AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Çiğdem Özkara
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çiğdem Özkara

14 Nisan 2016, Perşembe

Prof. Dr. Çiğdem Özkara

 

 

Prof. Dr. Özkara: “Akademisyen, olaylara bilimsel şüpheyle ve eleştirel gözle yaklaşıp çözüm için kafa yoran, bilgisini paylaşmayı ve aktarmayı görev bilen kişi olmalıdır.”        

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

Ankara doğumluyum.  Orta ve lise eğitimimi 1977 yılında TED Ankara Kolejinde tamamladım.  1984 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Bir sene Van’da, bir sene de Giresun, Keşap-Yolağzı’nda mecburi hizmet yaptım. 1987-1991 yılları arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Nöroloji Kliniğinde ihtisasımı tamamladıktan sonra, Amerikan Epilepsi Vakfının “Lennox” bursu ile bir yıl Virginia Üniversitesi Kapsamlı Epilepsi Merkezinde araştırma görevlisi olarak çalıştım. 1995 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesine geçtim. Türk Epilepsi Derneğinde uzun yıllar sekreter ve bir dönem başkan olarak çalıştım. Uluslararası Epilepsi Ligi International League Against Epilepsy (ILAE)’nin çeşitli komisyonlarında aktif görevler aldım, 2005-2009 yılları arasında ILAE-Avrupa Komisyonu sekreterliğini yürüttüm. Epilepsi konusunda ulusal ve uluslararası  çeşitli toplantıların düzenlenmesinde görev aldım, davetli konuşmacı olarak yurt içi ve yurt dışında çeşitli bilimsel toplantılara katılmaktayım. Epilepsi ile ilgili uluslararası dergilerin editör kurulunda çalışmaktayım. Son olarak 2009 yılında ILAE tarafından  verilen “Ambassador for Epilepsy” ödülünü kazandım. Hâlen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalında epilepsi-elektroensefalografi (EEG) ve epilepsi cerrahisi konularında çalışmalarımı sürdürmekteyim.  

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Tıp mesleğini seçme kararımı lisedeyken vermiştim. Kafamda oluşturduğum hümanizmin gerçekleştirilmesine aracı olabilecek, o dönem gençliğinin belirgin özelliği olan idealizmin beslediği bir karardı bu. Türkiye’deki mevcut tüm tıp fakültelerini yazarak  tercihlerimi doldurmuştum. Şimdi tekrar geriye dönsem yine tıp, yine nörobilim derim.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Genellikle oldukça zor hastaların yollandığı bir referans merkezi olmamıza karşın, teknik, yardımcı personel ve multidisipliner yaklaşım ve fiziki koşulların yetersiz olduğu ortamlarda, hastaların beklentilerine cevap vermeye çalışmak, bir yandan tedavi hizmeti verip, bir yandan eğitim ve akademik çalışmaları yürütmek gerçekten zaman zaman çok zorlayıcı oluyor.

 

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademisyen öncelikle soru soran, araştırıp bunlara cevap arayan, olaylara bilimsel şüpheyle ve eleştirel gözle yaklaşıp çözüm için kafa yoran, bilgisini paylaşmayı ve aktarmayı görev bilen, yeniliğe açık, deneyim ve görgüsü arttıkça bilmediklerinin daha çok farkında olan  kişi olmalıdır.        

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Yurt içinde ve yurt dışında beraber çalıştığım bazı bilim insanları özellikle ABD’den Prof. Dr. Fritz E. Dreifuss ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Ayşın Dervent’i  belirtmek isterim.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hekiminin beklentilerini geri plana atan, hasta-hekim ilişkilerini satıcı-müşteri platformunda değerlendiren, akademisyenliği önemsemeyen, hekimlerin mutsuz ve geleceğinden endişeli olmasına yol açan bir sistemin sürdürülmesinin mümkün olamayacağını düşünüyorum.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Amerika’da önce bir yıl Virginia Üniversitesi Epilepsi Merkezinde, sonra iki ay UCLA epilepsi merkezinde kaldım. Ayrıca, Avrupa’da çeşitli merkezlerde daha kısa süreli olmak üzere çalışmalarım oldu.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Hayır. Kendi ülkemde  ve elbette  gelişmiş ülkelerde sağlanan koşullarda çalışmak isterdim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

SCI’ya giren dergilerde yayımlanmış 137, diğerlerinde 40 yayınım var. Atıf sayısı bin 400 civarında ve H indeksim 18. Ayrıca, biri uluslararası olmak üzere dört kitap bölümü, çeviri kitap editörlüğü ve diziler hâlinde yayımlanan epilepsi kitapları editörlüğüm var.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nelerdir?

Bu konuda çok önemli aşamalar kaydediliyor. Giderek artan sayıda dergi SCI’da yer bulmaya başladı. Böylelikle araştırma yazılarının bu dergilere yollanması  için gerekli motivasyon sağlanmış oluyor. Aksi hâlde yaptığınız bir araştırmayı bilim camiasıyla paylaşma şansınızın olmadığı bir dergide yayınlamanız dosya kalınlaştırmaktan başka işe yaramıyor. Bu nedenle basılan dergilerin indekslenerek arama motorları aracılığıyla çok sayıda okura ulaştırılmasını en kritik nokta  olarak düşünüyorum.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Üniversitelerin özerk olması gerektiğine inandığım için YÖK’ün kaldırılmasını, bunun yerine eşgüdümlü çalışmayı sağlamak üzere merkeziyetçi olmayan bir sistemin oluşturulmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum. Öte yandan, her gün bir yenisi eklenen üniversitelerin eksik ve kifayetsiz kadrolarla, yetersiz donanımla nasıl öğrenciler yetiştirdiklerini, bu durumun ülke geleceğine nasıl bir etkisi olacağını endişe ile sorguluyor ve aynı kaygıyı yönetici kadrosundaki kişilerin de duymasını bekliyorum, elbette YÖK başkanının da. Demek ki başkan olsaydım kaygı bozukluğu içinde olacaktım:))

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Benim uzun süredir gerçekleştirmek için artık bir mucize beklediğim “Kapsamlı Epilepsi Merkezi” kurmak gibi bir hayalim var. Kısaca, epilepsili hastalara multidisipliner bir şekilde yaklaşılabilecek, bilimsel araştırmalardan cerrahi tedavisine kadar bütün aşamalarını kapsayan, hastalara sadece tıbbi değil, sosyal desteğin de sağlanabildiği bir merkez. Ama yıllar geçtikçe bu projenin bir ütopyadan öteye geçemeyeceği gerçeğini kabullenmeye başladım. Hedefime bu anlamda ne yazık ki ulaştığımı söyleyemeyeceğim.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde asistanlığım sırasında psikiyatri rotasyonundayken, ajitasyonla hastaneye yatırılan kırsal kesimden psikotik bir hastaya kibarca, ismiyle “... Bey,..” diye hitap edip yatıştırmaya çalıştığımda hastanın “Bana ancak avradım bey diye hitap eder, sen de kim oluyorsun?” diye bağırmasını unutamam.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Hayır, daha doğrusu belli bir sorunum olmadıkça özel bir şey yapmıyorum. Bu konuda fazla hassas olmayı da sevmiyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Seyahat etmek, film izlemek, özellikle felsefe ve edebiyat ağırlıklı okumak.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Çok.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

İki kızım var, artık büyüdüler, zamanında onlara yeterince vakit ayıramadığımı düşünüyorum. Şimdi olabildiğince onlarla, eşim, aile büyüklerim ve arkadaşlarımla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum, belki hâlâ yeterli değil ama artık önceliği daha çok aileme vermeye gayret ediyorum.

 

Uzmanlığınızla ilgili gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Nörobilim baş döndürücü bir hızla gelişiyor, görüntülemedeki yenilikler, hücre düzeyindeki inceleme tekniklerinin geliştirilmesi gerek tedavi gerekse tanı konusunda ilerlemeler sağlıyor, beynin çalışma prensiplerini daha iyi anlamamızı mümkün kılıyor. Öte yandan hâlâ birçok hastalıkta tüm yeni ilaçlara karşın şifa anlamında sağaltımın sağlanamayışı, tedavinin palyatif ve semptomatik düzeyde kalması,  daha yapılması gereken çok iş olduğu gerçeğini bizlere gösteriyor.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/06-30/06 5. Karadeniz Hematoloji Sempozyumu HEMATOLOJİ SAMS
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA