AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Ahmet Özet
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Özet    

14 Nisan 2016, Perşembe

Prof. Dr. Ahmet Özet

 

 

Prof. Dr. Ahmet Özet: “Akademisyen olmak için idealist olmak gerek. Akademisyen devamlı çalışmak zorunda; mesleğini, araştırmayı, öğrencileri ve asistanlarını gönülden sevmeli. Akademisyenlik bir yaşam tarzı.”

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1960 yılında Eskişehir’de doğdum. 1976 yılında Eskişehir Atatürk Lisesinden mezun oldum. 1976-1983 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde bir yıl hazırlık sınıfı ile altı yıl tıp fakültesi eğitimini tamamladım. Eğitimimi askeri öğrenci olarak sürdürmem nedeniyle 1983 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’nde bir yıl stajyer tabip teğmen olarak görev yaptım. 1986-1990 yılları arasında GATA’da iç hastalıkları uzmanlık eğitimini tamamladım. Bir yıl süreyle Ankara Mevki Asker Hastanesinde iç hastalıkları uzmanı olarak görev yaptım. 1991-1993 yılları arasında yine GATA’da Tıbbi Onkoloji Bilim Dalında yan dal uzmanlık eğitimi aldım. 1993-1994 yılları arasında bir yıl süreyle Boston Üniversitesi Medikal Center ve Dana-Farber Cancer merkezinde klinik araştırma görevlisi olarak görev yaptım. Klinik onkoloji ve KıT konularında çalıştım. 1994 yılında GATA Tıbbi Onkoloji Bilim Dalında yardımcı doçent, 1995 yılında doçent oldum. 1995-2009 yılları arasında GATA Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi ve bilim dalı başkanı olarak görev yaptım. 2001 yılında da GATA’da profesör kadrosuna atandım. 2002 yılında Johns Hopkins Hastanesi Baltimore’da bir buçuk ay süreyle klinik gözlemci olarak bulundum. 2009 yılında GATA’da Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı başkanlık süresini tamamlayarak yüksek bilim konseyi üyeliğine atandım ve aynı yıl Kasım 2009 tarihinde GATA’dan ayrıldım. Acıbadem Bursa Hastanesinde altı ay süreyle tıbbi onkoloji uzmanı olarak görev yaptım. GATA’da, kemik iliği transplantasyon ünite sorumluluğu görevim sırasında 600 civarında hastanın OKıT ve AKıT sorumluluğunu üstlendim. Akademi sağlık kurulu üyeliği, Sağlık Bakanlığı Kemik ıliği Transplantasyon Kurulu üyeliği ve Ulusal Transplantasyon Koordinasyon Kurulu üyelikleri yaptım. Ağustos 2010 tarihinde Gazi Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı profesör kadrosuna atandım. Hâlen aynı görevi sürdürmekteyim. Ayrıca, Ağustos 2015 tarihinden itibaren TÜSEB Türkiye Kanser Enstitüsü Başkanlığı görevini yapmaktayım. 2004 yılından beri Sağlık Bakanlığı Beşeri ılaçlar Ruhsatlandırma Onkoloji ılaçları Kurul üyeliği ve alt kurul üyelikleri yaptım. Hâlen ana komisyon üyesiyim. Ulusal Kanser Danışma Kurulu üyesi ve TÜBA Kanser Çalışma Grubu üyesiyim. Ulusal ve uluslararası mesleki derneklerden ASCO ve ESMO üyeliklerim bulunmaktadır. Hâlen Türk Tıbbi Onkoloji Derneği başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Çok merkezli kanser araştırma yapılması amacıyla kurulmuş Türk Onkoloji Grubu Derneği ve TUCRıN Yönetim Kurulu üyeliklerim bulunmaktadır. Yurt dışı dergilerde yayımlanmış 90’a yakın makale, ulusal dergilerde yayımlanmış 125 makale ve bölüm yazarlığı, bir adet kitap yazarlığı ve kitap bölüm yazarlıkları yaptım.

Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri Dergisi Tıbbi Onkoloji Editörlüğünü 10 yılı aşkın zamandır yürütmekteyim. Türkiye Klinikleri’nde beş ayrı sayı için farklı konularda özel sayı editörlüğü ve bölüm yazarlığı yaptım. Uluslararası kongrelerde sunulmuş 70 bildirim, ulusal kongrelerde sunulmuş 250 bildirim bulunmaktadır. Birçok ulusal kongre başkanlığı, kongre düzenleme kurul üyelikleri, ulusal ve uluslararası kongre ve bilimsel toplantılarda konuşmacı, oturum başkanlığı görevleri yaptım. Evli, bir erkek çocuk babasıyım.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz?

Doktorluk, özellikle üniversite sınavına girdiğimiz 1976 yılında en çok tercih edilen meslekti. Lise yıllarında bulunduğumuz yatılı okulda sağlık sorunlarımızla ilgilenen ıç Hastalıkları Uzmanı Dr. Nedime Hanım, bu mesleği seçmemizde etkileri olan bir meslektaşımızdı. ıdealist ve etik değerlere bağlı, bizlere sağlık hizmetini sevgi ile sunan bir kişiydi.

 

Sizce işinizin en zor tarafı?

Onkolog olarak hekimlik yapmak gerçekten zor ve yıpratıcı. Çoğu kez hastalarımız için zor kararlar vermek, zorlu hastalık sürecinde onların acı ve sıkıntılarıyla bir arada olmak, onlara yardımcı olmaya çalışmak, çoğu kez zor konuları konuşmak zorunda kalmak mesleki tükenmişliğe götüren yıpratıcı bir durum.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademisyen olmak için idealist olmak gerek. Akademisyen olma idealiniz yoksa başarılı olmak pek mümkün değil. Akademisyen devamlı çalışmak zorunda; mesleğini, araştırmayı, öğrencileri ve asistanlarını gönülden sevmeli. Akademisyenlik bir yaşam tarzı. Devamlı sorgulayıcı, üretici olmak zorundasınız. Akademisyenlikte büyük maddi beklentiler de olmamalı. Maddi beklenti ve akademisyenlik çoğu kez maalesef birlikte değil.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Tıbbi onkolog olarak örnek aldığım kişi; yanında eğitim aldığım Hocam Prof. Dr. Önder Berk’tir. Önder Hocam idealist bir bilim adamıdır. Beyefendi kişiliği ve olumlu tavırları, gerçek bir eğitici özelliği ile bizler üzerinde hakkı büyüktür. Ayrıca, yetişmemde; eğitim ve öğretimimin her aşamasında öğretmenlerim ve hocalarımın genelde üzerimde hak ve katkıları büyüktür. Hepsine ayrı ayrı teşekkürü borç bilirim. Ayrıca, okuyabilmem ve bulunduğum konumlara gelebilmemde büyük Türkiye Cumhuriyeti’nin sağladığı imkânlar gerçekten çok büyüktür.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

1970 yılında evimden ayrılarak yatılı eğitime başlamamla birlikte ülkemizdeki sağlık tesislerini görme ve onlarla ilgili değerlendirmeler yapma durumunda kaldım. Geçmiş yıllarda hekimliğin gerçek idealist kişilerce yapıldığını düşünüyorum. Yıllar içinde bu idealist duygular giderek kaybolmuş, sadece bir meslek olarak yapılmak durumunda kalınmıştır. Ama ülkemizde hastalara sunulan sağlık hizmetinin ulaşılabilirliği, hizmet kalitesi ve otelcilik hizmetlerinde belirgin kalite artışı olmuştur. Bunun yanında sağlık hizmeti sunucularından başlıca hekimler olmak üzere giderek artan oranda şiddete maruziyet ortaya çıkmıştır. Bunun nedeninin toplumun giderek değişen değer yargıları olduğunu düşünüyorum. ınsanların birbirlerine, kendilerine hizmet sunanlara teşekkürden öte, belirgin saygı kaybı ortaya çıkmıştır.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Mesleki bilgi ve görgünün artırılması amacıyla 1994 yılında bir yıl süreyle ABD Boston’da bulundum, klinik “research fellow” olarak görev yaptım. Bu süre içinde üç ay süreli Dana Farber kanser hastanesinde kemik iliği transplantasyonu konusunda çalıştım. 2001 yılında ise Johns Hopkins Hastanesi Onkoloji Kliniğinde “observer” olarak bir buçuk ay süreyle bulundum. Bunun yanında pek çok uluslararası kanser kongreleri ve diğer bilimsel toplantılara ABD ve Avrupa’da katılma fırsatım oldu.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Tıp fakültesi mezuniyet sonrası uzmanlık eğitimlerimi yurt dışında tamamlama şansım olsaydı belli bir süre yurt dışında görev yapmak arzum vardı. Amacım, edineceğim yurt dışı tecrübe ile ülkemizde uzmanlık alanımda daha iyi hizmet sunmaktı. Ancak, görev ve sorumluluklarım itibarıyla bunu yapma şansım olmadı.  Uzmanlık eğitimlerim sonrası yurt dışında farklı merkezlerde 15 ay civarında kalarak görgü, bilgi ve yurt dışı eğitim alma şansım oldu. Özellikle öğretim üyelerinin yurt dışında belli bir süre eğitim almalarının olumlu katkıları olduğunu düşünüyorum.

 

Branşınızda özel olarak ilgilendiğiniz konular nelerdir?

Onkoloji eğitim ve uzmanlığım süresince uzun zaman klinik onkoloji ve kemik iliği transplantasyonu konularında ilgilendim. Bu arada tıbbi onkoloji öğrenci ve uzman eğitimlerinde görev aldım. Son dönemde daha çok klinik onkoloji alanında pratik yapmaktayım. Günlük pratiğimde kanser hasta takip ve tedavileri yanında kanser araştırmalarında görev almaktayım. Bunun yanında ülkemizin kanser politikalarının belirlenmesinde farklı resmi kurumlarda ve sivil toplum kuruluşlarında görev yapmaktayım. Son dört beş aydır TÜSEB Türkiye Kanser Enstitüsü başkanlığı ve Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanlığı görevlerini sürdürmekteyim.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Onkolojinin gerçekte sürdürülmesi zor bir uzmanlık alanı olduğunu belirtmiştim. Yan dal uzmanlık eğitimimin ilk yıllarında Önder Hocamızla hasta başında sabah viziti yaptığımız sırada altı kişilik hasta odasına girdiğimizde köşede cam kenarında ileri evre meme kanseri nedeniyle yatmakta olan 60’lı yaşlardaki sarışın bir bayan, yatak başına doğru yaklaştığımızda yatağından doğrulup vizite katılan doktor ve hemşirelere karşı güzel bir sesle hüzünlü bir şarkı olan “ömrümüzün son demi son baharıdır artık…” dizeleriyle giden şarkıyı okumaya başladı. Bizler bir anda kalakaldık ve gözlerimiz buğulanarak şarkıyı sonuna kadar dinledik. Sonra hastaya sarılarak moral vermeye çalıştık. Ama bundan birkaç gün sonra kendisini kaybettik. Hastamızın o son hâlini hiç unutamıyorum. Hemen hemen tüm hastalarımızın hislerine tercüman olmuştu.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Gerçeği söylemek gerekirse yeterince ilgilenemiyorum. Belki de genel kanı olarak “Doktorlar hasta olmaz, başkaları hastalanır,” gibi bir savunma mekanizması kullanmaktayız. Ancak düzenli olmasa da açık havada yürüyüş yapmak kendi sağlığım için yapabildiğim başlıca spor. Bunun yanında beslenmeme özen gösteriyorum ve diğer olmaması gereken alışkanlıklarım yok. Yılda birkaç kez kontrol amaçlı tetkiklerimi yaptırmaktayım.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Tıp dışı başlıca uğraşım, vakit buldukça tabiat ve kültür gezileri yapmak, Ankara yakınlarında bulunan bahçem ve ağaçlarla ilgilenmek ve tabiatta yürüyüş yapmaktır. Bunun yanında televizyonda haber, belgesel, spor, özellikle futbol ve müzik programlarını izlemek diyebilirim.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Belli bir yaşa geldiğinizde belli zamanlarda yaptığınız, yapamadığınız veya kaçırdığınız fırsatlar, olaylarla ilgili pişmanlıklar tabii ki yaşanıyor ama futbol maçları sonunda kaybeden takımın antrenörünün söylediği gibi “Artık önümüzdeki maçlara bakacağız.”

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Hekimler, özellikle de üzerinde fazlaca sorumluluğu olanlar ailelerine yeterince vakit ayırabiliyorlar dersek herhâlde hata olur. Maalesef hayatın bir alanında yoğunlaştığınızda diğer alanlarda ve yapmak istediklerinizde eksiklikler oluyor. Bunu hissediyorum ama yapabildiğimin en fazlasını ailem için de yapma gayreti içindeyim.

 

En son okuduğunuz kitabın ve gittiğiniz sinema filminin isimlerini bizimle paylaşır mısınız?

Son okuduğum kitap, ABD NIH Başkanı Francis Collins’in “The Name of the God” isimli kitabı. Tüm genom sekanslamasının başında olan Prof. Dr. Francis Collins’in bu süreçte inanç dünyasında ortaya çıkan değişimleri anlatan bir kitap. Son gitiğim film ise herhâlde “Babam ve Oğlum” olsa gerek. Bizim öğrencilik yıllarımızda ülkemizin ve üniversitelerdeki öğrencilerin içinde bulunduğu iç kavgaların getirdiği aile dramını anlatan duygusal bir filmdi.

 

Son olarak özellikle eklemek istediğiniz bir bilgi var mı?

Yaptığımız meslek gerçekten fedakârlıklar gerektiriyor. Çoğu kez kendiniz için değil başkaları için yaşıyorsunuz. Hasta olduğumuzda bile hastalarımız “Geçmiş olsun” demek yerine “Ben ne olacağım doktor bey” diyorlar. İşte, tıp eğitimine başlamamdan itibaren 40. yıldır böyle bir mesleğin içindeyim. Bu süre nasıl geçti derseniz; büyük bir mücadele içinde, hastalarımız için en iyisini yapma gayreti içinde geçtiğini düşünüyorum. Ama bu mesleği, hastalarımı, insanları seviyorum. Bu duygular içinde olunamaz ise böyle ağır bir mesleği yapmakta epey zorlanırsınız.

Ayrıca, tüm meslektaşlarımın yaklaşmakta olan tıp bayramlarını kutluyorum.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA