AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Doç. Dr. Kamil Hakan Doğan
    •  Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı   Doç. Dr. Kamil Hakan Doğan

15 Aralık 2014, Pazartesi

Doç. Dr. Kamil Hakan Doğan

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1976 yılında Ankara’da doğdum. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden 2000 yılında mezun olduktan sonra 2002 yılında Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalında başladığım adli tıp uzmanlık eğitimimi 2005 yılında tamamladım. Aynı ana bilim dalında 2007 yılına kadar adli tıp uzmanı olarak çalıştım. 2007 yılında “yardımcı doçent”, 2011 yılında da “adli tıp doçenti” oldum. 2012 yılında, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde (O zamanki adı Selçuklu Tıp Fakültesi) göreve başladım ve Adli Tıp Ana Bilim Dalını kurdum. Hâlen Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı, Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Başkanı, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Dönem III Koordinatörü olarak görevimi sürdürüyorum. Adli Tıp Uzmanları Derneği üyesiyim. Evliyim. Eşim de aynı fakültede anatomi doçenti olarak çalışıyor. Biri erkek, diğeri kız iki çocuk babasıyım.

 Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir?

 

Aslında lise dönemine kadar tıp mesleğini seçmeyi düşünmüyordum. Daha çok elektronik ve bilgisayar ile ilgili meslekler ilgimi çekiyordu. Lise döneminde, babamın hekim olması nedeni ile tıp mesleği ön plana çıktı ve tercihlerim tıp fakültesi yönünde oldu.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Adli tıp, genellikle hekimlerin tercih etmediği bir alan. Bunun nedeni, daha çok ölüm ve otopsi kavramlarıyla iç içe olması. Aslında günlük rutin işleyişte adli tıp alanında yaptığımız çok daha farklı işlemler var. Bunların hepsi yargı makamlarının vereceği önemli kararlara temel oluşturduğu için verdiğimiz her raporda çok dikkatli olmamız gerekiyor.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademisyen, dünyaya ve olaylara diğer insanlardan farklı bakabilme yeteneğine sahip olmalıdır. Bu yeteneğe sahip olmak, yalnızca doğuştan gelen bir özellik değildir. Kendisini öncelikle alanında çok iyi yetiştirmeli, İngilizce’yi iyi derecede öğrenmelidir. Alanındaki gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve yeni projeler üretmelidir. Sonrasında da bilgilerini, yeni uzman ve akademisyenleri yetiştirmek için kullanmalıdır. Tüm bunları gerçekleştirirken, insani ve etik değerleri daima ön planda tutmalıdır.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Adli tıp alanında kendime bire bir örnek aldığım herhangi biri yok. Ancak, alanımda farklı özelliklerini örnek aldığım pek çok değerli akademisyen var elbette.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde sağlık alanında baş döndüren hızda değişimler oluyor. Bu değişimlerin pek çoğu olumlu gibi gözükse de, uzun vadede özellikle hekimleri parlak günlerin beklemediğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yakın bir gelecekte hekim fazlası oluşmasına neden olacak sayıda tıp fakültesi ve kontenjanları, yeni yapılan ve yapılmakta olan çok fazla sayıda hastane, sayıları anlamsız bir şekilde artan muayenehane söz konusu. Bunlarla birlikte, Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası’nın da etkisiyle sayıları hızla artan hatalı tıbbi uygulama konulu davalar var. Kanaatimce sağlık alanında yeniden ve çok hızla bir değerlendirme yapılmalı, planlamalarda revizyona gidilmelidir.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Uzun süreli bir deneyimim olmadı. Ancak bilimsel kongre amacıyla Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti, Portekiz ve Güney Kore’de bulundum ve çok sayıda yabancı akademisyenle tanışma ve bilgi paylaşma fırsatım oldu. 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Kısa süreliğine olabilir ama uzun bir süre için istemezdim. Ülkemizde adli tıp uzmanı ihtiyacı oldukça fazla iken, başka bir ülkede bu işi yapmak benim için anlamsız.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yurt dışı dergilerde 16’sı ilk isim olmak üzere 34 yayınım, yurt içi dergilerde ise 40 civarında yayınım bulunmaktadır. Bunların dışında, ulusal ve uluslararası bilimsel toplantılarda sunulmuş 100’ün üzerinde bildirim mevcuttur.

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nelerdir?

Günümüzde artık dijital yayıncılık giderek artmaktadır. Bir süre sonra basılı yayınların giderek azalacağını düşünüyorum. Ülkemizde hem bilimsel dergi sayısı, hem de sağlık alanındaki diğer yayınların sayısı artıyor. Bunların pek çoğuna internet aracılığı ile ulaşılabiliyor. Ancak sayı kadar, niteliğin de artması gerektiğini düşünüyorum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

YÖK’ün temel bazı planlama ve bürokratik koordinasyon gibi işlevlerinin önemli olduğunu düşünüyorum. YÖK Başkanı olsaydım, ilk işim acil olarak fakülte ve yüksekokul kontenjanlarında ihtiyaca göre kontenjan belirlenmesi olurdu.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Bir akademisyenin bunu diyebilme ihtimali çok düşüktür. Çünkü ruhunda yenilik, dinamizm ve başarı olan akademide gerçekleştirilen her yeni hedef, daha ileride olan bir başka hedefe kapı aralar. Bu yüzden “Hedefime ulaştım,” demenin, yapılabilecek çok daha iyi işleri yapma ihtimalini ortadan kaldıracağı görüşündeyim. 

 Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Yaptığımız her otopsi, aslında ölüm gerçeğiyle yüz yüze kalmamıza neden olsa da, çok fazla sayıda otopsi yapıldığı zaman bir miktar duyarsızlaşabiliyoruz. Buna rağmen, özellikle her çocuk otopsisinde etkilendiğimi söyleyebilirim. Hiç unutmayacağım bir anımı ise altı yedi yıl kadar önce bir yaz günü yaşadım. Öğleden önce altı yaşında bir çocuk, öğleden sonra ise üç yaşında bir çocuk balkondan düşme neticesinde hayatını kaybetmişti. Akşam olur olmaz ilk işim bir demir ustasını alıp eve götürmek ve balkon demirlerinin boyunu bir metre kadar yükseltmesi için ölçü aldırmak olmuştu. İki gün sonra balkon demirlerinin boyu benim boyumdan daha yüksekti. Hâlâ balkona her çıktığımda o günü hatırlarım.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Elimden geldiğince özen göstermeye gayret ediyorum. Haftada üç gün düzenli spor yapıyorum ve sağlıklı beslenmeye çalışıyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Tıp dışında en büyük ilgi alanım teknoloji. Ortaokul yıllarından itibaren hep bilgisayarım oldu. Bir dönem bilgisayar programcılığı ile ilgilendim. Adli tıp uzmanı ve akademisyen olmam nedeni ile mesleki olarak da bilişim teknolojilerine ihtiyacım oldukça fazla. Sürekli rapor ve bilimsel makale yazımı ile uğraştığım için hızlı yazma ihtiyacım ortaya çıktı. Bu nedenle kendi kendime on parmak yazmayı öğrendim. Bu alanda Türkiye derecem de var.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Her insan mutlaka keşke demiştir. Ancak bu keşkelerin sayısı ve sonrasında yaptıkları önemlidir. Ben hayatımda çok az keşke demişimdir ve sonrasında da geçmişe takılmayıp, hep önüme bakmışımdır. Davranışlarım ve hayatıma yön veren olaylar öncesinde iyi bir analiz gerçekleştirir ve sonrasında adım atarım. Özellikle önemli kararları ani ve hızlı vermem. Bu nedenle de çok fazla keşke demedim.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Eşimle aynı fakültede öğretim üyesiyiz. Oğlum ilkokul 3. sınıf öğrencisi. Her sabah evden birlikte çıkıyor, akşamları da birlikte dönüyoruz. Kızım ise henüz üç yaşında. Akşam saatlerinde ve hafta sonları birlikte vakit geçiriyoruz. Çocuklarımın mutlu bir aile ortamında büyümeleri için gayret sarf ediyorum. Oğlumla zaman zaman yüzmeye gidiyor, kızımı oyun alanlarına götürüyorum. Gün içinde ne kadar yorulmuş olsam da, aileme mutlaka vakit ayırmaya çalışıyorum.

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
16/11-21/11 55. Ulusal Nöroloji Kongresi NÖROLOJİ ANTA
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
23/11-23/11 Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Kardiyo Onkoloji Toplantısı KARDİYOLOJİ İSTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
20/11-24/11 24. Prof. Dr. A.Lütfi Tat Sempozyumu DERMATOLOJİ ANTA
22/11-24/11 7. Uluslararası Ürojinekoloji Kongresi ÜROLOJİ İSTA