AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Feride Söylemez
    • “Akademisyen öğrencileri, asistanları, meslektaşları ve toplum için davranış, tutum, bilgi ve becerisi ile örnek olmalıdır. Akademisyenlik bir yaşam biçimidir, onun gerektirdiği sorumluluklarla yaşanmalıdır. Akademisyen sürekli okuyan, çağdaş gelişmeleri takip eden, öğrencilerine ve asistanlarına güncel gelişmeleri ve konuları sunabilen özverili kişidir.”

12 Aralık 2010, Pazar

Prof. Dr. Feride Söylemez

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feride Söylemez

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

Gaziantep doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi orada tamamladım. Tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde aldım. Aynı fakültenin Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalında asistanlığa başladım. Sırasıyla uzmanlık, yardımcı doçentlik, doçentlik ve profesörlük unvanlarını aldım. Halen de aynı ana ilim dalında öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Doktorluk mesleğine ilkokul yıllarından itibaren ilgi duymaya başladım. Hastalara yardım etmek, yardıma ihtiyaç duyanların elinden tutmak her zaman bana mutluluk vermiştir. Seçtiğim mesleğin doktorluk, ihtisas alanımın kadın-doğum olmasından çok mutluyum. Kadın-doğumda sadece hastalıkla değil gebelik ve doğum gibi kişilere mutluluk veren, aileleri sevince boğan mutlulukları birlikte yaşamak da mümkün.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Sanırım çok fazla özveri istemesi. Hasta ve hasta yakınları ile olan ilişkilerinde doktor, kendi his ve duygularını hiç belli etmeden her zaman güler yüzlü, hastanın konu ile ilgili olsun olmasın sorduğu her türlü soruya sabırla cevap veren bir oyuncudur. Seçtiğimiz kelimeler, ifadeler, mimikler kısaca her şey çok önemlidir. Hastalar sevinçlerini, üzüntülerini doktorlarıyla paylaşmak isterken endişelendiklerinde karşılarında sağlam birini bulmayı beklerler. Onların gözünde sizin özel hayatınız, üzüntünüz, sıkıntınız olamaz bu nedenle her zaman pozitif durmalı rolünüzü en iyi şekilde oynamalısınız.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Bir akademisyen öğrencileri, asistanları, meslektaşları ve toplum için davranış, tutum, bilgi ve becerisi ile örnek olmalıdır. Akademisyenlik bir yaşam biçimidir, onun gerektirdiği sorumluluklarla yaşanmalıdır. Akademisyen sürekli okuyan, çağdaş gelişmeleri takip eden, öğrencilerine ve asistanlarına güncel gelişmeleri ve konuları sunabilen özverili kişidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Yetişmemde emeği geçen her hocamdan etkilendim. Başarılarını örnek almaya çalıştım. Rahmetle andığım Prof. Dr. Ahmet Esendal, Prof. Dr. Turhan Bayçu başta olmak üzere Prof. Dr. İlhan Önder, Prof. Dr. Hikmet Yavuz, Prof. Dr. Sevim Dinçer Cengiz ve daha sayamadığım pek çok hocamdan çok şey öğrendim. Hazır yeri gelmişken eğitim ve çalışma hayatımda bana katkıları olan hocalarıma ve çalışma arkadaşlarıma sonsuz teşekkür ederim.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de son yapılan düzenlemeler ile sağlık hizmetlerine ulaşım daha kolaylaştığı için sağlık hizmetlerine olan talep artmıştır. Yenilenen yasalar ile hekimlik, her an kendini savunma gerektiren, tanı ve tedavideki olası riski azaltmak için hastaları yoran, hekimi üzen zorlaştırılmış bir meslektir. Sağlıkta yapılan ve yapılması planlanan reformlar gerekli altyapı çalışmaları olgunlaşmadan gerçekleştirilmekte, bu da mevcut problemlere yenilerini eklemektedir.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

İngiltere’de bir süre çalıştım.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Yurt dışında da aynı işi yapabilirdim. Ancak ben ülkemi çok seviyorum. Herhalde devamlı orada yaşamak istemezdim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Sanırım 25’i yurt dışı olmak üzere 100 kadar makalem var. Bunun yanı sıra çeşitli kitaplarda da bölüm yazarlığım mevcut.

 

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?

Çalıştığım kurum Cumhuriyetin ilk tıp fakültesidir. Alanında çığır açan pek çok bilim adamını toplumumuza kazandırmış sayılı üniversitelerimizdendir. Her zaman üyesi olmaktan gurur duyarım.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

YÖK Başkanı olmak zor iş. Siyasete bulaşmadan bilimsel verilere dayanarak  gelişmiş üniversitelere özerklik verirdim.  Gelişmekte olan üniversitelere katkı sağlamak adına gelişmiş olan üniversitelerin  akademisyen yetiştirmesini teşvik eder ve desteklerdim. Üniversite öğretim üyelerinin sadece yayın bazında değil, eğitim ve öğrenime katkıları ve sosyal projelere destekleri ile de değerlendirilmesini amaçlardım.

 

Eğitim verdiğiniz ana bilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl?

Üstlerimle ya da astlarımla ilişkilerimde hiçbir zaman bir sorun yaşamadım. Sanırım bunun temel nedeni büyüklerine saygı, küçüklerine sevgi prensibiyle yetiştirilmiş olmam. Bunun hep faydasını gördüm.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Mesleğimde hedeflediğim noktaya ulaşmak mümkün değil, her zaman iyinin en iyisi, güzelin en güzeli mümkün. Çalışmaya devam.

 

Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Tıp camiasında güzel anılar eksik olmaz, ancak kadın-doğumun daha da özel bir yeri olduğunu düşünüyorum.  Adet gecikmesi ile gelen bir hastamın ilk muayenesinde gebelik kesesini görüp genç çifti kutlamış, 1 hafta sonra kontrole çağırmıştım. Çift bir hafta sonra kontrole geldiğinde ikinci bir gebelik kesesi gördüm. Durumu babasına anlatmak üzere telefona sarılan genç baba adayı; “Torununuza kardeş geliyor” demişti. Olayın heyecanına kapılmış olan yeni dede adayı; “Kim geliyorsa gelsin de, torunum iyi rahat gelsin” demişti. Baba oğul arasında şaşkınlık içerisinde geçen bu konuşma beni gülümsetmişti. Ancak  yeni dede adayının çift kapıdan çıkarken arayıp oğluna ikiz bir gebelikten mi bahsettiğini sorması beni kahkahalara boğmuştu.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

İş temposunun yoğunluğundan ve bu hayatta benimsemiş olduğum rolden ötürü kendi sağlığıma çok fazla vakit ayırdığım söylenemez. Düzgün ve dengeli beslenerek sağlığımı korumaya çalışıyorum, vakit buldukça da yürüyüş yapıyorum. Düzenli yapılması gereken tetkiklerimi ihmal etmemeye çalışıyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Mesleğim vaktimin çoğunu almakta, ancak ailemize yeni katılan torunlarımla da vakit geçirmeye özen gösteriyorum. Kafamı dağıtmak içinse vakit buldukça seyahat etmeyi, yürüyüş yapmayı, sinemaya ve tiyatroya gitmeyi, botanikle uğraşmayı seviyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Günlük yaşantımızda keşkelerin olmayacağını düşünmüyorum. İnsan hatalarından ders alarak olgunlaşan ve gelişen bir varlıktır.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Doktorun ailesi doktorun şartlarına, onun özverili yaşamına ayak uyduracak bir yapıda oluşuyor.  Ancak, kendi çocuklarınızla gençliğin koşuşturmacasında paylaşamadığınız vakti torunlarınız için daha bonkör harcıyorsunuz.  Bence önemli olan sevdikleriniz ile geçirilen sürenin uzunluğu değil, bu süre zarfındaki paylaşımlarınızın renkliliğidir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer