AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Eyüp Naci Tiftik
    •   Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eyüp Naci Tiftik

05 Şubat 2013, Salı

Prof. Dr. Eyüp Naci Tiftik

 

Akademisyen, projelerinde yapılanı tekrarlamaktan ziyade, yapılanın üzerine katkı sağlamalıdır.  Araştırmacı, ülkesinin ve bölgesinin gerçeklerini ön planda tutmalıdır.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

 

1966 yılında Ankara’da doğdum. İlk, orta ve lise tahsilimi Ankara’da tamamladım. 1989 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Bir yıl Gümüşhane’de mecburi hizmetimi yaptım. 1995 yılında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinde iç hastalıkları uzmanı, 2000 yılında da hematoloji uzmanı oldum. 2001 yılından itibaren Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Hematoloji Bilim Dalında çalışmaktayım. 2006 yılında doçent, 2012 yılında da profesör unvanını aldım. 2007 yılından bu yana Hematoloji Bilim Dalı Başkanlığını yürütmekteyim. Evli ve bir çocuk sahibiyim.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

 

Çocukluğumdan beri tıbbın içindeydim. Babam sağlık memuruydu. Ben de okullarda sağlık kolu başkanı olurdum. Tıp tercihimde ise ağabeyimin tıp fakültesinde okuması etken oldu. Bu mesleğini seçtiğim için çok memnunum. Kutsal bir mesleğimiz var. Hastaların sağlık problemlerini çözmek ve memnuniyetlerini görmek mutluluk veriyor. Hematoloji branş gereği ölümcül kan hastalıkları ile ilgilenir. Günler, hatta saatler içinde ölümle sonuçlanabilecek bir hastalıkta tam tedavi sağlayabilmek, mesleğim için doyum noktasını oluşturuyor.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

 

Empatiyi fazla yaparım. Hastanın hayatını kaybetmesi manen rahatsız ediyor. Her kaybettiğim hastada, eksiğim olup olmadığını düşünürüm. O gün vizitlerim tatsız geçer. Diğer hastalara yalancıktan tebessüm ederim. Diğer önemli bir konu, hekime şiddet. Ne yazık ki doktorun saygınlığı geçmişteki gibi değil. Görevi başındaki sağlık personeline şiddetin cezasının caydırıcı hale getirilmesi gerekir. Hatta tüm meslek grupları da bu kapsama dâhil edilebilir. Doktor ismi ön planda olmazsa daha iyi olabilir. Çünkü etki tepki doğurur. Ancak, hiçbir zaman hekime şiddet son bulmayacaktır. Hastasını kaybeden ya da hastasının problemi çözülmeyen hasta yakını kontrolsüz olabilir.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

 

Hem eğitici hem de araştırmacı olmalı. Eğitici vasfıyla uzman doktor ya da öğrenci yetiştirirken temel bilgi ve beceriyi vermesi, kendisini nasıl geliştirebileceğinin yolunu göstermesi gerekir. Araştırmacı vasfıyla da, ilgi duyduğu konuya farklı açılardan bakabilmeli ve yenilikçi olmalıdır. Projelerinde yapılanı tekrarlamaktan ziyade, yapılanın üzerine katkı sağlamalıdır.  Araştırmacı, ülkesinin ve bölgesinin gerçeklerini ön planda tutmalıdır.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

 

Meslek hayatımda çok sayıda hocamın bende emeği vardır. Kendi branşımda örnek aldığım kişiler bende daha çok emeği olanlardır. Beni yetiştiren Prof. Dr. Ekrem Müftüoğlu, olgunlaştıran, rahmetle andığım Prof. Dr. Atilla Yalçın ve her zaman destekleyen ve yanımda olan Prof. Dr. Zahit Bolaman’dır. Bu arada Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Hocalarımızın da emekleri yadsınamaz.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Ülkemizde, branşında yetenekli ve özverili çok sayıda doktor var, ancak doktor kalitesi sağlık hizmeti kalitesinin önünde gitmektedir. Bu da, sağlık politikalarında donanım ve altyapıdaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Bence temel sorunlardan biri de performans uygulamalarıdır. Doktorların, baktıkları hasta ve yaptıkları ameliyat üzerinden skor ya da puan almaları çok hastaya kısa sürede hizmet vermelerine yol açmakta, bu da hizmet kalitesini düşürmektedir. Özellikle performans uygulamalarının üniversite hastanelerinde uygulanması akademisyenleri çıkmaza itmektedir. Branşında tek ya da sayısı az olan öğretim üyeleri, temel görevi olan eğitici ve araştırmacı vasıfları yanında hasta hizmetleri, yani performans uygulamalarına bakıldığında, hangisinden ödün vermelidir?

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

 

Hayır. Bunların akademisyenliğin başında olması gerekir. Yurt dışı deneyimlerim, mesleki olarak katıldığım çok sayıda uluslararası kongredir.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

 

Evet. Ancak, uzun süreli değil. Araştırma ön planda tutulursa daha uzun da kalınabilir. Ülkemde hizmet önceliğimdir.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

 

Yirmi ikisi yurt dışı olmak üzere toplam 65 yayınım bulunmaktadır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

 

Ulusal dergilerdeki artışın desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak, dergi çıkarmanın da standartlarının gözden geçirilmesi gerekir. Tüm dergilerin Türkçe Medline taramalarına girmesi gerekir. Türkçe dergilerin de atıf almasına özen gösterilmelidir. Her derginin “impact” faktörü olması ve dergilerin de buna göre sınıflandırılması gerekir.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

 

Üniversitelerin siyaset yapmak yerine bilim üretmelerini teşvik ederdim. Ülkemizde üniversite sayısı kaça ulaştı bilmiyorum. Ancak, yeterli donanım ve öğretim üyesi sağlanmadan üniversite kurulmasına, fakülte ve yüksek okul açılmasına karşı görüşlerimi açık söylerdim. Mevcut üniversitelerin kadro ve donanımlarının artırılması, bilim üretemeyen kemikleşmiş kadroların değiştirilmesi ve kadroların gençleştirilmesi için gerekli çalışmaları yapardım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

 

Akademisyen olduktan sonra hedefime titr olarak ulaştım. Ancak, kurumsal ve mesleki anlamda hedeflerim uzun sürelidir. Bunlar, Mersin’de Kök Hücre Nakil Merkezinin kurulması, kurduğumuz Mersin Üniversitesi Kök Hücre ve Hücresel Tedavi Birimi bünyesinde kök hücre projeleri hazırlayıp çalışma yapmak ve öncelikle çalıştığım hastanede hemovijilans altyapısını kurmak, daha sonra bunu diğer merkezlere yaymaktır. Akademisyenlikte ulaşılan her bir hedef, yeni bir hedef doğurur. Meslekte hedeflerin bitmesi emekliliği gerektirir.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

 

Pratisyen hekim olarak mecburi hizmette köy sağlık ocağında çalışırken, bir ineğin karnındaki yarığın tarafımdan dikilmesi istenmişti. Tabii ki reddettim. Bir diğer anım da, asistanken yaşandı. Bir hastaya resüsitasyon uygularken kalçamda acı hissettim. Dönüp baktığımda, hemşire elinde enjektörle titriyordu. İğneyi bana saplamıştı.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

 

İş, eş, aş, çocuk derken, tıp dışı uğraşlarımın az olduğunu fark ettim. Spor müsabakalarını izlemeyi, voleybol oynamayı severim. Ancak, artık kendimi sakatlamaktan korkuyorum. Sanırım daha pasif sporlara yöneleceğim. Müzik dinlemeyi çok severim. Özellikle arabama biner binmez radyonun düğmesini çeviririm ve hemen TRT FM başlar. Seyahat etmeyi çok severim. Görmediğim yerleri görmek isterim. Balık tutmayı da severim. Ancak, yanınızda teknik servisinizin de olması gerekir. Yoksa karışmış oltayı kim açacak?

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

 

Pişmanlık hayatın içinde var. Pişman olmayanın zihniyetinde de bir terslik vardır. Önemli olan çaresiz pişmanlıklar olmasın. Zaten yaptığımız hatalarla da doğru yolu bulmuyor muyuz?

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

 

Ben, mesai dışı zamanımın çoğunu evde çalışarak geçiririm. Eve çalışacak materyal getiririm. Ayrıca, kurum dışı görevlerim de çok sayıdadır. Bunun dışında eşim de akademisyen. Hayatımız çocuk indeksli devam ediyor. Eğer günlük alışveriş, ev ihtiyaçları ve çocuğun ihtiyaçları için soruluyorsa, evet, aileme yeterince zaman ayırabiliyorum. Eğer beraber iştirak edilen sosyal aktiviteler için ise cevabım kısmen, “Hayır” olacak.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)