AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. F. Sibel Alper
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. F. Sibel Alper

10 Haziran 2012, Pazar

Prof. Dr.  F. Sibel Alper

Akademisyenliğin bir yaşam tarzı olduğuna inanıyorum. Akademisyen, sorgulayıcı, araştırmacı kimliği ile ön plana çıkmalı, kendini sürekli geliştirmeli, bilgi birikimini paylaşmalı, aktarmalı ve kendinden sonra geleceklere vizyon kazandırmalıdır.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1960 yılında, doktor olan anne ve babamın zorunlu hizmeti sırasında Kemaliye’de doğmuşum ve  ben 2 yaşındayken İzmir’e gelmişiz. O tarihten beri de İzmirliyim. Ortaokul döneminde Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nde bulundum ve sırasıyla 1978 yılında Bornova Anadolu Lisesinden, 1984 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF )’nden mezun oldum. İki yıl Aydın 1 No’lu Sağlık Ocağında zorunlu hizmetimin ardından, 1986 yılında mezun olduğum üniversitemin Dermatoloji Ana Bilim Dalında asistan olarak göreve başladım. 1990 yılında uzman, 1991 yılında yardımcı doçent, 1993’te doçent oldum. Profesörlük unvanımı 2000 yılında aldım ve bu süreçte ana bilim dalı içinde dermatoalerji birimini kurdum. 2004-2010 yılları arasında Ana Bilim Dalı Başkanlığı, 2006-2008 yılları arasında EÜTF Fakülte Kurulu Üyeliği, 2006-2008 yılları arasında Türk Dermatoloji Derneği 2. Başkanlığı, 2007-2009 yılları arası EÜTF Eğitim Komisyonu Başkanlığı, 2010-2012 arasında ise İzmir Tabipler Odası Yönetim Kurulu üyeliği yaptım. Şu anda fakültemdeki çalışmalarımın yanı sıra, Avrupa Dermatoloji ve Veneroloji  Derneği ve Avrupa Dermatoonkoloji Derneği yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Doktor olmaya karar verdiğim tarihi hatırlamıyorum diyebilirim. Kendimi bildim bileli bu mesleği yapmaya kararlıydım, hatta ortaokul yıllarında imzamı doktor olarak atıyordum. Sanıyorum, ebeveynlerimin doktor olması ve insanlara yardım etme isteğim kararımda etkili oldu. Seçimimden çok mutluyum, bugün başa dönsem aynı seçimi yapardım.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Birçok alanda aktif olma zorunluluğu diyebilirim. Araştırma, hasta hizmeti, eğitim,  her biri başlı başına çok önemli ve ciddi emek gerektiren konular. Hepsini hakkıyla yapabilmek için zaman, çaba, özveri gerekiyor, ama severek yapıldığında zor gelmediğini söyleyebilirim.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Akademisyenliğin bir yaşam tarzı olduğuna inanıyorum. Akademisyen, sorgulayıcı, araştırmacı kimliği ile ön plana çıkmalı, kendini sürekli geliştirmeli, bilgi birikimini paylaşmalı, aktarmalı ve kendinden sonra geleceklere vizyon kazandırmalı, destek olmalıdır. Bilimsel üretkenlik, iyi eğitimcilik ve iyi hekimliğin vazgeçilemez üç unsur olduğunu düşünüyorum.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Branşım ile ilgili yurt içi ve yurt dışından örnek aldığım kişiler vardır ve bu örneklerin mesleki gelişimime katkısı büyüktür. Hekimlik uygulamaları konusunda ilk örneklerim annem ve babam olmuştur.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemizde sağlık sistemi son yıllarda hızlı bir değişim geçiriyor. Sağlık hizmetine erişimin kolaylaşması ve hızlanmasını olumlu gelişmeler olarak görürken,  performans sisteminin getireceği niteliksiz sağlık hizmeti konusunda endişe duyuyorum. Sağlık hizmetlerinin yarattığı finansal yükün de hasta hizmetine, hizmet kalitesine olumsuz yansıyabileceğini düşünüyorum.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Hollanda’da 2003 yılında allerjik deri hastalıkları, mesleksel dermatitler, allerjik kontakt dermatit konusunda çalışma fırsatım oldu.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Rahatlıkla “Hayır” diyebilirim. Ortaokul eğitimimin ardından ABD’de kalma fırsatım oldu, ama hiçbir zaman ülkem dışında çalışma isteği duymadım.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yurt dışı ve yurt içi dergilerde yayımlanmış 104 makalem var, atıf sayım ise 131’dir.

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Sürekli eğitime katkı verecek ve uluslararası bilimsel yayıncılık yapacak dergilere ihtiyaç gerçekten var. Dermatoloji alanında son yıllarda bu konuda önemli gelişmelerin olduğunu söyleyebilirim.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Bilimsel üretkenliğin ödüllendirildiği, rekabetçi bir sistem kurmak isterdim. Toplum yararına bilim üreten, bunu aktaran ve eğitimci kimliği öne çıkan akademisyenlere hak ettikleri değerin verilmesini sağlardım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Aslında hedeflediğim birçok şeyi başardığımı düşünüyorum, ama bence ulaştığınız her hedef yenilerini yaratıyor, umarım hedeflerimiz hiç tükenmez.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Meslek yaşantımda acı, tatlı birçok anım oldu. Zorunlu hizmet sırasında, hamileyken bir bebeğe otopsi yapmak zorunda kalmam en acısıdır. Ancak, hastalarımla ve öğrencilerimle paylaştığım keyifli anlar acı anıları siliyor. Akademik hayatım içinde beni en çok gülümseten olaylar ise öğrenci sınavları sırasında yaşanıyor. Özellikle sınav kâğıtlarına yazılan, sorunun cevabını neden hatırlamadığını anlatan küçük notlar, sınav gibi sevimsiz bir olayı bile hoş hale getirebiliyor.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Gösterdiğimi düşünüyorum. Toplum içinde doktorun hastasına örnek olması gerektiğini düşünerek sigara içmiyorum, sağlıklı beslenmeye dikkat ediyorum. Spor konusuna gelince zamansızlığı bahane ederek kaytardığım oluyor, ama yine de düzenli yapmaya gayret ediyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Bahçe işlerinden çok keyif alıyorum. Dans da sevdiğim hobilerden biri, bir dönem bu konuda ders aldım. Fırsat buldukça seyahat etmeyi, mutfakta değişik tatlar denemeyi seviyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Keşke dediğim tek konu, geçmiş yıllarda deneyimsizlikler nedeniyle zaman yönetimi konusunda yaptığım hatalar. Başa dönseydim, zamanımı daha akılcı kullanırdım. Bunun dışında keşke dediğim hiçbir konu yok, her hatanın bize katkıda bulunduğuna inananlardanım.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Aileye ayrılan zaman hiç yetmiyor, ama nitelikli zaman ayırdığıma inanıyorum. Mesleğime duyduğum sevgi, özen ve çalışmayı seven yapım nedeniyle aile içinde iyi örnek olarak açığı kapattığımı umuyorum.

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer