AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez”
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir.

12 Mart 2006, Pazar

Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir :Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez”
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşegül Demirhan Erdemir.

Özgeçmişinizi anlatır mısınz?
İstanbul’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi İstanbul’da tamamladım. 1968’de İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ni bitirdim ve İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde Tıp Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalında asistan oldum. 1974’te tıp bilimleri doktoru unvanını aldım. 1979’da aynı fakültede doçentliğe oldum. 1980 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji Anabilim Dalı’na naklen atandım ve anabilim dalı başkanı oldum. 1988’de profesörlüğe yükseldim ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde de 7 yıl İngilizce deontoloji dersleri verdim.

Yurtdışında Suriye, Avusturya, İspanya, Kanada, İngiltere, Hollanda gibi ülkelerde, bazı kütüphanelerde ve merkezlerde araştırmalar yaptım. Halen tıp etiği, tıp tarihi, tıbbi deontoloji ve geleneksel halk ilaçları konusunda süren araştırmalarım var. Türk Tıp Tarihi Kurumu ile Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneği Başkanlığı görevlerimin yanı sıra yurtdışındaki Wellcome Institute, Uluslararası Tıp Tarihi, Uluslararası İslam Tıp Tarihi, Sağlık ve Tıp Tarihi Avrupa Birliği, Uluslararası Biyoetik Derneği, Asya Biyoetik Derneği ve Uluslararası Eczacılık Tarihi Akademisi üyesiyim. Ayrıca ISTAM (International Association for the Study of Traditional Asian Medicine) Derneği’nin konsey üyesi ve Uluslararası İslam Tıp Tarihi ve Uluslararası Tıp Tarihi Dernekleri’nin Türkiye Milli Temsilcisi olarak da görev yapıyorum.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Deontoloji ve tıp tarihi branşında yanında yetiştiğim ve 1977’de vefat etmiş olan hocam Prof. Dr. Bedi.N. Şehsuvaroğlu’nu bilimsel çalışmalar açısından kendime örnek almaya çalıştım. Ancak yine de daha çok kendi kendimin örneği oldum dersem bu doğru olur.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Ben mesleğime ve branşıma yaşamım boyunca önem verdim. Bu arada diyebilirim ki branşım benim hayat tarzım oldu. Yaşamımın her anında o var. Ancak çok küçük bir anım var ki ‘acaba böyle bir şeye tamamen kendimi adamak boş muydu?’ diye düşünüyorum.

Uludağ Üniversitesi’ne yeni atandığım yıllarda o dönemin idarecilerinden bir hocamız beni çok takdir ederdi. Bir bayram tatili ertesi karşılaştığımızda bana bayramda ne yaptığımı sordu.

Ben de Bursa’nın yakınlarında bazı yerlere giderek bir tıp tarihi araştırması yaptığımı ve bir çalışma yayınlayacağımı söyledim. Aynı hocamızın bana şaka yollu şu sorusu çok ilginçtir:

Mükafat verdiler mi sana? Bu şu anlama geliyordu. Gerçek çalışanlara ödül verilmesi pek sık olmaz ve değerleri bilinmez. Ona hak verdim. Ancak ilmi seviyordum ve bu benim hayat şeklimdi. Ödül benim için önemli değildi.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de sağlık ortamı gittikçe gelişmeğe çalışıyor. Ancak yasaların ve kurumların daha da gelişmesi gerekir.

Mesleğinizi seçme sebebiniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Tıp mesleği çok yüce bir meslek. Bütün sağlık alanı branşları hayat kurtarmada önemliler. Bu bakımdan memnunum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsüsü’nde tek öğretim üyesi olarak bulunmaktayım. Dolayısıyla bilimsel çalışmalara, toplantılara ve diğer bütün işlere yetişmekte zorlanıyorum. Ancak, bu aynı zamanda, bana motivasyon sağladığı için canlılık kazandırıyor.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen, mesleğini seçerken, her şeyden önce bilim yapmayı ve gerektiğinde fedakarlık yapması gerektiğini bilmelidir. Gerçekçi, araştırmayı seven ve araştırmayı hayat tarzı kabul eden bir kişi olmalıdır.

Yurtdışı mesleki deneyiminiz oldu mu?
Yurtdışında kendi branşımda çeşitli kütüphane ve kuruluşlarda zaman zaman araştırma yapmaktayım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurt içinde çalışarak ülkeye kendi branşında yararlı olmak önemlidir. Ancak, geçici süre için aynı branşta dışarıda da çalışılabilir.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
500 Türkçe ve İngilizce yayına sahibim. Ayrıca şimdiye kadar 4’ü İngilizce olmak üzere 40 kitabım yayınlandı. İngilizce kitaplarından biri Pakistan’da Hamdard Vakfı tarafından, diğeri ise Almanya’da basıldı. Bunların yanı sıra 3 dergi ve 1 bültenin de editörlük görevini yürütüyorum.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, bugün genç üniversitelerin içinde en gelişmişi olarak kabul ediliyor. Gerek içinde çalıştığım tıp fakültesi gerekse diğer fakülteler akreditasyonda ileri durumdalar.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Kendi branşımda akademik aşamalarda ve akademik çalışmalarda epeyce yol aldım, ancak çalışacağım daha bir çok konu bulunuyor.

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Türkiye kentlerinde bulunan üniversitelerin her açıdan eşit olmaları için çalışırdım.

Eğitim verdiğiniz klinikteki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
İçinde çalıştığım Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki öğretim üyeleri ve yardımcıları ile zaman zaman verimli, bilimsel çalışmalar olmakta ve tıp etiği her alanı ilgilendirdiği için birbirimizle bilgi alışverişi yapmaktayız. Beni tanıyanlar, benim yazmayı çok sevdiğimi bilirler ve öyle tanımlarlar.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Çok sevdiğim bilimsel çalışmalara kendimi verebilmem için her şeyden önce sağlıklı olmam gerekir. Dolayısıyla sağlığımı, her şeyden önde tutarım.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Tıp dışında, yürüyüş ve koşu sporunu çok severim. Ayrıca, korkuya ve gerilime karşı büyük bir merakım olduğu için zaman buldukça gerilim filmleri izlemeye çalışırım.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Her insanın “keşke”leri ve pişmanlıkları vardır. Söylemeye kalksam küçük bir kitap olurdu.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Aile, insanın sığınacağı en kutsal öğedir. Eğer insan, ailesinden destek alırsa, çalışmaları da ilerler. Bu bakımdan, her gerektiği zaman yakınlarımla ilgilenmeye çalışırım.

Teşekkürler.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA