AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Doç. Dr. Elif Atıcı
    •   Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elif Atıcı

04 Şubat 2013, Pazartesi

Doç. Dr. Elif Atıcı

“Bilim, görünenin ardındakini görebilmektir. Bir akademisyen de öncelikle farklı bakmayı bilen, önyargısız, dürüst, eleştiriye ve yeniliğe açık olmalıdır”

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

 

1969 Zonguldak doğumlu olmakla birlikte, ata toprağım olan Trabzonluyum. İlkokulu Zonguldak Bahçelievler İlkokulunda, ortaokul ve lise eğitimimi Karadeniz Ereğli Anadolu Lisesinde tamamladım. 1987-1993 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde eğitim aldım. 1993-1995 yılları arasında mecburi hizmetimi Sinop-Ayancık’a bağlı Dedeağaç Köyü Sağlık Ocağında tamamladım. 1995-2000 yılları arasında sırasıyla Zonguldak, İzmit ve Bursa’da pratisyen hekim olarak hizmet verdim. 2001 yılında Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Tıp-Deontoloji Ana Bilim Dalında doktora eğitimime başladım. “Erişkin Lösemili Hastalarda Hasta-Hekim İlişkisinin Tıp Etiği İlkeleri Açısından İncelenmesi” başlıklı tezimi 2005 yılında tamamlayarak “Tıp Tarihi ve Etik” alanında doktora derecesi aldım. 2009 yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Felsefe Bölümünde eğitim almaya başladım. 2011 yılında doçent unvanı aldım. Halen Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalında görev yapmaktayım.  Eşim Dr. Teoman Atıcı’yla 1997 yılında evlendim. 1998 yılında büyük oğlum Metehan ve 2007 yılında küçük oğlum Bilgehan’la ailemizi büyüttük. 

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

 

Kendimi bildim bileli hekim olmak istedim. Benim çocukluğumda doktor oyuncak setleri yoktu. İlaç şişeleri, serum aparatları, enjektörleri toplayıp bu malzemelerle bir ameliyat seti hazırlamıştım ve ilk olarak oyuncaklarımın tedavisine başladım. Bir yandan da kendimce deneyler yapar, çok da işe yaramayan mikroskobumla bir şeyler bulmaya çalışırdım. Benim için hekimlik, insanların ızdıraplarını dindirebileceğim yegâne meslekti ve bunun dışında hiçbir mesleği düşünmedim. Her zaman bir hekim olmaktan mutluluk ve onur duydum.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

 

Hekimlik mesleki bilgi, beceri ve etik değerlerden oluşan bir sacayağı üzerinde durur. Branşım bu ayaklardan biri üzerine. Etik ancak sıkıntılı bir durumla karşılaşıldığında hatırlanan bir kavram. Oysa mesleki bilgi ve beceri kadar özümsenmesi, iyi hekimlik uygulaması için önemlidir. Araştırmalar, hatalı tıbbi uygulama davaları incelendiğinde yüzde 80’inin hekim-hasta ilişkisindeki sorunlardan kaynaklandığını göstermektedir. Bu oranın yüksekliği düşünülünce etik eğitimine gereksinim olduğu aşikârdır. Değişen dünyayla birlikte hekimin hastasıyla birebir olan özel ilişkisi, birçok unsurun etkilediği, hatta kimi zaman hekimin ve hastanın dışlandığı bir ilişkiye doğru evrilmektedir. Böyle bir durumda hekim sadece hastasını değil, sağlık politikalarını, ekonomik durumu ve hukuksal düzenlemeleri de takip etme durumundadır. Yani, hekimin zaten ağır olan sorumluluğuna yenileri eklenmekte ve ne yazık ki sorunların odağı olarak gösterilmektedir. Tıp fakültelerinin hedefleri arasında ağırlıklı bir yere sahip olan meslek etiği değerleri ile donatılmış hekimlerin yetiştirilmesine tezat oluşturacak şekilde etik eğitimi ve tıbbın ahlaki boyutu ile birlikte hukuki boyutunun da ele alındığı tıbbi deontoloji eğitimi eğitim müfredatlarında yok denecek kadar az yer almaktadır. 2002 yılından bu yana tıp tarihi ve etik bilim alanı tıpta uzmanlık eğitiminden de çıkarılmıştır. Hal böyle iken branşımın göz ardı ediliyor olmasını ve bizlerin bu konuda sesimizi duyurma çabalarımızı işimin tek zor tarafı olarak görüyorum.

    

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

 

Bilim, görünenin ardındakini görebilmektir. Bir akademisyen de öncelikle farklı bakmayı bilen, önyargısız, dürüst, eleştiriye ve yeniliğe açık olmalıdır. Bilimsel ve etik ilkeleri özümsemiş ve bu ilkelerden taviz vermeyen, topluma yabancılaşmamış, öncü ve lider olabilen, asla pes etmeyen, üreten, ürettiğini paylaşan, bilgisini yeni nesillere aktaran olmalıdır. Bir akademisyen kendisini aşan öğrenciler yetiştirmelidir.   

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

 

Örnek aldığım değil de, çalışmalarını takdir ettiğim meslektaşlarım var.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Sağlık hizmetinin devlet sorumluluğunda ulaşılabilir, etkin, hasta merkezli, zamanında, tarafsız ve güvenli olması gerekir. Sağlığın özelleştirilmesinin, performansa dayalı uygulamanın, SGK uygulamalarının ilk cümlede özetlenen kaliteli sağlık hizmetinin gerekenlerinin yerine getirilmesinde destekleyici olmaktan uzak olduğunu düşünüyorum. Halka verilen mesajda söylenen ile kastedilen arasındaki bir fark var. Sağlıkta ekonomik boyutun öncelendiği bir anlayış hastayı müşterileştirmektedir. Hangi hükümet gelirse gelsin, devletin politik kaygılardan uzak bir sağlık ve eğitim hizmeti anlayışı olmalı. Aksi takdirde ülke olarak kaybettiğimiz çok şey olacaktır.     

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

 

Stajyer öğrenciyken dönem arkadaşımla Dünya Sağlık Örgütüne bir mektup yazmıştık. Mektubumuzda, yakında hekim olacağımızı ve Afrika’da gönüllü hekim olarak çalışmak istediğimizi belirtmiştik. Amacımız hem dünyayı görmek hem de mesleğimizle insanlara yardımcı olmaktı. Gençtik, heyecanlıydık, çok şey yapabileceğimizi düşünüyorduk. Kısa bir süre sonra gelen yanıtta oldukça yumuşatılmış bir ifadeyle kendi ülkemizde hizmet vermemizin daha doğru olacağı yazılıydı. Hekimliğin milliyeti, vatanı olmaz. Hekim her yerde hekimdir. Yine de önceliğin kendi vatanım olduğuna inanıyorum. Zaman zaman kompleksli kişilerden ve iş yapılamaz hale getirilen ortamlardan bunalıp gitmeyi düşünmedim değil. Ama bu düşünceyi gerçekleştirmeyeceğimi biliyorum.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

 

Kırk kadar makalem, 60 kadar da bildiri ve kitap bölümü yazarlığım var.

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

 

Bilim kendi dilinde yapılmalıdır, diye düşünüyorum. Bu nedenle tıp eğitimine yönelik Türkçe kitapların artması temennim. Bazı ulusal ve uluslararası dergilerin editöryal kurul ya da danışma kurulunda yer almaktayım. Gözlemlediğim, akademik yükselme kaygısıyla ölçütler doğrultusunda yurt dışı yayınlara yönelim olması, yurt dışında yayımlanmayan çalışmaların yurt içi dergilerde yer alması ve yurt dışı için hazırlanan yayınlar kadar özen gösterilmemesi. Ölçütleri karşılayan dergilerin artmasıyla bu durum bu dergiler için ortadan kalkmış olsa da ve gerçekten profesyonel, yayın etiği ilkeleri doğrultusunda çalışan dergiler olsa da, hâlâ hatır için, değerlendirilmeye bile alınmadan basılan yayınların yer aldığı dergiler de var. Bu yaklaşımı bilimsel ve etik ilkelerle bağdaştırmak mümkün değil.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

 

Söylenecek çok şey arasından sadece dördünü ifade etmek istiyorum: “Kervan yolda düzülür.” anlayışından kurtulup, altyapısı tamamlanmayan üniversite ya da fakültelerin eğitime başlamaması; rektör sadece öğretim üyelerinin rektörü olmadığına göre rektörlük seçimlerinde öğretim üyesi olanların dışında üniversite personelinin de oy kullanması, en çok oy alanın rektör olması (Yoksa niye oy kullanıyoruz?); doçentlik sınav başvurularındaki yayınların herkese açık olması (Jüri değerlendirmelerinin objektivite ve bilimsellikten uzak yapıldığının örneklerini görmüş olduğum için dosyaların şeffaflığının bu keyfi yaklaşımlara bir engel oluşturacağına inanıyorum.); doçentlik başvurularını değerlendirecek olan jüri üyelerinin en az adaylar kadar istenilen ölçütleri yerine getirmiş olması.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

 

Benim hedefimi özetleyen bir hikâye anlatmak istiyorum. Genç bir adam sahilden topladığı denizyıldızlarını birer birer denize fırlatır. Bunu gören biri ne yaptığını sorar. Genç adam birazdan güneşin yükseleceğini, suların çekileceğini, eğer denizyıldızlarını suya atmazsa öleceklerini söyler.  “Kilometrelerce sahil ve binlerce denizyıldızı olduğunun farkında değil misiniz? Ne fark eder ki?” diye sorulduğunda genç adam eğilip yerden bir denizyıldızı daha alır, okyanusa fırlatır ve şunları söyler: “Onun için fark etti ama…” Bir de, ömür boyu öğrenci kalmak. Öğrenmeye hep merak duymak. Öğretim üyesi olmakla gerçekleşen hedefim ise akademisyen olmak istememdeki en büyük neden ve akademisyen olarak beni mutlu eden tek neden olan öğrencilerime sahip olmak.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

 

Hekimlik yaptığım zamanlara ait acı-tatlı anılarım var. Ama ben sizinle öğrenciliğimin ilk yılındaki bir anımı paylaşmak istiyorum. Tıp fakültesi, 1. sınıf, 1. dönem öğrencisi iken epilepsinin tedavisinde yeni bir yaklaşım keşfettiğimi düşünerek, Farmakoloji Hocamız Prof. Dr. Lütfiye Eroğlu’nun kapısını çaldım ve düşüncemi anlattım. Hoca önce kaçıncı sınıf olduğumu sordu, sonra bana bir kitap uzattı (oldukça kalın, İngilizce bir kitap) “Önce bunu oku, sonra gel.” dedi. Mesajı aldım.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

 

Ara sıra kısa hikâyeler ya da dörtlükler yazarım. Her koşulda kitap okumak vazgeçilmezimdir. Yürümeyi, tarihi mekânları gezmeyi, yeni yerler görmeyi çok severim. Gittiğim yerlerden mutlaka oraya özgü bir şey alırım. Çocuklarımla kurabiye, kek vb. yapmaktan mutlu olurum. Mutlaka yapacaklarım ise halk oyunlarını öğrenmeye kararlıyım ve öğrenciliğimde tutkun olduğum fotoğrafçılığa yeniden dönmeyi istiyorum.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

 

Çocukken ailemle yeterince zaman geçiremedim, bunun eksikliğini çocuklarıma yaşatmamak için dikkat ediyorum. Anne olunca önceliğim hep çocuklarım oldu. Branşım gereği sağlık hizmetinde çalışmadığımdan mesai dışında çalışacağım zamanı aileme göre düzenleme şansına sahibim.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) murat 124 (kd bas cvs)
09.07.2018 12:37:04
basiniz saolsun efendim..
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)