AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Bilge Çelebioğlu
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Çelebioğlu

27 Kasım 2011, Pazar

Prof. Dr. Bilge Çelebioğlu

 

“Bir akademisyen her şeyden önce evrensel değerleri özümsemiş, ayrımcılık yapmayan, kendisini devamlı olarak yenileyebilen ve bildiklerini yanındakilere öğreten olmalıdır.”

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1960 Balıkesir doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara'da tamamladıktan sonra 1975- 1976 döneminde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde mesleki eğitimime başladım.1982 yılında mezun olduktan hemen sonra taze bir mecburi hizmetli olarak ilk görev yerim olan Adana Meydan Sağlık Ocağına atandım. Mecburi hizmetimi tamamladıktan sonra halen çalışmakta olduğum okulum Hacettepe Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalında asistan olarak göreve başladım. Çalışmalarıma bu güzel bilim ortamında devam ederek, 1989 yılında uzman, 1995 yılında doçent, 2004 yılında da profesör olarak atamam gerçekleşti.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Lisede okuduğum yıllarda en başarılı öğrencilerin genel tercihlerinde ön sırada tıp gelmekte idi. Ayrıca, rahmetli annem ve babam da doktor olmamı arzu ediyorlardı. Tüm bunlar ve ağabeyimin de doktor olması tercihimde etkili oldu. Hacettepe Üniversitesinde ve Türk Anesteziyoloji camiasında hoca olarak çalışmaktan memnunum. Ayrıca hastalara, insanlara yardımcı olmaktan çok mutlu olduğumu söylemek isterim.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Akademisyen olarak işimizin en zevkli yanı yetiştirdiğimiz elemanlarımızın başarılarını denetlemek ve görebilmektir. Doktor olarak ise en zor tarafı hastalarımızın, bazen çok uğraşmamıza rağmen iyileşemeyeceklerini bilmektir.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Bir akademisyen her şeyden önce evrensel değerleri özümsemiş, ayrımcılık yapmayan, kendisini devamlı olarak yenileyebilen ve bildiklerini yanındakilere öğreten olmalıdır. Burada hem mesleki bilgiler hem de toplumsal değerler önemli.

 

Branşınızda kendinizi örnek aldığınız biri var mı?

Mesleği seçmemde çok önemli katkıları olan rahmetli hocam Prof. Dr. Özdemir Demir ve yetişmem ve ilerlememde çok büyük katkıları olan hocalarımı, başta Prof. Dr. Ülkü Aypar’ı söyleyebilirim.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sağlık ortamı da tüm sektörlerde olduğu gibi. Yenilik ve devinim çabaları devam ediyor ve galiba hiç bitmeyecek. Bilimsel değerlerin korunması kadar doktorluk gibi çok yüce bir mesleğin çalışanlarının değerinin ayrımcılık yapmadan korunması gerekir. Yöneticilerimiz buna ne kadar önem veriyor, bilemem.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

İngiltere’de daha ziyade kalp-damar cerrahisi ağırlıklı olarak çalışan “Royal Brampton Hospital”de aktif olarak çalıştım.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Kesinlikle isterdim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?

Yurt içinde  ve  yurt dışında    yayınlanmış yaklaşık 100 adet makalem var. Ayrıca 5 adet kitap bölümünde de yazılarım mevcuttur.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Mevcut teknolojik imkânlara adaptasyon ve bunun bilime yansıması son derecede çağdaş bir biçimde şekillenmekte. Ancak kaliteli Türkçe kitapların sayısının artması için gayretler devam etmelidir.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Doçentliğe atanmanın kriterleri, çalışmadan profesör olmanın önlenmesi çok önemli. Herkesin gerçekten bilimsel olarak hakettiğini alması gerekir. Ayrıca, yeterli öğretim elemanı yokken her yana tıp fakültesi açılmasını da onaylamıyorum. Tıp eğitimi dünyanın en disiplinli ve kaliteli eğitimi olmak zorundadır. Böylece doktorluğun önemi de yeniden ortaya çıkacaktır.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Evet. Çalışmam ve ileriye bakış hedefim hep devam edecektir.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Eşim askerde iken, oğlumun benim hastanemde ameliyat olması ve o sıradaki doktor, hasta sahibi duygularının biraradaki yoğunluğu; yıllar sonra ikinci çocuğumu yine benim hastanemde dünyaya getirirken ki duygularım aklıma geldi.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Pek söylenemez.

 

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?

Özellikle seyahat çok önemli. Yeni yerler görmek ve yeni insanlarla tanışmak çok hoşuma gider. Ayrıca, mutfakta çocuklarıma ve eşime yeni tatlar sunmayı, kurabiyeler yapmayı çok severim. Bir de bilgisayarda güzel sunumlar hazırlamak tabii ki.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Bilmem, belki olmuştur. Keşke olmasa!

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Sanırım meslekte, yaşamda, daha doğrusu her güzel şeyde temel belirleyici aile. Ben de buna çok dikkat ediyorum ve yeterince zaman ayırmaya azami gayret sarfediyorum.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer