|
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, İstanbulda yaptığı basın toplantısında çeşitli konulara değindi
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, İstanbul’da yaptığı basın toplantısında çeşitli konulara değindi. Önümüzdeki yıllarda doktor ve hemşire açığı yaşanacağını dile getiren Akdağ, öğrencilerin bu alanlarda okumak istediklerini ancak kontenjanların yetersiz olduğunu kaydetti. Geçen 20 yılda bu konuda topluma haksızlık yapıldığını ifade eden Akdağ, “Hâlâ cüret edebiliyorlar, hâlâ çıkıp bu ülkede 'Doktor sayısı yeterli' diyenler var. Hatta 'fazla' diyenler var. İnatçılığın insanı ne kadar körleştirdiğini görüyoruz” dedi.
Sağlık kampüsleri kurulacak
Akdağ, İstanbul'da bir süredir kamu ve özel sektör sağlık hizmetlerinin yerinde incelendiğini ifade etti. Türkiye'yi 25, İstanbul'u da 6 bölge olarak ele aldıklarını ve her bölgenin kendine yetmesi için çalıştıklarını anlatan Akdağ, her bölgede yanık, yeni doğan ve yetişkin yoğun bakım ve ağır rehabilitasyon merkezleri gibi konularda gerekli kaynağı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Akdağ, bazı büyük kentlerde sağlık şehri yapılaşmasına gittiklerini ve sağlık kampüsü yapmayı amaçladıklarını belirterek, Ankara'da Etlik ve Bilkent'te sağlık kampüsü yaptıklarını, tüm hastaneleri buraya toplayacaklarını, Ankara'nın neresinden hareket edilirse edilsin bu kampüslere 20 dakikada ulaşmanın mümkün olacağını kaydetti.
Hedef 600 sağlık ocağı
İstanbul'da 2002'den bu yana 200 olan sağlık ocağı sayısının 500'e yaklaştığını ve hedefin 2009 sonuna kadar 600 sağlık ocağı olduğunu anlatan Akdağ, 112 Acil Servisinde 30 olan nokta sayısının 140'lara yaklaştığını ve hedeflerinin 160 noktaya ulaşmak olduğunu belirtti. Akdağ, İstanbul'da ambulansların vakaya ilk 10 dakikada ulaşma oranının yüzde 80 olduğunu ve bunu yüzde 90'a çıkarmak istediklerini ifade ederek, “Vatandaşların hizmet alabilmesi için özel sektörün gücünü de vatandaşa açtık. İstanbul'da uzman doktor özel sektörde 5 binin üzerinde iken kamu hastanelerinde 4 bin civarında” dedi.
Vatandaşların belli bir oranda fark ödeyerek, özel sektörden yararlandığını ve yeni Sosyal Güvenlik Yasası ile bu farklara belli bir sınır da getirileceğini dile getiren Akdağ, özel sektörün kanser ve organ nakli vakalarında hastadan ilave bir ücret alamayacağını söyledi.
İstanbul’da tam zamanlı çalışma oranı yüzde 60
Hekimlerin tam gün çalışması için hazırlanan yasa taslağının Başbakanlıkta olduğunu anımsatan Akdağ, sosyal güvencesi olan bir insanın hiçbir zaman muayenehanelere gitme ihtiyacı hissetmemesini istediklerini dile getirdi.
Akdağ, hekimlerin Türkiye genelinde yüzde 70, İstanbul'da da yüzde 60 oranında tam zamanlı çalıştığını söyledi. Hekimlerin çoğunun razı olduğu bu sisteme ilişkin artık kanuni düzenleme zamanının da geldiğini belirten Akdağ, özellikle üniversite hastaneleri içinde özel muayene ve özel ameliyat yapılamayacağını düşündüğünü ifade etti.
Bir sağlık reformunu gerçekleştirirken, “Sağlık göstergeleri nereye gidiyor?”, “Vatandaş ne kadar korunmuştur?” ve “Vatandaş memnun mudur?” gibi kriterlere bakıldığını vurgulayan Akdağ, bu 3 alanda da memnuniyet ve başarı olduğunu söyledi.
Yabancı hekim tartışmaları suni
Bakan Akdağ, Türk vatandaşı olmayan doktorların Türkiye'de çalışması konusuna da değinenerek, “Yurt dışından Türk vatandaşı olmayan doktorların Türkiye'de çalışabilmesinin yolunu açacağız. Bu konuda süren tartışmalar sunidir. Birilerinin menfaatlerine halel geldiği için bu tartışmalar var” diye konuştu.
Türk doktorlarının başta ABD ve Kanada olmak üzere yurt dışında çalışabildiğini ifade eden Akdağ, diploma denkliği kabul edilen ve Türk vatandaşı olmayan doktorların Türkiye'de doktorluk yapabilmesi için doktorluk yapabilecek kadar Türkçe bilmek şartı arayacaklarını söyledi.
Akdağ, 19 Mayıs'ta tüm Türkiye'de başlayan sigara yasağı konusuna da halkın büyük destek verdiğini ve yaptıkları çalışmaya göre, uygulamaların yüzde 85-90 oranında kabul gördüğünü anlatarak, Türkiye'nin diğer önemli meselesi olan şişmanlık konusunda da çalışmalara başlayacaklarını, ayrıca el hijyeni konusunda da kampanya yürüteceklerini bildirdi.
Aksaray’da klorlamalar düzenli
Akdağ, Aksaray'daki salgınla ilgili olarak da kentte iki içme suyu kaynağı olduğunu, ana kaynak olan göletin düzenli olarak klorlandığını ve denetlendiğini söyledi. Göletteki suyun azaldığını ve bunun da bir risk oluşturduğunu dile getiren Akdağ, “Aksaray'da klorlamalar düzenli yapılmış, bir kusur görmüyoruz. 4 Mayıs’ta kentte su şebekelerinde bazı tamiratlar yapılmış ve bir hafta sonra da ishal salgını görülmüş. Salgının seyri yaygın, ama vakalar hafif görüldü. Numuneler alındı, incelendi. Hastalardan alınan örneklerde baskın etken olarak norovirüse rastlandı” dedi. Norovirüsün suyu klorlamakla öldürülemeyeceğini belirterek, vatandaşlara suyu kaynatmaları önerisinde bulunan Akdağ, “Norovirüs Aksaray'da altyapı değişikliğiyle bulaştı ve çabuk yayıldı. Vakalar kontrol altına alındı. Toplum olarak en çok önem vermemiz gereken şey, el hijyenidir” diye konuştu.
İstanbul’da virüslü kene yok
Akdağ, bir gazetecinin İstanbul’da yaşanan kene vakalarını hatırlatması ve sonuçlarını sorması üzerine, kenenin eskiden beri var olduğunu, tüm kenelerden hastalığın bulaşmadığını söyledi. Akdağ, “Aslında bir virüs hastalığı bu. Keneler virüsün taşıyıcısı olarak insanı ısırdıkları zaman, kan yoluyla bunu bulaştırabiliyorlar. Kenelerin 1-2 cinsi bunu yapıyor, diğer keneler yapmıyor” dedi.
Kenelerin yayılma alanını, “Kelkit Vadisi diye bilinen Doğu Anadolu'nun batıya yakın kısımlarından başlayarak, batıya doğru giden, bozkır ikliminin hakim olduğu” bölge olarak tespit ettiklerini kaydeden Akdağ, şunları söyledi:
“Çorum, Tokat, Samsun'un Havza ilçesi gibi içeride kalan bazı bölgeleri ve Ankara’nın bazı ilçeleri gibi. Buradan başka bölgelere de kısmen yayılma riski her zaman var. Bunun için dikkatli olmalıyız. İstanbul’daki vakalarda şimdiye kadar bu virüsü bulaştıran bir keneye rastlanmadı. Yarın hiç rastlanmayacağı anlamına gelmez. Toplum olarak dikkatli olmalıyız.”
Recep Akdağ, şu önerilerde bulundu:
“Vatandaşlarımız kırsala çıktıklarında özellikle vücutlarının yere yakın bölümlerini korumalılar. Uzun kollu giyseler iyi olur. Pantolon paçalarını çorapların içine koyabilir. Kene üstüne yaklaşmasın diye spreyler var. Onu sıkabilir. Biz bunu riskli bölgelerde dağıtıyoruz. Ayrıca kene yapışırsa da paniğe kapılmadan bir sağlık kuruluşuna gitsinler.”
Hekimlere süre verilecek
Hekimlerin kamuda tam gün çalışmasına ilişkin bazı eleştirilerin anımsatılması üzerine de Akdağ, yasa Meclisten çıktıktan sonra hekimlere muayenehanelerini kapatmaları için bir süre tanınacağını dile getirdi. Akdağ, üniversite hastanelerinde de devletin bütçesiyle hizmet verildiğini ve buradan hizmet alan vatandaşlardan para istenmemesi için çalışma yaptıklarını bildirdi.
Akdağ, son dönemlerde gündeme gelen yanık vakalarına ilişkin bir soru üzerine son yıllarda yanık tedavisi yapılan merkezlerdeki yatak sayısını 40'dan 160'a çıkardıklarını, hedeflerinin 400 olduğunu söyledi.
Kalite düşmez
Tıp fakültelerinde yapılacak kontenjan artışına ilişkin soruya da Akdağ, son 20 yılda tıp fakültelerinde öğretim üyesi sayısı 5 kat artarken, öğrenci sayısının neredeyse aynı kaldığını, kontenjanın artmasıyla kalitenin düşeceği iddialarının da gerçeği yansıtmadığını ifade etti. “Türkiye'deki doktor ve hemşire açığını” soran bir gazeteciye de Akdağ, “Türkiye'de bugün 60-70 bin doktor açığı var. 2023 yılına kadar doktor sayımızı 200 bine çıkarmalıyız. Böylece Avrupa ortalamasını yakalayabiliriz. Türkiye'de hâlen çalışan 67 bin hemşire ve 42 bin ebe var, bunun da Avrupa standardına ulaşması için 2,5 katına çıkması gerekiyor” dedi.
|