AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Erol Özmen
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Özmen

25 Mart 2012, Pazar

Prof. Dr. Erol Özmen

Akademisyen özgür ve bağımsız düşünebilen, toplumsal yararı gözeten, doğru görünen ve bilinenleri bile sorgulayan bir bilim insanı olmalıdır.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1962 yılında Polatlı’nın Sakarya Köyü’nde doğdum. İlköğrenimimi Polatlı’da, ortaöğrenimimi Eskişehir Anadolu Lisesinde tamamladım. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Psikiyatri uzmanlığı eğitimimi İzmir Devlet Hastanesinde yaptım. 1995 yılında yardımcı doçent, 1996 yılında doçent, 2001 yılında profesör unvanını aldım. Mesleki ilgi alanlarım arasında sağlık hizmetlerinde iletişim, sosyal psikiyatri ve psikodinamik psikiyatri bulunmaktadır.

Bugüne kadar Celal Bayar Üniversitesi Hastanesinde ve Tıp Fakültesinde çok değişik idari görevler üstlendim. Başhekim yardımcılığı, döner sermaye işletme müdürlüğü, dâhili tıp bilimleri bölüm başkan yardımcılığı, dekan yardımcılığı yanında 2004-2007 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı görevini yürüttüm. İki dönem Manisa Tabip Odası Onur Kurulu üyeliği ve bir dönem büyük kongre delegeliği yaptım.

Yurt içinde ve yurt dışında yayımlanan birçok makalemin yanı sıra meslektaşlarıma yönelik “Organik Mental Bozukluklar”, “Geriatrik Psikiyatri”, “Genel Tıpta Psikiyatrik Sendromlar” ve “Genel Tıp ve Ruhsal Bozukluklar” adlı kitapların yazarları arasında yer aldım. Ayrıca, halka yönelik yayımlanmış dört kitabım bulunmaktadır. Diğer yandan kişisel gelişim ve popüler psikiyatri alanlarında çeşitli dergilerde ve gazetelerde birçok yazım yayımlandı. 2005 yılından beri Medimagazin’in yazarları arasında yer almaktayım. Ayrıca www.psikoloji-psikiyatri.com adlı web sitesinde halka yönelik çok sayıda yazım yayımlanmaktadır.

Evliyim ve bir çocuğum var.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Tıp mesleğini seçerken aslına bakarsanız hekimlik mesleği hakkında çok fazla ‘fikrim’ yoktu. Sanırım beni en çok popüler bir meslek olması etkiledi. Tıp fakültesini kazandığım gün şahit olduğum bir trafik kazası çok uzun süre kendi kendime doğru bir seçim yapıp yapmadığım sorusunu sormama neden olsa da yıllar içinde mesleğime ısındım. Özellikle mezun olduktan sonra sağlık ocağı hekimliği yaptığım yıllarda mesleğimi iyice benimsedim ve sevdim. Nitekim bunun sonucu olarak tıp fakültesi öğrencilik yıllarımda da sosyal bilimlere en yakın alan olarak gördüğüm ve uzmanlık alanı hedefim olarak düşündüğüm psikiyatriyi sağlık ocağı hekimliği yaptığım yıllarda yeniden sorguladım. Çocuk sağlığı ve hastalıklarını  bir seçenek olarak düşünsem de, daha sonra yeniden ilk göz ağrım olan psikiyatriyi seçtim.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

İşimin bence en zor tarafı, ciddi anlamda sabırlı olmayı gerektirmesi. Özellikle psikolojik gelişim ve değişimin zaman aldığı dikkate alındığında hem hastanın hem hekimin sabırlı olmasının gerekliliği daha iyi görülmektedir. Acıyı mümkün olan en kısa sürede dindirmesi gerektiğini düşünen bir mesleğin üyesinin hastadaki değişimin sancılarını gözlemek ve uygun zamanı kollayarak girişimlerde bulunmak durumunda olması sabrı gerektirmektedir.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademisyen özgür ve bağımsız düşünebilen, toplumsal yararı gözeten, doğru görünen ve bilinenleri bile sorgulayan bir bilim insanı olmalıdır. Öğrencileri ve toplum için rol modeli olduğunu sürekli aklında tutarak davranmalıdır. Tıp fakültelerinde birçok öğretim üyesi, akademisyenlerin araştırma yapan, eğitim veren ve hizmet yürüten olarak sınıflandırılması gerektiğini düşünüyor olmalarına karşın ben hizmet yürüten akademisyenlerin daha iyi araştırmacı ve eğitimci olduklarına inanıyorum. Bu nedenle akademisyenlerin sağlık hizmetinden kendilerini soyutlamaması gerektiğini düşünüyorum.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri  var mı?

Bu konuda tek tek isim saymak çok zor olsa da, branşımda hem en çok etkilendiğim hem de örnek aldığım insanların başında Doç. Dr. Celal Odağ’ı ve Prof. Dr. Savaş Kültür’ü sayabilirim. Her ikisine de minnettarım.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’deki sağlık ortamının büyük bir karmaşa içinde olduğunu düşünüyorum. Sağlık alanında içinde bulunduğumuz köklü dönüşümün sağlık hizmeti sunanlar ve sağlık hizmeti alanlar tarafından yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Ne yapılmak istendiği konusunda bir belirsizlik varmış gibi görünse de politika belirleyicilerinin belli bir amacı olduğu tartışılamaz. Sağlıkta dönüşümün sonucu olarak sağlık hizmetlerinde üç temel değişim göze çarpmaktadır. Bu değişimden ilki sağlık hizmeti alabilmek için halkın daha fazla maddi katkıda bulunmak zorunda kalmaya başlaması, ikincisi hekimlik emeğinin ucuzladığı ve üçüncüsü de halkın daha nitelikli bir sağlık hizmetine daha kolay ulaşmaya ve sağlık hizmetlerini daha fazla kullanmaya başladığıdır.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Hayır. Doğrusunu isterseniz, meslek hayatımın başından beri hiç böyle bir hevesim de olmadı. Sanırım bunun en önemli nedenlerinden biri de, insanın içinde yaşadığı kültüre sahip insanları daha iyi anlayabileceğini düşünüyor olmam.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

İstemezdim. Mesleğimi yurt dışında yürütmek benim için özel bir anlam ifade etmiyor.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Sanırım artık bu konuda “yurt içi ya da yurt dışı dergilerde yayımlanan” yerine “ulusal ve uluslararası indeksler tarafından taranan dergilerde yayımlanan” tarzında bir ifadeye geçmekte yarar var. Yirmiye yakını uluslararası indeksler tarafından taranan olmak üzere 80’i aşan yayınım bulunmaktadır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Tıbbi yayıncılığın dergi yayıncılığı açısından çok iyi bir yolda ilerlediğini, fakat diğer alanlarda yeterince ilerlemediğini düşünüyorum. Ülkemizde hem halka hem akademisyenlere yönelik bilimsel içerikli kitap yayıncılığı yeterli değildir. Özellikle internet yayıncılığı dikkate alındığında bu alanın profesyonel olmayan kişiler tarafından adeta istila edildiğini gözlüyorum. Bilim insanlarının hem kitap yayımlama hem internet yayıncılığı konusunda teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

YÖK başkanı olsaydım, öncelikle ülkemizde çok yaygın görülen kutuplaşmanın etkisinde kalmamaya çalışırdım. Her anlamda hak edenin hak ettiğini alacağı bir sistem oturtmaya çalışırdım. Üniversitelerimizin en güncel sorunları arasında gördüğüm “mobbing”i çözmeye çalışır, “kurumsallaşma” ve “insan sermayesinin verimli kullanılması” konularında özel çaba harcardım. Yüksek öğretim ile ilgili her türlü mevzuatın gözden geçirilmesini ve kendi içinde tutarlılığı ve bütünlüğü olan bir mevzuat oluşturulmasını sağlardım. Hem öğrenimi hem öğretimi kolaylaştıracak eğitim materyalleri hazırlanması için uğraş verirdim. Ülkemizin bilim insanı sermayesini en iyi biçimde kullanmak için önlemler alır, ülkemizde kullanılacak ve ülkemiz yararına olacak bilimsel bilgi üretmeyi teşvik ederdim. Meslek yüksekokullarını çekici hale getirmek için elimden geleni yapar; okulların binasından, teknik olanaklarından öğretim üyelerine kadar her türlü olanaklarının çekici ve etkileyici olmasını sağlamaya çalışırdım. 

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Mesleğime başladığım yıllarda hedefim, toplumsal katkısı olan ve halka ulaşan bir şeyler üretebilmekti. Bugün için yeterli görmesem de bu hedefime belli oranda ulaştığımı düşünüyorum. Son yıllardaki en önemli hedeflerimden biri de “sağlık hizmetlerinde iletişim” konusunu ülkemizde de lisansüstü eğitim alanı haline getirebilmek. Bu hedefime ulaşabilmek için çeşitli girişimlerim de oldu. Ağırlıklı olarak halk sağlığı ve ruh sağlığı alanlarında çalışan 7 akademisyen Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Sağlık Hizmetlerinde İletişim adıyla bir ana bilim dalı kurulması ve aynı adla tezli yüksek lisans programı açılması için başvuruda bulunduk. Üniversite Rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli’nin de desteklediği bu girişimimiz Üniversite Senatomuzda onaylandı ve halen Yükseköğretim Kurulunda onay beklemektedir. Sağlık hizmetlerinde karşı karşıya olduğumuz en önemli sorunlardan birinin de sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları arasındaki iletişim olduğunu, bu alanda lisansüstü eğitimin başlamasıyla önemli ilerlemeler oluşacağını düşünüyorum.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Henüz asistanlığımın ilk yıllarında “somatizasyon bozukluğu” tanılı bir hastanın Van’dan İzmir’e gelerek bana başvurmuş olmasını her açıdan ilginç buluyorum. Her hekimin günlük yaşamında benzeri birçok olayda olduğu üzere bu olay da bana hekimlik hizmetlerinde iletişimin her şeyden daha önemli olduğunu hatırlatmaktadır. 

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Özen göstermeye çalışıyorum, fakat yeterli olduğunu düşünmüyorum.  

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Benim için mesleğim aynı zamanda hobim. İşimi seviyor olmamın yanında psikiyatrinin insanın biyolojik, psikolojik ve sosyal olmak üzere her yönüyle ilgili olmasının da mesleğimi aynı zamanda bir hobi olarak görmemde etkili olduğunu düşünüyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Her insanın hayatında olduğu gibi benim hayatımda da çok sayıda daha farklı yaşansaydı dediğim kuşkusuz birçok konu var. Zaman zaman bu soruyu kendime sorduğumda ‘keşke’yi en çok dinamik psikiyatri ile gerçek anlamda tanışma ve baba olma yaşı ile ilgili olarak söylediğimi fark ediyorum. Keşke her ikisine de daha önceki yıllarda ulaşmış olsaydım.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Aslında bu soruyu eşime ve çocuğuma sormak gerekiyor, ama evcimen bir insan olmam nedeniyle aileme yeterince zaman ayırdığımı düşünüyorum.

 

 

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer