AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • “Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor”
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Allerji ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Kokuludağ

24 Eylül 2006, Pazar

“Akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor”

Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Allerji ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Kokuludağ

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1959 yılında, Aydın’ın Söke ilçesinde doğdum. 1982 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde iki yıl mecburi hizmetimi yaptım. 1988 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları Uzmanı oldum. Kütahya’nın Emet ilçesinde mecburi hizmetimi ve İstanbul Deniz Hastanesinde askerlik görevimi yaptıktan sonra üniversiteme geri dönerek İmmünoloji ve daha sonra Allerji Yan Dal Uzmanlıklarımı yaptım. 1995 yılında doçent, 2002 yılında profesör oldum. Halen Ege Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Alerji ve Klinik İmmünoloji Bilim Dalı Başkanıyım. Evliyim ve biri kız, diğeri erkek iki çocuk babasıyım.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
İç hastalıklarında hocam Prof. Dr. Gürbüz Gümüşdiş’i her zaman kendime örnek almışımdır. Kendisinin hekimlik konusundaki tecrübesi yanında insancıl, hoşgörülü ve birleştirici özelliklerini almaya çalıştım.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Diyarbakır’da çalışırken, kadın hastalar ile ebe hanımın tercümanlığı vasıtasıyla anlaşabiliyordum. Bir gün, karın ağrısı ile gelen bir hastaya fakültede öğrendiğimiz peptik ülser ile ilgili soruları sorarken, ebe hanım bir ara gülmeye başladı. Ne oldu diye sorduğumda, hastanın, “Doktor konuşmayı bıraksın, beni muayene etsin” dediğini söyledi. Sorular hastaya fazla gelmişti. Hasta doğal olarak anemnezin önemini bilmiyordu.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de sağlık ortamı, eğitim ve adalet sistemi gibi sağlıksız durumda. Sık değişen kanunlar ve yönergeler ile durumun düzeleceğine inanmıyorum. Sistemdeki aksaklıklar kişilerden kaynaklanıyor. Başkalarını sık eleştiriyoruz ancak başta siyasetçiler olmak üzere herkesin öz eleştiri yapması gerekiyor. Sağlık konularında hekimlerin de öz eleştiri yapması gerekiyor. Toplumun tüm kesimini hedefleyen akılcı çözümler üretilmeli. Bunun için kişilerin eğitimi önemli. Hekim, mühendis, hukukçu olmak eğitimli olmak için yeterli değil. Aile içinde, okulda ve okul sonrasında meslekte hayat boyu sürekli eğitim akılcı çözümler bulmak için çok önemli.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Hekimlik mesleğini seviyorum. Her hasta, aynı hastalığa sahip olsa bile birbirinden farklı. Bu nedenle her gün değişik bir problemi çözmeye çalışıyorsunuz. Kararlar veriyorsunuz ve bu kararların sonucunu da takip ediyorsunuz. Doğru karar verdiğinizde hasta ile birlikte mutlu oluyorsunuz.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Hekimlik mesleğinin en zor yanı insan gibi çok değerli ve yerine konulması imkansız bir varlık için çalışmak. Bu nedenle her zaman çok dikkatli olmak zorundayız.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyenin eğitim, araştırma ve sağlık hizmeti verme görevleri var. Bu hizmetlerin hepsini tam olarak yapması çok zor. Eğitim ön planda olmalı. Ancak hasta olmadan eğitim olamayacağından, hasta hizmetinin öğrencilerin ve asistanların eğitimine yardımcı olacak şekilde ve yüksek kalitede olması gerekli. Ne yazık ki sayısına önem veriliyor. Araştırmalar bazı kriterleri yerine getirme amaçlı yapılmamalıdır. Araştırma sonuçlarının topluma faydalı olması gerekiyor.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurt dışında kurslar ve kongreler dışında uzun süreli bir deneyimim olmadı.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Çalışma ortamının düzenli olması, imkanların fazla olması sonucu verimlilik daha yüksek olduğundan, yurt dışında akademisyen olmak isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Yurt dışında yayınlamış 26 adet yayınım var. Ulusal dergilerde yayınlanan araştırma, olgu sunumu, derleme yayınların ve kitap bölümlerinin toplam sayısı 62 adettir. Benim için en değerli olanları pratikte öğrencilerimle paylaştığım yayınlardır.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Üniversitem araştırmaya yardımcı olmaya çalışıyor. Ancak tıp fakülteleri ayakta kalabilme savaşı veriyor. Bu durumda araştırma yapmak zorlaşıyor. Buna karşın, akademik kadroların sayısı çok hızlı artıyor. Yaşam koşulları ve sağlıkta özel sektörün payının artması ile, üniversite hastanelerinde öğretim üyesi olmadan çalışmanın bir cazibesi kalmamıştır.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
YÖK Başkanı olmayı hiç düşünmedim. Tüm akademisyenlerin ve öğrencilerin maddi ve manevi olarak tatmin olmasını sağlayacak bir sistemi kurmayı başaracağıma inandığım zaman YÖK Başkanı olmayı düşünebilirim. Akademisyenlerin sayısını değil, değerini arttıracak değişiklikler yapmaya çalışırdım. Üniversiteye ilk olarak adımını atan ve yurt talep eden öğrencilerin hepsinin talebini karşılayacak bir sistem kurmak isterdim. Akılcı bir yönetim için, herkesin eleştirilerini ve önerilerini açık olarak iletebileceği bir kurumun oluşmasını sağlardım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Gerek anabilim dalı içinde gerekse bilim dalı içinde diğer öğretim üyeleri ile olan ilişkilerimde uyumlu, birlikte çalışmaya eğilimli bir kişi olarak bilinirim. Ancak bilim dallarının giderek daha fazla otonomi kazanması, bilim dalları arasındaki ilişkilerin ve anabilim dalı aktivitelerinin zayıflamasına neden olması beni üzmektedir.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Akademisyen olmak benim için bir hedefti. Yeni hedeflerin olması yaşamın bir şartı. İyi bir akademisyen olmaya çalışıyorum. Öğrenciler ile birlikte olmak, yenilikleri takip etmek, yeni hedefler belirlemek ve başarmak için çalışmak insanı zinde tutuyor.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Sağlığım konusunda gösterdiğim özen, düzenli beslenmek ve uyumak ile sınırlı. Spor yapamıyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Fotoğraf çekmek ve resim yapmak hobilerim arasında idi. Ancak şu anda ailemin fotoğraflarını çekmek dışında bir hobim yok.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Pişmanlık duyduğum kararlarım olmuştur. Onlardan ders alıp tekrarlamamaya çalışırım. Bu hatalardan çıkardığım dersleri diğer insanlarla da paylaşmaya özen gösteririm.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Muayenehane açtıktan sonra ailemle geçirdiğim süre azaldı. Çalışma saatleri dışındaki vaktimi mümkün olduğunca ailem ile geçirmeye çalışıyorum. Çocuklarımız hızla büyüdüğünden bu süre için yeterli demek hiçbir zaman mümkün olmaz.

Teşekkürler. 25/09/2006

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)