AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Füsun Yıldız
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı,  Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Füsun Yıldız

11 Kasım 2012, Pazar

Prof. Dr. Füsun Yıldız

Akademisyen ürettikleri, yetiştirdikleri ile geleceğe bağlantı kuran kişidir.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

1965 yılında Antalya’da doğdum. İlk orta ve lise öğrenimini TED Ankara Kolejinde tamamladım. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden derece ile mezun oldum. 1988 yılında Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesinde göğüs hastalıkları ihtisasına başladım ve 1993 yılında göğüs hastalıkları uzmanı unvanını aldım. 1993-1996 yılları arasında Eskişehir Devlet Hastanesinde mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamladıktan sonra, 1996 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinde yardımcı doçent olarak göreve başladım. 1999 yılında doçent, 2005 yılında ise profesör oldum. 2001 yılından beri Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı ve 2006-2012 (Ağustos) yılları arasında Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı, Ağustos 2012’den beri de aynı Tıp Fakültesinde Dekan Yardımcılığı görevini yürütmekteyim. Astım, KOAH ve sigara ile mücadele özel ilgilendiğim konulardır. Birçok ulusal ve uluslararası meslek derneğinin üyesiyim. Halen Türk Toraks Derneği Dış İlişkiler Başkanı, geçmiş dönem Astım ve Allerji Çalışma Grubu Başkanı, GARD (Kronik Solunum Hastalıklarına Karşı Küresel Eylem Programı) Projesi Çalışma Grubu 2’nci Başkanıyım. 2011 yılında üç yıl süreliğine Avrupa Solunum Derneği  (ERS) Ulusal Delegeliğine seçildim. Uzun yıllardan beri sigara mücadelesi ile ilgili bilimsel çalışmalar yapmakta ve sosyal sorumluluk projelerine katılmaktayım. Kocaeli’nde bu mücadele ile ilgili başarılı çalışmalarım nedeni ile 2010 yılında Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi  (SSUK) ödülünü aldım. 2011 yılında Sayın Valimiz Ercan Topaca tarafından sigara ile ilgili çalışmalarım nedeni ile teşekkür plaketine layık görüldüm. Yüzün üzerinde ulusal ve uluslararası yayınım ve basılmış iki kitabım bulunmaktadır. Birçok ulusal derginin danışma kurulu üyesiyim. Evli ve iki çocuk annesiyim.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Doktor olduğum için hiç pişman olmadım. Zaman zaman sıkıntılar çektim, özellikle kadınlar için çok daha zor; çünkü mesleğiniz dışında ikinci bir kimliğiniz de ev hanımlığı, o da bir meslek, onu bir köşeye koyamıyorsunuz. Öncelikle evde annesiniz, eşsiniz, öte yandan işinizi de hakkını vererek yapmalısınız. Bu yüzden bazen zorlandığım dönemler oldu. Ortalamada bakarsak mutlu bir insanım. Mesleğimi çok severek yapıyorum, Tıp mesleğini seçtiğim için çok memnunum, mutluyum ve hasta bakmayı seviyorum, ama bir akademisyen olarak işimin eğitim kısmı bana daha cazip geliyor. Eğitim vermeyi çok seviyorum. Belki de tıp fakültesinde olmamın en önemli sebebi öğrenci ve asistan eğitimi. 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Her mesleğin çok değişik zorlukları vardır, ama hekimlik insana hepsinden daha fazla sorumluluk yükleyen bir meslektir. Bu sorumluluk hekim yaşadığı sürece devam eder. Evinde herkes uyurken hekim çalışır, herkes tatildeyken hekim hastanededir, hekim derdini, kederini evinde bırakarak işine gitmelidir,  çünkü mutlu olan ve sıkıntısı olmayan insan hekime gelmez. Hekim güler yüzlü, iletişim becerisi yüksek, sabırlı bir insan olmalıdır.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Bir akademisyen öncelikle iyi bir insan olmalı, mesleği yoluyla olan kazanımları topluma faydalı olacak şekilde aktarmalıdır. Akademisyen için en büyük fayda ise yetiştirdiği öğrenciler ve asistanlardır. Sözün özü bir akademisyen ürettikleri, yetiştirdikleri ile geleceğe bağlantı kuran kişidir.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?

Yetişmemde katkısı olan hocalarımı burada saygıyla anıyorum. Bir tek kişi değil, değişik özelliklerini örnek aldığım birkaç hocam var.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Birçok hekim sağlık sisteminde yapılmış radikal değişiklikler nedeni ile şu anda oldukça sıkıntılı günler geçiriyor diye düşünüyorum. Maalesef hekimlere duyulan sevgi ve saygı yerini şiddete ve kabadayılığa bırakmış durumda.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Asistanlığımın son yılında bir ay süre ile astım-allerji eğitimi için Amsterdam’a gitmiştim.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Hayır. Hiçbir zaman yurt dışında çalışmayı düşünmedim.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Yurt dışı yayın sayım 30, yurt içi yayın sayım ise 103. Bunların dışında basılmış iki kitabım var.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Bilgisayar sistemlerindeki gelişmelerin tüm konularda olduğu gibi yayıncılığı da -tıbbi yayıncılık da dâhil- olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Ben her zaman yeni basılmış bir kitabı kolay erişilmiş bilgisayar bilgisine tercih ederim. Kitaba dokunmak, bilgileri oradan okumak ayrı bir zevktir diye düşünüyorum.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Birincisi, bu görevin son derece önemli olduğunu belirtmek istiyorum. Üniversitelerde çalışan kişilerin başarılı olabilmesi, gelecek kaygısı olmadan rahat ve huzurlu bir ortamda çalışmalarına bağlıdır. Öncelikle bunun sağlanabilmesi için hızla düzenlemeler yapardım. Tabii, çalışma ortamlarının ve koşullarının buna paralel düzeltilmesini sağlamak için girişimlerde bulunurdum. Ödüllendirme sistemini ön plana çıkararak çalışma motivasyonunu arttırmaya yönelik çalışırdım.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Evet, istediğim yerdeyim denilebilir. Öğretim üyesi olarak özellikle de öğrencileri ve asistanları ile hem akademik hem de sosyal anlamda düzeyli bir iletişim içinde olduğum bir akademik yaşamı hayal ediyordum. Buna fazlasıyla ulaştım ve bundan son derece mutluyum.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Öğrenci ve asistanlarımla, vizit sonrası klinik sekreterine bir ilaca bakmak için “Vademecum var mı?” diye sordum. Klinik sekreterinin bana yanıtı “Hocam, Fadime Kum diye bir hasta bizim klinikte yok.” şeklinde oldu. Bir kelimenin yanlış anlaşılması sonucu ortaya çıkan durum hepimizde gülümseme yaratmıştı.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Sağlıklı olmadan verimli çalışamayacağımı ve güler yüzlü olamayacağımı bildiğim için mümkün olduğunca kendime dikkat ediyorum. Bunun için de öğün atlamadan düzenli beslenme alışkanlığını devam ettirmeye ve düzenli spor yapmaya çalışıyorum. Sanırım başarıyorum da. Şükür sağlıklıyım.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Tıp dışında iyi bir sporcu olduğumu söyleyebilirim. Düzenli olarak haftada iki üç gün tenis oynuyor, yazın düzenli yüzüyorum. Kışın yüzmek yerine yürüyüşe gidiyorum. Bunun dışında müzik dinlemeyi ve dans etmeyi severim. Piyano çalıyorum. Eşimle birlikte latin dansı kursuna gitmiştim, onu geliştirmeye çalışıyorum. Kocaeli Kanserle Savaş Derneğinin Türk Sanat Müziği koro çalışmalarına da devam etmeye çalışıyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Her insan gibi ufak tefek keşkelerim olmuştur. Ama çok şükür ki, bugüne kadar yaşadıklarıma dair öyle büyük bir pişmanlığım yok.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Benim 24 yaşında bir oğlum ve 18 yaşında bir kızım var. İlk doğduklarında her şey oldukça sıkıntılı ve zordu. 

Çocuklarım, eşim, evim her şeyin önünde, işim de onlarla paralel, ama biraz daha arkada geliyor. Eşim mühendis, biz İzmit’te yaşıyoruz. Oğlum Boğaziçi Üniversitesinde makine mühendisliğini bitirdi, kızım lise son sınıfta. Eşim başka meslekten olmasına rağmen tüm meslek hayatım boyunca bana çok destek olmuştur, bu yüzden ona çok teşekkür ediyorum. Çocuklarım da zaman zaman sıkıntı yaşayıp, çok hareketli, hep ders çalışan ya da bilgisayar başında olan bir anneye sahip oldukları için şikâyet etmişlerdir. Ama bu şikâyetlere rağmen çoğunlukla benimle gurur duyduklarını söylerler. Bu da çok önemli, çocuklarınızın size belirli özelliklerinizden dolayı hayran olması ya da yaptıklarınızı hedeflemesi çok mutluluk verici. Hem çocuk yetiştirip hem de kariyer yapmış bir kişi olarak zamanı doğru ve iyi planlamanın çok önemli olduğunu ve böylelikle hem iş hem de aile ihmal edilmeden yaşama devam edilebileceğini düşünüyorum.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
16/11-21/11 55. Ulusal Nöroloji Kongresi NÖROLOJİ ANTA
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
23/11-23/11 Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Kardiyo Onkoloji Toplantısı KARDİYOLOJİ İSTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
20/11-24/11 24. Prof. Dr. A.Lütfi Tat Sempozyumu DERMATOLOJİ ANTA
22/11-24/11 7. Uluslararası Ürojinekoloji Kongresi ÜROLOJİ İSTA