AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Erdoğan İnal
    • Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

02 Eylül 2007, Pazar

Prof. Dr. Erdoğan İnal
Akademisyenleri tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

“Sözleşmeli profesör ve klinik şefliği uygulaması sayesinde kalıplaşmış profesörlük ve şeflik sona erer”

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Hacettepe’nin ilk mezunları arasındayım. Türkiye’de ilk defa bize Amerikan tıp sistemi uygulandı. Ankara ve İstanbul üniversiteleri Avrupa ekolünü takip eden fakültelerdi. Hacettepe 1963’te bizi aldığı zaman Kuzey Amerika’daki Western Reserve Üniversitesinin programı birebir alındı. Şu anda diğer fakültelerde okutulan sistemin biraz farklısı bize uygulandı ve mezun olduk. Bu fark daha çok pratiğe dayanan, hasta başı eğitimi, problem çözülmesi şeklindeydi. Geçtiğimiz 30-35 yıl içinde diğer fakülteler de bu sisteme bazı örnekler aldılar. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde daha sonra Kulak Burun Boğaz (KBB) ihtisası yaptım. Orada özel olarak onkoloji alanına yöneldim. Bu belki özel bir meraktı belki de bazı hocalarımın bana o konuyu yönlendirmesi veya empoze etmesi şeklinde oldu. Askerliğin ardından onkoloji alanındaki tek hastane olan Ankara Onkoloji Hastanesine geçtim. Burada yoğun bir şekilde baş boyun kanserleri konusunda çalıştım. Bu sürede Londra’da The Royal Marsden Hastanesinde ve Fransa’da, Tokyo’da kanser hastanelerinde değişik sürelerde bulundum. 1984’te Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalına öğretim üyesi olarak geçtim. Hâlâ burada çalışmaktayım.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Onkoloji hastanesinde örnek aldığım kişi meme kanseri üzerinde üstün yeteneği olan, hem de baş boyun tümörleri cerrahisinde oldukça deneyimli hoca Dr. Korkut Akoğuz’dur.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık ortamını dengesiz buluyorum. Sayısal olarak yeterli olmasına rağmen dağılım olarak yetersiz bir ortamımız var. KBB alanında uzman sayımız 2 bin 500-3 bine kadar yükseldi. Ama dağılıma baktığınız zaman bunun büyük şehirlerde toplandığını görüyorsunuz. Periferide yeteri kadar KBB uzmanı göremiyorsunuz. Bu yönden düzensizlik var. Bir ülkenin doktor ve uzman eksiğinin saptanması gerekir. Gördüğüm kadarıyla doktor eksiğimiz fazla ama uzman eksiğimiz fazla değil. Uzman dağılımında sorun var.

Başka bir husus, eğitim. Asistan eğitiminin akademik seviyede yapılmasında yarar var. Eğitim hastaneleri oldukça fazla asistan alıp uzman veriyor ama bunların üniversite bazında yapılabilmesi bence daha önemli. Eğitim hastanelerinin üniversitelerle afiliye çalışmasında yarar var. Türkiye’de eksik olarak gördüğüm, üniversite ve eğitim hastanelerinde mahzurlu bulduğum nokta, kalıplaşmış bir idareci sisteminin bulunması. Yurt dışında pek çok klinikte olduğu gibi ülkemizde sözleşmeli öğretim üyeliği veya sözleşmeli şeflik sisteminin mutlaka getirilmesi lazım. Bu sözleşmeler ikişer yıllık periyotlarla yapılmalı ve iki yıllık çalışma sonunda o klinik şefi veya o profesör yeteri kadar iyi iş üretebilmişse, sözleşmesi bir heyet tarafından değerlendirilip ona tekrar o görev verilmeli. Sözleşmeli personelin yüksek maaşla çalıştırılması gerekir, Çünkü iki yıllığına oraya gelmiştir ve işini kaybetmemek için üretim yapar, yeni teknoloji yapar, bilimsel yayınını arttırır ve bu şekilde sözleşmesinin iki yıl daha uzatılmasını ister. Başka bir noktada ise; Türkiye’de son yıllarda yapılan özelleştirmeler, özel hastaneler serbest çalışan hekimler açısından eşitsizlik ortamı doğurmuştur. Türkiye’deki sağlık ortamında herkesin sağlık güvencesinin olması ideal. Sektörlere eşit davranılması önemlidir. Özel hastanelere tanınan resmi antlaşmaların muayenehanelerde çalışan hekimlerle de yapılması icap eder. Ancak bu şekilde daha adaletli bir ortam yaratılabilir.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Herhalde hümanizma. Çok memnunum tabii.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Ağır işçi gibi çalışıyorsunuz çünkü iş çok fazla. Eğer eğitim kurumunuzdaysanız yeniliği mutlaka takip etmelisiniz. Mesleği severseniz bu zor gelmiyor tabii. 35 yıldır baş boyun tümörüyle uğraşıyorum. Yaptığım çalışma, fiziki olarak yorucu ve sorumluluğu çok fazla. Çünkü kanser öyle bir tedavi ki, yanlış ya da eksik yaparsanız hastayı kaybedersiniz.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen objektif olmalı, geniş bakış açısına sahip olmalı. Gözü kulağı açık olmalı ve şüpheci olmalı. Bir olayın üzerine gidebilme güdüsü olmalı ve bir akademisyen daha uç düşünebilmeli. Öte yandan bildiklerimizi öğrencilerimize aktarıyoruz, onlarla aramızda usta-çırak ilişkisi gelişiyor. Bilimi ne kadar dağıtırsanız o kadar yukarıya çekersiniz.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
1975’te Japon Hükümeti’nin bursuyla Japonya’ya gittim ve Milli Kanser Merkezinde 5 buçuk ay çalıştım. Çok ileri bir kanser tedavi konseptini orada gördüm. Olanaklar elverdiği zaman bunlar mümkün olabiliyor.
Bir kanser tedavisinde cerrahi ile birlikte diğer branşlar ahenk içinde çalışıyor. Çok iyi bir ekip çalışması var, müşterek çalışılıyor.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Benim ülkemin bana ihtiyacı olabiliyor. Orada gördüğüm sistemi burada uygulamak isterim. Yurt dışına mutlaka gidilmesi gerekir ama mutlaka kalınması gerekmez. Yurt dışında çalışmak istemezdim

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Toplam 150 üzerinde yayınım var. 100-120’si yurt dışıdır bunların.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Gazi Üniversitesi genç bir üniversite. Eğitim sistemi, teknik donanımı fevkalade iyi. Yatak kapasitesi yeterli. Böyle olunca talep fazla oluyor. Yayınlar bakımından yeterlidir, TUS’ta kazanma oranımız üst sıralardadır. Burada olmaktan mutluluk duyuyorum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Sözleşmeli akademisyenliği ön plana getirirdim. Eğitim hastanelerdeki şefliği de sözleşmeli yapardım. Ben bu uygulamanın Türk tıbbını çok ileri götüreceğini düşünüyorum. Malpraktis tazminatları ortaya çıktı. Bütün doktorları buna karşı sigortalardım ama malpraktise sebebiyet veren elemanların da eğitimini sağlardım. Bugün Türkiye tedavi cenneti, isteyen her hastaya her tür tedavi yapılabiliyor. Bunların sınırlanması lazım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?
KBB Anabilim Dalında biz esas olarak üç alt branş altında çalışıyoruz. Kulak dalındaki öğretim üyelerimiz, rinoloji ve paranazal sinüs ile uğraşan arkadaşlarımız ayrıdır. Baş boyun grubu olarak biz öncelikle tümör cerrahisi ve çene bölgesiyle uğraşıyoruz. Bizim çalışma grubumuz ayrıdır. İlişkilerimiz tabii ki çok iyidir.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Mesleğimde hedeflediğim yere ulaştım. Ama uç noktalarda çalışmalar yapmak istiyorum. Ulaşmak isteğim karanlık bölgeler var, burada bilimsel çalışmalar yapmak istiyorum. Gölbaşı Kampüsünde yeni bir araştırma merkezi açılacak ve orada düşündüğümüz tedavileri yapma şansımız olacak. Tedavide zorlandığımız noktaların çalışmaları ekip halinde yapılacak.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Göstermeye çalışıyorum. Orta yaşın biraz üzerindeyim ve ciddi bir sağlık sorunum yok. Spor yapıyorum, gıda tüketimime dikkat ediyorum ve sigara içmiyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Türk sanat müziğiyle uğraşıyorum. Şu anki Hacettepe korosunu ilk planlayan kişilerden biriyim. Gruplarımız var, orada Türk sanat müziği icra ediyorum. Bunun dışında seyahat, fotoğraf ve resim galerileri izlemek önemli.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Mutlaka bir hissi davranışınızdan sonra ‘keşke’ ortaya çıkar. Mantıksal yaklaşımdan sonra ‘İyi ki’ diyorsunuz. Mantığın hissi davranışlardan önce gelmesi gerekir.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Evet ayırabiliyorum.

Teşekkürler.
03/09/2007
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer