AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • “Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir”
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Levent Yılmaz

26 Kasım 2006, Pazar

“Akademisyen, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir”
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Levent Yılmaz

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
Ekim 1964 Kadirli doğumluyum. Tıp Fakültesini 1988 yılında Çukurova Üniversitesi’nde bitirdim. Uzmanlık eğitimimi Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1995 yılında bitirerek Adana Devlet Hastanesi’nde 1998 yılına kadar Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak çalıştım. Ardından Çocuk Acil Tıp Birimi’nin sorumlu öğretim üyesi olarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne döndüm. 2004’te çocuk sağlığı ve hastalıkları doçenti oldum. Şu anda Tıp Fakültesi Hastanesi’nin Başhekim Yardımcılığı görevini yürütüyorum.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Çocuk acil tıp alanı henüz yeni olduğu için sayımız çok az. Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında ise hem kendi fakültemde hem de diğer fakültelerde her birinden değişik alanlarda örnek aldığım emekli olan ve halen çalışan çok sayıda öğretim üyesi var.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de sağlık ortamı hizmete başladığım 1988 yılına göre çok değişti, çok gelişti. Ancak halen çok yol kat etmemiz gerekiyor. Sağlık sistemimiz açısından bir devrim olan 112 Acil Sağlık Hizmeti beni en çok heyecanlandıran olaydır. Bu sistem bir devrim niteliğinde olsa da çok iyi sürdürülemedi ve çok yavaş ilerliyor. Hekimlerin toplum gözünde değer ve önemini azaltan olaylar ve kararlar alınıyor. Özellikle yapılan işin önemine karşılık gelen ücretler sağlık çalışanlarına verilmiyor. Buna karşılık kolluk kuvvetleri ve yargı mensupları gibi yine çok önemli görevler ifa eden memurlara daha bonkör davranılabiliyor.

Kişinin istediği hekimi seçmesi veya herhangi bir sağlık kurumuna (özel veya kamu, vakıf) gidebilmesi gibi alkışlanacak bir sisteme geçilirken bu hakkın kötüye kullanılabileceği rahatlıkla öngörülebilecekken gerekli düzenlemeler yapılmıyor ve ortaya ayaktan hizmet alan hastalara uygulanan “Paket sistem” ortaya çıkıyor.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Kendimi bildim bileli hep doktor olmak istemişimdir. Hayallerimin mesleği hekimliği seçtiğim için çok mutluyum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Hasta grubumu insanların her şeyden, canından çok sevdiği çocuklar oluşturduğu için bunun ağır sorumluluğunu devamlı hissetmek çok zor. Hele ki çocuk acilde çalışmak ve bu sevimli meleklerin en şiddetli hastalıkları ile sık sık karşılaşmak çok can sıkıcı.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bulunduğu yerin bir eğitim kurumu olduğu bilinciyle tıp fakültesi öğrencilerine ve araştırma görevlilerine eğitim işlevini yerine getirmeli, bilimsel araştırmalar yapmalı, yaptırmalı, yönetmeli, yol göstermelidir. Alanında ulusal ve uluslararası ilişkiler kurmalı, bu alanlarda öncü rol oynamaya gayret göstermelidir.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
ABD Wisconsin eyaletinin Milwaukee kentinde Wisconsin Çocuk Hastanesi Çocuk Acil Tıp Bilim Dalı’nda çok yararlandığım bir deneyimim oldu.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Ülkem dışında uzun süreli çalışmayı hiç istemedim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Uluslararası 18, ulusal 35 yayınlanmış yayınım mevcut. İki ulusal kitap editörlüğüm, 4 ayrı kitapta bölüm yazarlığı, 5 kitapta çeviri bölüm yazarlığı yaptım.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Tüm tıp birikimimi kazandığım kurumumdan memnunum. Mezun ettiğimiz hekimlerin sahada çok zorluk çekmeden görevlerini yaptıklarını ve kolaylıkla uyum sağladıklarını öğrenmek eğitimde doğru yolda olduğumuzu göstermekte. Kurumum bilimsel çalışmalara çok önem vermekte ve katkı sağlamaktadır.
Beğenmediğim yanı ise tam-gün çalışan profesör oranının çok düşük olmasıdır.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
YÖK Başkanı olmayı arzu etmiyorum. Üniversiteler arasında eşgüdümün ve eşitliğin sağlanmasına, gönüllük esasına dayalı karşılıklı öğretim üyesi-öğrenci değişimlerine daha fazla destek verilmesine, sadece denetim değil yol gösterici ve önder bir kurum olmasına çaba harcardım. Üniversite içi seçimlerde gruplaşmalar oluşmasını önleyecek, huzur ortamını koruyacak sistemler araştırırdım. Sadece yabancı dilde yayınları değil, Türkçe yayınları da özendirirdim. Bunun için Türkçe dergilerden de bilimsel yönden kuvvetli yayınları kabul etmesini destekleyecek, puanlama sistemiyle çalışılan, dinamik bir Türk Medline Listesi oluşturulmasına destek verirdim. Tüm yayınlanan Türkçe çalışmaların İngilizce çevirilerini yapan bir kurum oluşturup, internet ortamında tam metin okunabilen ağ sayfaları hazırlanmasını sağlardım. Doçentlik sınavının daha standart hale getirtip ve tarafsız bir sınav sistemi oluşturulmasına çaba harcardım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
İlişkilerimin iyi olmasına çaba harcıyorum. Biliyorum ki en iyi verim en huzurlu ortamda alınır. Çalışma arkadaşlarımın ve hocalarımın beni nasıl tanımladıklarını bilmiyorum.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Daha yapacak çok iş var…

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Zorunlu hizmetime başlarken kitaplarımı ve eşyalarımı taşıdığım minibüste Kop dağlarında tipiye yakalanmak ve bir süre yolda annem, babam ve şoför ile baş başa mahsur kalmak benim için mesleğime ilginç bir başlangıç olmuştu. Hatta yaşamının tümü neredeyse hiç kar yağmayan Adana’da geçen biri için ilginç ötesi bir durumdu bu.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Hayır.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Bilgisayar, Doğa gezintisi, fotoğraf, sevgili kızım ve eşim.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Elbette… Önemli olan bunlardan gerekli anlamları çıkartmak ve olası ise aynı konuda tekrar ‘keşke’ dememek.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Ne yazık ki hayır. Buna karşın zaman ayırmak için elimden geleni yapıyorum.

Teşekkür ederiz. 27/11/2006
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)