AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Atilla Dağdeviren
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Dağdeviren

16 Mayıs 2010, Pazar

Prof. Dr. Atilla Dağdeviren
"Başarılı bir akademisyen, kendisini geçebilen kişileri yetiştirebilen ve bununla da övünebilen kişidir."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Dağdeviren

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1958 yılında Konya'da dünyaya geldim. İlkokulu önce Meram'da, daha sonra Konya şehir merkezinde olmak üzere iki ayrı ilkokulda okudum. Daha sonra sınavla o zamanki adı Maarif Koleji olan Konya Anadolu Lisesine girdim.

Ortaokulu bitirdikten sonra da Ankara Fen Lisesine devam ettim. Üniversiteye 1976 yılında, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde başladım. Tıp Fakültesinden 1982 yılında mezun oldum. 1982- 1984 yılları arasında Urfa Ceylanpınar'da sağlık ocağı tabibi olarak iki yıl mecburi hizmet yaptım. Ardından asistan olarak Hacettepe Üniversitesi, Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalında eğitimime başladım. O zamanki düzenlemeyle adı Morfoloji Ana Bilim Dalıydı. Hem histoloji hem anatomi eğitimi aldım. 1987 yılında aynı ana bilim dalında yardımcı doçent olarak çalışmaya başladım. 1988 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisinde askerlik görevimi yerine getirdim. Askerlik görevini tamamladıktan sonra tekrar Hacettepe Üniversitesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalına geri döndüm. Orada doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldım. Yaklaşık iki yıl önce de Hacettepe'den emekli oldum. Emekli olduktan sonra yapılan bir teklifi değerlendirerek Başkent Üniversitesinde çalışmaya başladım.
Halen Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürütüyorum.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Seçimimden hiçbir zaman pişman olmadım. Bizim lise eğitimimiz sırasında öğrenim gördüğümüz fen lisesi aslında akademisyen, bilim adamı yetiştirmeye yönelik olarak planlanmış bir liseydi. O zamandan kalma bir temel bilim isteği vardı. Mecburi hizmet sırasında yaşadığım iki deneyim sonrasında temel bilimlerde hoca olarak kalmaya kesin karar verdim. Seçimimden dolayı da son derece memnunum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Sizin elinizde olmayan ve çevrenin sınırlayıcı etkileri. Maddi ve ekonomik koşulların, olanakların kısıtlı olması. Gerçi son 5-10 yılda olanakların geliştirilmesi noktasında gerek devlet, TÜBİTAK tarafından gerekse yurt dışı ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemli açılımlar yapıldı, ama işimizin en zor tarafı hâlâ olanakların yeterli düzeye ulaşmamış olması.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Tabii standart bir akademisyen tarifi var. Ama bana göre başarılı bir akademisyen, kendisini geçebilen kişileri yetiştirebilen ve bununla da övünebilen kişidir. Benim için ölçüt bu.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
Öğrencilik yıllarında hocalarınızı rol model alarak kendi deneyimlerinizi oluşturuyorsunuz.

Bire bir örnek aldığım kimse olmadı. İster istemez tüm hocalarınızdan bir şeyler alıyorsunuz.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık alanında ciddi düzenlemeler yapılıyor. Ancak bu düzenlemeler, gelişmeler yaşanırken ister istemez biraz da sancılı oluyor. Bu dönüşümlerin vatandaşları en az derecede rahatsız edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekli. Sağlık hizmetleri sevilmeden yapılacak bir iş değil. Hekimler ve sağlık çalışanları koşullar ne kadar kötü olursa olsun özveriyle hizmet vermeye çalışmaktalar.

Tabii sağlık çalışanlarının sosyal ve ekonomik koşullarının yeterli düzeye yükseltilmesi, yeterli düzeyde ekonomik güce kavuşturulması sağlık hizmetlerinin de kalitesinin yükselmesini sağlayacaktır. Çünkü o zaman insanların akıllarında işlerini yapmaktan başka bir düşünceleri kalmayacaktır.

Tabi tüm yük devletin sırtına yüklenirse, bu yükün kaldırılamayacağı da son derece açıktır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurt dışında çok sayıda kısa süreli çalışmalara, kongrelere katıldım. Uzun süreli olarak ise Hollanda Hükümeti bursuyla, Hollanda'da bir proje çalışmam oldu. Orada bir monoklorür antikor geliştirme projesi gerçekleştirdim. Döndükten sonra o altyapıyı burada kurana kadar epey bir vakit geçti. Şimdi koşullar ona uygun, ama o zaman destek bile alamayacak durumdaydık. Bunun dışında yine bir bursla Amerika Birleşik Devletleri'ne gittim. Oradaki çalışmam ise daha çok, ortak bir çalışma yerine burada fırsat bulup tamamlayamadığım kendime ait çalışmamı tamamlama şeklindeydi.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Yurt dışında mesleğimi yapma imkânım vardı. Dekanımız hem tıp doktoru ol hem uluslararası tanınan doktora derecen olsun, diye çok ısrar etmişti. Zaten YÖK'ün yurt dışında doktora yapmak isteyenlere yönelik bir programı da vardır.

Ben hem maddi koşullar ve ailevi nedenlerle o zaman gitmeyi tercih etmedim. Orada yapmayı düşündüğüm şeyleri burada yapıp kendimi kabul ettirmeyi yol olarak seçtim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Sayısını şu an tam olarak hatırlamıyorum. Ancak yaklaşık bir rakam verirsek SCI'da yayınlanmış 50 civarında yayınım var. Yurt içi dergilerde de yayınlanmış yaklaşık 100'ün üzerinde yayınım olduğunu söyleyebiliriz.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Bir kere YÖK olmasın derim. Bunu zaten Cumhurbaşkanı da dâhil herkes söylüyor. YÖK başka yönlendirici bir yapıda olmalı ve kurumlar gerçek anlamda özerk olmalı. YÖK'ün getirdiği rektörlerin yetkileri anormal düzeyde. Rektörlerin seçimle gelmesi çoğu üniversitede felaketlere yol açıyor. Öğretim üyeleri ona göre bölünüyor, kamplaşıyor. Kısacası politikacılardan bir farkları kalmıyor. Ben YÖK başkanı olsam, YÖK'ün çerçevesini daha düzenli bir hale getirmeye ve bu yanlışlıkları düzeltmeye çalışırdım.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Hedef değişken. Uluslararası düzeyde kendi çapımda, benim istediğim alanda tanınan bir kişiyim, o bana yeterli.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Uzunca bir süre önceki anımı anlatayım. Japonya'da birkaç bin kişinin katıldığı bir kongrede yapıbilimci olarak katılan bir tek ben vardım. Bunun dışında birkaç tane de moleküler çalışmalar yürüten kişi vardı. Bunlardan bazıları makalelerinden, ismen tanıdığım kişilerdi. Bunlardan bir tanesi de "National Institutes of Health (NIH)"ın Başkanıydı. Kendisi moleküllerle ilgili çok hoş bir veri tabanı hazırlamıştı. O veri tabanı nedeniyle kendisini herkes tanır hale gelmişti. Kendisinin çalışmakta olduğu bir alanda gece otelde gece sabaha kadar, saat 3'e 4'e kadar benimle oturup sorular sordu. Daha sonra da o gece birlikte tartıştığımız şeyleri yayınladılar. Bu benim için hoş bir anı diyebilirim.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Kendi sağlığıma yeterli özeni gösterdiğimi söyleyemem.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Ben bilgisayar konusunda her şeye çok meraklıyım. Hatta kendimiz bir kitap yazdığımızda onun grafiklerini bile kendim yaparım. Bu benim için bir hobi sayılır. Bir de üniversite yıllarından kalma briç tutkum var.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Keşke dememek mümkün değil, ama benim hayatımda ciddi anlamda keşke dediğim bir şey olmadı.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Akademisyenliğin en önemli handikaplarından biri bu. Yeterince vakit ayırabildiğimi pek söyleyemem.

Teşekkürler.

17/05/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
3
1) seyhan (ev hanımı)
09.05.2017 17:50:01
yogun bakımda animasyonda nöbete kalan doktorlar gece görevlerini tam yapmıyorlar. üstelik gece doktor aradıgımıda evine gitmiş duş alıp gelecekmiş. hasta agır oldugu halde bu nasıl nöbet tutmaktır silere soruyorum
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA