AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Azam Demirel
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalı  Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azam Demirel

05 Şubat 2012, Pazar

Prof. Dr. Azam Demirel

Devamlı öğrenen, öğreten, uygulayan ve sahasında bölgesine, ülkesine ve bilime katkı sağlayacak uygulanabilir projeleri olan kişi gerçek akademisyendir.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

Artvin ili Ardanuç ilçesi doğumluyum. 1972 yılında Artvin Kazım Karabekir Lisesini ikincilikle bitirdim. 1979 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinden tıp doktoru olarak mezun oldum. Rize ili Güneysu Sağlık Ocağı, hekim olarak göreve başladığım ilk sağlık kuruluşudur. 1981-1982 yılları arasında Kayseri 12. Hava Üssü’nde yedek subay olarak askerlik görevimi yaptım. Askerlik sonrası bir müddet serbest hekim olarak çalıştıktan sonra 1985 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi üroloji Ana Bilim Dalında ihtisasa başladım. 1989 yılında üroloji uzmanı, 1990 yılında yardımcı doçent, 1998 yılında doçent ve 2003 yılında profesör unvanlarını aldım. Halen profesör kadrosunda görevime devam ediyorum. Evliyim ve üç oğlum var.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Orta Öğrenim yıllarında tercihlerim arasında tıp eğitimi yoktu. Daha çok mühendislik branşlarını düşünüyordum. O yıllarda üniversiteler ön kayıt sistemiyle öğrenci alıyordu. Aynı anda birkaç fakülteye kayıt yaptırılması mümkündü. Benim ilk kayıt yerim İstanbul Teknik Üniversitesiydi. Daha sonra arkadaşlarımın ve ailemin telkinleriyle tıp tahsiline karar verdim. Zorluklarına rağmen 32 yıllık mesleğimden memnunum.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Tıp fakültelerinin klinik bölümlerinde görev yapanlar, hem bir öğretim üyesi hem de bir hekim olarak sorumluluk taşımaktadırlar. Tıp alanında bilgi akışı çok hızlıdır ve konseptler sürekli değişim göstermektedir. Bu değişimi takip etmek, değişime katkı sağlamak, öğretmek ve uygulamak işimizin en zor kısmıdır diye düşünüyorum.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Devamlı öğrenen, öğreten, uygulayan ve sahasında bölgesine, ülkesine ve bilime katkı sağlayacak uygulanabilir projeleri olan kişi gerçek akademisyendir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Uzun tıp eğitimi sürecinde birçok hocamızdan ve arkadaşımızdan faydalandık, farklı yaklaşımları ve ameliyat tekniklerini öğrendik. Hepsine müteşekkirim. Ancak Cleveland Klinik Direktörü Prof. Dr.Andrew C. Novick cerrahi yetisi ile beni çok etkiledi diyebilirim.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son yıllarda sağlık alanında henüz nihai şeklini almayan ve de çok tartışılan değişimler yaşandı. Aile hekimliği, zorunlu hizmet, hastanelerde tam gün çalışmayı esas alan düzenlemeler, performans sistemi ve en son olarak yabancı hekim ve hemşire çalıştırılmasını mümkün kılan mevzuat değişiklikleri sağlıkta bir alt üst oluşa neden oldu. Yetkililer bunu “Sağlıkta Dönüşüm Projesi” olarak adlandırmakla birlikte, bu uygulamalar başta üniversite hastanelerinde çalışanlar olmak üzere hekim camiasında belirgin bir hoşnutsuzluğa yol açmış gözükmektedir. Bu durumun zaman içinde iyi yönde değişeceğini umuyoruz.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

1995 yılında ABD’nin Ohio Eyaletinde bulunan “ The Cleveland Clinic Faundation “ Üroloji Departmanında bir müddet International Scholar olarak görev yaptım.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Çalıştığım hastane fiziki şartları ve tıbbi donanımı bakımından gördüğüm en iyi hastaneydi. İmkân dâhilinde olsa, orada sürekli çalışmak isterdim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış 80 civarında makalem var. Yurt dışı dergilerde yayımlanmış makalelere “SCI Expanded” kapsamındaki dergilerde Aralık 2011 itibariyle 130 atıf yapılmıştır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Türkiye’de tıp fakültesi sayısı giderek artıyor. Birçok fakültenin Türkçe veya İngilizce yayın yapan tıp dergileri, ayrıca mesleki derneklerin de tıp alanında yayın yapan dergileri bulunmaktadır. Üroloji alanında da başta Türk Üroloji Dergisi olmak üzere birçok dergi tıbbi yayın yapmaktadır. Türkiye Klinikleri de birçok tıbbi branşta özel sayılar oluşturarak bu alanda önemli bir görev yapmaktadır. Mühim olan bu tıbbi dergilerin “SCI” ve “SCI-Expanded” kapsamına alınmasının sağlanmasıdır. Ben ülkemizde kaç derginin bu kapsamda olduğunu tam olarak bilmiyorum. Yayınların sayısı kadar, yayın etkinliği, yani yayınlara yapılan atıf sayısı da önemli bir kavram olarak yerini almıştır. Yayın etkinliğimizi arttırmamız için ilgili literatürle entegre olmalıyız diye düşünüyorum.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Zor bir soru. Öncelikle YÖK başkanı olarak yetkilerimi iyice gözden geçirirdim. Üniversitelerin her alanındaki araştırma projelerine destek sağlamak amacıyla katma bütçeden daha fazla pay alınması ve başka kaynaklar bulunması için çaba sarf ederdim. Üniversitelerde yapılan çalışmaların ülke ekonomisine, endüstrisine, tarımına ve sağlık sektörüne olan katkısını yeniden irdelerdim. Üniversite mezunlarının alanı ile ilgili iş bulabilmesi ve yükseköğretimin planlanması konusunda var olan sıkıntıları ilgili birimlerle birlikte yeniden ele alırdım. Birçok üniversite mezununun eğitim gördüğü alan dışında alakası olmayan işlerde çalıştığını müşahade ediyoruz. Bunlara ilaveten Avrupa Birliği ülkelerindeki üniversitelerde çalışanların aldığı ücretleri de inceleyerek öğretim üyelerinin özlük haklarının iyileştirilmesi için çalışırdım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Hedeflerime tam olarak ulaşabildiğimi söyleyemem. Tabiatıyla burada hedef kavramı izafidir. Üniversite kariyerinde profesörlük son aşamadır. Bu unvanı hedef kabul edenler bu soruya evet diyebilirler. Ancak ben hekim ve öğretim üyesi olarak hedeflerimin gerisindeyim.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Branşımızla ilgili olarak bazı hastalara androjen ihtiva eden ilaçlar yazmaktayız. Bunlar tablet, jel ve ampul şeklinde olabilmektedir. Jel şeklinde olanlar beden derisine sürülerek etki etmektedir. Bir hastam yanlışlıkla bu jelleri üç ay süreyle ağızdan almış ve ilacın hiçbir etki yapmadığı yakınmasıyla bana tekrar başvurmuştu.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Geldiğimiz noktada sağlıklı bir hayat için önerilen hususlar; stresten uzak kalma, doğal ortamda yaşama, yeterli fizik aktivite (spor) ve dengeli beslenme şeklinde özetlenebilir.

Şehirde yaşayanların bunlara riayet etmesi ne derece mümkün olabilir? Sigara hiç içmedim, olabildiğince diyetime özen gösteriyorum, kilo sorunum yok ve düzenli olmasa bile spor yapmaya çalışıyorum. Buna rağmen yaşın ilerlemesine paralel olarak bazı sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Çok özel sayılabilecek hobilerim yok. Arabamla seyahat etmeyi severim. Zamanımın elverdiği ölçüde internet üzerinden yazılı basını takip ederim.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Doğrudan mesleğimle ilgili olmamakla birlikte, bir beşer olarak hayatın akışı içinde çeşitli konularda keşke dediğim ve pişmanlık duyduğum zamanlar olmuştur. 

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Bu sorunuz vesilesiyle şu hususu hatırlatmak istiyorum. Uzun süren tıp eğitiminin en zor safhası asistanlık dönemidir. Branşlara göre 4-5 yıl süren bu dönemde ve özellikle cerrahi branşlarda ilk yıl gün aşırı olmak üzere çok sık olarak klinikte nöbetçi hekim olarak görev yapılmaktadır. Uzmanlık sonrasında ise nöbetler azalmaklta birlikte devam etmektedir. Diğer bir ifadeyle hekimin gecesi gündüzü belli değildir. Ayrıca uzmanlık sonrası akademisyenliği seçenler de kendi çalışmaları, yurt içi ve yurt dışı toplantıları ve bu arada devam eden hekimlik görevleri nedeniyle en azından doçentlik safhasına kadar ailesine ve yakınlarına yeterince vakit ayıramazlar. Ben de 1985-1998 yılları arasındaki 13 yıllık dönemde bunları yaşadım. Son yıllarda bu durumu telafi etme çabasındayım.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer