AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Faik Altıntaş
    •   Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faik Altıntaş

13 Mart 2013, Çarşamba

Prof. Dr. Faik Altıntaş

Prof. Dr. Altıntaş: “Bir akademisyen mutlaka öğretici olmalıdır. Bilgi birikimini öğrencileri ile asistanları ile yani, kendinden sonra gelen nesiller ve diğer meslektaşları ile paylaşmalıdır.”

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

 

1952 yılında Ankara’da doğdum. İlköğretimimi Ankara’da, orta ve lise öğretimimi İstanbul Vefa Lisesinde tamamladım. 1976 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 1976-1981 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinde ortopedi ve travmatoloji ihtisası yaptım. 1983-2006 yılları arasında İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalıştım. 1987 yılında doçent, 1990 yılında klinik şefi oldum.

 

2006 yılında Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığına atandım. 2007 yılında profesör oldum. Çok sayıda yurt içi ve yurt dışı yayınım bulunmaktadır. Bugüne kadar 4 binin üzerinde kalça ve diz protezi ameliyatı yaptım. Artroplasti ve venöz tromboembolizm konularında çalışmalarım bulunmaktadır.  

 

TOTBİD, Artroplasti Derneği, VTE Çalışma Grubu, AAOS Afiliye, SICOT, EFORT, EHS, EACD üyesiyim. Evli ve bir kız babasıyım.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

 

İlk ve ortaokulda iken öğretmen olmayı isterdim. Öğretmenlerden çok şey öğrenmem, kendimi geliştirmem öğretmenliği benim gözümde ulvileştirmiş idi. Lisede iken fizik ve matematik öğretmenlerim mühendis olmamı çok istediler. Beni İstanbul Teknik Üniversitesine hazırladılar. O yıllarda teyzemin oğlu tıp doktoru idi ve ben yaz tatillerinde onun yanına giderdim.  Hastalara şifa dağıttığını görmek, hastalarının ona şükran ifadelerini duymak beni doktorluğa yaklaştırdı. Ben de tıp doktoru olmaya karar verdim.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

 

İşimin en zor yanı sorumluluk duygusu. Biz hekimler, hastalarımızın yakınmalarını dinliyor, muayene ediyor, dertlerine deva olmak için çabalıyoruz. En iyi tedaviyi uygulamaya çalışıyoruz, buna mecburuz. En iyi tedaviyi yapma isteği ve sorumluluğu bence mesleğimizin en zor yanı. Yoksa gece nöbete kalmak, ameliyatlarda saatlerce ayakta kalmak, yani fiziki yorgunluk bu sorumluluğumuzun yanında çok önemsiz kalıyor. Hatta giderek zorlaşan koşullar, gelirimizin azalması bile önemsiz kalıyor.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

 

Bir akademisyen mutlaka öğretici olmalıdır. Bilgi birikimini öğrencileri ile asistanları ile yani, kendinden sonra gelen nesiller ve diğer meslektaşları ile paylaşmalıdır. Onlara tüm insanlığa karşı hekim sorumluluğunu aşılamalı, mesleki bilgilerini artırmalıdır. Bu konuda pes etmemeli, ısrarcı olmalıdır. Bir akademisyen özgür düşünmeli, sorgulayıcı olmalı ve sürekli kendini geliştirmelidir. Bilgi üretmeli, araştırma yapmalıdır. Kitaplardaki bilgilerle yetinmemelidir. Ürettiği bilgileri ülkesi ve insanlık yararına kullanmalıdır.  Tarih bize insanlığın onurunu kırıcı bilgi üreten akademisyenleri de göstermiştir. Bir akademisyen sadece kendi branşına sıkışıp kalmamalı, aydın niteliğini unutmadan bulunduğu her ortamda ülke sorunları, insanlık sorunları ile ilgilenmeli, görüşünü cesurca ifade edebilmelidir, etmelidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

 

Branşımda kendime bire bir örnek aldığım kimse yok, ama beni Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalında yetiştiren Hocam Prof. Dr. Gürbüz Baytok başta olmak üzere, eğitimime katkıda bulunan birçok öğretim üyesinden, yurt içi ve yurt dışında kongrelerde sunum yapan birçok meslektaşımdan bazı özellikleri ve davranışlarını örnek almışımdır.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

 

Yurt dışında birçok kez iki haftayı geçmeyen sürelerde “ziyaretçi cerrah” olarak bilgi paylaşımında bulundum. Amerika’da, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da ziyaret ettiğim merkezlerde birçok yeniliği öğrenme fırsatım oldu.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

 

Yurt dışında uzun süreli değil, ama kısa süreli olarak aynı işi yapmak isterim.  Kendi ülkemde yaşamak istiyorum.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

 

Yurt içi ve yurt dışında yayımlanmış 60’ın üzerinde bilimsel yayınım vardır. Editörü olduğum bir Türkçe kitap, Türkçe ve İngilizce yazdığım birçok kitap bölümü vardır. Çalışmalarımdan dolayı aldığım ödüller vardır. VTE konusunda birçok uluslararası çalışmanın Türkiye koordinatörlüğünü yaptım.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nelerdir?

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı10-30 yıl öncesi ile kıyasladığımda çok farklı ve gelişmiş buluyorum. Ortopedi ve travmatolojiden örnek verecek olursam, Türkçe yayımlanan sadece bir dergi (düzenli yayınlanmayan) varken, bugün ikisi “Science Citation  Index-Expended” kapsamında olan birçok dergi düzenli olarak yayımlanmaktadır. Ayrıca, sosyal içerikli kongre takvimlerini veren tıbbın tüm branşlarını ilgilendiren onlarca dergi yayın hayatındadır.

 

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

 

YÖK başkanı olsaydım, ilk olarak YÖK’ün varlığını ve yetkilerini tartışmaya açardım. Üniversitelerin bağlı olduğu, genel prensipleri belirleyen, “sınırları belirli” denetleyen bir üst kurul varlığının gerektiğine inanıyorum. Ama bugünkü YÖK değil. Üniversitelerin iç işlerine karışan (örneğin; rektör atamaları) YÖK, benim idealimdeki YÖK değil. Üniversiteleri serbest bırakmak lazım. Araştırmalar için fon ayırmak ve teşvik etmek lazım. Üniversiteleri baskı altında tutmak değil, “jack pot” yakalamalarına olanaklar yaratmak lazım. Üniversitelerin sadece akademik değil, ülke sorunlarına çözüm olacak üretkenliklerini desteklemek gerekir.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

 

Mesleğimde istediğim yere ulaştım. Bir üniversite hastanesinde çalışmaktayım. Ana bilim dalı başkanıyım. Ortopedi ve travmatoloji içinde artroplastiyi seviyorum. TOTBİD Artroplasti şube başkanlığı yaptım. 2012 yılında VII. Ortopedi Buluşma Toplantısı başkanlığını yaptım. Türkiye’de tüm hedeflerime ulaştım diyebilirim. Ne eksik diye düşündüğümde, belki uluslararası başarılarım da olsa daha iyi olurdu.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

 

Kısmen evet. Her sabah mutlaka gerdirme egzersizleri yaparım. Ancak, her gün düzenli yürüyüş yapamıyorum. Haftada en az üç gün yapmam gereken salon sporu eksik. Her yıl rutin kan tahlillerini yaptırır, EKG ve akciğer grafimi çektiririm. Bazı eksikliklerim var. Örneğin; hâlâ kolonoskopi yaptırmadım. Elli yaşımdan beri düşük doz aspirin kullanıyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

 

Maalesef. Tıp fakültesinden mezun olurken “Tıptan her şey çıkar, arada sırada doktor.” diye bir deyiş vardır. Benim tek becerim doktorluk. Sesimin iyi olmasını ya da bir müzik enstrümanı kullanmayı isterdim.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

 

Pişmanlık demeyelim, ama “keşke” dediğim oldu. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesinde ortopedi ve travmatoloji ihtisasını tamamladığımda, Hocam üniversitede kalmamı istedi. Ben de, “Hayır ben İstanbul’da çalışmak istiyorum.” dedim ve İstanbul’a geldim. Keşke İstanbul’dan önce birkaç yıl Avrupa ya da Amerika’da çalışmak isteseydim. Daha akıcı bir İngilizcem olurdu. Uluslararası başarının kapısını açardım.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

 

Bu soruya “Evet” diyemiyorum. Eşim hep yeterli vakit ayıramadığımdan yakınır. Hekimlik özveri isteyen bir meslek. Gece telefon geldiğinde sıcak yatağımızdan ya da dostlarımızla yediğimiz bir yemekten kalkıp hastaneye gitmemiz gerekebilir. Akademisyenseniz birçok bilimsel toplantıya (ailenize ayıracağınız zamandan çalarak) katılmanız gerekebilir. Tabii ki bu toplantılarda bir de konuşmacı iseniz iyi bir sunum için geceler boyunca hazırlanmanızın gerekliliğini unutmamak lazım. Yine ailenize ayıracağınız zaman azalıyor.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)