AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Fatma Evyapan
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Evyapan

15 Nisan 2012, Pazar

Prof. Dr. Fatma Evyapan

Akademisyen her şeyden önce dürüst, bağımsız ve adil olmalıdır.

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

İstanbul’da doğdum.  1984 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdim. Düzce’de iki yıl mecburi hizmet yaptıktan sonra, 1986 yılında Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde uzmanlık eğitimime başladım. Asistanlığımın ikinci yılında İtalyan Kültür Merkezinden burs kazanarak, İtalya’da “Universita per Stranieri”de bir ay yabancı dil eğitimi (İtalyanca) aldım. 1990 yılında göğüs hastalıkları uzmanı oldum. 1990-1994 yılları arasında aynı merkezde baş asistan olarak görev yaptım. 1993 yılında Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütünün ortaklaşa açmış olduğu bir burs sınavını kazanarak, altı ay Paris’te “Centre Hospitalier Intercommunal de Creteil”de mesleki akciğer hastalıkları konusunda çalıştım. 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünün açmış olduğu “Temel İmmünoloji” programına başladım. 1995 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalında yardımcı doçent olarak göreve başladım. 1994-1996 yılları arasında doktora programına devam ettim. 1999 yılında doçent oldum. 2001 yılında doktora tezimi vererek temel immünoloji dalında PhD unvanını aldım. 2006 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde göğüs hastalıkları profesörü oldum. Halen aynı fakültede çalışmaktayım. 

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Ailede dedem, babam ve teyzem hekimdi. Babam 1922 yılında tıp fakültesini bitirmiş ve ardından Kurtuluş Savaşı’na hekim olarak katılmış bir hekim üstelik. Zaten zor olan tıp eğitimini mütareke yıllarında İstanbul’da sürdürmek onu hayli etkilemiş olmalı, benim tıp fakültesinde zorlanacağımı düşünürdü. Ama lise yıllarında biyoloji hocamın yüreklendirmesiyle tıp fakültesine gitmeye karar verdim. Hayatıma anlam verebilecek başka bir meslek düşünemiyorum, iyi ki bu mesleği seçmişim.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Sürekli değişen mevzuatı takip edebilmek. Son yıllarda bu değişiklikler çok hızlandı. Bu, eskiden beri zorlandığım bir konu. İnsanları memnun edebilmek her zaman kolay olmuyor. Özel hayatınızla iş hayatınız arasındaki dengeyi tutturmak zor olabiliyor.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Her şeyden önce dürüst, bağımsız ve adil olmalıdır.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Prof. Dr. İzzettin Barış’ın araştırmacılığı ve üretkenliği,  Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan’ın dürüstlüğü.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda o kadar kaotik bir ortamdayız ki, bir değerlendirme yapmam mümkün değil. Ama öğretim üyeleri olarak son derece umutsuz olduğumuzu söyleyebilirim. Önümüzü göremiyoruz. Buna karşın sürekli düşmanca bir tutum, ücretlerde yetersizlik, bir de bizden tam olarak ne istendiğini anlayabilsek! Pek çok kişi periferde bir üniversitede bir gecede profesör olabiliyor ve İstanbul’da avantajlı konumunu sürdürebiliyor. Ama pek olumlu şeyler istenmiyor ki, açıkça dile getirilmiyor. Özellikle bulunduğumuz safları bir an önce bırakıp gitmemiz isteniyor gibi. İnsanlar yeni kurulan bir üniversitede profesör olup, oraya kısa sürede gidip İstanbul’daki avantajlı makamlarını, kazançlarını ve pozisyonlarını sürdürebiliyorlar. Böyle bir ortamda idealizmin yaşayabilmesi mümkün müdür?

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Evet 1983 yılında dâhiliye stajımı Fransa’nın  Lille kentinde yapmıştım. Ayrıca, altı ay boyunca Fransa,  Paris’te meslek hastalıkları konusunda çalışmıştım.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Kısa süreli olarak evet.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yurt içinde 48, yurt dışı dergilerde 12  olmak üzere toplam 60 makalem bulunmaktadır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Periyodik dergilere bakıldığında, genişletilmiş bilimsel atıf indekslerindeki toplam 49 Türk dergisinin 25’ini tıbbi dergiler oluşturmakta. Bunların impakt faktörleri ise nispeten düşük, 0,043-0,7 arasında yer almakta. Keşke daha fazla sayıda dergi daha yüksek impakt faktörleriyle bu listelerde yer alabilse. İmpakt faktörlerinin yükseltilmesinde temel etkenin editörler olduğunu düşünüyorum.

 

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Ben üniversitelerin özerkliğinden yanayım. Yüksek ya da düşük, her üniversite hedeflerini, misyonunu kendisi belirlemelidir. Öğretim üyelerinin seçimleri de, üniversite yöneticileri tarafından objektif ölçütlere göre yapılmalıdır. Yani, karşısında olduğum bir kuruma başkan olmam söz konusu olmazdı.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Prensip olarak evet, ama yeni bir hedefe ulaştıkça bir diğer hedef ya da hedefler belirlenmesinden yanayım.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Daha önce de belirttiğim gibi, Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde asistanlık yaptım. Klinikte hastaları muayene ettiğimiz küçük bir oda vardı. Her gün genelde birden fazla hasta yattığı için, bir hastayı muayene ederken merak eden diğer yeni yatan hastalar kapıdan bakarak ne olup bittiğini anlamaya çalışırlardı. Bir gün yine bir hastayı muayene ederken “fremitus vocalis” tayini için “kırk-kırk bir” demesini söylüyordum, hasta da bir türlü anlamıyordu. Sesimi yükselterek “Bak, kırk-kırk bir diyeceksin” diye tekrarladım ve muayeneye devam ettim. Neden sonra kafamı kaldırdım ve daha önceden yatmış iki hastanın pijamalarıyla kapıdan bakmakta olduğunu gördüm. Bu alışıldık bir durum değildi, onlar zaten aynı süreçten geçmişlerdi, yani merak edecekleri bir şey yoktu. “Siz ne bakıyorsunuz?” diye sorduğumda, “Biz 40 ve 41 numaralı yataklarda yatan hastalarız” demişlerdi, epey gülmüştüm.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Pek değil. Kilo fazlam var ve rejimle verebileceğim kadarını verdim.  Bundan sonrası spora kalıyor ve ben özellikle kış aylarında bir türlü yapamıyorum. Oysa üniversitede spor olanakları oldukça iyi.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

İlkokul ve lise öğrenimim sırasında okulla paralel olarak İstanbul Belediye Konservatuarına gidiyordum. Piyano çalıyorum. Ayrıca, armoni kontrpuan gibi oldukça ileri düzey teorik müzik eğitimi de almıştım. Ama müzik eğitimim tıp eğitiminin yıkıcı zorlukları karşısında fazla dayanamadı tabii. Bununla birlikte, üç yıl önce emektar piyanomu elden geçirerek tekrar mini bir repertuar hazırladım ve 14 Mart’ta üniversitede bir konser verdim. İstek olursa mezuniyet törenlerinde de çalıyorum. Müziğe tekrar geri döndüğüm için çok memnunum. İstanbul’da yaşarken eskiden tüm caz, klasik müzik ve film festivallerine elimden geldiğince katılmaya çalışırdım. Denizli’ye yerleşince bu etkinliklerim çok çok azaldı. Yılda bir iki konsere gidebiliyorum. Müzik dışında sinema ikinci önemli ilgi alanım. Neyse yeni teknolojiler sayesinde filmleri kaçırsam bile DVD’de seyretme olanağım var, ama önceliğim sinemaya gitmek. Bir diğer uğraşım ise goblen işlemek. Oldukça çok sayıda goblen ürettim. Koleksiyon genişleyip, yeni parçalar eklendikçe 14 Mart’larda sergiliyorum yine. Hobilerimden bir diğeri de yabancı dil öğrenmek. Şu aralar İspanyolca öğrenmeye çalışıyorum. Denizli’de tek başıma öğrenmek zorundayım ne yazık ki.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Kim demez ki? Özellikle kurumlaşmış bir üniversitede, kendime örnek alabileceğim deneyimli akademisyenlerin olduğu bir merkezde uzmanlık eğitimi almak isterdim.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Ailemin tamamı İstanbul’da. Bu nedenle ayıramıyorum maalesef.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer