AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Enis Alpin Güneri
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Enis Alpin Güneri

30 Nisan 2012, Pazartesi

Prof. Dr. Enis Alpin Güneri

İyi bir akademisyen araştırma, eğitme ve üretme heyecanını kaybetmeden, kendisini sürekli yenilemeye ve geliştirmeye çalışarak yaratıcılığını arttırmayı hedeflemeli ve bu tutumunu gelecek nesillere aktarmayı görev edinmelidir.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1965 yılında Aydın’da doğdum. Bornova Anadolu Lisesi 1983, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 1989 mezunuyum. Akademik yaşama, 1989 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalında ihtisas eğitimi yapmaya başlayarak adım attım. 1994-1995 yılları arasında Şırnak 30 Yataklı Seyyar Cerrahi Hastanede askerlik hizmetimi yaptığım süre haricinde, tam 22 yıldır aynı kurumda çalışmaktayım. 1994 yılında KBB uzmanı oldum, 1998’de odyoloji yüksek lisans eğitimini tamamlayarak uzman odyolog unvanını aldım, 2000 yılında doçent, 2006 yılında profesör oldum ve 2009-2011 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttüm.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Sevgili annem ve sevgili babamın doktor olmaları nedeniyle, çocukluğumdan beri kalbimde başka bir meslek yer almadı. Her ikisi de cerrahi branşlarda ve yoğun çalışan hekimler olan annem ve babam, doktorluğun kutsal yönlerini tüm anlamıyla taşıyan ve yansıtan kişiler olarak bana daima örnek olmuşlardır.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Bu soruya 2 yıl önce daha farklı ve olasılıkla da  “akademik yaşantının gerektirdiği araştırma ortamı ve gerekli desteklerin teminindeki eksiklikler” çerçevesinde bir yanıt verirdim. Ancak, akademisyenliğin neredeyse geri plana düştüğü ve hizmet öncelikli anlayışın hakim durumda olduğu günümüz sağlık uygulamaları sürecinde, eğitim ve araştırma odaklı etkin sağlık hizmetlerini sürdürmeye çalışmanın hekimlik mesleğine dair tüm zorluklar listesinde ilk sıraya çıktığını söyleyebilirim.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

İyi bir akademisyen araştırma, eğitme ve üretme heyecanını kaybetmeden, kendisini sürekli yenilemeye ve geliştirmeye çalışarak yaratıcılığını arttırmayı hedeflemeli ve bu tutumunu gelecek nesillere aktarmayı görev edinmelidir. Tüm bunları yaparken de idealist olmalı, günümüz koşularında olduğu gibi desteğin az, eleştirinin fazla olduğu bir süreçte bile doğru bildiğinden şaşmamalı ve içindeki bilim aşkını kaybetmemelidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri  var mı?

Ben bir akademisyenin eğitiminin tüm yaşamı boyunca devam ettiğini düşünürüm. Hekimlik mesleğine adım attığım ilk günden beri, ailemin ve eğitim aldığım hocalarımın çeşitli yönlerini örnek alarak kendimi geliştirmeye çalıştım.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sağlıktaki değişimin hekim ve hastaların büyük bir kesimini mutlu etmediğini düşünüyorum. İleri düzeyde tanı ve tedaviyi gerektirmeyen sağlık hizmetlerindeki erişim ve uygulama kolaylıklarının sistemin bütününün başarısını yansıtmadığı görüşündeyim. Zira bu sağlık ortamının sisteme uyum sağlayan çok sayıda standart sağlık hizmeti uygulayıcılarını arttırmanın, referans merkezleri olarak üst düzey hizmet sunmanın yanı sıra, gelecekteki hekim kaynağını da üretecek olan akademiyi güçsüzleştirdiğini görerek üzülüyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Birçok kurs ve izlenim ziyaretlerinde bulundum.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Evet.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Makale ve bildiri olarak 60 civarı yurt dışı, 150’den fazla yurt içi yayınım bulunmaktadır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Çeşitli dergilerdeki görevlerim nedeniyle yakından izlediğim üzere, ülkemizdeki tıp yayıncılığının uluslararası standartları yakaladığını ve titiz bir şekilde daha ileriye taşımaya yönelik gerekliliklerin sürdürüldüğünü sevinerek söyleyebilirim. Bu süreçte emek harcayanları kutlarım. Süreklilik temelinde gidildiği sürece, ülkemiz kaynaklı dergilerin hedeflerine ulaşacaklarına ve uluslararası indekslerce kabul görme oranlarının artacağına inanıyorum.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Üniversitelerin gerçek anlamda özerk bilim yuvaları olarak evrensel standartlar içinde olmalarını sağlamaya gayret ederdim. Bir sağlık akademisyeni olarak da, çoğu üniversitenin lokomotifi durumunda olan tıp fakültelerinin sorunlarına daha fazla önem verirdim.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Ulaşılacak hedeflerin hiçbir zaman bitmeyeceğine inanırım. Mesleki yaşantım sona erene dek iyi bir akademisyen olmaya gayret edeceğim ve bunun için de kendime sürekli yeni hedefler koymam gerektiğinin bilincini taşımaktayım.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

İnsan ile ilgili olan bir meslek grubu mensubu olarak o kadar enteresan durumlarla karşılaştım ki, artık hiçbir şeye şaşırmıyorum desem yeridir. Bu durumların çoğu hasta ile hekim arasında kalması gereken özel bilgiler niteliğinde olduğundan bir örnek vermem yerinde olmaz diye düşünüyorum.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Yoğun iş tempom elverdiğince buna gayret ediyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Uzun yıllardır gitar çalıyor ve şarkı söylüyorum; lise çağlarından beri çeşitli biçimlerdeki müzik aktiviteleri içinde bulundum, sahne tozunu bolca yutmuşumdur; halen de fırsat buldukça birlikte müzik yapmaktan hoşlandığım arkadaşlarım var. Yakın zamana dek dikkatli bir “chopper” motosiklet sürücüsü idim, motosiklet kullanma kültürüne yabancı bir toplum olduğumuza inandığım için, oğluma doğru bir örnek olabilmek adına motorculuğa üzülerek ara verdim. Bunların dışında, boş zamanlarımda içine daldığım geniş bir müzik ve film arşivim vardır  ve iyi bir kitap kurdu olmaya çalışırım.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Her insan gibi benim de verdiğim kararları sorguladığım olmuştur, ancak pek az konuda pişman olduğumu söyleyebilirim; yaşamımı ilgilendiren önemli konularda genellikle doğru kararlar verdiğimi ve geçmişe baktığımda aynı koşullarda şimdi de aynı tutumu göstereceğimi düşünüyorum.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Yoğun iş akışı içinde bulunanlar bilir, çocuklarınızın birden büyüdüğünü idrak ederek bu soruyu sık aralıklarla kendinize sorarsınız. Bana gelince, yaşım ilerledikçe ailemle birlikte geçireceğim zamana daha fazla önem vermeye ve her fırsatta bunun gereğini yerine getirmeye çalışıyorum.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer