AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Fikret İleri
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret İleri

27 Mart 2010, Cumartesi

Prof. Dr. Fikret İleri
"Bir akademisyen tüm zamanını eğitime ve araştırmaya veren birisi olmalıdır. Bu şartların sağlandığı bir üniversite ortamında, ekonomik kaygısı olmaksızın çalışmalarını özgürce devam ettirebilmesi gerekir."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu,
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret İleri

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
28 Şubat 1957 tarihinde Ankara'da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara'da tamamladıktan sonra 1974 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (AÜTF)'ne girdim. Mesleki açıdan eğitimin ilk basamağı sayılabilecek temel tıp eğitimimi tamamlayarak 1980 yılında tıp doktoru olarak mezun oldum.

O sırada iç hastalıkları ile ilgili bir branşta ihtisas yapmak istiyordum. AÜTF Nöroloji Ana Bilim Dalında araştırma görevlisi olarak asistanlığa başladım. Bir yıl süren nöroloji kliniğindeki çalışmalarım sonunda cerrahi branşlara ilgim arttı.

Özellikle kulak burun ve boğaz ilgi odağım haline geldi. Bunun üzerine nöroloji kliniğinden ayrılarak, 1981 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi (GÜTF) Kulak Burun Boğaz (KBB) Ana Bilim Dalında asistanlık eğitimime başladım. 1985 yılı sonunda da KBB uzmanı oldum. Ankara SSK Dışkapı Hastanesi 2 KBB kliniğinde zorunlu hizmetimi tamamladım ve aynı klinikte 1995 yılına kadar başasistan kadrosunda görev yaptım. Bu dönem içinde askerlik görevimi tamamladım. 1995 yılında yrd. doç. olarak GÜTF KBB Ana Bilim Dalında akademik kariyere başladım. 1996'da doçent, 2001'de de profesör unvanını aldım. Hala GÜTF KBB Ana Bilim Dalında öğretim üyesi olarak görevimi sürdürmekteyim. Evliyim, biri kız biri erkek iki çocuk sahibiyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Aslında çok bilinçli bir seçim değildi. Liseyi bitirdiğim sıralarda doktorluk çok saygın bir meslekti. Sanırım beni etkileyen önemli konulardan biri de bu olmuştu. Son zamanlarda ise sağlık sisteminde yapılan değişiklikler ve özellikle doktorlara yapılan haksızlıklar memnuniyetimi azaltıyor. Özellikle çocuklarımın doktor olmasını hiç istemedim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İnsan hayatı ile uğraşmak bence işimizin en zor yanı. Hatanın telafisi yok. Bunun yanında sağlık sisteminin tüm yükü doktora verilmiş durumda. Örneğin; yetersiz acil servis imkânları nedeniyle bir hasta kaybedilse, bu imkânları sağlamakla yükümlü sorumlular hiç gündeme gelmez, ancak buradaki doktorlar hakkında soruşturma açılır.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen tüm zamanını eğitime ve araştırmaya veren birisi olmalıdır. Bu şartların sağlandığı bir üniversite ortamında, ekonomik kaygısı olmaksızın çalışmalarını özgürce devam ettirebilmesi gerekir. Fakat şu anda üniversitelerin genel şartları giderek daha da sıkıntılı hale getirilmektedir. Özellikle Tam Gün Yasası ile tıp fakültelerinde öğretim üyelerinin ekonomik problemlerinin had safhaya çıkacağından endişeliyim.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
Mesleki eğitimimi tamamlarken bana yol gösteren çok sayıda hocam olmuştur. Hiçbirinin emeğini yadsıyamam. Necmettin Akyıldız Hocam bu konuda örnek aldığım kişidir.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de artık sağlıksız bir ortam olduğunu düşünüyorum. Bazı yenilikler sağlanmaya çalışılırken, kazanılanların yanında kaybedilenlerin oranı oldukça yüksek seviyelerdedir.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
SSK Dışkapı Hastanesi 2 KBB Kliniğinde çalıştığım sırada bu kliniğe bağlı olarak kurulan Endoskopi Biriminde çalışmalarımıza başladıktan sonra bu konuya olan ilgim arttı. O zamanlardan başlayarak değişik ülkelerde konuyla ilgili eğitimlere katıldım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Kesinlikle çok isterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yurt içi 113, yurt dışı 37 yayınım bulunmakta.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Şu anda çalışmakta olduğum Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Kliniğinin bünyesinde bulunduğu kurum olan GÜTF, Ankara'nın 3. büyük üniversitesidir.

Bugüne kadar gerek yurt içi gerek yurt dışı çalışmaları ile dikkatleri üzerinde toplamaya, sıralamalarda üst sıralara doğru tırmanmaya devam etmektedir.

Böyle bir kurumun çalışanları arasında olmak, hatta eğitici konumunda olmak beni onurlandırmaktadır.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Eğer YÖK başkanı olsam ve yeterli yetkilerle donatılmış olsam, ilk yapacağım iş üniversiteleri siyasi etkilerin uzağına taşımak olurdu. Bunun yanında akademik ortamı daha kaliteli bir duruma getirmek ve üniversitelerin ülkenin fikir ve bilim üreten merkezleri haline gelmesini sağlamak için elimden geleni yapardım.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Buna tek kelimeyle "Evet" diyebilirim.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Bir gün annesinin muayeneye getirdiği 5 yaşlarındaki bir kız çocuğunu muayene ettim. Muayene sırasında da onunla ilgilenerek çocukla epey sohbet ettim. Ve bir hafta sonra kontrole çağırdım. Annesinin daha sonra anlattıklarından öğrendiğim kadarıyla, o hafta içinde heyecanla kontrol gününü beklediği ve gelmeden önce "Doktor amcaya gideceğim" diyerek çok süslendiği ve koşarak geldiği kontrol muayenesine başlarken, benim "Senin adın neydi?" sorumla birlikte "Beni tanımadı! Beni tanımadı!" diye feryat ederek, bana muayene olmayı reddeden küçük kız hakkındaki anımı hiç unutmadım.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Hem hastanede hem de muayenehanede çalışmam nedeniyle günlük programım oldukça yoğun geçiyor. Bu tempo sağlığımı olumsuz yönde etkiliyor. Sağlık açısından sıkıntılar yaşarken, yorgunluk ve zamansızlık bu konuda yapacaklarımı sınırlıyor. Sağlık konusu ile ilgili biraz ihmalkâr davrandığımı kabul ediyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Denizi çok seviyorum ve mümkün oldukça fırsatları değerlendiriyorum. Yelken yapmak ise bana ayrı bir keyif veriyor. Oğlumla birlikte katıldığım kaptanlık ve telsiz operatörlüğü kurslarını tamamlayarak belgelerimizi aldık. Fırsat buldukça yaptığım pratikler ile bu konudaki tecrübelerimi artırdıkça, daha ileride kendi yelkenlimle yapacağım gezilerin hayalini kuruyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Sağlıkla ilgili yapılanları gördükçe, keşke başka bir meslek sahibi olsaydım dediğim oluyor.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Gündüz ne kadar yoğun çalışsam da tüm aile akşam yemeğinde birlikte oluyoruz. Bunun dışında tatil günlerinin çoğunda birlikte olmaya gayret gösteriyoruz. Çocuklarımla ya da eşimle zaman geçirmek için her fırsatı değerlendiririm.

29/03/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA