelerinin hastanelerce karşılanmasını olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirerek, “Ancak bunun böyle olması işlerin uygun şekilde çözüleceği anlamına da gelmiyor” diye konuştu.
“Hastanelerin, mevcut koşullar ve bürokratik engeller içinde bu ihtiyaçların karşılanamayacağını daha önce ilgili bakanlık yetkililerine ilettiğini” anlatan Gürsoy, hastanelerde hala bu ihtiyaçları karşılayabilecek mekanizmanın kurulamadığını iddia etti.
Gürsoy, buna engel olarak ihale bürokrasisi, ekonomik zorluklar ve birikmiş alacakların ödenmemesini gösterdi. İstanbul
|