AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Ekrem Aktaş
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ekrem Aktaş

24 Haziran 2012, Pazar

Prof. Dr. Ekrem Aktaş

Akademisyen, bilimi her şeyin önünde tutan, asistanlarını ve öğrencilerini seven, giyim kuşam ve davranışları ile örnek olan kişidir.

 

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1951 yılında Ankara’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi de Ankara’da tamamladım.1969 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim ve 1975 Haziran Dönemi’nde mezun oldum. Aynı yılın Ağustos ayında, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında ihtisasa başladım. “Çeşitli Tümöral Hastalıklarda İntralezyonal Bleomycin Uygulamasından Alınan Sonuçlar” konulu tezimi hazırlayarak, Şubat 1979 tarihinde uzman oldum. Aynı fakültede 1,5 yıl başasistan olarak çalıştıktan sonra askerlik nedeni ile fakülteden ayrıldım.

Askerliğimi Kayseri Askeri Hastanesinde tamamladıktan sonra aynı şehirde Deri ve Zührevi Hastalıklar Dispanserinde göreve başladım. Sağlık müdürü ve yardımcılıklarını vekâleten yürüttüm. Bu görevim sırasında 13-18 Haziran 1983 tarihleri arasında Elazığ Cüzam Hastanesinde düzenlenen frengi-lepra seminerine katıldıktan sonra Kayseri’de bulunan  lepralı 87 hastaya iki yıl modern üçlü ilaç tedavisi uyguladım.

1985 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında Yrd. Doç. Dr. olarak göreve başladım. Aynı yıl, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında PUVA uygulaması ile eğitici-öğretici bilgiler aldıktan sonra 1986 yılında Ana Bilim Dalımızda PUVA ünitesinin kurulmasını gerçekleştirdim.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı tarafından 1989 yılında düzenlenen “Osman Yemli Yazı Ödülü”nü,  “Farelerde PUVA, UVA ve UVB’nin Yaptığı Histopatolojik Değişiklikler” başlıklı araştırmam ile kazandım. Bu dönemde bir yıl başhekim yardımcılığı, 4 yıl da dönem III öğrenci koordinatörlüğü yaptım. 16 Ekim 1990 tarihinde doçent oldum. Dönem III koordinatörlüğü devrederek, dönem V koordinatörü oldum ve bu görevi 5 yıl yaptım.

Mart 1996 tarihinde profesörlüğe atandım. 2001 yılında idari ek görev olarak Tıp Tarihi Enstitüsü Müdürlüğüne atandım. On bir yıldır bu görevi sürdürüyorum. Halen Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı olarak çalışmaktayım. Bugüne kadar Türkçe ve yabancı dilde toplam 78 yayınım yayımlandı. İngilizce biliyorum. Evli ve üç çocuk babasıyım.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Tıp mesleğini sevdiğim için. Memnunum.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Hasta ve hasta yakınlarının genellikle kültür seviyelerinin düşük olması.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Mesailerine riayet eden, bilimi her şeyin önünde tutan, asistanlarını ve öğrencilerini seven, giyim kuşam ve davranışları ile örnek olan kişidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Branşımızda kendime örnek aldığım pek çok hocam olmuştur. Bu hocalarımdan biri de Prof. Dr. A. Lütfü Tat’tır.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sıkıntılar var, hem akademik hem de toplum hekimliği yönünden daha düzenli ve programlı çalışmalar yaparak ülkemizin gelişmiş ülkeler seviyesine bir an evvel ulaşmasına yardımcı olmalıyız.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Toplam 78 yayınım mevcuttur, bunların 70’i yurt içi,  8’i yurt dışıdır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Yapılan yayınlar tekrarlayan hastalıklar şeklinde olmamalı, literatüre yenilik kazandırmalı, en son bilgileri kapsamalıdır.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Tüm öğretim üyelerini biraraya getirerek, herkesin fikrini alıp en uygun en anlamlı ve en faydalı kararları çoğunluğun isteğine uyarak değerlendirmeler yapardım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Evet.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Psöriazis bir hasta, “Size muayeneye geldim, tedavide garanti var mı?” dedi. Ben de “Burası Tıp Fakültesi Garanti Bankası değil.” dedim. “Hastalık belli, ilaçlar belli, gerekli tedaviler yapılır, bu tedavilerle iyileşenler olabildiği gibi tekrarlamalar da olabilir. Geçmiş olsun.” dedim.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Kendi sağlığıma da, en az hastalarımın sağlığına gösterdiğim kadar özen gösteriyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Evet. Lise yıllarından beri bağlama çalıyorum, zaman zaman öğretim üyesi ve öğrencilerimize de kendi çapımızda kurslar verip, moral eğitimi yapmış oluyoruz.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Zaman zaman, keşke küçük cerrahi branşlardan birinde ihtisas yapsaydım, gibi düşüncelerim oluyor.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Evet, ayırabiliyorum.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer