AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Fevzi Toraman
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Acıbadem Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Toraman

17 Eylül 2012, Pazartesi

Prof. Dr. Fevzi Toraman

Akademisyen, güncel gelişmeleri yakından takip edip kendini geliştirmeli; deneyimlerini meslektaşları ile paylaşmalı; eğitici formasyonunu ön planda tutmalı; hoşgörülü ve sabırlı olmalıdır.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1963 Artvin-Arhavi doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Arhavi’de, lise eğitimimi Ankara Aydınlıkevler Lisesinde, tıp fakültesi eğitimimi Karadeniz Teknik Üniversitesinde, anestezi ve reanimasyon eğitimimi Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tamamladım. 1999 yılında Acıbadem Kadıköy Hastanesinde çalışmaya başladım ve 2009 yılından itibaren Acıbadem Üniversitesinde çalışmaktayım. Evliyim ve bir kızım var.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

1980 öncesi hekimliğin saygınlığı ve popülaritesi, lise son sınıf öğrencilerinin üniversite tercihlerinde birinci sıraya tıp fakültesini yazmalarına neden oluyordu. Ben de bu şekilde tercihte bulundum. Bilinçli bir tercih yapmasam da, yaptığım tercihten dolayı memnunum.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Toplumumuzun bir kısmı tarafından hâlâ anestezi uzmanı görev ve sorumluluğunun yeterince bilinmemesi nedeni ile anestezistlerin sağladıkları katkıların göz ardı edilmesi ve bu bilgisizlikten kaynaklanan olumsuz olaylardaki anestezist suçlamalarıdır.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Güncel gelişmeleri yakından takip edip kendini geliştirmeli, deneyimlerini meslektaşları ile paylaşmalı, eğitici formasyonunu ön planda tutmalı, hoşgörülü ve sabırlı olmalıdır.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Prof. Dr. Ercüment Kopman; kırklı yaşlarında hiç yabancı dil bilmeden ABD’ye gidip orada anestezi klinik direktörlüğüne kadar yükselip, onlarca bilimsel çalışma yaparak bilime katkı sağlayan bir kişi olarak, 1987 yılında ülkesine geri dönerek bu bilgi birikimini biz meslektaşları ile paylaşması ve bizleri yetiştirmesi, kendisini örnek almama neden olmuştur.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi eksiklikleri fazla olan, bununla birlikte mevcut kaynaklarının akılcı kullanımının sağlanamadığı, kalifiye insan gücüne olan ihtiyacın farkında olunmadığı bir ortamda olduğumuz kanısındayım.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Hayır.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Hayır.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

1990 yılında başladığım anestezi asistanlığımdan beri yurt dışında yayımlanmış 34 makalem, yurt dışında sunulmuş 39 bildirim, yurt içinde yayımlanmış 31 makalem, yurt içinde sunulmuş 81 bildirim, iki kitapta üç bölüm yazım ve ikisi yurt dışı olmak üzere toplam altı ödülüm bulunmaktadır.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Son yıllarda giderek artan sayıda Türkçe yayın (çeviri ve orijinal kitap) yapılmasına rağmen bunun yeterli olmadığı kanısındayım ve bu sayının artırılması için biz akademisyenlerin bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerimizi içeren kitaplar yazmamız gerektiği inancındayım.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Sadece bilimsel gelişmeleri takip eden değil, aynı zamanda bilimsel gelişmelere katkı sağlayacak bilim insanlarının yetişmesi için gerekli düzenlemeleri yapar, ülkemizi bilim dünyasında başarılı bir şekilde temsil eden bilim insanlarını da maddi ve manevi olarak ödüllendirirdim.  

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

1990 yılında anestezi asistanı olarak başladığım mesleğimde, profesör unvanını alarak akademik anlamda en üst yere geldiğim kanısında olmakla birlikte, bilgi ve birikimimi aktarmak, yeni bilimsel çalışmalar yaparak bilime katkı sunmaya devam etmek gibi tamamlanmamış görevlerimin olduğu düşüncesindeyim.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Yoğun bakım sorumlu anestezi uzmanı olarak çalıştığım bir dönemde, 30 yataklı bir yoğun bakımımızda 10-15 hastanın olduğu bir sırada şehir elektriğinin kesilmesi ve hastane UPS’nin devreye girmesindeki gecikme sırasında suni solunuma bağlı hastaların cihazlarının (ventilatör) çalışmaması sırasında herkes hastaların başına koşarak solunumunu “Ambulatuar Mechanic Breathing Unit (AMBU)” denilen bir aletle elle (manuel olarak) sağlamaya çalışırken, sayımızın tüm hastalar için yeterli olmadığı, bir kişinin birden fazla hastanın solunumunu sağlaması gerektiği için hepimiz hastalarımızı AMBU ile 2-3 havalandırıp diğer hastanın başına gidip hastaya bağlı AMBU’yu 2-3 havalandırıp bırakıyor böyle idare etmeye çalışırken, kliniğimizde aylardır yatan ve aralıklı solunum desteği alan 10-15 yaşlarında bir çocuğun kendi AMBU’sunu kendisinin sıkmaya başladığını gördüm. Bu benim hiç unutamadığım bir an idi.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

İnsanların başına her an her şeyin gelebileceğini yakinen yaşayan biri olarak bu konuda bugüne kadar ihmallerim oldu, ancak artık yaşımın da verdiği endişelerle birlikte düzenli takiplerimi yaptırmaya başladım.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Evet.  Düzenli olarak salon sporu yapıyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Hayır.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Yoğun çalışma temposuna rağmen, ailemle birlikte zaman geçirmek için mümkün oldukça işlerimi ve randevularımı gündüzden bitirip akşamları ailemle birlikte olmaya gayret ediyorum.

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer