AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Enver Dolar
    • Akademisyenlerimizi konuk ettiğimiz sayfamızın bu haftaki konuğu, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Dolar

04 Ekim 2009, Pazar

Prof. Dr. Enver Dolar
"Akademisyen; serbest ve özgür şekilde düşünen, araştıran, üreten ve sorumluluklarının bilincinde bir bilim adamı olmalıdır"

Akademisyenlerimizi konuk ettiğimiz sayfamızın bu haftaki konuğu, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Dolar


METE GENERALOĞLU-ANKARA

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1958 yılında Pamukova/Sakarya'da doğdum. Hacettepe Üniversitesi Gevher Nesibe Tıp Fakültesinden 1982 yılında birincilikle mezun oldum. Kastamonu Verem Savaş Dispanserinde iki yıl pratisyen hekim olarak çalışarak devlet hizmeti yükümlülüğümü tamamladım. 1988 yılında iç hastalıkları, 1992 yılında da gastroenteroloji uzmanı oldum. 1993 yılında iç hastalıkları ana bilim dalında doçent, 1999 yılında da profesör oldum. 1994 yılından beri Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
İnsanlara yardım etmek düşüncesi ve hekimliğin saygın ve ulvi bir meslek olması nedeni ile hekimlik mesleğini seçtim. Ayrıca, ailemin de bu yönde telkinleri oldu. Hekimliğin manevi ve insani yönü güçlü bir meslek olduğunu ve hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar doyum ve haz verdiğini düşünüyorum. Evet memnunum ve hiçbir zaman da pişman olmadım. Ancak son zamanlarda mesleğin saygınlığını ve evrensel değerler açısından statüsünü zedeleyen gelişmelerin beni son derece üzdüğünü söyleyebilirim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşin en zor tarafı insan sağlığı ile ilgili bir alanda çalışmak ve bu hizmeti sunarken zaman ve yer mefhumunun olmaması. İnsanların çoğu kez en zor ve sıkıntılı zamanlarında onlarla beraber olmak, sorunlarını paylaşmak, üzücü ve söylenmesi zor neticeleri bildirmek ve bunu yaparken de onları teselli etmek bu mesleğin en zor taraflarından.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Benim düşünceme göre iyi bir akademisyen; serbest ve özgür şekilde düşünen, araştıran, üreten, tartışan ve bunları seslendirebilen ve evrensel değerlere, insan ve çevreye duyarlı, bencillikten uzak, bilgiyi paylaşan ve toplumun yararını gözeten, bunları yaparken bilimsel metotları kullanan ve sorumluluklarının bilincinde bir bilim adamı olmalıdır.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
Gastroenteroloji bilim dalı iç hastalıklarında ülkemizde ve dünyada hemen hemen ilk ayrılan yan dal disiplinidir. Usta-çırak geleneğinin devam ettiği bu alanda çalıştığım tüm hocalarımdan ve arkadaşlarımdan bir şeyler öğrenerek ve çok çalışarak sabırla sağlam bir temel üzerine mesleki eğitim ve becerilerimi inşa ettiğimi düşünüyorum.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de sağlık ortamında tam bir kaos yaşanıyor. Sağlık politikaları hiçbir zaman stabilize olmadığı gibi, çağdaş ve ileriye projekte ülkemize uygun sağlık master planının bulunmadığını söyleyebilirim. Her gelen iktidar eskiyi silip yeni bir uygulama yapmaya kalkmakta ve böylece 3-4 yılda bir bu durum tekrarlanmakta, yani işler yap-boz tahtasına dönmüş durumda. Ülkemizin halen sağlık alanında en önemli sorunlarını şöyle sıralayabiliriz; Koruyucu hekimlik, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri arasında uyumsuzluk ve koordinasyonsuzluk, sağlık finansmanı konusunda yetersizlik, tutarsızlık ve adaletsizlik, hekimlerin ücret ve özlük haklarının kötü olması, sağlığın giderek kontrolsuz şekilde ticarileştirilmesidir. Ekip iyi ve tam olacak, motive ve sorunları minimal olacak ki, hasta insanlara kaliteli hizmet üretsinler. Bütün bu sağlık sorunlarının içinde sıkışmış ve özveri ile çalışan hekimler sistemin ve yanlış sağlık politikalarının sonucu en çok suçlanan gruptur ve sanki tüm bunların sorumlusu gibi algılanmakta ve takdim edilmektedir. Tüm olumsuzlukların faturasını hekime çıkarmak çok büyük bir haksızlık ve aymazlıktır. Sağlık hizmetlerinin her alanında çözülmemiş dev gibi sorunlar mevcut. Birinci basamak, ikiinci basamak ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinde, kamu ve özel sağlık kurumları ilişkilerinde, sağlığın finasmanı ve geri ödeme konularında, sağlık çalışanlarının ücret ve sosyal hakları konusunda pek çok sorun günümüzde hâlâ devam etmekte. Sağlık ocağına hekim gönderiyorsunuz ebe-hemşire yok, tıbbi malzeme yok, hatta elektiriği ve suyu yok. Sağlık taraması amacıyla köylere gitmek için araç yok, araç bulsanız yeterli benzin veya benzin çeki yok. Yokluklar ve kısıtlı imkânların yanında perifere gönderilen ve bütün hedefi TUS'a girip uzmanlaşmak olan hekimden birinci basamak sağlık hizmetlerini layıkı ile yapılmasını ve verimli olmasını beklemek ancak hayal olur.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Her ülkenin sağlık sistemindeki yapısal farklılıklar ve sorunlar kendine has olmakla beraber, tüm zaman ve enerjimi yalnızca mesleğime harcayabileceğim ve karşılığında da bununla mütenasip bir ücret sağlanan bir ülkede çalışma koşulları ve ortamın uygun olması durumunda çalışmak isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Uluslararası dergilerde yayınlanmış 41, ulusal dergilerde yayınlanmış 96 olmak üzere toplam 137 makale ve 122'si ulusal kongrelerde, 64'ü uluslararası kongrelerde tebliğ edilmiş 186 bildiri olmak üzere toplam 323 adet bilimsel yayınım var. Ayrıca, yayınlanmış üç ders kitabım ve çeşitli kitaplarda bölüm ve konu yazarlığım vardır.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Türkiye'de tüm üniversitelerin benzer sorunları mevcut ve son zamanlarda giderek bunların altında ezilmeye başladılar. Benim çalıştığım üniversite de bundan etkilenmektedir. Tüm akademik personel hizmetlerin ve eğitim-öğretimin layığı ile yürütülebilmesi için büyük özveri ile çalışmakta. Tüm genel ve yerel sorunlara rağmen üniversitemin bilimsel ve akademik başarılarımız bakımından son derece iyi bir yerde olduğunu söyleyebilirim.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Öncelikle statüsü ve görevleri bugünkü gibi olan bir YÖK'te başkan olmak istemezdim. YÖK'ün görev ve yetkileri çağdaş ve bu konuda başarılı ülkelerdekine benzer şekilde yeniden düzenlenmelidir. Adı her ne olursa olsun böyle bir kurulun görevi koordinasyon olmalıdır. Tüm üniversiteleri birbirinin aynısı yapmaya çalışan zihniyete son verip her üniversitenin kendi imkânları ve bulunduğu çevreye uygun modeller içinde ihtiyaçlar doğrultusunda ve başarılı olduğu alanlarda öne çıkan kurumlar olmasını sağlardım. Akademisyenlerin çalışma, araştırma ve bilimsel ilerleme-gelişmesi ile ilgili mali, idari ve yönetsel sıkıntıları giderecek düzenlemeler yapardım. Üniversitelerde üretim ve araştırmada kalite ve kantite sorununu birbirinden ayırarak düzenlemeler yapardım, Hizmetin ve bilimsel akademik çalışmaların ayrı değerlendirildiği bir ortam yaratırdım. Üniversiteleri yeniden gözden geçirip alanlarına göre yeniden tasnif ederdim.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Mesleğimde hedeflerim her zaman olmuştur. Ancak her zaman iyi ve donanımlı bir hekim ve evresel değerlerden ödün vermeyen bir akademisyen olmayı hedefledim. Buna da ulaştığımı zannediyorum. Ama hiçbir zaman hedefler bitmez ve hedeflediğimiz yere vardığımızda yeni hedefler ortaya çıkar. Akademisyenlik statik bir durum değildir ve eğer daha iyi yeni hedefler koymaz iseniz bilimsel ve mesleki açıdan geri kalmaya mahkûm olursunuz.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Mümkün olduğu kadar özen göstermeye çalışıyorum. Yılda 2 kez rutin genel sağlık kontrollerimi yaptırıyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Seyahat etmeyi, kitap okumayı, bahçe işleri ile ilgilenmeyi ve en önemlisi yeni şeyler öğrenmeyi ve keşfetmeyi seviyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
İnsan hayatında özellikle de hekimlerin hayatında keşkeler bitmez. Ancak öyle keşke dediğim büyük pişmanlıklarım olmadı.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Yeterli zaman ayırmaya gayret ediyorum. Ancak eşim hekim olmasına rağmen zaman zaman serzenişte bulunmuyor değil. Hastane, muayenehane, hastalar ve bilimsel çalışmalardan arta kalan zamanımı ailem ile birlikte geçiriyorum.
Teşekkürler.

04/10/2009
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer