AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Uysal.

16 Nisan 2006, Pazar

Prof. Dr. Ali Rıza Uysal :Akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Uysal.

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
5 Aralık 1949 yılında İstanbul’da doğdum. Ankara’da Namık Kemal İlk ve Ortaokulu’nu bitirdikten sonra liseyi İstanbul’da Robert Kolej’de okudum.1968 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdim ve 1975 yılında mezun oldum. Fakülteyi bitirir bitirmez Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kürsüsü’nde iç hastalıkları ihtisası yapmaya başladım. 1980 yılının ocak ayında uzmanlığımı aldım. Tekrar endokrinoloji ihtisasına devam ettim. İhtisasım bitmeden 1980-1982 yılları arasında Isparta Askeri Hastanesi’nde iç hastalıkları uzmanı olarak askerliğimi yaptım. 1984’te endokrinoloji uzmanı oldum. 1987’de doçent, 1993’te profesör oldum. 1975 yılından beri bu bilim dalında hizmet veriyorum. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkan Vekiliyim. Etik Kurul ve Eğitim Koordinasyon Kurulu üyesiyim. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri Dergisi Endokrinoloji Bölüm Editörlüğünü de yapıyorum.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Çok sevdiğim hocam Prof. Dr. Alim Uzunalimoğlu’nu kendime örnek aldım. Ayrıca, özellikle tanıya yaklaşırken mantıklı düşünme basamaklarını öğreten hocam Kardiyolog Prof. Dr. Ahmet Sonel’i de belirtmek istiyorum.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’nin sağlık ortamı, idealimdeki sağlık ortamı değil. Sosyalizasyon, doktor olarak yetişmemizin ilk yıllarında edindiğimiz bir kavram ama ben sosyalizasyon politikasına bağlı kaldım. Bunun yurdumuza hakça ve en uygun sağlık hizmeti sağlayacağına inanıyorum. Ama zaman içinde bu çizgiden uzaklaşıldı.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Bu mesleği seçme nedenim, insanlara öncelikle sıkıntılı anlarında yardımcı olmak şeklinde açıklanabilir. İnsan her zaman kendinden memnun olmayabilir. Doktor olduğum için memnunum. Bu zamana kadar doyurucu bir hizmet verdiğime inanıyorum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Tıp bilimindeki hızlı gelişmelere ayak uydurabilmek. Bu gelişme, tıpla ilgili bilimsel dergi sayısından da anlaşılabilir. Bunlara yetişebilmek hekimlerin zamanını alıyor. Hekimler, ertelenemeyecek hizmet sunmakla yükümlü. Bu, çalışma esnekliğini azaltan bir durum. Hizmetin her aşamasında hekimler saatlerini harcıyor. Hasta bakımı günün önemli kısmını alıyor. Ayrıca bilimsel gelişmeye ayak uydurabilmek için geceleri de dergi-kitap okumanız gerekiyor.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen, her alanda genel kültürü yüksek, genel bir hayat felsefesi ve özel olarak bilim felsefesi gelişmiş biri olmalı. Kendi alanına yoğun şekilde eğilmeli. Yurt ve dünyadaki gelişmeleri izlemeli. Alanının hizmet veya uygulamaya yönelik bölümüyle de ilgilenmeli. Kişilik olarak esnek kişiliğe sahip olmalı. Esneklik yeni şartlara uyum ve eğitimde yardımcı olur. Eğitimde bir amacınız olmalı. Akademisyen, kendinizden daha iyi doktorlar yetiştirme amacı taşımalı. Geleceğin güvencesi olan gençlerin sevgiyle yetiştirilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurt dışındaki kongrelere katıldım ve sözlü sunum, poster sunumu yaptım. Ama uzun süre çalışmışlığım yok.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurt dışına çıkma olanağım vardı ama çıkmadım. Memleketine ve milli değerlerine bağlı biriyim. Yurt dışında çalışsaydım vatan hasreti dayanılmaz olurdu. Bu nedenle yurt dışında çalışmanın eksikliğini hissetmedim. Gelişen iletişim olanakları da tüm haberlerin duyulmasını sağladı. Yurt dışından faydalanmak, yurdumuzdaki bazı zorluklardan kaynaklanıyor. Akademik çevrelerde ve diğer alanlarda idari yapı gençlerin araştırmalara katılmasını zorlaştıracak şekilde işliyor. Benim yetiştiğim dönemde idari yapılarımız kısıtlayıcı olmakla birlikte, şartlara daha uygundu. Gençliğimdeki dünya düzeni ile idari yapı arasında çok farklılık yoktu. Zaman geçtikçe bu fark açıldı. Yurt dışı eğitimden yararlanma, özellikle bazı gelişmiş laboratuvar çalışmalarında yararlı oluyor. Gönül ister ki o olanaklar burada da olsun.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
2005 yılı itibariyle toplam 179 yayınım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren akademisyen yetiştirme görevini başarıyla üstlenmiştir. Öğrencilerine hem sıcak bir eğitim ocağı sunmuş hem de tıptaki güncel gelişmelerden haberdar etmiştir. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, bir taraftan topluma sağlık hizmeti götürürken, bir taraftan da üst düzey sağlık elemanı yetiştirmek görevini sürdürüyor. Son yıllarda eğitim sistemimizde kapsamlı bir değişiklik oldu. 1980 sonrası, klasik eğitimden entegre eğitime dönüş çabalarıyla eğitimde dejenerasyon yaşanmıştı. Son 5 yılda uygulanmaya başlanan eğitim sistemi köklü ve rasyonel çözümler getirdi. Fakültenin şanına yaraşır bir değişiklik oldu. Bu, misyonumuzun devamı açısından önemli.

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Üniversitelerin, geniş inisiyatif kullanarak kendilerine yönelik bağımsız tedbir alan kuruluşlar olması gerektiğini düşünüyorum. YÖK, üniversiteler arasında eşgüdümü sağlamakla ve kalitenin yüksek tutulması görevini yüklenmiş bir kurum. YÖK başkanı olsaydım, üniversitelerin özerkliğini destekleyecek önlemler alırken, diğer taraftan Cumhuriyet’in oluşturduğu temel prensipler ve Atatürk ilkeleri çerçevesinde üniversitelerin bütünlük oluşturmasına gayret ederdim.


Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı, alanında önder görevi yürütmüştür. Anabilim dalımız yüksek olanaklara sahip. Bilim dalımız 1974’ten beri öğretim üyeleri ve diğer personelle uyum içinde çalışmayı ilke edinmiştir. Eğitime ve hizmete ciddi yaklaşıyoruz.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Evet, ulaştım. Bir akademisyen, toplumun geleceğini hedeflemeli. Bunun içinde gençleri yetiştirme görevi var. Akademisyen olarak gençlerle yakından ilgileniyorum. Öğrencilerimi eğitmek, onlara rehberlik etmek için elimden geleni yapıyorum. Bu benim ulaşmak istediğim son aşamaydı.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Göstermiyorum çünkü sigara içmek gibi kötü bir alışkanlığım var. Eğer sigarayı bırakırsam sağlığıma biraz özen göstermiş sayılacağım. Ama spor yapmaya çalışıyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Her alanda okurum. Yaz aylarında yüzmeyi severim. Resim yapamıyorum ama resim seyrediyorum. Çizgim çok kötüdür. Ailemle ilgilenmeyi çok seviyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Keşke demek, genellikle seçimler sonunda memnuniyetsizliği belirtir. İnsan beyni zamanla kötü hatıraları bastırır, iyi hatıraları hatırlar. Keşke demedim ama bu, beynimin bu özelliğinden mi kaynaklı yoksa gerçekten mi öyle bilmiyorum.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Eşim de doktor, öğretim üyesi. Çocuklarımız küçükken günaşırı nöbet tuttuğumuz dönemler oldu. Bunun için çocuklara yeterince zaman ayıramadık. Zamanımız olduğunda da tüm zamanımızı onlara verdik. Şimdi çocuklar büyüdü. Büyük kızım evlendi, bir torunum var. Büyük kızım ABD’de yaşıyor, küçük kızım da ABD’de doktora yapıyor. Bu yüzden onları pek göremiyoruz, bu yüzden pek mutlu değiliz. Teşekkürler.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)