AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Eftal Yücel
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel

14 Haziran 2009, Pazar

Prof. Dr. Eftal Yücel
Her meslekte olduğu gibi, akademisyenlerin de pozitif bilimin rehberliğinde insanlık ve ülkesi için yararlı, örnek kişi olması gerektiğini düşünüyorum.
Akademisyen yenilikleri takip edip, öğrenci ve asistanlarına aktarabilmelidir.

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel

Mete Generaloğlu/Ankara

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
İlk, orta ve lise eğitimini Ankara'da tamamladım. Üniversitelerarası seçme sınavında Türkiye 42.si oldum. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini 1982 senesinde bitirdim. Sivas Gemerek Merkez Sağlık Ocağında 2 yıl mecburi hizmet yaptıktan sonra, iç hastalıkları uzmanlığı eğitimine Ankara Numune Hastanesinde başladım, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1989 yılında iç hastalıkları uzmanı oldum. Romatoloji eğitimini 1990-1993 yıllarında University of Manchester, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Baylor College of Medicine'da yaptım. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1993-1996 yılları arasında öğretim üyesi olarak çalıştım. 1995 yılında doçent, 2004 yılında profesör oldum. 1996 yılından beri Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmaktayım. Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneğinin 2006-2008 yılları arasında başkanlığını yaptım. Sekiz ve 9 yaşlarında 2 oğlum var.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Üniversite giriş sınavı öncesinde öncelikli isteğim elektrik mühendisliğiydi. Ancak, ailemin, özellikle annemin arzusu ile, ilk sırada tercih ettiğim Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandım. Tıp doktoru olduğum için memnunum, mesleğimi severek yapıyorum. Hasta-doktor ilişkisinin diğer birçok meslekte olan ilişkilere oranla daha saygın bir ilişki olduğunu düşünüyorum. İnsanlara sağlıkları için yardımcı olabilmek gerçekten güzel.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Son yıllarda benim için fazla gerek olmasa da, hasta yakınlarına ölüm haberini vermek bana meslek hayatımın en zor gelen tarafı olmuştur. Bir de mecburi hizmet yıllarında yapmak zorunda kaldığım otopsiler sırasında çok rahatsızlık duyduğumu hatırlıyorum.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Her meslekte olduğu gibi akademisyenlerin de pozitif bilimin rehberliğinde insanlık ve ülkesi için yararlı, örnek kişi olması gerektiğini düşünüyorum. Akademisyen yenilikleri takip edip, öğrenci ve asistanlarına aktarabilmelidir.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Bir tek kişi var diyemeyeceğim. Özellikle romatoloji eğitimim sırasında her hastadan her seferinde çok detaylı tetkik isteyen veya en temel tetkik sonuçlarına bile fazla önem vermeden esas olarak hastanın kliniği ile karar veren, Türkiye'de ve yurt dışında çeşitli romatoloji hocalarıyla çalıştım. Her birinin bana katkısı olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her alanda olduğu gibi sağlıkta da maddiyat giderek önem kazanıyor. Bu durum hasta-doktor ilişkisinin olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Çalıştığım kurumda muayene ettiğimiz hastalarla direkt olarak maddi ilişkimizin olmaması beni mutlu etmektedir. Bir de hem serbest piyasa ekonomisinden yanayız denilip hem de özel hastanelerin nerede yapılacağına müdahale edilmesini anlayamıyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Öz geçmişimde de belirttiğim gibi İngiltere'de University of Manchester'da ve Amerika Birleşik Devletleri Houston'da Baylor College of Medicine'da romatoloji kliniklerinde birer yıldan fazla çalıştım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Olabilir, insanları tedavi etmek nerede olursa olsun güzel. Ancak, ülkemde çalışmaktan, ülkemin insanlarına hizmet etmekten mutluyum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Otuz ikisi yabancı dergilerde olmak üzere 66 yayınım mevcuttur.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi yıllardır öğretim üyesi başına yurt dışı yayın açısından en önde gelen tıp fakülteleri arasında yer almaktadır. Bu, genç, dinamik bir kadromuzun bulunması yanında, araştırmalara kurumumuzun verdiği destek ile gerçekleşmektedir. Başkent Üniversitesini özel sektörün dinamizmi ile Üniversitenin bilgi birikimini bir araya getirebilen bir kurum olarak görüyorum. Ayrıca, Başkent Üniversitesi, ülkemizin çok çeşitli yerlerine yayılmış hastaneleri ve diyaliz merkezleri ile kurum olarak en geniş coğrafyada, en yoğun sağlık hizmeti veren üniversitedir. Bu hizmetler için, devlet üniversitelerinden farklı olarak, bütçeden hemen hiç katkı almamaktadır.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Üniversitelerde beni en rahatsız eden, belli üniversitelerdeki stabil şişkin kadrolardır. Bildiğiniz gibi, doçent olup bir üniversitede kadro alınca emekli oluncaya kadar aynı kadroda kalınabilmekte. Bu uygulamanın değişmesi yerinde olacaktır. Fazla kadroların gereği kadar olması amacıyla yasal değişikliklerin yapılması, kadrosu yetersiz olan üniversitelere öğretim üyelerinin kaydırılması veya görevine son verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Benim hiçbir zaman fazla hırsım olmadı. Doktor olduktan sonra her aşamayı normalden uzun sürelerde tamamladım. Mesleki ve idari olarak oldukça değişik görevlerde bulundum. Bundan sonrası için bulunduğum konumdan daha fazlası için bir beklentim mevcut değil.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Mecburi hizmet görevim sırasında idealist çalışmalarımdan rahatsız olan il sağlık müdürümüzün, 2'inci yılın sonuna yaklaştığımızda, yolsuzluk nedeni ile görevden alındıktan sonra, sınıf arkadaşı olduğumu bilmediği yakın bir arkadaşıma benden dert yanmasını ilginç bir anı olarak hatırlıyorum.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Çok gösterdiğimi söyleyemeyeceğim. Gençliğimde bisiklete biner, futbol oynar ve dağcılık yapardım. Uzun süredir yaptığım tek spor, vizit sırasında hastane merdivenlerini ikişer basamak olarak hızlı çıkmakla sınırlı. Kilo almamaya özen göstermeme karşın çok sağlıklı da beslendiğimi iddia edemem.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Finans piyasalarını takip etmeyi, fotoğraf çekmeyi ve canım oğullarımla vakit geçirmeyi seviyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Olmaz mı? Herkesin pişmanlıkları oluyordur.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Elimden geldiğince çocuklarıma zaman ayırmaya, onlarla vakit geçirmeye çalışıyorum.

Teşekkürler

15/06/2009
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer