AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur
    • Akademisyenler köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaittin Elhan.

26 Mart 2006, Pazar

Prof. Dr. Alaittin Elhan :Bilimselliğin ana şartı huzur
Akademisyenler köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaittin Elhan.

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1945 Kilis doğumluyum. İlkokulu Gaziantep Ceylanpınar’da, ortaokulu Ankara Kurtuluş Lisesi’nde okudum. Ankara Atatürk Lisesi’nin fen bölümünden mezun oldum. 1964 yılında Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ni kazandım ve 1969 yılında bitirdim. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı’na asistan olarak girdim, o tarihten beri buradayım. 1975 yılında doktoramı, 1979 yılında doçentliğimi, 1988 yılında da profesörlüğümü aldım. 1997 yılında Prof. Dr. Kaplan Arıncı emekli olunca, yerine Anabilim Dalı Başkanı oldum. İki çocuğum ve iki torunum var. Kızım Kredi Yurtlar Kurumu’nda idari personel, oğlum da Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı’nda doçent olarak görev yapıyor.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Tanıma fırsatı bulamadım ama bilimsel olarak Prof. Dr. İbrahim Veli Odar’ı örnek aldım. Ben fakülteye geldiğim yıl emekli olmuştu. Prof. Odar’ı kitaplarından ve tanıyanlardan dinlediğim kadarıyla tanıyorum. İş disiplini açısından Prof. Dr. Kaplan Arıncı’yı, bilimsel çalışma açısından da Uz. Dr. Orhan Girgin’i kendime örnek aldım. Bu üç insan en çok etkilendiğim kişiler oldu.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Liseden fen bölümü mezunuyum. Aslında idealim fizik ya da matematik okumaktı. Ama istediğim yere giremedim, veterinerlik fakültesini kazandım. Henüz öğrenciyken anatomi asistanı olmayı isteyip istemediğimi sordular. Ama fakülteyi bitirince orada asistan olmak kısmet olmadı, başka biri alındı. Tıp fakültesinde çalışma imkanımız olduğunu öğrenince kaderim değişti ve buraya başvurdum.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir hayli değişiklikler oldu ama bunlar yeterli değil. Bir kargaşadır sürüp gidiyor. Emekli Sandığı, Bağ-Kur ya da SSK’ya bağlı hastalar istedikleri yere gidip muayene olamıyor. Türkiye’de neyi yaparsanız iyi-kötü yanları oluyor. Çalışılarak bazı şeyleri düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bazı tıp fakültelerinin laf olsun diye açıldığı görüşündeyim. Bunun yerine, altyapı hazır olunca tıp fakültesi kurulmalı.

Mesleğinizi seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Anatomistliği çok seviyorum. İşimi seve seve yapıyorum. Yaşım 61 ve Türkiye’de kadavra diseksiyonu yapan birkaç hocadan biriyim. Öğrencilerime bilgilerimi aktarmayı çok seviyorum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
En zor tarafı kadavra temini. Türkiye’de kadavra bulmak çok zor. Kanunlar olsa da kadavra alamıyoruz. Zaman zaman alınıyor ama zaman zaman kesiliyor. Son 8 aydır kadavra bulamadık. Kadavrasız bilimsel araştırma olmaz. En büyük sorunumuz bu.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bilimsel ve etik açısından çok iyi yetişmiş olmalı. Bildiklerini kıskanmadan aktarmalı, bilgi aktarma kabiliyeti olmalı. Paradan çok ilmi düşünmeli. Yani mesleğini sevmeli, sevince gerisi gelir.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Olmadı ama kısa sürelerle çalışmayı çok isterdim. Bu yüzden bir ara akademisyenliği bırakıp, mesleğimi yurt dışında sürdürmeyi bile düşündüm. Bilgimi ve görgümü arttırmak için birkaç aylığına-yıllığına yurt dışında çalışmak isterdim. Maalesef biz o fırsatı yakalayamadık. Devamlı çalışmak istemezdim. Memleketime hizmet etmeyi tercih ederim. Ama oradaki tekniği, bilgiyi buraya aktarmak isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Biz daha ziyade yurt dışı yayın yapıyoruz. Yurt dışı dergilerde 37 yayınım var. Bir o kadar da yurt içi dergilerde makalem yayınlandı. Bunun yanı sıra çevirilerle birlikte toplam 11 tane kitabım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Bizim anabilim dalımızda çok az öğretim üyesi var. Ama yaptığımız bilimsel çalışma sayısı buna rağmen çok fazla. Yayınlarımızın yüzde 90’ı klinik anatomiyle ilgili. KBB, plastik cerrahi, kalp-damar cerrahisi gibi uzmanlık alanları için kurslar düzenliyoruz. Bazı klinisyen öğretim üyeleri tezlerini burada yapıyor. Ama her sene belli sayıda cerrah alabiliyoruz. Geçenlerde yaptığımız bir kursa Prof. Albert Rhoton katıldı. Prof. Dr. Gazi Yaşargil de anatomist olduğumuz halde, klinik anatomi çalışan bizleri merak ettiği için ziyaretimize geldi. Anabilim dalımızda altyapı olanaklarımız iyi. Yöneticilerimiz de çalışanları takdir ediyor.

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz? Politik yönüm yok ama YÖK başkanı olduğumu varsayarsak daha demokratik üniversiteler oluşturmak isterdim. Örneğin dekan atamalarını rektörün değil öğretim üyelerinin seçimiyle gerçekleşmesini sağlardım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Yakın zamana kadar burada 2-3 öğretim üyesi görev yapıyordu. Bu nedenle çok yoruldum ve emekli olmayı düşündüm. Fakat biz burada aile gibiyiz. Çok iyi, huzurlu bir ortamımız var. Bu nedenle de bilimsel olarak üretken oluyoruz. Bilimselliğin ana şartı huzur.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
En başta hedeflediğim yer fen fakültesiydi ama olmadı. Fakat bu mesleği tanıdıktan sonra, anatomistliği de çok sevdim. Hedefimi yakaladım diyebilirim. Anatomide yapmak istediğim her şeyi yaptığımı düşünüyorum, kadavra temini hariç. Onun için de çok çalıştık ama zaman zaman aksıyor.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Maalesef gösteremiyorum. Tıp fakültesinde olmamıza rağmen, bıçak kemiğe dayanmayınca, tüm bölümlerdekiler arkadaşlarımız ya da öğrencilerimiz olmasına rağmen gidemiyoruz. Ancak yılda bir kez kan tetkiki yaptırıyorum. Spor yapma alışkanlığım yok ama düzgün bir yaşantım var, gıdama dikkat ediyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Mekaniğe ve elektriğe çok meraklıyım. Mütevazi bir bahçem var. Yaz gelince ağaçlarla, bitkilerle uğraşıyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Hayır, meslek hayatımda keşke dediğim olmamıştır. Çok büyük beklentilerim yoktu, her şey istediğim gibi gelişti. Doçentlikte kanun gereği 9 sene bekledim, üniversite değiştirmek gerekiyordu, ama keşke demedim.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Gençliğimde yeteri kadar zaman ayıramadım. Çünkü eleman az olması nedeniyle çok çalışmamız gerekiyordu. Şimdi de yaşımız müsait değil. Genç yaşta çocuk sahibi olduk, evlendiler. Artık evde zaman bekleyen kişi de yok.
Teşekkürler.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA