AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Doç. Dr. Akif Muhtar Öztürk
    •   Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akif Muhtar Öztürk

08 Nisan 2013, Pazartesi

Doç. Dr. Akif Muhtar Öztürk

Doç. Dr. Öztürk: “Hekim bir akademisyenin üç temel görevi olduğunu düşünüyorum. Bunları; öğrenmek ve öğrendiğini paylaşmak, çalıştığı alanda ülke sorunlarına çözüm üretmek ve sağlık hizmeti sunmak, sunulan hizmeti koordine etmek olarak sıralayabiliriz.”   

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1969 Malatya doğumluyum. Aslen Muğla-Fethiyeliyim. Lise eğitimimi Kayseri Fen Lisesinde tamamladım, 1995 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce)’nden mezun oldum. 1995-1997 yılları arasında Erzurum İspir’de pratisyen hekim olarak çalıştım. 1997-2002 yılları arasında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalında uzmanlık eğitimimi tamamladım. Ardından, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde başasistan olarak göreve başladım. 2004-2005 yılları arasında bir yıl süre ile Singapur General Hospital El Cerrahisi Ana Bilim Dalında çalıştım, daha sonra 2005 yılı içerisinde “Ganga Hospital Johnson & Johnson Fellow” programı çerçevesinde Hindistan Coimbatore,  “Ganga Hospital”da iki ay süre ile bulundum. 2006 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalında göreve başladım. 2012 yılı içerisinde YÖK desteği ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde bir ay süre ile “Mayo Clinic”te ve altı hafta süre ile Philadelphia “Shriners Hospital”da bulundum. Halen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde tam zamanlı öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.  

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Tıp fakültesini tercih etmemin özel bir nedeni yoktu, ancak ortopedi ve travmatoloji uzmanı olduğum için mutluyum. 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Türkiye’de hekimliğin en zor tarafı, kısıtlı koşullar altında mesleği icra etme zorunda olunmasıdır. Sağlık personeline daha uygun çalışma koşulları sağlanabilse mesleğin daha cazip ve topluma daha yararlı olacağını düşünüyorum.  

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Hekim bir akademisyenin üç temel görevi olduğunu düşünüyorum. Bunları; öğrenmek ve öğrendiğini paylaşmak, çalıştığı alanda ülke sorunlarına çözüm üretmek ve sağlık hizmeti sunmak, sunulan hizmeti koordine etmek olarak sıralayabiliriz.   

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Bu, benim yurt içinde ve yurt dışında eğitim aldığım hocalarıma sorduğum bir soru. Kendime sorulunca zorlandım. Türkiye’de eğitim aldığım hocalarımın farklı yönlerini örnek aldığımı düşünüyorum, bu nedenle Türkiye’den tek bir isim vermek doğru olmaz. Ancak, yurt dışında eğitim aldığım Singapur’dan Prof. Dr. Teoh Lam Chuan ve Hindistan’dan Prof. Dr. Raja Sabapathy’den çok etkilendiğimi söylemek isterim.  

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk sağlık sistemi hâlâ ülkenin gerçek sağlık sorunlarını tanımlayabilmiş değildir. Ülkemizde üretilen sağlık hizmetlerinin kalitesi ve bunların topluma faydasını değerlendirebilecek bir sağlık kalite değerlendirilmesi yapılamadığından, sağlık hizmetlerinin koordinasyonu ve uzun dönemde kamu yararına uygun sağlık politikaları geliştirilememektedir. Genel anlamda sağlık çalışanlarının sayısal eksikliği dışında, mevcut yapı itibariyle hekim dışında kalan sağlık çalışanlarının sayıları da göreceli olarak daha azdır. Bu orantısızlık nedeni ile sağlık sistemi iyice verimsiz hale gelmektedir.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Bir yıl süre ile Singapur General Hospital El Cerrahisi Ana Bilim Dalında “clinical associate” olarak çalıştım. Daha sonra iki ay süre ile Hindistan’da “Ganga Hospital”da, üç ay süre ile de ABD Rochester “Mayo Clinic” ve Philadelphia “Shriners Hospital”da bulundum.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Yaşamımı kendi ülkemde devam ettirmek isterim. Ülkemizdeki yaşam koşullarının yurt dışından daha kötü olmadığını, hatta daha iyi olduğunu düşünüyorum. Ancak, kendi ülkemde yurt dışında çalışan hekimlerin koşullarında çalışabilmeyi isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yerli ve yabancı dergilerde yayımlanmış 30 yayınım var.   

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nelerdir?

Ülkemizde tıbbi yayıncılık sadece Türkçe olarak yazılmış eserlerin yayımlanabileceği bir ortam oluşturabilmek gibi bir hedef ile yola çıktı. Zaman içerisinde Türk tıbbi yayıncılığı uluslararası alanda bilimsel etkinliklerin paylaşıldığı bir mecraya doğru yönelmiştir. Gelecekte, Türkiye kaynaklı dergi ve kitapların uluslararası boyutta bilimsel fikir ve görüşlerin paylaşıldığı bir mecraya dönüştüğünü görebileceğimizi düşünüyorum. Bu nedenle belki bazı dergilerimiz yayın dillerini uluslararası bir lisan haline gelen İngilizce’ye dönüştürmek zorunda kalacaklar. Ancak bu, Türkçe bilimsel dergi basımının önüne geçmemeli, Türkçe’nin bir bilim dili olarak kendini geliştirmesine devam edilmelidir. Uluslararası saygınlık kazanmaya başlayan Türk tıp dergileri belki Türkçe ve İngilizce baskılar yaparak bu sorunu aşabilirler.   

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

YÖK’ün görevi üniversiteler arasında koordinasyonu sağlamak olmalı. Bu, akademik koordinasyon dışında, ülkenin bilimsel faaliyetlerinin de koordinasyonu ile olur. YÖK, Türk üniversitelerinin ülkenin sorunlarına yönelik çözümler aramasını koordine edecek, ülke sorunlarına yönelik araştırmaları yönlendirecek bir yapıya kavuşmalı. Bilimsel araştırma fonları ülke sorunlarının önceliklerine göre dağıtılmalı ve birbirinden bağımsız, bir araya geldiğinde hiçbir şey ifade etmeyen, bir ürüne dönüşmeyen bilimsel araştırmaların ülke kaynakları ile yapılmasına izin verilmemeli. Akademik yükselme ölçütlerinin belli endekslerde taranan dergilerde çıkan yayın sayısına odaklı yapısı değiştirilerek, ülke sorunlarına çözüm arayan, merkezden koordine edilen planlı çalışmaların tamamlanması ve bunların günlük hayatta işe yarayan ürünlere dönüşebilmesi üzerine odaklanmalıdır. YÖK’ün görevi, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretecek çalışmaları koordine edecek şekilde yeni bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Mesleğimde hedeflediğim bir yer yok. Tıp mesleğinde hedefiniz, yeni bilgiler öğrenmek ve bunu günlük hayata aktarabilmek olmalı. Zaten öğrendiğiniz her şey çok kısa bir sürede eskidiğinden, her öğrenme döngüsünün sonunda yeniden başladığınız noktaya geri geliyorsunuz.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Ankara Numune Hastanesinde, poliklinikte hasta bakarken, sağlık kurulundan gönderilen, her iki önkolu ampute bir hastaya miyoelektrik protez ile beraber B sınıfı ehliyet verildiğini gördüğümde çok şaşırmıştım. Her iki eli olmayan, iki kolda da takma protez kullanan bir kişinin normal ehliyet alabilmiş olması çok düşündürücü idi. Ankara Numune Hastanesi Sağlık Kurulu kararı ile bu ehliyet, ilgili emniyet biriminin itirazı sonucu iptal edildi.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Hayır. Zaman içerisinde yavaş yavaş insan yaşlandığını ve gençliğin uzaklaştığını hissetmeye başlıyor.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Fotoğraf çekmek ve bilgisayar ile uğraşmak dışında belirgin bir uğraşım yok.  

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Geçmişte hata yaptığımı düşündüğüm olaylar oldu, ancak zaman içerisinde, aslında o kararların beni beklenmedik noktalara ulaştırdığını gördüm. O nedenle, olanlara keşke demek yerine böyle olması daha uygunmuş demeyi öğrendim.  

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Aileme yeterince vakit ayırabildiğimi düşünüyorum. 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) altuğ (serbest)
01.02.2019 15:04:58
Allah razi olsun
People
6
2) Yalçın Ertekin (Kamu çalışanı)
16.03.2018 22:51:09
Akif hocamızı abimin trafik kazası geçirmesi üzerine, Gatanın kendisine yönlendirilmesi sonucu ulaştık. Kendisi çok özverili ve iyi bir hekimin. İyi dileklerimle hocamızın işi hep rast gitsin inşallah.
People
11
3) Davut Karakaya (Fotoğraf Sanatçısı)
10.11.2017 14:35:58
Akif Hocamız ile kızımın trafik kazası geçirmesi ile tanıştık.
Kızımın sağ ayağı ezilme sonucunda doku kaybı tendonların kopması gibi aşırı hasar almıştı.
Akif Hocamızdan Allah bin kere razı olsun kesilir diye gönderdiği ayağı yoğun uğraş sonucunda kurtardı ve tedaviye titiz bir şekilde devam ediyor.
Kendisi ve ekibi son derece başarılı ve işinde gerçekten uzman kişiler.
Akif Hocamız boş vaadde bulunmaz süreç nasıl ilerleyecekse olduğu gibi anlatır.
Kendisi çok sabırlı ve babacan bir insandır.
Başta Akif Hocamıza ve tüm ekibine sonsuz teşekkür ederiz.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA