AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Doç. Dr. Ali Ünsal
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Ali Ünsal

09 Kasım 2008, Pazar

Doç. Dr. Ali Ünsal
“Akademisyen araştırmayı sevmeli ve bundan zevk almalıdır”
Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Ali Ünsal


Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1969 Adıyaman doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Kahramanmaraş’ta yaptım. Lise öğrenimimi 1987’de birincilikle bitirdikten sonra, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim ve 1993 yılında mezun oldum. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında ihtisasa başladım. 1998 yılında ihtisasımı tamamlayarak uzman oldum. İçimde akademisyen olmak kariyer yapmak olduğu için, nereye gidebilirim, nerede kariyer yapabilirim diye araştırma yapmaya başladım. O zaman için Fatih Üniversitesinde böyle bir imkan buldum ve1999 yılında buraya Uzman olarak başladım. Yaklaşık 2 yıl sonra yardımcı Doçentliğe yükseldim. 2000 yılında kısa dönem olarak askerlik vazifemi yaptım ve ocak-mart 2001 tarihinde yurt dışına çıktım. Norveç’te, Oslo Üniversitesine bağlı bir hastanede çalıştım. Ameliyatlara katıldım. Oradaki meslektaşlarımızla görüş alışverişi yaparak bilgimi, görgümü geliştirdim. Daha sonra 2004 yılında Doçent oldum. 2005 yılında da yeni yapılmış olan Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesine Klinik Şefi olarak atandım. Buranın Kurucu Klinik Şefiyim. Halen bu görevime devam etmekteyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Bu mesleği seçtiğim için memnunum. Doktor olmasaydım başka bir işi doğru düzgün yapamazdım herhalde diye düşünüyorum. Belki de bu meslekte böylesi yoğrulduğumdan dolayı böyle düşünüyor olabilirim. Ben küçüklüğümden bu yana, ortaokul yıllarımdan beri doktor olmak isterdim. Hatta cerrah olmak isterdim. Tabii ailenin yönlendirmesi de vardı. Annem babam da doktor olmamı isterlerdi. Bu istek, arzu bende de olduğu için doktor oldum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşimizin en zor tarafı, hep sorunu olan insanlarla muhatap olmamız. Halk sağlığı kısmını ayırarak, klinisyenleri kastederek söylüyorum. Karşımızdakiler hep ızdıraplı, hasta insanlar. Sürekli onlarla haşır neşir olduğumuz için iletişim çok önemli. Empati çok önemli. Karşımızdaki bir insana “Sende kanser var, şu tedavileri yapacağım” diye söylemek gerçekten o kadar kolay olmuyor. Dolayısıyla o iletişimi çok iyi kurmak, o insanları anlamak gerekiyor. Karşımızdaki muhatap olduğumuz insanlar öyle gülüp eğlenmek, birlikte hoşça vakit geçirmek için bir araya geldiğimiz insanlar değil. İşimizin en zor yanı bu.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bence bir akademisyen araştırmayı sevmeli. Bundan zevk almalı. Araştırma yaparken insanlarla iletişim becerisine de sahip olmalı. Disiplinli ve düzenli çalışmalı. Çünkü akademisyen belli bir başarıyı sağlamış, belli bir yere gelmiş insan demektir.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Benim bugünlere gelmemde emeği geçen elbette bir çok hocam var. İsim olarak mutlaka söylemem gerekirse, Prof. Dr. Orhan Göğüş hocayı söyleyebilirim.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son üç beş yılda sağlık alanında büyük reformlar oldu. Bunu görmek lazım. Sağlıkta Dönüşüm Programı denilen program, insanlar için hakikaten sağlığa ulaşabilme noktasında büyük kolaylıklar sağladı. Bundan beş on yıl önce bir SSK’lı ya da yeşil kartlı hastanın, her türlü devlet hastanesine veya üniversite hastanesine, herhangi bir sevk zinciri olmadan, hatta bürokratik bir engel olmadan rahatlıkla ulaşabileceğini düşünmek bile güçtü. Oysa günümüzde herkese açıldı. Bunların tek çatı altında toplanmasıyla insanlar artık sağlık hizmetine çok kolay ulaşır oldu. Bence bu büyük bir aşama. Tabii bir takım eksiklikler var. İdeal noktada değiliz ama bunlar da zamanla aşılacaktır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Evet 2001 yılında yaklaşık 3 ay kadar Norveç’te çalıştım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Hayır istemezdim. Ülkemiz çok güzel bir ülke. Gerek coğrafik koşulları itibariyle, gerek kültürel yapısıyla, gerek insanlarıyla çok güzel bir ülke. Ben açıkçası yurt dışında çalışmayı düşünmedim, hala da düşünmüyorum. Böyle bir teklifde gelmişti. Norveç’te akademik kariyer yapan ve devam ettiren insan sayısı çok az olduğu için orada kalmamı istemişlerdi. Ama teşekkür ederek bu teklifi kabul etmedim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yurt dışı dergilerde yayınlanmış 30 kadar yayınım var. Yurt içi dergilerde de 28 yayınım var. Bir o kadar da bildirim var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Kuruma ilgili bir genelleme yapmam belki zor. Çünkü iki yıllık çok genç bir hastane. Belki kendi kliniğimle ilgili bir şeyler söyleyebilirim. 2006 yılı ocak ayında yataklı servisler açıldı. O zamandan bugüne klinik olarak 3 tanesi yurt dışı olmak üzere 9-10 yayınımız oldu. Yurt içi ve dışı bildirilerimiz oldu. Kurumumuzdaki tüm arkadaşlarımız dinamik genç arkadaşlar. Hastanemiz eğitim açısından şu anda çok iyi bir konumda.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
YÖK Başkanı olsaydım ne yapardım diye hiçbir zaman düşünmedim ama, üniversitelerin biraz daha özerk olmasını, uygulamalarında, aldıkları kararlarında biraz daha bağımsız olmalarını arzu ederdim. Bilimsel araştırmaya daha çok fon ayrılmasını sağlardım. YÖK’ün siyasi mülazalardan uzak kalmasını üniversitelerle daha çok ilgilenmesini arzu ederdim.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Hedeflediğim yere şahsım olarak az çok ulaştım. Ancak hiçbir zaman hedef bitmiyor. Hedefler bittiği zaman çalışma arzunuz, şevkiniz, heyecanınız da kalmaz. Ama belli bir yere geldim tabii.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Aslına bakarsanız yaşanmış çok fazla anı var ama şu an spesifik olarak aklıma gelen bir anı yok doğrusu.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Açıkçası çok fazla gösteremiyorum. Zaman zaman kan kontrollerimi yaptırıyorum, kolesterole baktırıyorum ama doğrusu yoğunluktan kendime pek vakit ayırdığım, özen gösterdiğim söylenemez.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Biraz Türk sanat müziği ile uğraşıyorum. Amatörce ut çalıyorum. Bu arada Keçiören Eğitim Araştırma Hastanesi bünyesinde bir Türk sanat müziği korosu oluşturduk, onun çalışmalarına katılıyorum. Bunun yanında gezmek, kitap okumak gibi hobilerim de var.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Elbetteki yaşam içerisinde keşke şunu yapmasaydım dediğim şeyler olmuştur.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Maalesef hayır. Aileme yeterince vakit ayıramıyorum. Ama aklımın hep bir köşesinde olduklarını, onlara daha fazla zaman ayırmam gerektiğini düşündüğümü belirtmek isterim.

Teşekkürler.
10/11/2008
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Fırat buğurca (Telefon aksesuar)
28.09.2017 21:51:20
Hocam iyi günler 4 aydır idrar yolu iltihabindan antibiyotiklen tedavi görüyordum dün test yaptirdim sistoskopi oldum sonuçlar temiz cikti ama sikayetlerim devam ediyor ,sık sık idrara çıkma idrarda yanma akinti hissi idrarimi yaptıktan sonra damla halinde geliyor idrardan sonra sıvı şeffaf birşey geliyor birde idrarimi yapıyorum rahatlayamiyorum içerde hep idrar kalıyor bu hastalık ne olabilir prostatın iltihabı olabilirmi hocam cevaplarsaniz sevinirim teşekkürler
People
8
2) buse caliskan (ogrenci)
19.12.2014 19:03:15
Cok iyi doktor
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer